Türk Blogosferinde Ahlak Erozyonu

Kollektif yapılan aktivitelerdeki isteksizlik ve başarısızlığım blog yazan arkadaşlar tarafından anlaşılmış olmalı ki mim denen şey pek uğramıyor bana. Esasında iyi de oluyor, çünkü bu bloga ne yazılacağı konusunda en ufak dışarıdan gelen bir etki tüm yazma şevkimi kırıyor bir şekilde. Bir yerde mimi devam ettirmesen sanki saygısızlıkmış gibi algılanmasından çekiniyorsun, öbür yandan da eğer konu ilgini hiç çekmiyorsa sana büyük bir angarya gibi geliyor.

Hem kötü olan bu yönümü belki geliştirir miyim bab’ında, hem de kafamda çakan ani bir kıvılcıma cevap vermek için bir mim de ben başlatayım istedim. Peki geliyor şimdi, ama ilk önce motivasyona, sebebe gelelim.

Daha önce blog camiasındaki insanların profillerine ait bir posta atmıştım. Bayağı da ilgi çekti zannedersem. Tekrar bu yönde bir çalışma olsun, ama biraz daha farklı…

Blog yazarlarına sorulsun istiyorum; acaba hangi blog yazarıyla seks yapmak isterler?

Aklıma da gelmedi değil tabii, hem soru sorulan blog yazarının, hem de sorunun cevabında adı geçen yazarın evli, sevgili, nişanlı olmaları muhtemel. Belki ciddi kurumlarda, nazik görevlerde çalışıyor da olabilirler. Ancak mimin bir amacı da bu… Ne yani evli bir kadını/erkeği seksi buluyorsak onu isteyemez miyiz. Ya da yanımızda sevgilimiz varsa başka bir kadını veya erkeği çekici bulmamız mümkün değil mi? Düşünce olarak kalıyor zaten bunların çoğu. Sakıncası yok o zaman. Aksini iddia etmek saçmalık olur bence.

Hong – Kong’lu seksi blog yazarı…

Bir başka nokta ise, beğenimizi, arzularımızı medenice bir insana sunma konusunda kendimizi geliştirmek, toplumda bunu kabul edilir bir seviyeye getirmek. ”Aa terbiyesize bak, sapık mısın sen?” diye tepki vermek yerine, karşı tarafın da bu tarz durumları kendinden emin ve güvenli, insancıl bir biçimde değerlendirmeye yönelik antrenman yapması. Ayrıca mim kapsamında 3. kişi durumunda bulunan eş, ağabey, baba, nişanlı ve sevgililerin de hayatın bu gerçeğine yakından bakma şansı elde etmeleri sözkonusu.

Mimi yerine getiren blog yazarı bu düşüncesinin arkasında yatan sebebi de düzgün bir dille açıklamalı. Blog yazarları ve okuyucular birbirini genelde internet üzerinden tanıyor zaten. Böyle olunca sebep olarak ”karpuz gibi memeleri var o yüzden” diye yazmak abes kaçar, amaçtan uzaklaşma olur. Aksine düşünceler, dil ve ele alınan konular rol oynayacağından kesinlikle yüzeysel olmayacağını düşünüyorum bu seçimlerin. Haa bir de şu bilinmeli; kimsenin kimseyi ölesiye arzuladığını zannetmiyorum. Basit bir oyun olarak görülmeli bu. Yani bugün aniden bir soru alsan ”hangi blog yazarı ile seks yapmak istersin” diye, 2 dakika düşünüp vereceğin bir cevap olmalı.

Evet mimi başlatan olarak, giyotinin altına kafayı ilk koyma görevi de bana düşüyor:

Benim seçeceğim blog yazarı Siminya olurdu…

Neden? Bir kere melankolik ve şiirsel değil. Tabii bu başlıbaşına bir attraction duymak için yeterli değil. Ama en azından turn off tehlikesini baştan ortadan kaldıran bir özellik.

Ayrıca web olayı ile uğraştığını tahmin ediyorum. Bu durumda bir büroda çalışıyor olsa gerek. Bu da ciddi kıyafet giymeyi gerektirir ki otomatikman bir OL (Office Lady) çağrışımı yaratıyor. Twitter’daki avatarı da görmemezlikten gelemem. Kırmızı yanaklarda bir masumiyet izi var. Ancak hemen biraz önce kinky birşey yapmış da, yanaklar o yüzden kızarmış havası veriyor.

