Yerleri Kirletmeyin, Torbaya Kusun

Günlük hayatta konuşkan bir insan değilim ya, acısı bazen blogda çıkıyor. Karşıt görüşlerin olduğu ortamlarda da öyle kora kor çene yarıştırmayı sevmem. Blog olayı ideal benim için. Kafamdakileri hızlıca ve fazla düzeltmeden, beynimle klavye arasına bir filtre koymadan yazıyorum. Bu esnada kimse kafamı şişirmiyor. Daha sonra gelen yorumlarda karşıt görüş varsa bunlara sakince cevap vermeye de vakit oluyor. Yoksa günlük hayatta öyle ağız dalaşını sevmem. Türk’üm ama o özellik bende yok bir şekilde.

Sabır denen şeyden de pek nasibini almış bir insan değilim. Blogda da olsa zaman zaman yorgun düşüyorum birşeyleri anlatırken. Kelimelerle anlatılması zor olan şeyleri görseller ve işitsellerle anlatma imkanı var iyi ki burada. Bazen car car car milletin kafasını şişireceğine koyuyorsun bir film, o herşeyi gösteriyor. Bir nevi ilkokulda yeni öğrendiğimiz kelimeleri cümle içinde kullanmamız gibi. Bize yabancı fikir ve düşüncelerin hayat içinde kullanılışına tanık oluyoruz.

Arzu‘nun iki posta önce ”kadının erotik içerikli yayınlarda nesne olarak kullanılması” konusundaki şikayeti var. Yine bir posta önce ortalığın kusmuğa bulandığı ”bireyler arasındaki yaş farkı ve cinsellik” konusu var. On gün önce bulduğum bu videonun her iki konuya da katkı yapacak öğeler içermesi yalnızca tesadüf…

Anneannem acaip kıl olurdu genç kızlara bakan erkeklere… Oysa hiç konusu geçmedi genç erkeklere düşkün kadınların. Onun dünyasında yoktu belli ki böyle bir düşünce… ister deccal deyin, ister kıyamet, ister mahşer, ister ahlak erozyonu. Bugün artık herşey var. Feministlere ne mutlu ki günümüzde erkekler de nesneleştiriliyor filmlerde. Beni bozmaz. İki türü de olsa farketmez.

Ama aşşağıdaki videoda cinsiyetlerin rolleri değişseydi hostesimizden kusmuk torbası isteyeceklerin sayısı çok olurdu galiba.

Punish_me_-_Verfolgt
Uploaded by kukuriku1907

Bookmark and Share

30 Yorum Postalanmış

Nim March 26, 2009 at 3:57 pm

Videoyu izledim. Evet roller degişseydi insanlar tiksinecek daha cok sey bulacaktı kesin. Bunun sebepleri irdelenebilir ancak tüm sebeplerin dısında naçizane soyle bir fikrim var.

Belki “anaçlık” fikri bu sahneyi daha “tahammul edilebilir” kılıyordur. Bir nevi anne şefkati (videoda şefkat de var evet!), sevgisi, ilgisi gibi geliyor olabilir insanlara. Gözümüzde masumlaştırabilir durumu. Ama erkek olsaydı; sapık vs damgası yemesi şaşırtıcı olmazdı. Bu tepki öğretilen bir şey. Nesneleştirilmek olgusu cok sık dile geliyor, böyle bir şey yok demiyorum ama degisik ve yeni olan herseyi hemen ilk etapta bu kategoriye sokmak yanlıs anlamalara yol açabilir. Hatta konu seks olunca nesneleştirmemek mumkun mu ki? Beden uzerinden alınan bir haz söz konusuyken. Nesneleşmenin ve nesneleştirmenin ölçüsü kişiye göre değişir. Kimisi BDSM ayarında nesneleştirilmek isterken, kimisi daha sakin suları tercih eder. Sevişirken erkek de kadın da nesneleşiyor ama sonuç olarak. “Seni sevsem mi .ksem mi bilemiyorum” diye soran adam, karsısındaki deger verdigi kadını nesleştirse mi nesneleştirmese mi bocalıyor. Halbuki o esnada baska alternatif yok ki, ulvi bir aşk yaşamayacaksan –ki sıkar biraz– yasadıgın aşkta nesneleştirme kaçınılmaz. Bu dolaylı bir örnek oldu kabul, ama anlaşılacagını umuyorum.

Larry March 26, 2009 at 4:27 pm

Yıllar önce , evli bir arkadaşım eşiyle kavga etti ve kız kendini balkondan aşağı attı ve bu haber birçok gazetenin 3. sayfasında yer aldı. 3. sayfa diye tabir ettiğimiz haberleri okur veya göz gezdiririz çoğumuz ama kendi çevremizden birilerinin o sayfada haber olacağını düşünmeyiz. İşte o zamanlardan beri adına çember teoremi dediğim bir duruma inanırım : Çemberlerin içinde bir hayatımız var, bir nevi kendi kabuğuna çekilmek diyelim…Ailemiz-yakın arkadaşlarımız-inanışlarımız falan ve rutin hayatımız hep o ilk çemberin içinde …Onu kapsayan öbür çemberde de bir hayat var aslında. Kimi zaman boyut değiştirir gibi o ikinci çembere girince veya o çemberdeki insanlarla-olaylarla karşılaşınca kabullenemiyoruz. Hatta, 3.-4.-5. çemberler olduğuna inanmıyoruz bile..

Neyse, uzattım yine…..

Diyeceğim o ki ; düşüncelerin bazen insanların ilk çemberin dışında , senin de hangi çemberde olduğunu kestirmekte zorlanıyorlar ki haklılar , var gidip-gelmeler bazı bazı :-))Yapmaya çalıştığın bir nevi 2. çemberde de bir hayat olduğunu , bu çemberde mutlu olmayı bilen normal insanlar olduğunu göstermek.
Gördüğüm senin blogunu takip edenlerin birçoğu özgür düşünceli insanlar… Ben de , bu blogu takip etmeye seks/cinsellik sözkonusu olduğunda sınır-sapıklık- anormallik v.b.v.b. olmaz diyerek başladım ama pedofili dediğinde ,3500. çembere davetiye gibi algıladım misal. Bu adamın sınırı ne ola ki acep ?!? diye düşündüğüm oluyor kimi zaman.

Doğaldır tepkiler…Kendini korkak alıştırasın yok, zati, beklenti de o değil bence…Devam et sen.

boomerang March 26, 2009 at 7:34 pm

larry adlı yorumcunun yazdıklarını okuyunca bir kaç kelam etmek geldi içimden..
1- hangi yaşı çocuk olarak kabul edeceğiz arkaplanından hareketle 18 den küçükleri, 14-16 arasılardan hoşlanmaları makulleştirme girişimlerinin çok sakat bir yanı var…. 17 yi meşrulaştırınca 16 da meşrulaşır.. onu meşrulaştıran 15 e el atar …. gider de gider… mazeretde şudur genelde: 16 lık diyorsun ama baksana bir içim su…. ya da falanca 18 ama bak bu ondan daha iri yapılı ve daha yetişkin görünüyor falan…. bu mantık alt yaşlara doğru ilerleme gibi daha tehlikelisine yol açar…

ikinci bir mantık şu: ruhen ve fiziksel olarak gelişmemiş insan diyorsun, ama ruhen gelişmemiş tonla kişilik bozukluğu olan reşit insanlarla, yada fiziksel gelişim geriliği olan insanlarlada seks yapılmaz niye demiyorsun? diye sorarak… o zaman onlarlada yasaklansın/ayıplansın seks yapılmasın diyebilirler…

