İblisin Yeryüzündeki Sureti

Alman kanalı RTL de Türkiye’yi ve Türkleri kötüleyen bir program yapılmış. Lokantada, takside, kuyumcuda, mağazada Almanların nasıl kandırıldığını belgeleyen bir program. Çok sürpriz değil, sık sık duydunuz zaten bu tarz yakınmaları orada burada. Bir de benden duyun.

Seks turizmi üzerine bir forumda elemanın biri  İstanbul’u anlatacak. Yazısının kısaca özeti şöyle:

Dear Pussy Lovers (bu başlığa çok güldüm)

Ben ve arkadaşım bir iş seyahati için mart 2008 de İstanbul’a geldik. Daha havaalanına geldiğimiz andan itibaren Türkler bizi aldatmaya başladı. Dünyada binbir türlü memlekete gittim ama Türkler kadar kriminal zihniyetli insanlar görmedim. Taksi şöföründen, satısıcına, otel personelinden resmi memuruna kadar herkes sizi kandırmak için yarışıyor. Havaalanında sim kart aldık, kandırdılar, telefona şarj aleti aldık orada da kazık yedik. Takside zaten sktiler bizi.

Alışverişe sokağa çıktığımızda birisi yanımıza yanaştı ve kadın isteyip istemediğimizi sordu. İsteriz dedik, bizi bir yere götürdü bu eleman. İki tane Rus kadın yanımıza geldi oturdu. daha ne oluyor demeden garson bunlara iki içki getirdi. Sonra bize sordu ne içiyosunuz diye. İki bira ısmarladık. Bu arada bizi bara getiren elemanın o kulübün menaceriyle konuştuğunu gördüm. Birşeyler sezinlemeye başlamıştım. Garsona içkilerin fiyatını sordum. ”Ucuz” dedi… Bütün bunlar olurken kadınlar içkisini bitirir bitirmez yeni içkiler geldi. Başımızın yavaş yavaş belya girdiğini anlıyordum. Hesabı istedim. Garson elinde 430 liralık bir hesapla geldi. Ve daha biz bu kadınlara (kız değil, kadın) dokunmamıştık bile. Ske ske ödedik….

Başka bir şehire gidecektik. Seyahat acentasına gittik. Dört yıldızlı bir otelde iki oda ayırtmalarını istedik. İnternette bize konforlu odaları olan çok güzel bir otel gösterdiler. Bizden oda başına geceliğine 160 dolar para aldılar. Otele vardığımızda standardın 3 yıldız bile olmadığını gördük… Bunlar bir hafta boyunca yaşadığımız sahekarlıkların yalnızca bazıları.

So please stay away this fucking country.

Diye de bitirmiş adamımız…

Ben tatilimi geçirdiğim sıralarda beş yıldızlı bir otelde köpük partisinde elektrik kaçağı yüzünden iki israilli çocuk öldü. Geçenlerde ise bir Rus çift paraşütlerinin ipi kopunca denize beraber çakılmışlar. İkisinde de para kazanma hırsı ile insan hayatına verilen değerin izi var.

Bundan birkaç ay önce birisi mail ile temasa geçti. ‘‘Abi senin sitenin istatistiklerini hile ile günlük hit 20 binlerde gösterelim. Reklam alıp paraları paylaşalım”. Sonra biraz konuştuk, fena bir çocuk değil kendisi. Ama bozulan toplumun akışına kaptırmış o da kendini.

Ne oluyoruz a.q. ? Nasıl bir yer oldu burası yaa? İyi tamam güzel ülke, doğası, şusu, busu, tarihi vesaire. Ama bu kadar lanet insan nasıl toplanmış bu topraklarda?

5posta tarihinin en az ziyaretçili günlerini yaşıyor bugünlerde. Direk gelenlerde, Rss ile okuyanlarda ve başka sitelerden gelenlerde düşüş yok. Fakat google dan gelenlerde inanılmaz bir düşüş var. Sebep? Ramazan… İnançlı halk yılın 11 ayı internette porno peşinde koşarken 12 ayın en hayırlısında yapmıyor o işi. Yani çok inandığı, teslim olduğu yaratıcısını bile kandırmaktan çekinmiyor.