Yazdığı konular günlük hayata, yaşama dair, fazla felsefeye dalıp lagaluga yapmıyor. Yaptığı anlarda dahi dili ve anlatımı insanı sıkmıyor. Hernekadar Hitlervari bir şekilde daha az zeki (aptal demekten kaçındım) hatunları da sevsem Siminya akıllı bir hatun. Bu her zaman için seksi bir özellik. Üstelik belli bir mesafe koyuyor araya. Mmmm very attractive woman…

Ve Taylanov (hah-hah nişanlı olduğunu biliyorum), Kandan Adam, Tatlı Dillim ve Fiktirella benden bayrağı aldılar. Pucca’yı bilerek es geçtim. İlla ki mim ona da gelecektir diye… Haa bu arada tabii Siminya‘ya da otomatikman geçmiş oluyor mim. Eğer olur da bir yazara birden başka gözünü diken olursa diye… Olur tabii öyle, ama bir kere kendi tercihini yazmış olması yeterli, bir daha mime cevap vermesine gerek yok.

Dikkat!!! Posta Güncellemesi…

Taylanov ya nişanlısından korktu ya da sigortadan para almak için blogu yaktı. Kapı duvar… Tombul çocuğun ise boğazına birşey kaçtı, öldü zannedersem. Bu durumda yeni sobelenmesi gereken insanlar var. Gregor Samsa desek? Yanına asabi Marla‘yı koysak? Arzu‘yu neden es geçelim? Bir de bizim Besim var Bulgaristan’da… Bak şimdi taze yeni tüyo aldım. Gregor Samsa yazmaz kimseyi dediler.  Yedekten Pucca‘yı alayım o zaman (bkz yorum kısmı)..

Tamam bu mim postası esasında burada bitti. Ama şu röportaja rastgeldim internette. Ne diyor videonun açıklamasında?

An interview with Muzi Mei (aka muzimei, Mu Zimei), the young Chinese woman who shot to fame in 2003 after starting a blog filled with descriptions of her sex life. http://danwei.org Sexy Beijing.


Meslektaşım diyebilir miyiz? Bir de cidden ilginç internet’den tanınan insanların günlük hayatına böyle girilmesi.

Muzi_Mei_Sex_Blogger
Uploaded by kukuriku1907

Bir de ardından başka bir video klip buldum, hoşuma gidince yayınlamadan edemedim. Bir önceki postada Boomerang rumuzlu Marksist-Leninist okuruma armağan ediyorum. Yine Çin Halk Cumhuriyeti’nden bir müzik klibi…

Chinese MTV
Uploaded by kukuriku1907

Bookmark and Share

72 Yorum Postalanmış

hilmi pir 11 March 2009 at 16:54

um, kestirmeden, Ms.Domme, kendisi mistress falan filandan ziyade, takmadan yaşayan biri.

Fenasi 11 March 2009 at 18:49

Kimsede gözü olmayan edebli blogcular… Siz de kıllığına mütevazi aile resisi yada evinin kadını blog yazarlarına yönlendirin mimlerinizi. Ortanın sağı blogları tercih edin. Osmanlı tarihi ile ilgili veya tasavvuf blogları olsun bunlar…

Fenasi 11 March 2009 at 19:45

Ms. Domme? Adresini de yazalım lütfen Hilmi Bey…

gerard 11 March 2009 at 19:51

aaa bu blog çok terbiyesiz. ben gidip başka blog bulayım kendime:D

onder 11 March 2009 at 20:27

elifi seçerdim ben elifsavas.com/blog. anne özlemi çektiğim içinde olabilir. bilmiyorum yüzü ve sırtındaki çilleri çok çekici geliyor.

arzu 11 March 2009 at 23:32

sayende siminya nın bloguna baktım.profilde yazan yazı süper.bayıldım :)siminya da hoşmuş.

gerard 12 March 2009 at 02:09

fenasi yaratıcılığna hayranım.

esther 12 March 2009 at 02:54

Seni istiyordum ben taa ki sen siminyayı tercih edene kdr… şimdi ztn başka tanıdığım erkek hetero blogger kalmadı…

ruhöküzü 12 March 2009 at 02:57

usta siplintır tadındaki fenasi bey’den beklenen bir mim.

hilmi pir 12 March 2009 at 04:03

humm, Ms. Domme, transilvanya’da yaşamadığı kesin. ya da dur, var birkaç blogger daha, çıkaracam listesini fenasi.