şahsen reşit olmayanlara sulananları sevmem…hele hele yaşı gittikçe düşürenleri… açık konuşuyorum… hapis yatmayacağım garanti edilse ya da kanıt bırakmayacak koşullar olsa…
derisini zevkle yüzer… tuz karıştırılmış ve kaynatılmış yağı ahenkle boca eder… gözlerinin içine bir çalı veya diken dalını yavaş yavaş batırır.. aheste aheste yavaşça çevire çevire gözlerini parçalarım…

yahu farklı duygulanımlar/heyecanlar, kişisel eğilim/tercih derse ya da kendimi kontrol edemiyorum ama pek de kötü değilim zaten gibi… bir savunma yada açıklama yapmaya kalkarsa yalvar yakar…

aynen şunu derim…
benim ki de eğilim yavrucuğum… pek beğenmesende liberal takıl biraz, saygı duysana yavrucuğum.. bak ben de kendimi kontrol edemiyorum… derim…

senin ki eğilimse benimki de eğilim… öyle göte böyle tarak.. :)

işin özü… insan kontrollü varlıktır… her içinden geleni yapmayacaksın… başkalarını engelleme/küçümseme/aşağılama davranışını, bazen böyle şeyler hissediyorsan kendine de icra edeceksin çünkü… başkaları mükemmel değil ve kusurlu, evet doğru… ama liboşum sende mükemmel değilsin… bir çelme de bana demeyi, kendini eleştirmeyi, değiştirmeyi bileceksin..

son olarak sevgililerimden birini.. bir tartışmamızda, ciddi ciddi dövmemek için kendimi çok zor tuttuğumu.. hatırlıyorum… ilk bir iki gün öfkeyle ulan dövseydim dedim.. ve hakikaten çok rahatlardım dövseydim… ama iki günün sonunda dövmediğim için kendimi kutladığımı, kendimi şımartıp o gece bir bara takılıp efkar dağıttığımı iyi bilirim…. şu anda evet iyi ki ama iyi ki öyle birşey yapmadım diyorum…

netice şu: anın yönlendirmesine öfkesine/zevkine/isteğine kapılırsan, geleceğini, kendine saygını yitirebilir ipotek altına alabilirsin… ve geçmiş tekrar kurgulanamaz…o leke seni büker…
e tabi adamsan…

bunları neden yazdım… hepimiz cinayet işlemekten… toplu katliamlara kadar değişebilecek.. uç şeyleri zaman zaman aklımızın ucundan geçirebiliriz… bu normal belki de… ama aklından geçirmekle yapmak arasında dağlar kadar fark var… birincisi masum… ikincisinin masumiyetle ilgisi yok…

ve insan kendini kontrol etmesi gerektiği zamanları bilir/bilmelidir… insansa…

milyarlarca kadın.. onbinlercesi güzel kadın üstelik… yirmisinden kırkına kadar.. tarzı, stili.. kalçası.. gögüsleri.. ya da kişiliği.. çekiciliği vesaire ile değişik zevkler sunan/arzu uyandıran bunca kadın varken… tadını çıkarmak varken… hiç mi hiç olmaz..

bırak reşit olmayanlar birbiriyle isterse grup yapsın.. gayet doğal.. bırak reşitler isterse işkenceli seks fantazileri yapsın karşılıklı onay varsa eyvallah… bırak sen tiksinsende birileri sevgilisinin bokunu bile yemeyi tahrik edici.. vs bulsun … hiç sorun değil… bunlar özgürlük çemberi içinde ve yapanların rızası oldukça üçüncülere laf düşmez / düşmemeli de…

Nim March 26, 2009 at 8:04 pm

Boomerang Bey,

Dedikleriniz dogru evet kontrol önemli; yoksa insan alır basını gider de… Kendinden hayli büyük adama ilgi duyan (saglıklı kosullar altında) kız veya tam tersi durumdaki tüm herkesi töhmet altında bırakmıyor mu bu yorumunuz? Yani sizce genc bir kızın orta yaslı bir erkekle ilşki yaşaması ve hatta sevismesi (!) mutlak surette olumsuz mudur? Zararlı mıdır?Asla olmamalı mıdır?

Bir de “kardeşim sen bunu istiyorsan ben de bunu isterim, yaparım” seklindeki argümanlar biraz yavan kalmıyor mu sizce? Neticede iş ona gelirse, bu durumu her tarafa çekebilir ve anlamsız, tuhaf bir durum içerisinde bulmaz mıyız kendimizi? Yanlıs anlamayın lütfen amacım size kisisel bir karsı atakta bulunmak degil; ama bu tür bir savunma/argüman bana “dinciler basını kapamak istiyormus okulda, ben de kıcımı acmak istiyorum banane kardesim olmaz o yuzden sonu mu gelir bu isteklerin” tarzındaki yakın zaman oncesinin bos tarstısmalarını hatırlattı.

Not: Amacım konuyu politikaya getirmek değil kesinlikle. Sadece savunma tarzıyla örtüşen ve aklıma gelen ilk örnekti ondan verdim.

Nim March 26, 2009 at 8:05 pm

Bu arada bence de iyi ki dövmemişsiniz:) Elinize ne gececekti ki zaten?

boomerang March 26, 2009 at 8:59 pm

@ Nim
18 yaşındasındır istersen seksenlik dede/nine ile takıl sorun değil… ben şunu söylemek istedim… insanın içinden geliyor oluşu… istek/arzu oluşu… onu meşrulaştırmaya yetmez… eğer yeter derseniz.. o zaman işin çivisi çıkar her istek ve arzuyu meşrulaştırmanız gerekir ki.. sübyancıların kendileri de buna karşı çıkacaktır eminim…benim kendilerine yönelik işkence fantazimi meşrulaştırıp maruz kalmamak için… :)

burda ki sorun 18 yaş gibi bir yaşı sınır kabul etmenin… tartışılır olması… bir sınır koysak örneğin 15 desek.. bu da tartışılır 14 le 15 arasında 1 yaş var ne olacak ki lerden vs vesaireye kadar…
buna bir sınır koymak gerektiği açık ve ben 18 yaşı makul buluyorum… ki aslında son bir iki bilimsel çalışmaya bakılırsa 21 yaş söz konusu…

yaşı küçüklerle ilişkinin meşrulaştırılması işin gerçekten rezilleşmesidir… hüseyin üzmez olayında olduğu gibi…kendisini savunun islamcılar neden savundular…. çünkü peygamberleri sübyancı 9 yaşında kızla evleniyor…hüseyin üzmez rahat neden… kendisine bir islamcı laf söylese… ulan dinsiz sen benim peygamberime dolaylı yoldan kara mı çalıyorsun dese… bir bok diyemezler…

boşa değil bunca yıldan sonra hz. ayşe nin evlendiği yaşın 9 değil 16-17 civarı olduğunu, söylemeye başlamaları aralarından bazılarının.. çünkü islamcıların çoğu bile bence 9 yaşı irrite edici buluyorlar… fakat günaha girmekten korktukları için.. veya dışlanmamak için söylemiyorlar… büyük çoğunluğu 9 yaşındaki kızına biri talip olmaya kalksa meşeyle kovalar… birde o zamanki adetler öyleydi diye yumaşatma yapıp bugün böyle birşeyi uygun bulmayacağını dolaylı yoldan söyleyen ve peygamberlerini masumlaştıran bir savunma çeşitleri de var.