Herhangi bir işe soyunurken, ticaret yaparken ”bunu da kaktırdım mı, jipin bir üst modelini sipariş verebilirim” ya da ”Bodrum’daki yazlığı da böyle çıkarırım” zihniyetinde olan çok insan var. Yalnızca para….

Sevdiğim bir arkadaşım, çok iyi şartlarda baba gibi işini bıraktı. Hayalinin projesini gerçekleştirmek için. Oturduk bunu beraber yapmaya karar verdik. Şu aralar hummalı bir çalışma içindeyiz. Hiçbir zaman oturup şunu şöyle yapıp, bunu da müşteriye kitlersek paranın amına koruz gibi bir konuşma geçmedi aramızda. Sevdiğimiz birşeyi yaparken para kazanmak amacımız. İnsanın o zaman içi kaldırmıyor hileyi, hurdayı…

Tıpkı 5posta’da olduğu gibi. 250 küsür posta atmışım. Dizaynı, teknik altyapısı, araştırması, yazması. Emek verilmiş birşey… O yüzden hile karışmaz buraya. Yoksa çok ahlaklı olduğumdan falan değil. Bu yüzden acıyorum bazen ”atma lan’‘, ”yeme bizi” tarzında yorum yapanlara. O insanlarda yaptığı işe saygı yok demek ki. Kendiler soyunsalar bir işe paso yalan dolan olacak.

Bu yeni projedeki ortağım ve arkadaşım ülkesi Türkiye’yi çok seven, ülkenin kültürünü, müziğini, edebiyatını, sinemasını, siyasetini sıkı şekilde takip eden bir insan. Barcelona’da bu konuları konuştuk bir ara. Kafamız iyi miydi hatırlamıyorum, şöyle bir laf çıktı ağzından;

- Ajan, Türk’ün tarifi nedir biliyormusun?
- Ne abi?
- İblisin yeryüzündeki sureti…

Ne düşünürsünüz bilmem, cuk oturdu bence. Günlerdir aklımdan çıkmıyor. Kandaşlarınızla iş yaparken gözönünde bulundurun.

Bookmark and Share

14 Yorum Postalanmış

mischa September 10, 2008 at 3:53 am

Sanırsam bu zihniyet küçük çaplı da olsa her ülke insanında olabiliyor. En son gittiğim “medeniyetin gözü” ülkede ne zaman bişeyler almak üzere dışarı çıkıcak olsam, diğer Türkler beni uyarıyordu: “Senin turist olduğunu anlarlar. Sen şimdi bi de İngilizce konuşursun, kesin katlayarak söylerler adamlar fiyatını. Yanına bu dili iyi konuşan birini al da git!”

king September 10, 2008 at 5:19 pm

aynı içki olayı bi arkadaşımın başına geldi.aynı şekilde telefonla buluşltukları bi adamla beyoğlunda bi bara giriyolar sözde karıları alıp çıkacaklar.aynı şekilde birer içki içiyor karılar bizim elemanlarda içkiyor 560 ytl hesap geliyor.tabi benim kafadarlara karıları ayarlayan eleman topuk.
bizimkiler yok ödemeyiz parayı falan 2 bardak şarap bu kadar olur mu diye konuşurken dükkanın fedaileri etraflarını sarıyor.ödeyeceksiniz ne karısı randevu evi mi burası falan deyip bizimkileri sıkıştırıyorlar falan filan.üstlerindeki parayı alıyorlar.yetmiyor bizim çocukları teker teker yanlarında iki adamla bankaya gönderiyolar para çektiriyolar sonuna kadar.
bütün parayı aldıktan sonra bunları bardan atıyorlar.karılarda gidiyor tabi bizim çocuklar önceden pzevenke verdikleri paralar artı 560 ytl kredi kartı borçlarıyla elleri siklerinde eve dönüyorlar.
bu tür dolaplar yapanların çok olduğunu duydum.
yaşanmış gerçek hikayedir. neymiş efendim karıları almadan parayı vermemek lazımmış :)