Fenasi 12 March 2009 at 08:52

@ Önder,
Güzel bir tercih… Şu çil konusu başlıbaşına bir posta ister…

@ Esther,
Blogunda mı bir yerde ince belli bir fotonu görmüştüm. ”Hmm” dediğimi hatırlıyorum… Ama açıkcası Danua postasından sonra bir şansım olduğunu düşünmüyordum.

haa bu arada o danuayı 5posta’ya maskot yapmaya karar verdim… Ya Kenneth Pinyan’ın katili olacaktı ya da danua. Bu danua, atın zikinden daha estetik olduğu için onu seçtim.

Siminya 12 March 2009 at 14:07

İlk okuduğumda ufak çaplı bir şok yaşadım ve nasıl tavır sergileyeceğimi düşündüm. “Ne dedin sen hayvan” depiği indirmek istedim ama lafı öyle getirmişsinki hiç seks yapmak istermişin gibi gelmedi.
Bir kere çok güzel övmüşün beni, öyle ladyler, akıllı bıdıklar, utangaç siminya falan havaya girdim, fena duygu değil.
Tonla kadının arzuladığı bir adamın ilk aklına gelen isim olmak iyi birşey.

Mim şu anda gördüğüm kadarıyla birden yayılmış, blog dünyasının ahlakını iki paralık ettin. Şimdi birbirimize düşeceğiz “ben seni istiyorum, sen onu istemişin, pislik o şıllıktan neyim eksik defol” kavgalarını heyecanla bekliyorum.

Ben mimi şimdilik buradan cevaplayım. Etkilendiğim erkek tipi “beynimi zorlayacak derecede zeki ve karizmatik çirkinlikte” adamlar. Bu tanıma; linux sürümü yazmış, bilgisi ve yaşam tecrübesi karşısında mıhlandığım, aşırı zekadan tırlatmış Barış Atasoy giriyor. Okumasını istemem ama

Bir de twitter’ır da ki avatarım değişti, şimdi “seni yerim ve ağzımı kolumla silerim” bakışı atan bir avatar var.

esther 12 March 2009 at 14:07

ayıp olmasın die, boşuna iltifat etme .. :)) kimse beni istemiyor. hatta danua yı bile tercih ediyolar hale bak :(((

bu arada sen böyle bi mim attın ortaya, ama çoğu blogger kimliğini gizliyor???.. şimdi atıyorum ben erkek olsam ya da farketmez bu halimle de olur, “puccayla sevişmek istiyorum” desem, ne bileyim nasıl bir tiptir.. kişiliğe göre mi seçecez sex yapacağımız insanı. hayalimizde de tipini canlandırıcaz fln?. erkek bloggerlar bile kimliğini gizliyo.. bilemiyorum..

Fenasi K. 12 March 2009 at 17:11

”bilgisi ve yaşam tecrübesi karşısında mıhlandığım, aşırı zekadan tırlatmış”, ”beynimi zorlayacak derecede zeki ve karizmatik çirkinlikte”

Tüh bak!!! Bütün kriterleri geçtim, tipe takıldım…

Fenasi K. 12 March 2009 at 19:05

@ Esther,

Evet kişiliğe göre seçeceğiz. İç güzelliği daha önemli ya!!!

Bu arada postaya güncelleme yaptım. Yerine ulaşmayan mimler oldu. Başkalarına da gönderdim.

arzu 12 March 2009 at 22:22

fenasi bu miminle, blogumu takip eden üç beş adamı da küstüreceksin ama…burada cevaplamam kafi mi, özel blog mu açıp, ilan etmeliyim cümle aleme?

Fenasi 12 March 2009 at 22:39

Anlaşıldı, Siminya’dan kopya çekip, burada ifşa edip ört bas etmek istiyorsunuz olayı. Utanmayın kızlar, bakın erkekler göğüslerini gere gere yazıcak bloglarında…

Teklif var ısrar yok Arzu. Nasıl istiyorsan öyle yap…

Fenasi 12 March 2009 at 22:44

Mimleme konusunda Pucca ile aramda geçen MSN logg;

Pucca:
ahah bana yollayabilirsin ama bi şartla

Fenasi:
evet

Pucca : (21.30.09)
dicenki tek gecelik değil ömürlük istediğim blogcu olan evlenmek istediğim çocuklarımın anası yapasım geldiği tek kişi puccaya

Fenasi:
hahahaaha, diyim peki

Pucca :
siyah bold yap

arzu 12 March 2009 at 23:15

en favorim vladimir. ama fotosunu hiç görmedim, sesini duymadım. gay midir, değil midir bilmiyorum. tanımak ister miydim, kesinlikle.