18 yaş sınırını sulandırırsanız… işin ..oku çıkar… ha mutlaka şöyle şeyler olmuştur/olacaktır.. 17 yaşındadır 16 yaşındadır.. gerçekten olgun.. ruhen sağlam.. sorunsuz … bir yetişkinin normal eylemi gibi gibi seks yapmak isteyen, asla kandırılma vs gibi birşeyin sözkonusu olmadığı.. bir kişi olur… onla olmuştur adam/kadın… mantıken sorun yok gibi… ama bunu gerçekten bilebilme ve onay verebilme olanağı varmı.. yok… onay versen herkez bu formatı kullanarak/suistimal ederek, her türlü meşrulaştırma sulandırma girişimine girebilir.. yine bir sınır sözkonusu olmalıdır… bugün 18 yaş sınırdır deniyor ama biliyoruz ki 17 /16 sulanma çemberinde, aşağı çekersen işin .. oku çıkar.. hiç şüphen olmasın…

birde konu dışı promosyon sonuç olarak: ::))

dinciler hep din olmazsa insanlar ahlaksız olur derler…aksine… din ahlakla uyuşmak zorunda olduğu için, ahlaki değerleri kapsamak zorunda kalmıştır… yoksa müslüman olan herkes 9 yaşındakilere sulanıp /sulananları meşru kabul ederdi.. ama meşru kabul etmediği için şimdi ,şimdi dinsizlerinde bu konuda ki eleştirilerini karşılayamadıklarından,, hz. ayşe 9 değil 16-17 yaşındaydı aslında diyorlar.. bunu diyen mollalar on yıl önce onbeş yıl önce öyle demiyorlardı ama…:)

demek ki neymiş… din olmasa da ahlak olur…. ahlak dinden değil ama dinin bazı kuralları/özellikleri ahlaktan kaynaklanmıştır… :)

Nim March 26, 2009 at 9:27 pm

Dediklerinizi anlıyorum. Pekala. Elbette içindem geliyor savı hiçbir şeyi meşrulaştırmaz. Benim de içimden neler geliyor:)

Ancak konu dısı da olsa bir konuda ekleme yapmaktan alamayacagım kendimi. Üzmez olayı bambaska bir şey; ortada zorla yapılan bir eylem söz konusu. Sucu işleyenin yaşı daha genc olsaydı da bu durum sucu hafifletmezdi kesinlikle. Dincisi, dinsizi kim yapsa kabul edilemez bir durum bu. Onu savunanlar veya lanet herif diyenler ise apayrı bir konu ki hiç canım çekmiyor konuşmak. Kısacası şahsi fikrim adamın yaptıgının kabul edilemez oldugu ve savunanların yanlıs yaptıgıdır ama dedigim gibi sebeplerini tartısmak istemiyorum su an.

Asıl deginmek istedigim konu Hz. Aişe meselesi. İnsanlar iddialarını, inançlarını, bilgi ve birikimlerini savunurken salak açıklamalar yapabilir, yanlıs anlaşılabilir, dogru birşeyi bile düzgün ifade edememekten yanlıs lanse edebilir vs vs. Bu gercegi sanıyorum hepimiz her kosul için kabul ederiz öyle degil mi? Dolayısıyla birilerinin yaptıgı acıklama mutlak dogru degildir her zaman. Belki yanlıs biliyorlar, kıvırıyorlar veya yalan soyluyorlar hatta ya da acıklayamıyorlar kendilerini ama su var ki –onlar savunma olarak bunu kullansın ya da kullanmasın — bu sekilde subyancı benzetmesi yapmak cok yanlıs söz konusu kişi peygamber olsun veya sıradan bir kimse. Alay ettiginiz faktör kesinlikle en gercekci acıklamayı saglıyor bizlere. Yüzyıllar öncesinden bahsediyoruz ve o dönem evet o yaslarda evlilik normaldi. Tarih öğretisinde en önemli şey bir dönemi o dönemin kosulları içerisinde degerlendirmek. Örneğin Orta Çağ’a Karanlık Çağ demek cok yanlış bir tanımlama. Kime, neye göre karanlık; bir önceki devre göre daha aydınlık oysa ki. Hoş zaten artık tarihçiler arasında bu tabir pek kullanılmıyor hatta hoş karşılanmıyor. Demem o ki, o dönemde makul karsılanan bir gelenegi bu donemin deger yargıları ile degerlendirmek normal[bir tepki] olsa da cok tutarlı sonuclar vermez. Kusura bakmayın ama bu sekilde ifade etmenizi dogru bulmadım acıkcası. Bir şeyleri eleştirmenin, begenmemenin, hatta kınamanın yolu asagılarcasına konusmaktan, yaftalamaktan öte olmalı diye düşünüyorum. Dinsiz dinciyi –bu tabirler de ne kadar pis oysa ki– eleştirirken, dinci de onu eleştirirken ne konuda olursa olsun, aşağılamak, “bööö tü kaka” “hayır hiç de bile kaka sensin” şeklindeki ifadeler yerine gercekten objektif olsak, anlayısla daha dogrusu gercekten anlama cabasıyla yaklassak her sey daha guzel olmaz mıydı sizce de?

Şimdi bana da dinci vs yaftası yapıştırabilir birileri bu açıklamamdan ötürü; ben genel olarak yaklaşım tarzını eleştirdim ve diğerleri beni ne ile suçlayacak inanın umrumda değil!

Nim March 26, 2009 at 9:36 pm

Bu arada konuyu baska yerlere cekip Fenasi’nin canım postunu mahfetmek, konusundan saptırmak istemiyorum. Kusura bakma Fenasi yeri geldi söylemek istedim sadece. Affediver:P

arzu March 26, 2009 at 10:24 pm

neden konu kel alaka olduğu halde, din ve peygamber kötüleniyor? nereden biliyorsunuz yaşını, o dönemki şartları, belki sadece nüfusuna geçirmiştir, siyasi bir olaydır? ne kanıt var, ne de başka bir şey. ama herkes kendi bakış açısından, görmek istediği kısmı çekip, ruh haliyle karıştırıp ortaya atıyor. neden?

videoda roller değişmiş gibiydi sanki. otorite figürü kadınlardaki incelikten yoksunken, çocuk ta pek bir ağlamaklıydı. sonuçta genç kız-yaşlı erkek, genç erkek-yaşlı kadın kombinasyonu bana farklı gelmedi, aynı düşünceyi uyandırdı. yine şaplak olayı vardı. ne ilginç sevgiye şiddetin karışması. içimiz bu kadar mı çaklantıda? öyle olmalı ki, bunlar da bu kadar revaçta.

evet üçüncülere laf demek düşmez, buna katılıyorum. ama küçükler yetişkin olup, bilinçlenene kadar kollanmalı. üzmez de hala serbest olduğu için üzgünüm en basit ifadeyle.

fenasi teşekkür ederim, siteme link vermişsin. sanırım yüzyılın hitini alacağım sayende.

boomerang March 26, 2009 at 10:32 pm

@ Nim

birincisi; evet bir olay değerlendirilirken tarihi koşulları içinde değerlendirilmelidir…katılıyorum.. benim sorum şu: çok yakın zamanlara kadar, yüzyıllardır, egemen islam alimlerince ve egemen fikre göre 6 yaşında olan hz. ayşe hangi yeni belgeler ve yorumlar ışığında 16-17 yaşına uçuverdi… ki birkaç islamcı yazar dışında bunu söyleyen yok… arap ülkelerini hiç düşünme bile…

hiç rastladın mı hadislerde tefsirlerde o zamanlar gelenekti normaldi ama şu an olmaz diyeni.. en son çok daha küçük yaştakiler için bile nikah kıyılabilecek diye fetva çıkırdılar şu an hatırlamıyorum hangi ülkenin mollasıydı… epey tartışıldı hatta… arayan bulur neyse..

yeni bir belge kitap mı çıktı da farkına varıldı bunun… hayır kesinlikle değil… peki soruyorum… hangi nedenle aynı kitap ve kaynaklara bakarak yaşını 16-17 civarına getiriyorlar… getirmek istiyorlar… çünkü bugünün ahlakıyla savunamazlar bunu….

ikincisi yüzyıllardır… peygamber 9 yaşında evlendiyse o zaman bu yaşta evlenilebilir hükümleri ve pratiği ne olacak… niye açıkça bugün bu abestir demiyorlar…