DeBoRaH September 10, 2008 at 8:04 pm

Mischaya katılıyorum fenasi…Zihniyet bu olduğu sürece ülke ırk din dil farketmiyor…Sadece bizimkisi gibi gelişmemiş(az gelişmişlik bile gölgede kalacak pek yakında ne yazıkki)ülkelerde daha fazla görülüyor hepsi bu….

arda September 10, 2008 at 10:20 pm

fenasi merak etme ramazanda düşen hitler 1 ay sevişmemiş dincilerin hitleriyle bayramda 2 ye katlanır

yine güzel bir posta olmuş.. tamam kabul turistik yerlerde turistlere taciz tecavüz vs.. gibi şeyler oluyor tamam.. ancak katılmadığım bir nokta var.. “kazıkçılık” olayı sadece bizim ülkeye ait birşey değilki.. tüm dünya’da avrupa’da felan gayet turistlere kazığı koyuyo millet

Fenasi K. September 10, 2008 at 11:16 pm

Avrupa’da da turistlere kazığı koyuyor millet iddiasına katılmak mümkün değil. Tabii istisnalar muhakkak var. İstisnai olarak kandırılma ihtimaliniz var. Türkiye’de ise kandırılmama ihtimaliniz çok zayıf. Alın işte, bizim gibi akdeniz insanı Katalonlar. Gittik, gezdik, yedik, içtik. Yanımdaki arkadaş orada 2,5 sene kalmış bir şahıs. Ancak gezerken bunu belli eden bir davranış sergilemedik. Kimse bizi skmeye kalkmadı. Aynı şey Letonya için söylerim. Havaalanından otel her zaman aynı parayı tuttu.

Dediğim gibi var tabii her yerde çürük elma. Ama Türkiye’de sağlam elma yok. Eleman diyor ki ”senin siteye hileyle yalandan trafik göndericem. Bunu gösterip sana ilan vericek şirketleri kandırıp parayı bölüşelim”. Bu olaydan sonra dikkat ettim, cidden de günde 20-30 bin ziyaretçi almayacak sitelerde o tarz banner reklamlar var. Esnafı da skiyorlar…

Bizim memlekette Alanya, Marmaris gibi tatil yerlerinde çalışıp orada tanıştığı hatunlarla evlilik yapıp gelen insanlardan da öğreniyoruz nelerin döndüğünü. Kusura bakmayın. İsveçlinin de ta a.q. pekçok konuda. Ama kandırmak, kazıklamak, geçirmek Türkiyedeki gibi yok burada. Oha diyorum yani….

e September 11, 2008 at 12:16 pm

Bu ahlaki bir sorun ve elbette eğitim, kültür ve görgü ile alakalı. Protestan ahlakıyla yetişen kuzey toplumlarının veya eğitimli, kendi haklarına sahip olmak için mücadele etmeyi bilen katalanların bu bakımdan bizden daha iyi olmasını normal buluyorum. Sadece halk değil, devletin üst kademelerinde veya içinde bile sürekli rüşvet, kayırma, dolandırma vs gibi çıkarlar uğruna ahlaki değerlerin hiçe sayıldığı bir yapıyla beraber yaşıyoruz.

İlkokul birinci sınıfta örtmenimizin söylediği bir şeyi hatırlıyorum, sanırım kurtuluş savaşından bahsediliyordu.. Melekler allah’a durumu bildirmişler, Allah “Türkler” lafını duyunca hemen olaya müdahale etmiş gibi bir şeyler zırvalamıştı. Eh, böyle öğrenen türk de gider almanı kazıklar.