Cevval Portakal 13 March 2009 at 00:50

Utanmayınız efendim, mim hayatın bir gerçeği. Banalin de hayli ötesindeymiş zaten.

Ben de bir vakitler mim başlatsam mı diye düşünmüştüm, sonra ne mimi başlatacağım ki olacaksa marjinal olsun demiştim, çok da marjinal olmasın millet tırsmasın filan derken öyle kalmıştı sağ lobumun bir köşesinde.

Yurdum insanı ahlak/etik adı altında saçmaladıkça saçtığım tükürük oranı da çoğalıyordu bu aralar. Hazır tepkilerden tepkilere koşarken bu mimi yazarak bir level atlamış olurum herhalde.

Yalnız “Cevval diyor ki:”ye dev gibi bir finito yerleştirdim, gözlerden kaçmış olabilir. Ondan OMDb konsepti içine bir şekilde sıkıştırırım artık.

madafaka 13 March 2009 at 00:56

biz bunu yaptık yapmasına da; her an götümüze girebilir korkusu var hüşyar yüreklerimizde.

gerard 13 March 2009 at 01:19

ekşi sözlükte kendisi için “muhafazakar yurdum insanı” diyor. daha yeni derin İslam yorumlarıyla beni şaşırttı. öte yandan burada çok değişik bir tarzı var. kendi bloğu daha da ilginç. oradaki tarzı daha da değişik. tehlikeli kızları severim. Pucca derdim şahsen. lakine vlilik falan ı ıh beni sarmaz…

besim dönmez 13 March 2009 at 01:31

Ben de mi yazıcam ne bu şimdi :DDDD
Harbi ahlaki çöküntü. Öbür tarafta sıcak sıcak yerlerinizi biralarınızı ayırtmışsınız beni de ortak ediyosunuz :PPP
Uyku sorununu halleder etmez ilgileniyorum…:)

Fenasi 13 March 2009 at 01:47

@ Cevval,
Terkedip gitmişsin blogu. Yorum attım saatlerce yayınlanmadı. Gerçi gördüm o uyarıyı ya…. Yeni şeyi görelim bakalım…

@ Besim
Senle bizim tuzumuz kuru.

@ Gerard
Derin sularda yüzüyorsun.

manukyan 13 March 2009 at 02:23

yazıklar olsun sana fenasi bu mimi fikiden değil direk senden almalıydım küsüm sana bebeyim :(

Fenasi 13 March 2009 at 02:32

Ah manukyan,
Bu mim eninde sonunda sana gelir diye şeetmedim ben. Yoksa en gedikli okuru mimsiz bırakır mıyım? Adresini ver bir paket çikolata yollayayım.

antepian 13 March 2009 at 03:05

Fenasi ya, Pucca kız kardeşiyle yatmak istedim diye bana kızıyor, manukyan da “vur onu” diyerek pucca’yı gaza getiriyor ya! Bir şey söyle şunlara :P

Fenasi K. 13 March 2009 at 03:12

Antepian,
ben yazını okudum. Pucca’ya da dedim ”adam beyefendi gibi yazmış, daha iyisini mi bulacaksınız” diye. İkna oldu galiba… Ailecek seni bekliyorlar. Yaptır bir paket çikolata, çal kapılarını…

PuCCa 13 March 2009 at 03:20

niyetin ciddiyse gelir istersin kızımızı.. gerçi yaşın küçük ondan ama.. bu işi temize çekmek lazım..
yoksa zoydaklının bütün blogunu kapatıp, onu odasına kitleyeceğim.. sonra dere kenarına gidip beylik tabancamla onu vuracağım.. ardından da seni antepian.. bide ayakkabılarımı koymuş bloguna.. o ayakkabılarla geliyorum antepian ölüm ensende ahaha :ppP

manukyan 13 March 2009 at 03:24

ppucca tatlım merak etme bu namus cinayeti olcağından az yatar cıkarsın hem ben sana temız iç çamaşırı neyim bişeyler getırırim bakarım sana dert etme düşünme o tarafını yanı :D

antepian 13 March 2009 at 03:28

@Pucca
Zodyaklının ne suçu var yahu? Kızcağız bana herhangi bir işaret vermedi ki ‘gel benimle ol’ diye, direk kendi kendime gelin güvey oldum ben! Hem size ne oluyor azizim? Yaşını başını almış insanlarız biz!