üçüncüsü; ben fikirlere saygı duymam… ama insanlara saygı duyarım…islama saygı duymuyorum..ama müslümanlara saygı duyarım..insan oldukları için… onların korkularını, tereddütlerini, dine sarılma neden ve niçinlerini anlıyorum… samimi olanlarına sıcaklık bile besliyorum…ama islama değil…

biz islamcıları anlayalımda onlar niye yahudi, hristiyan, yezidi,keldani,budist,hindu, vs vs inançlılarına, bu kadar anlayışsız neden islama ait mezhepler arası çatışmalarda bile astığı astık kestiği kestik… onlar neden farklı din ve toplulukların tarihsel koşullarını dikkate almıyorlar… mesela kendisi de pek ala bilir ki hindistanda doğsaydı muhammed ya hindu ya budist falan olurdu .. aynı tarihlerde islam başka biri tarafından yayılsa idi bile… o zaman kendisine allahtan başka mabud tanıdığı için cehennemlik dense ve hakikaten atılsa…. pek mi memnun olurdu….

diğer konu… ortaçağ bir karanlıklar dönemi değildir katılıyorum… felsefede farklı yorum ve anlayışların geliştiği bir dönem…

fazla uzatmak istemiyorum.. ama çocuklarla evlenmek öyle gelenek falanda değildi muhammed zamanında.. yaygın değil…hem iddiaların göre kız çocukları diri diri gömülürmüş, kızl çocuklarından utanırlarmış… nerden bulacaklar hayatta kalmış kızları da bir de gelenek denilecek kadar yaygınlıkta evlenecekler… :) yahu binlerce çelişkisi var islamcıların.. birinden kurtulmak için diğer çelişkiye sarılıp sarılıp duruyorlar… neyse…

insanlara saygı ama fikirlere/dinlere saygı falan yok bizim köyde.. doğruysa eyvallah yanlışsa yanlış…

Nim March 26, 2009 at 10:51 pm

Sayın Boomerang,

İşte yine aynı anlamsız argumanla savunuyorsunuz fikrinizi. Biz böyle yapıyoruz onlar niye yapmıyor; falan şöyle demiş o zaman biz de bunu deriz; biz anlıyoruz onlar da anlasın o zaman; vs vs vs. Yani bu sekilde yola cıkarsak, o sokaga tukuruyor banane ben de işeyeceğim o zaman mı diyeceğiz? Acıkcacı konuyu uzatmak istemedigimi belirtmiştim ve goruyorum ki cok dogru bir karar vermişim. Zira bu tür bir yaklaşımla –üzgünüm ama çocuklar ben yaptım sen yapmadın vs şeklinde tartısır– saglıklı bir tartısma yapılacagını sanmıyorum. Anlayış, hoşgörü karşı taraftan bagımsız olmalı kanımca. Kusura bakmayın gayet nazik cevap vermişsiniz ama ben de bu tür bir yaklaşıma saygı duyamayacagım. Kaldı ki bu postun konusu da bu degildi zaten.

Fenasi March 26, 2009 at 11:19 pm

@ Boomerang,
Ben yetişene kadar tartışma bir hayli ilerlemiş. Ortadan girersem çorba olabilir, o yüzden 3 maddede toparlamak istiyorum.

1- Yasal durum ve kanunlar

Burası biraz karışık. Neden dersen? Açıkcası ben TCK yı biliyorum dersem atmış olurum. O yüzden Batı Avrupa’yı baz alarak konuşacağım. Senin dediğin 18 yaş olayı ülkelere göre değişikilik zaten şimdiden gösteriyor. Yani her ülkede sınır 18 değil. Orada sana bir günaydın demek düşüyor bana. 18 yaş sınırı, kökeni aşırı hristiyan dinci ABD de olan yaklaşık 200 yıllık geçmişi olan bir kural. Zamanla toplumlar bu kurala günün şartlarına göre ayar çektiler. Bu olayda 21 yaş sınırı koyulmasını öngören bir araştırmayı ben izninle gayr-ı ciddi ve yanlı olarak değerlendireceğim.

Kanunlar toplumu oluşturan bireylerin keyfine, ahlakına ve inançların göre değil, evrensel hukuka, araştırmaların ve uzmanların görüşlerine dayandırılarak yapılır.

O yüzden senin eski kız arkadaşına dayak atman medeni dünyanın büyük kısmında hukuki bir işlemi gerektirse de yukardaki filmde 50 küsür yaşındaki kadının 16-17 lik delikanlıyı kölesi gibi kullanıp, kırbaçlaması herhangi bir cezayı gerektirmez.

2- İşin Sosyal Yanı

Burada Larry’nin daha önce benim aklıma gelmeyen şu çember teorisine atıfta bulunmam gerekecek. Kendi çemberimizi çevreleyen çemberler… Eğer, atıyorum 42 yaşındaki evli ve çocuklu bakkal Muhittin mahallenin 16 lık kızlarına dükkanından bedava alışveriş yapmaları karşılığında sarkıntılık ediyorsa bunu hoş karşılamıyoruz. Çirkin gözüküyor. Bu örnek aşşağı yukarı hepimizin kendi çemberinde görebileceği bir örnek.

Peki bir de buz dansı artistik patinaj yapan 17 yaşındaki Rus İrina bilmemnova ve 49 yaşındaki erkek antrenörünün durumu var. Şurası bir gerçek ki sen istediğin kanunu yasayı koy. Yetişkin bir erkek, cinsel olgunluğa ulaşmış bir dişiden her an etkilenebilir. Bakkal Muhittin evli ve mahallenin bakkalı olması dolayısıyla bu hislerine ket vurması gerekirken buz pateni antrenörü uzun saatler çalıştırdığı, pekçok heyecanı ve üzüntüyü paylaştığı öğrencisiyle çok kolay duygusal bir ilişkiye girebilir. Bu ortaya çıktığında çok fazla bir tepki olmaz. Tıpkı 54 yaşındaki bir moda fotoğrafçısının 16 yaşında bir hatunla beraber olmasının fazla tepki görmeyeceği gibi. Keza adını doğru hatırlıyorsam Rolling Stones üyesi ile 14 yaşındaki Patsy Kensit’in de beraberliği bu çerçevede değerlendirildi.

İnsanlar bazen sosyal ortamları veya işleri sebebiyle genç insanlarla aynı ortamı paylaşıyorlar. Bu durumda karşılıklı hislerin (duygusal olsun, seksüel olsun) uyanması çok normal. Ancak lise çıkışlarında bekleyen tacizcilerle bu insanları karıştırmak çok yanlış. Zannedersem çember olayından ötürü bu yanılgıya düşüyor insanlar.

3 – Karşı cinsin böyle bir ilişkiden alacağı varsayılan yara:

Aranızda çocuğu olan vardır belki. Biz istesek de istemesek de gençler 13-14 yaşından itibaren birbirleriyle düzüşmeye başlıyor artık. Bir önceki postada belirtmiştim, bu yaştaki erkek çocukları müstehcen yayınlara kolayca ulaşabildiğinden, seks olayını tamamen pornografiden öğrendikleri şeylerle tanımlıyorlar. Mesela anal ilişkinin hemen arkasından vajinal ilişki kesinlikle hijyenik değil. Oysa ki porno filmlerde böyle gösterilmiyor. Ayrıca yine anal ilişki herhangi bir yumuşatıcı krem kullanmadan tatbik ediliyor. Yine gençler arasında çok yaygın bir gang bang (toplu seks) kültürü var. Yani 15 yaşındaki bir kızın 16 yaşındaki erkeklerle yatması da oldukça büyük riskler taşıyor. Bu yüzden benim gözlemlediğim İsveç’deki teenage kızlarda büyük oranda biseksüelliğe zorunlu yöneliş olduğu. Cinsellikte aranılan haz ve sıcaklığı yaşıtı erkeklerle elde edememekten ötürü.

Fenasi March 26, 2009 at 11:37 pm

Asıl konu olan, postada eklediğim filme de isterseniz değinelim. Çünkü önemli bir ayrıntı var orada. Dediğim gibi filmdeki olayı tersine çevirdiğimiz anda tepkiler şiddetle artıyor. Acıkcası benim için son derece etkileyici sahneler var o kısa videoda. Kolaylıkla kadın ve oğlan arasındaki duygu bağını sezmek mümkün. Çoğumuz videodaki 16-17 yaşındaki oğlanın bu ilişkiden ne kadar zarar göreceğini düşünmedik zannedersem. Daha doğrusu belki de ilk aklımıza gelen o olmadı.

