Yaz Dolayısıyla… Bir de Başka Durumlar…
Biraz ayıp ettim, siz okurlara karşı. Yaz aylarının kendine göre rutinleri olacağını ve buna bağlı olarak yazma aralıklarımın değişeceğini açıklamam gerekiyordu burada. Yapmadım böyle bir şey. Hem tempomun nasıl olacağını bilemediğimden, hem de bir anda bastıran iş ve gücün yoğunluğunu kestiremediğimden, eski sıklıkta yazabileceğimi hesap ettim hep.
Zamanla eski yazma rutinlerine döneceğim tabi ama, şu anda yapmam gereken dünya kadar iş var. Uzun zamandır yaz aylarını böyle yoğun geçirdiğimi hatırlamıyorum. Bir kere her şeyden önce halihazırdaki işim var. Çok olmasa da, iyi bir vakit yine de alıyor zamandan. Sonra öncelikli olarak kabul ettiğim bazı konular var, Postdijital‘de ele alınması gereken. Google engellemesi ile ilgili olan son olaylar ve Türkiye’nin ulaştırma bakanının artık bilgisizlikten mi, yoksa kötü niyetten mi (ya da her ikisinden) olduğuna herkesin kendi karar vereceği dezenformasyonu var. Elimde madem 3-5 kişinin okuduğu bir blog var, bazı şeyleri ora da işlemezsem öbür dünyada sırat köprüsünden geçemem. Fark ettirir, ettirmez… Yazmayınca sıkıntı yaratıyor bende.
Ötesinde, bende biraz hafif olarak Profesör Zihni Sinir‘lik var. Sürekli aklıma bir şeyler geliyor yapacak. Genelde, hatta tamamen internet üzerinde yapılabilecek projelerden oluşan bir bulut kafamda 24/7 gidip geliyor. Bu kadar çok şeyin kafada olması, ya ”boş işler müdürü” olduğumun, ya da cidden süper fikirlere sahip olduğumun bir göstergesi olabilir. Şimdilik bunu bilememenin verdiği rahatsızlık da var.
Blogun klasik konularından dışarı çıkıp sizlerle dertleşmiş gibi olacağız ama, tüm bu kendimi zora sokmaların ardında Türkiye’de bir işler çevirme isteğim yatıyor. Bunlar ne olur, zaman gösterecek. Şu an bu işlerin altyapılarını hazırlamakla meşgulüm. Aklımda hem 5 Posta’nın çizgisinde ve yolunda devam edecek projeler var, hem de hiç alakasız başka şeyler. Yaklaşık 12 yıldır internet ile ilgili kendime göre araştırmalarım, eğitimim ve çalışmışlığım var. Aslında eğitimi boşverin, sırf meraktan, ilgi duymakdan ötürü, kendi kendimi eğittim diyebilirim bazı konularda. Kartvizit bassam, ”hede hödö expert” veya ”bla bla evanghelist” yazabilirim gönül rahatlığıyla. Bunun yanında, ehhh biraz da girişimcilik de var. O zaman ”neden olmasın’‘ fikri kafamdan çıkmıyor işte.
Lafın kısası; zaten sizin de çoğunuz tatilde, blog okumak yerine yapacak daha eğlenceli işleriniz var. Fırsattan istifade, bırakın da ben biraz inekleyeyim. Tamamen bir ara vermeyeceğim zaten. Ama işte böyle haftada bir falan yazarım. Sonra yine her şey eskisi gibi olacak zaten. Hatta daha da güzel olabilir. Bakalım…

10 Yorum Postalanmış
uzun süredir internetle alakalı değildim, bi baktım site görünmüyor, google sıçmı affedersin. Adresimi yeniden blogspota yönlerdirdim. Konuyla alakalı olarak mağdurum, mağduruz, iyi ineklemeler öptüm
Bende dün döndüm tatilden ve baktım ki hala yeni posta yok , şunları düşündüm :Bu blog tutma işi evde beslediğin evcil havyan gibi olsa gerek. Çok seversin ama tatile neyin gideceğinde kime -nereye bırakacağını düşünür durursun. Veya düzenli katılmak zorunda olduğun mason toplantıları gibi…Veya spor salonu üyeliği misali ; ilk başladığında kesin düzenli olarak gidicem diye kendi kendine söz verip , çok değil 1 ay içinde ,her gideceğinde, ayağının gerigeri gelmesi gibi.. Yani ; atsan atılmaz satsan satılmaz…
az çok ne yaptığımı biliyorsun. türkiye’de iş çevireceksen ve süzmenlik alanıma girecek bir konu varsa, seve sike yardım ederim. onun dışında iyilik güzellik.
İş güç çok yoğunsa paylaşım Fenasi,linux mantığıyla hallederiz hemen,belaşe hemde:)
@ herkes,
açıkcası böyle eski arkadaşlardan hemen bir tepki almak beklemediğim bir olaydı. demek herkes tatilde değilmiş. pek sevindim, pek sevindim…
ff de enerjini harcadığından buraya gelmiyorsun gibi geliyor bana fenasi. iş konusuna gelince benzer durumdayız. iyi fikir altını doldurabilirsen satıyor yoksa zor, herkes herşeyi yapmış, yapıyor, planlıyor, satıyor. farkı nerede yaratabileceğine kalıyor olay. başarılar sana.
Bizi kendinden mahrum etme fenasi, fenaa alışmışım sana. Yeni bir sevgili edinirsin de gözün sürekli telefondadır ya hani, zırt pırt bakar “Unuttumu beni acaba?” diye sızlanırsın. Aynen o durumdayım bi süredir…
@ evli adam,
FF de harcanan enerji ile bloga harcanan arasında anlatması uzun olan baya bir fark var. o yüzden biri öbürüne engel değil bende. ama şunda haklısın; oradaki son bir iki olay, ”değmez fikir paylaşmaya” gibi bir ruh hali ortaya çıkardı bende. bloga da sirayet etmiş olabilir bu tabii ama yine de burası bir nevi daha ev gibi. o yüzden vazgeçmek zor.
sanal alemde hergun takip ettigim 5site var,bunlardan biri fenasidir .
Esasen diyeceğim bunlar değildi ama kibar olayım laf sokmayasın diye yukardaki yorumu postaladım. Ama şimdi baktım ki yok eski arkadaş- yok sevinme duygusallıkları falan görünce esas diyeceğim içimde kalmasın dedim. O da şuydu :
” NE HALT EDECEKSEN ET AMA YAZSANA OLM , HASTA ETME ADAMI !!! “
Yorum Postala