Son olarak, “bu her yerde oluyor” gibi bir yaklaşımla bunu normal göstermeyi de anlamıyorum, sanki başka yerlerde olması bu konuda bir sorun yokmuş, insanımızın ahlaken bu konuda bir sorumluluğu bulunmuyormuş gibi düşünmek biraz kafayı kuma gömmek gibi oluyor. Bizde bu tarz olayların had safhada yaşandığını kabul edebilirsek en azından nasıl düzeltiriz diye düşünmeye de başlayabiliriz, “sırf biz değiliz” diye olaydan sıyırtmaya çalışmak yerine.

Fenasi K. September 11, 2008 at 1:08 pm

Bir de şu var… Hangi ligi hedefliyoruz? Doğru Avrupa’da da kazıklıyorlar milleti. Arnavutluk ve Bulgaristan’da mesela. Çık Avrupa’dan gel Mısır’a … Kol gibi sokuyorlar adama…

Taylan September 11, 2008 at 4:58 pm

Bir yere giderken de körü körüne gitmemek gerekiyor. Ön bir araştırma yapmalı. Sonuçta bu bahsi geçen şeyleri yurtdışında her hangi bir yerde de yaşayabilirler. Madde madde gidecek olursak:

“Karı ister misin?” sorusuna verdileri 430 ytl’lik hesap ise hiç bir şey. Arkadaşımı Bangkok’ta hem bu bahane ilesoydular hem de sopa attılar.

Otellerin çoğu online rezervasyon alıyor. Tüm fiyatlar aleni bir şekilde duyuruluyor. Nasıl kazık yeni onu anlamıyorum. Pahalı geldiyse başka opsiyonları değerlendirebililer. Otellerin standartları tartışılır. Ona diyecek lafım olamaz.

Taksi kullanımı için hava alanında kullanılanlar taksi metre açıyorlar. Eğer çok olduğunu düşünüyorsa insan direk havaalanı taksi durağına şikayet eder taksicide oradaki işinden olur. Nereden bileceğiz diyorsan havaalanından oteline kadar olan mesafe km olarak google’dan öğrenilebilir.

****

Aramızda kalsın Macaristan’da bir kucak dansına 60€ da bana fazla gelmişti. Ben hiç ağladım mı? Hayır paşa paşa ödedim zira çok eğlendim. Eheh.

mischa September 11, 2008 at 8:50 pm

Taylan çok güzel demiş. Ve E’ye sesleniyorum, bu her yerde oluyor deyince kafayı kuma gömmüş olmuyosun. Sadece ülkemizi bu kadar da yerin dibine batırmadan düzeltmeye çalışalım yanlışlıkları, bilelim ama dozunda eleştirelim derim ben.

Fenasi K. September 12, 2008 at 5:25 am

İblisin yeryüzündeki sureti burada.

“Tarih: 23 Mayıs 1995. Yer: Alanya. Dolmuşçuluk yapan Hakan Karayavuz o gün arkadaşları Gazi Köleoğlu, Ali Akyüz, Yusuf Çağlayan ve Abdullah Yönet’le birlikte Alanya sokaklarında geziyordu. Karayavuz 4 arkadaşıyla birlikte yolda gördükleri 21 yaşındaki Rus turist Valerya Kotslova’yı minibüse alarak Asmaca Köyü’ne kaçırdı. Burada 5 kişi sırayla genç kıza tecavüz etti. Sonra da başını taşla ezerek öldürdüler… Tarih: 24 Mayıs 1995. Yani olaydan bir gün sonra. Yer yine Alanya. 5 kişi minibüsle yine sokaklarda gezerken üç turisti durakta beklerken gördüler. Marili Vandiyk, Hanake Adrigem ve Suzan Krananburg adlı Hollandalı kadın turistleri de minibüse alarak Kuşyuvası mevkine kaçırdılar. Beş arkadaş burada üç turiste de tecavüz edip birini uçuruma yuvarladı. Diğer ikisinin boğazını keserek hareket halindeki minibüsten attılar.”