Oysa ki söz konusu 52 yaşında bir adam ve 16 lık kız olsaydı burada kan gövdeyi götürmüştü. Sırf burada değil, filmin oynatıldığı Avrupa’nın göbeğinde de…

Bunun sebebi kanımca bizlere küçüklükten beri öğretilen ”seksin zararlı ve kötü birşey” olduğu. Bu zararlı şeyden de en fazla yara alacak olanlar hiç kuşkusuz toplumda en zayıf halka olan, kolayca kırılabilen kadınlar. O yüzden küfürlerimize kadar işlemiştir; sikmek iyi birşey ve üstünlük ifadesiyken, sikilmek kadar kötü birşey olamaz. Dolayısıyla iyiniyeti şüpheli bir cinsel ilişkiden kadının alacağı yara daha fazladır.

Bilemiyorum ama, bu düşünceye en fazla toplumda kadının ezildiğini, küçük görüldüğünü düşünenlerin karşı çıkması lazım.

Nim March 26, 2009 at 11:46 pm

İyi ya işte, bu videoda kadın “hakim” bir pozisyonda ondan kimse rahatsız olmaz:) Oysa sahneyi değiştirdiğimizde hakimiyet de erkege geciyor. Sorun seksi de bir güç savaşına dondurmekten kaynaklanıyor kısmen. Etkileşim içerisindeki iki insan yerine Erkek ve Kadın diye ki cephe yaratılıyor ve ondan sonra ver elini savaş. Ama galip taraf (sekste eşittir dominant taraf) bizdense sorun yok. Oysa ki seks bu savaşın bırakılması en çok gereken yerlerden birisi.

ESTHER March 26, 2009 at 11:52 pm

O çocuk için 16 yaşında diyorsun. Ama bu söz sadece filmde geçiyor. Hatta o bile değil “seks shopa yaşın tutmaz” diyor kadın. Sen nereden biliyorsun o çocuğun 16 yaşında olduğunu ??? Jane March sevgili filminde 16 yaşındaki bir kızı canlandırırken 19 yaşındaydı. filmde “16 yaşındayken yaşadığım aşk” gibi cümleler kurması onun gerçekte 16 yaşında olduğunu göstermez. bi kere tiyatroyla gerçeği ayırsak…Burada izlediğimiz filmde oynayan erkek oyuncunun adı Kostja Ullman. 1983 doğumlu. Filmin çekim tarihi ise 2006. Bu durumda film çekildiğinde çocuk 23 yaşındaymış… Filmin en küçük oyuncusu ise 1985 doğumlu ve o da filmin çekildiği zaman 21 yaşındaymış.

Onun dışında filmçok hoşuma gitti. Aynı şey adam için geçerli olsa gene giderdi. Çünkü benim için 18 yaş gibi bir sınır var. Filmdeki rolünde 16 yaşında olması bişey ifade etmiyor. Önemli olan gerçek hayatı ve psikolojisi. 18 den küçüklerin seks yapamayacağını söylemek istemedim. Yaşıtlarıyla takılmalarının ve bu şekilde büyümelerinin daha sağlıklı olduğunu söylemiştim. Ama çok yanlış anladığın gibi bi de bi güzel saydırdın hepimize…

Ben Vladimir Nabokov’un “lolita” sını okumuştum. Herkese tavsiye ediyorum. Yaşlı erkeğin küçük kızlara olan ilgisi var. Başlarda Küçük lolita ona sarılıyor, elini okşuyo, dudaklarından öpüyor. Adam da cesaretlenip kızla cinsel ilişkiye giriyor. Sonra kızın hissettikleri? Okumanızı öneririm çok acıydı. Onun için kimse gelip bana “kızda istiyosa sorun yok bla bla” demesin. O yaşta bi çocuğun meraklarından yararlanmayı hoş karşılamıyorum. Aynı şey 50 yaşında bir kadın ve küçük yaşta bir oğlan çocuğu için de geçerli.

Larry March 26, 2009 at 11:54 pm

Zikrettiğin üz’re 13-14 yaşındaki gençlerde bu bloga ulaşabiliyor ve ağzından çıkan kanun gibi görülüyor ya artıkın, her ne kadar “hemen” ibaresini kullanmış olsan da yanlış algılanır diye bir düzeltme yapayım, gerek görürsen sen açarsın: Hele de gang bang icra ediyorsanız, ortamı terk etmeniz zordur ama anal sonrası vajinal olur. 3-5 dakkalık mola niyetine ara verilir, gerekli görünen temizlik ifa edilir ve devam edilir. Hatta, anal sonrası oral bile olur ama partnerinizin oral mukozasında irritasyon meydana geleceğinden rızası alınmadan yapılması vacip değildir diyeyim dedim.

Fenasi March 27, 2009 at 12:00 am

Belki blogu bir süredir takip edenler merak edecektir, başta Boomerang olmak üzere.

”Sende bir sakatlık, bir bit yeniği mi var? Yoksa niye bu işin üzerine bu kadar gidiyorsun?”

Yeri gelmişken daha önce söylemediğim birşeyi de açıklayayım bu vesileyle. Varsa kaflarda bir şüphe bulutu, o da dağılsın. Çünkü bu işin sonu bakarsınız pedofil ilan edilmeye kadar gider. Gerçi yaklaşık 10 kadar yazı yazdım bu konuda blogda. Bizim insanımızda balık hafızası var….

Cinsellik ve seks bu blogun bir yönü. Diğer bir yönü de ideolojik… İdeolojk derken sağ, sol davası değil başka birşeyin peşindeyim. Uzun süre fikirlerine sempati duyduğum halde ancak geçen sene üye olduğum bir politik parti var. Piratpartiet

Parti programı sağı, solu, ekonomiyi, sosyal hizmetleri kapsamıyor. Tek bir anatema üzerinde yoğunlaşma var. İnterneti ve tekniği toplumun demokratikleşmesinde maksimal düzeyde kullanabilmek. Konuyu çok dallanıp budaklandırmadan… Bu demokratik araç medyanın ve politikacıların elinden gücü alıp tekrar halka veriyor. Bundan hoşlanmayan ticari ve politik güçler birleşip tüm dünyada kullandığımız internete sansür koymanın peşinde. Yani seçimle işbaşına getirdikleriniz, ticari kaygısı olan lobistlerle işbirliği yaparak bu aracı elinizden almak üzere.

Bu yapılırken, yani internete sansür koyulurken kullanılan en etkin yöntem internetin içerdiği birtakım olumsuzlukları abartmak. Bomba imali gösteren siteler ve çocuk pornografisi bunlara örnek.

Özellikle Amerika’dan çalışan bu lobistler teknik bilgisi fazla olmayan vatandaşların yüreğine pedofili korkusu serperek bu amaçlarına ulaşmaya çalışıyor. Çok kısaca ve atlayarak anlattım ama olayın özeti budur.

Piratpartiet bunun karşısında halktan destek alan bir parti. Bu asılsız iddiaları araştırmak ve ardındaki gerçekleri gözler önüne sermek için çaba gösteriyorum bir üyesi olarak. Geçtiğimiz yıl mahkeme The Pirate Bay e erşim engeli koymak istedi, içerdiği linklerde çocuk pornografisine rastlandığı iddiası ile. Bir grup insan oturduk, bu çocuk pornografisi ve pedofiliyi araştırdık. Gerek TPB gerekse Google’da kapsamlı araştırmalar yaptık. Ötesinde basılı kaynaklar ve yayınlar okuduk.

Diyeceğim odur ki, minareyi çaldım da kılıf hazırlamıyorum.

Burada buluşan insanlar arasında bu özelliğimle kendimde birkaç çift laf etme hakkı gördüğüm için arada bir yazıyorum…

Fenasi March 27, 2009 at 12:21 am

@ Ciiiizıs Krayst Esther,

Kesinlikle zeki bir kızsın, ama hani vardır ya, bazı insanların kafası başka türlü çalışır. O yüzden sana bir türlü tam olarak ulaşamıyorum.

Filmin 10 dakikalık bölümüne bakıyoruz. Orada geçen diyaloglardan çocuğun 16-17 olduğunu çıkarıyoruz bu FİLMDE… Gerçek hayatta kaç yaşında olduğu önemli değil burada. Çünkü verilmek istenen, underage bir oğlanla MILF Alman karının aşkı… Ve bu mesaj verildiği halde ve içimizden hiçbiri de gereksiz zahmet edip oyuncuların gerçek yaşını, seceresini sormadan sahneleri özümsüyoruz. Ve bakıyoruz ki, hiç de iğrenç veya garip değil… (yani herhalde büyük bir kısmımız böyle düşünüyor). Erkek oyuncunun gerçek yaşı önemli değil. Verilmek istenen mesajı pekala 16 yaşındaki bir çocuğun da sahip olacabileceği vücut hatlarına sahip bir erkek oyuncuyla veriyor yönetmen….

18 altı gençlerin kendi yaşıtlarıyla yaptıkları seks icraatından alabilecekleri zararlar tamamen uzmanların fikirbirliği ile de tasdik edilmiştir. Zorunlu biseksüellik, seksden bedensel ve zihinsel bir kazanım alamama bu gençlerde tüm hayat boyu sürecek travmalara sebep oluyor….

PuCCa March 27, 2009 at 2:59 am

şimdi geçen postta sana dair kötü bir sıfat kullanılmadığı halde, ağzımıza sıçıp höösttt çektiğin için ne yazasam diye bir düşündüm..
Senin ne düşünüp, neyi neden yazdığını kavrayacak okuyucularından biriyim.. Yakında yan bahçedeki danuanın dayanılmaz popo kaslarıyla başlayan bir post yazacağını düşünüyorum hatta.. Ama bunun öncesinde bir kaç tane daha “bizim emmioğlu var”,”bilmemkimin sol daşşağının, bu eserleri dünya üzerinde sanatseverlerle buluşuyor”, “enlemi boylamı Türkiye’ye uzak şu ülkede bu olay serbest” tarzı yazılarla biraz daha nabız yoklayıp, ortamı olaya ısındırıp, yemeği ılımış halde sunacaksın..
Aynı bunda yaptığın gibi, yemek ılıktı ama sen telaşa kapıldın.. Önce olay hakkında ne düşünüyosunuz, hangi yaş uygun, şu şu ülkelerde şöyle, bakın şu sanatçılar böyle, bu hastalık mı, cezası nasıl olmalı, başlarda kendini katmadan aktarıp sonuca bağladın.. Yorumlar 16 yaş üstü için sevişebilir desteğini verince hah tamam dedin.. danuayı ve keçiyi merakla beklemekteyim o yüzden..

Bu olay hakkında en fazla söylenen, söylendiği zaman kıyameti kopardığın şeyi hep es geçmeniz zaten anlamsız.. 14-15-16 yaşında bir kız, yaşı geçkin bir adamla yatıyorsa, azıp kudurduğu için değildir.. Hayatındaki bazı eksilerini doldurması için yatıyordur.. Yani 40 yaş üstü bir adam için 16lık kız piyango gibi bişeydir.. Ama 16lık kızların hayallerini siki ağarmış, prostata çeyrek kalmış, çayı fişle aldığını anlatan adamlar süslemez.. Ergenlik dönemini ağır depresyon olarak geçiren kızların limanıdır bu adamlar..
Yani o yüzden size hayran gözlerini görüp, kendinizi bulunmaz hint kumaşı zannederken, dışardan tepkilerle sapık damgası yiyip egonuzu böyle bir mal edersiniz..

Kadın için ise zaten diğer tarafta yazmıştım… yani 16lık bi delikanlı isterse tavşanlar gibi siksin beni, genede tenezzül etmem.. Eden var tabi, 13 yaşındaki öğrencisinden çocuğu olan bir öğretmen vardı.. 16 sından sonra evlendiler sanırım, hapise falan girdi.. Kadının babası ağır katoliklerden siyasetçiydi hatta.. Kürtaja, evlenmeden ilişkinin yasaklanmasıyla ilgili yasa için imza falan topluyormuş..
Ne bileyim olayın içinde kadın artı rol üstleniyorsa, mutlaka bir yerinde açlık ihtiyaç, sevgisizlik var gibi geliyor..
Ama erkek olunca, azgınlık ve ego tatmini aklıma geliyor..

deep March 27, 2009 at 9:37 am

Ruhen ve bedenen olgunlaşmamış birinin kendisi gibi ruhen ve bedenen olgunlaşmamış birisiyle girdiği ilişkiyi onaylıyorken, ruhen ve bedenen olgunlaşmış birisiyle girdiği ilişkiyi onaylamıyoruz ? Acaba hangisi doğru ? Hangisinden kötü etkilenir? Tabi ki kendisi gibi olgunlaşmamış birisiyle girdiği ilişkiden kötü etkilenir. İkisinin de tecrübesizliği kötü sonuçlar doğurabilir. En basitinden cinsellikten soğuyabilir ve hastalık kapabilirler. İkiside! Bundan çoluk çocuğu sikelim manasını çıkarmamak lazım tabiki. Cinsel erginliğe ulaşmak bunda bir sınır olabilir.

Sanırım bu körpe bedenlere yaklaşan erğinlerin psikolojisini düşünerek olaya yaklaştığımız için yanılgıya düşüyoruz. Aslın da bu erginin amacı her şey de birinci tercihimiz gibi bunda da “taze”yi seçmek, beğenmek. Dolayısıyla taa en başa dönüyoruz ki bu da cinselliğin kafalarda ki durumudur; Kötü. Çoluk çocuğun birbirine yaptığı kötülükle bir ergenin çocuğa yaptığı kötülük durumuna geliyor olay. Körpecik bedenlere kötülükmü ediyoruz iyilik mi?

Bu arada üye olduğun partinin politikası da ayrı tartışma konusu Fenasi. Bir öneri var ama yerine gelicek bir çözüm yok. Ya da varsa bizi aydınlat?

Besim Dönmez March 27, 2009 at 9:50 am

opaaaa, ben katılmadan ortalık toz duman olmuş bile. kardeşim akıllı kalkın akıllı oturun :D yok underagedmiş bilmemneymiş. ama hani şöyle 18′inden gün almamış bi köylü güzeli de fena olmaz herhalde :D
Fenasi, okuyucu ve yorum atanların sayısı günlük hit artışıyla birlikte bariz şekilde artıyorsa bu kıyametin yaklaştığının kesin işaretlerinden :D
Benim pek bi fikrim yok aslında bu konuda. ters gelmiştir bu tür “who’s your mama, who’s your daddy ilişkileri”. fakat bunun da hastası varsa ne denir ki. allah sahiplerine bağışlasın.
bizim ofisteki romen arkadaş şu (http://vampee.ro/player_trailer1.html) linkteki abladan bahsetti biraz. tam bir liselim, porno yıldızı olmak istiyor ama 18 yaşı yok. 18′ini doldurduğu gün de bu filmi çekiyor.

Fenasi March 27, 2009 at 11:53 am

@ Pucca,

Zannedersem işin icabı sürekli politikacı ve bürokratlarla ilişki halindesin. Bunlar genelde gizli bir ajandası olan, art niyetlerini güzel formule ederek popülist yaklaşımlarda bulunan, yalan söylemekten suratı kızarmayan insanlar. Mesleki bir arıza yaratmış olabilir sende, etrafında herkese bu gözle bakıyorsun.