Mischa!!! Şuna bir doz versene… Eleştireceksek tabii…

MÜNFERİT OLAY DİYENLERE

http://www.ntvmsnbc.com/news/455707.asp

http://w9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?Newsid=177915&Categoryid=7

http://www.profesyonelhaber.com/news_detail.php?id=18951

Artık bunların haber değeri de kalmadı. Bence turist Türk’e tecavüz etmediği sürece gazeteye haber olmasın.

Fenasi K. September 12, 2008 at 5:42 am

Taylan, madde madde alacak olursak:

Karı ister misin sorusuna verilen cevaplar dünyanın büyük bölümünde 100 dolarda biter (fucking & sucking included). 430 YTL ye iki bira vermişler arkadaşlara.

Adamlar seyahat acentasına girip yardım istemişler. Acenta yapmış rezervasyonu. ”Kendileri yapsalarmış oh iyi olmuş” diyorsan bilemem :)

Taksi için… Taksici taksimetre açar, o zaman kazıklama riski ortadan kalkar diyorsan kafamı kaşır kaşlarımı çatarım. İlgili mercilere şikayet içinse … Üç günlüğüne geldiğim Türkiye gibi bir ülkede her yediğim kazık için şikayette bulunacak olsam… Babamı google maps kullanırken düşünemiyorum. Dünya nüfusunun büyük bölümü 18 – 45 yaş arası teknikle alakalı insanlardan oluşmuyor hala.

Macaristan – lap dance : geçmiş olsun kardeşim. Bu da bir tecrübedir işte.

Şeytanın avukatlığını yapmayın bana. Yeter !!! Yatıyorum…

BOBO September 13, 2008 at 11:03 pm

Selamlar,
Bu turistler ile ilgili olay dunyanin her yerinde oluyor dogrudur. Ama fenasinin dediği gibi arnavutluk, bulgaristan, fas, tunus, mısır. Ben Avrupadaki ülkelerin yarısında bir çok kere turist olarak bulundum, bunun dışında ispanya ve yunanistanda da bir kaç sene turizm şirketlerinde yönetici olarak çalıştım. İnsan evladına yakışır düzeyde medeniyeti olan ülkelerde her şeyin bir fiyatı vardır. Üzerindede etiketi vardır onu ödersin. Tabiki ispanyada da turistik yerdeki bira ile arka mahalledeki bira aynı fiyat değil ama o başka konu. Şimdi yazacak cok sey var ama, bu özellikle 12 eylülden sonra ülkede gerçekleçen güçlü olan zayıfı ezer ve buna ilave olarakta, para kazanmanın her yolu mubahtır zihniyeti. İşin en kötü yanı da turkiyede insanların hala kendilerini, türk toplumunun adil, misafirperver, ahlaki değerleri olan, hoşgörülü bir toplum olduğu konusunda kendine sürekli yalan söylemesi. Gazetelerde haber yorumlarını bu yüzden okumayı bıraktım. Avrupada mesela aldatan eş ile ilgili bir olayın haberi çıktığında o haberin altına, ”işte girmek istediğimiz avrupa birliği bu, bizim değerlerimiz bunlar değil, onlar gibi mi olalım diye haykırışlar. sanki korku filimlerine taş çıkaran cinayetler bu ülkede işlenmiyor, sanki aile içi şiddet ve cinsel istismarın dunyada en çok olduğu ülkelerden biri bu değil, sanki çocuk esirgeme kurumlarında çocukları pazarlayan bu ülke değil. Rüşvet, yolsuzluk adam kayırmanın dunyada 1. sırada olduğu ülke bu değil.
Çok uzun oldu, bu politik bir blog değil. Bu yorumu acele ile bitirmek istiyorum çünku inanılmaz bir göğüs resmi koymuş fenasi o postaya dalıcam.

ada July 7, 2011 at 10:05 pm

güzel posta:)
zaman gecmis ama eskimemiş..

Yorum Postala

Additional comments powered by BackType