Öyle ortaya olta falan attıp, nabız yokladığım yok. Böyle bir tartışma konusu var dünyanın her yerinde. Standart ve bilindik argümanların ötesinde farklı bir bakış açısı getirmek ve belki de yalnızca birkaç kafada soru işareti bırakmaktan başka bir amacım yok.

Bir de aklında bulunsun, seni sevdiğim için söylüyorum. Senin yaş dönemindeki (20 lerin ortası) erkeklerin büyük bir kısmı duygusal ve cinsel hayatlarına tam bir şekil vermiş olmuyor. Bu da hatunlar karşısında zaman zaman paniğe kapılıp, açıksözlü olmaktan ve belli bir tavır takınmaktan onları alıkoyabiliyor. Belki o yüzden erkeğin her döneminin aynı olacağını düşünüyorsun.

Başka bir konu, 16 yaşındaki kız hayatındaki eksiklikleri tamamlamak için, moruk ise piyangoya vurmak için bu yola başvuruyor. Bu bir nevi ”karda yürürken kart-kurt sesler çıkaran türk kavmi” veya ”aleviler mum söndürüyor” demek gibi birşey oldu. Sokaktaki adamın görüşü yani…

16 yaşındaki kız veya erkek hayatında hissettiği eksikliğin peşinden giderken 33 yaşındaki kadın/erkek kendine eş/sevgili/seks partneri ararken neyin peşinden gidiyor? Tabii ki ilişkilerde hayatımızda eksikliğini hissettiğimiz şeyleri arıyoruz.

Söylemek zorundayım ki çayını fişle alan adamların çemberinin dışında da başka bir çember var. Çok uç noktalarda verdiğin bu prostatlı, ağarmış sikli erkek imajını içine alan çemberler Boomerang’ın bahsettiği 21 yaş sınırını baz alabilirler.

Herkes kendi çemberinde dolanırsa problem olmaz zannedersem. Fırsatını bulan veya merak edenler çemberin dışına baksın.

Fenasi March 27, 2009 at 12:07 pm

@ Deep,

Şuraya bir bakıver

http://www.piratpartiet.se/international/english

Sayfanın alt tarafında bir PDF de var.

@ Besim,

Yok günlük hit artışı değil olay. Hatta başıma da bir felaket geldi, neredeyse google trafiğininin yarısını kaybettim diyebilirim. Bazen oluyor google da öyle, ama geçici bu herhalde. Yani bu yorum şeyi, sürekli okuyanların artmasından kaynaklanıyor.

Gerçi dediğin gibi bir felaket bu aynı zamanda. Eskiden az sayıda marjinal bir kitleye ulaşırken, şimdi bu kitlenin biraz büyümesiyle blogun daha fazla tepki görmesi de mümkün, ki şu an olan da bu herhalde. Ya elimi korkak alıştırmadan aynı tarza devam edeceğim, ya da daha fazla sayıda insana hitap edebilmek için tonu düşürmem gerekiyor. İkinci alternatifi düşünmüyorum, ilkinde devam… Ayrıca gelen tepkilerden sanılanın aksine rahatsız değilim. Bir fikri, düşünceyi ortaya atarken karşıtının da aynı platformda olması faydalı birşey.

boomerang March 27, 2009 at 6:04 pm

@ Nim
benim derdim, islamcılar niye öyle diyorlar falan değil. Anlatmak istediğim..ikiyüzlülük ve kaypaklıkları..ortada onlar böyle diyor bende böyle diyeyim yok … o örnekler tutarsızlıkları açıklamak için…

burda, fenasinin 18 altına meyletmesine atıp tutanların…peygamberleri gibi.. islam kaynaklarının tamamında yüzyıllardır yazılı çizili 6 yaşında nikah kıyıp 9 yaşında gerdeğe girdiği.. sonradan halife olacak olan ebu bekir in kızı hz. Ayşe..ile vukubulan. Evliliğe ses çıkarmama pişkinliği…yüzsüzlüğü.. hayır peygamberi onaylıyorsan fenasi yide onayla.. yok fenasi onaylamıyorsan.. peygamberi de onaylama … artı gelenek falanda değildi, çocuklarla evlenmek bunu islamcıların çoğu bile demez.. işkembeden sallanmasın..

ayrıca diyelim ki gelenek yine meşru değildir islamcılara göre çünkü.. muhammed öncesi putataparlıkta gelenek ama onlarla alay ediliyor, lanet okunuyor.. yahu gelenekleriydi ne yapsınlar denmiyor islamcılarca. Neden peki?… islamcılar zırvalayınca kapatalım gözleri.. öyle mi..

bilirsin ‘imam osurursa.. cemaat sıçar..’ denir memleketimizde.. bir yorumcuda efendim belki himaye etmiştir belki yoksuldur belki öyle değildir diye gürlemiş… bu kadar cahil olup, bi haber olup din savunmakta, meşrulaştırmakta psikiyatristlerin çalışma alanı olarak kalsın. karışmayayım..

hüseyin üzmez olayını çocuklara tasallut olmanın ülkede ki yaygınlığını ve dayandığı dini referansı görmeden yargılarsanız yanılırsınız…üzmez .. bu yaştaki biriyle ilişkisini; zor ve kandırma, vaat olmasa bile iğrenilecek zavallıca bir şey olduğunu düşünseydi, Ya da düşünmese bile ayıplanıp dışlanacağını bilseydi.. bu kadar rahat olmaz.. mahkeme günü protesto etmek için gelen feministlere pişkince “allah bir peygamber hak” diyecek kadar pişkinlikte bulunamazdı..

ayrıca, kimse terane okumasın hüseyin üzmezde ne bulacakta onunla halvet olacak… matematik ortada..arşın burda…

18 yaş olurmu olmaz mıyı tartışacağız ama islamcıların, islam dininin bu konuda ki tutarsızlıklarına..cinselliğin her alanına ilişkin buyruk yönlendirme yapmakta pek geveze olan açıklamalarına.. ve bunları referans alan, bunlardan etkilenen milyonlarca insanın davranışlarına sanki hiç etkisi yokmuş gibi değinmeyeceğiz…geçiniz bunları…

son olarak size hala saygı duyuyorum.. ama fikrinize ve akıl yürütme yönteminize değil..

@ fenasi

http://www.ttb.org.tr/mevzuat/index.php?option=com_content&task=view&id=48&Itemid=28

adresinde tamamını okuyabileceğin, yaklaşık olarak 142 ülkenin imzaladığı, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu Tarafından 20 Kasım 1989 Tarihinde Kabul edilen “çocuk haklarına dair sözleşme”nin, I. kısmının 1. maddesinde:

“Bu Sözleşme uyarınca çocuğa uygulanabilecek olan kanuna göre daha erken yaşta reşit olma durumu hariç, onsekiz yaşına kadar her insan çocuk sayılır. “ deniyor..

tamamını okursan göreceğin gibi orada bir yerde “çocuğun gerek bedensel gerek zihinsel bakımdan tam erginliğe ulaşmamış olması …” deniyor..

herhalde bu erginliğe ulaşmamayı papaya Ya da sübyancılara değil.. psikiyatristlere, psikologlara..çocuk doktorlarına gibi.. yüzlerce/binlerce alanında uzman insanın; kahvehane Ya da blog sohbetlerine değil; gözlem ve araştırmalarına dayanarak yaptıkları gerçeğinden, şüphelenme taktiğine başvurmazsın. biraz nahoş gelmiş olabilir tabi sana…

hezeyan buyurup, günaydın demiştin… . ama şimdi sabah…. günaydın…:)

ben çocuklara tasallut olmayı tartışırken.. sen ince bir ayarla bunu .. çocuk yaşta kabul edilmesine rağmen, cinsel ilişkide ve evlenmesinde yasal olarak 18 yaş altındaki yaşlara da izin veren ülkelerden örnekler sunmaya çalışarak saptırmaya çalışmışsın.. pek hoş olmuş.. ama neticesiz… ben burda oturup on yaşından bile çocuklarla evlenmeye cevaz veren ülkelerin yasalarını konuşacak değilim… hayır yasalara bu kadar taksan net yasakları ya da vs başka yasakları bu kadar eleştirmezdin.. bu da hoş olmuş.. demek ki neymiş çıkarlar/eğilimler yasağı övebiliyorda yerebiliyorda işine gelince…ki normal tabi…

çocuk olması başka Bir şey,, çocuk olmasına rağmen evlenilmesine izin verilmesi başka Bir şey ki onaylamıyorum..

sana kalsa süt annesi uygulaması gibi, her çocuğa bir am annesi.. sik babası bulmak lazım…
iyice uçmuşsun.. ayrıca zorlama yorumlara örnek olarakta.. reşit olmayanların birbirleriyle cinsel ilişkilerinin çeşitli sorunlara yol açabileceğini ama yetişkinlerle bunun olmayacağını söylemek istemişsin…yada daha az olacağını…

her iki durumda da sorunlar çıkabilir.. ama senin dediğin gibi çocukların kendi aralarında ki ilişkinin daha sorunlu olduğu kanıta muhtaç, velev ki böyle olsa bile bu masumken ikincisi, yani çocuk/yetişkin ilişkisi masum değildir… 18 yaş altına eğiliminin, ara sıra ifade ettiğin masumiyet kirletme arzundan kaynaklanması da bu durumla, çocukların masum oluşuyla örtüşüyor..:)

.örtük Ya da açık dini savunma refleksiyle hareket edip muhabbeti uzatmaya gerek yok…
öz olarak savunduğum..18 yaş altıyla ilişkiyi ve seksi ve evliliği hoş karşılamıyorum… karşılayan ister fenasi gibi eğilimli arkadaşlar ister hem eğilimli hem peygamber avukatı arkadaşlar isterse eğilimi olmayan ama din kurtarıcılığına savunun günahkar mollalar karşı çıksın… farketmez.. fotoğraf çok net.. nokta..:)
burada tartışılmasından da hiç rahatsız değilim… fenasi bunu yaşayıp tam aile adamı da takılabilirdi ki adam bir anlamda ruhunu açıyor ki bu takdir edilir.. en azından bir kendini yoklama olanağı, kendi düşüncelerini tartma olanağı sağlar..

yetişkin onbinlerce kadın ya da erkekle yapılabilecek/yaşanabilecek milyonlarca farklı nüansta ki herşeyi tükettinizde bu mu kaldı diyorum… ne müthiş hayatlarınız varmış…:)) zevk girdabınızdan kurtulamayacaklar mı çocuklar…

ESTHER March 27, 2009 at 7:37 pm

Boomerang sana katılıyorum baştan sona okudum yazını çok doğru söylemişsin

sır March 27, 2009 at 11:54 pm

Fenasi, sanırsam yakında ‘katli vaciptir’ fetvası çıkacak hakkında. Çok şenlenmiş ortam, nasıl bir damara bastın, bütün sinirler oynadı. Neyse dediğim gibi geçmiş olsun, ama rahat duracağın yok, yeni belalar sararsın başına. Güzeldir, bu yüzden okuyoruz seni.

Fenasi March 28, 2009 at 12:06 am

Biraz önce girdim eve. Yorgun ve içkiliyim… Ve çok da kızgın, üzgün…

”ne müthiş hayatlarınız varmış…:)) zevk girdabınızdan kurtulamayacaklar mı çocuklar…”

Son zamanlarda işittiğim en büyük hakaret olarak aldım. Eğer şimdi birşeyler karalarsam buraya sonra pişman olurum zannediyorum. Biraz ayılmam, hakareti sindirmem lazım. Sonra tabii ki cevaplayacağım.

Şu an tek birşeyi merak ediyorum Boomerang…. Din konumuzun dışında olduğu halde karıştırdın, eline de sağlık uzun uzun yorumlar yazdın. Ama asıl konumuz olan postadaki videoyu değerlendirmeni istiyorum. Sende ne gibi duygular, düşünceler uyandırıyor? 50 + yaşındaki bir kadının 16-17 yaşındaki ”çocuk” ile yaşadıkları konusundaki düşüncelerini öğrenmem lazım. Bunu da öğrendikten sonra, bir de ayılıp o zaman bir cevap yazacağım.

boomerang March 28, 2009 at 10:55 am

@fenasi

amacım seni üzmek ve hakaret etmek değildi ..ve hakaret etmedim … alıntıladığın cümlede ki gülücükleri dikkate al..:)

ikincisi bu blogu seviyorum.. burayı da vinci nin blog yazılarına ara sıra bakan biri olarak girdiğimde link verildiğini görünce girdim ve sevdim…altını çiziyorum sevdim…burada farklı anlam/yaşam dünyalarından insanların yorum yapması bence çok hoş… bir tür tartışma klubü gibi..bazen dövüş klubü olmasının fantazi dünyalarını geliştirecek potansiyellerini görmek fena olmaz…:)

yoksa burda ki görsel ve işitsel içeriğin allamesini bulursun netten…. beni çeken yazıların ve yorumlar..daha sahici bir sosyal ortam…

bu durumda ortamın şeker adamı olmak için yada oyunbozan olmamak için farklı düşündüğün şeyi ifade etmezsen, o ortamda ki duruşun sahici bir duruş olmaz. bu da bana uymaz..eminim sende böyle birşey istemezsin…

yazılarını, yorumlarını, bazen ustaca olayı çevirip başka kanallara yönlendirmeni seviyorum..
aldırma… hakaret yoktu… belki sen, 18 yaş altı eğilimlere genel tepkimi, üzerine çeken bir paratoner oldun… kaderin buymuş ben neyleyim :)))

şu kamçılı commandante li video yu soruyorsan… kıza üzüldüm…açıkcası…bence isteyerek yaptığı, fantazisi olan birşey gibi gelmedi bana…

yaşlı hatun/genç eleman ise … cinsel olarak hiç bir etkileyiciliği olmayan… ama yaşlılık… geçmiş diri bedenine bir tür ağıt yakan…çelişkiler içinde… gençliğiyle, o anda yaptıklarıyla.. ilgili tereddütleri, çelişkileri olan bir kadını.. gördüm… çocukta.. merak ve emir-komuta zincirinin etkisinde…
cinsel olarak, bende, hiç bir karşılık/etki uyandırmadı..

Fenasi March 28, 2009 at 11:35 am

Ok, anladım durumu. Bu konu ateşin üzerinde kalmış demir tava gibi, sapından tutunca yakıyor. O yüzden kimse de irdelemeyince birtakım toplumda kabul gören ve kişisel ahlaka dayalı olan düşünceler kök tutuyor. Oysa azıcık da olsa detaya inmekte fayda var. Çünkü o detayların varlığını bilip, anlayabildikten sonra kendi düşüncelerimizi daha iyi bir temele oturtma şansı var.

Bu posta ve yorumları zaman zaman dinin tartışıldığı bir ortamlara benzedi. Yani bir tarafta inanç, kişisel düşünce ve kişiye özel ahlak normları, bir tarafta da dünya da istesek de istemesek de olup bitenler ve kanunların bu olaylara bakış açısı. Tabii bir de örneği kendi hayatımdan verince ateşe atlamış oldum..

Zannedersem bu konuyu başlıbaşına bir posta ile bitimekte fayda var. Bir, iki saat içinde atarım gibime geliyor.

Primary Master September 17, 2009 at 5:26 pm

@bumerang

Yorumlarını okumak, anlamak istiyorum. Gel gör ki çok zorlanıyorum. İmlayı geçtim kardeşim de, en azından -de -da -ki eklerinde bi tutarlılık yakalasan, bizleri böyle perüüşan etmesen. Yani bitişik miydi ayrı mıydı endişesini her seferinde yaşamamak yerine alayını bitişik yazsan mesela? He?

Yorum Postala

Additional comments powered by BackType