Bu arada ayakkabılar senin ama o foto, zodyaklının sitesinde kendisine ait olan tek foto, hani ilgi alâka babında koydum ben onu, ne yapıcam senin ayakkabılarını yoksa?

boomerang 13 March 2009 at 20:38

önceki yazında tübitak/darwin konusundan ilgili hanımefendinin sessizliği nedeniyle sert takılmıştım.. meğer gerekçeleri farklıymış..kendisine haksızlık etmişim..bunu gidermek için radikaldeki şu yazının adresini veriyorum
http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetay&ArticleID=926035&Date=13.03.2009&CategoryID=77

ya da kısaca http://www.radikal.com.tr ye girerseniz bulabilirsiniz.. helal olsun diyorum iyi bindirmiş çiğdem hanım…

bu arada ben de blog yazdığını hiç sanmasamda ilk eşcinsel deneyimi mi misyoner pozisyonunda vazelinsiz olarak kime icra etmek istediğimi artık biliyorum..

peki sen çözdün mü olayı fenasi :) ya da ey ehl-i 5posta.. :)

Fenasi K. 13 March 2009 at 21:48

Boomerang çözemedim olayı… Biraz jeton geç düşer bende…

yokisim 14 March 2009 at 14:46

Amına koduğumun evladı ben de bu siteyi kapattırmazsam neyim. Sanal kerhaneye dönmüş.

Fenasi K. 14 March 2009 at 15:05

Sevgili Yokişim (IP: 85.107.189.39 , dsl85-107-48423.ttnet.net.tr),

Aradığın cevaplar bu postada ilkönce senin gibi kızan biri tarafından da işlenmiş. Bir göz at derim.

http://digitalkelebek.blogspot.com/2009/03/sevisgen-blogerlar.html

Kapattırma konusu ise şöyle, teknik olarak bilgi vereyim;

mahkeme kararı ile 2 şekilde gerçekleşir.

a- IP bazlı kapattırma
internet bağlantı sağlayıcılarındaki filtreye girmesi sağlanır sitenin. Bu durumda benim için sitenin IP sini değiştirmek yalnızca birkaç saat alır. Sonuçta işlemez

b- Alanadı (domain) bazlı kapattırma. Bu şekilde alanadı 5posta.org a girmek engellenmiş olur. Bunu da baştan düşünmüştüm. Sitenin ismini 6posta.com, 7posta.com, taaa ki 999posta.com a kadar dahi değiştirebilirim. sonuçta bu da işlemez.

Benim siteyi okuyanların çoğuna (yaklaşık 1000 den fazla) email ile ulaşmam mümkün. Onları yeni yere yönlendirmem 5 dakikamı alır.

Ayrıca çok sağlam ve iyi avukatlarla bağlantım var, daha önce bu konuda dava kazanmış. Siteyi açtırmak şöyle dursun, yanında da yukarıda IP adresini ve internet sağlayıcını belirlediğim sana karşı da hakaret ve tehdit davası açabilirim.

Umarım kendini geliştirecek daha iyi şeylere vakit ayırırsın. Beğenmiyorsan okuma. Beğenmediysen etrafta kötü propagandasını da yapabilirsin. Özgür bir ülke burası…

İyi hafta sonları

Fenasi K. 14 March 2009 at 15:40

Bir de aklıma gelmişken,

Sanal kerhane demişsin. Kerhanede orospu olur.

Bu bloga takılanların en az yarısı kadın. Teorik olarak bu okuyucuların topluca seni hakaretten mahkemeye vermeleri de mümkün.

Digital Kelebek 14 March 2009 at 16:00

Ahahaha:)
Fenasi, benidemi veriyon nan mahkemeye:)

Naşkolsun..

Sana göt demiş olabilirim kusura bakma ama hani vardırya boyle sevdiğin adama göt dersin..
Şimdi oyle düşünüyorum, harbi göt adamın tekisin..

:)))

Zaten seni okuyordum bazı bazı, ama bu mim senden çıktığı için talihsizlik işte, laf sana gelmiş..

Neyse alınmadın farzediyorum..

Olm az önce harbi düzüştüm nan.. Blog mlog hikaye..
Gerçek gibisi yok nan:))

Anais Nin 14 March 2009 at 16:24

Seni isterdim ben, değişik bi deneyim olurdu sanki, merak ederdim yani tarzını,fetişlerini vs… Güzel müzikler de çalardın hem :)Ama bi yandan da tırsardım yahu, türlü türlü şeyler geliyo bahsettiklerini aklımdan geçirince, tuhaf isteklerin olabilir ya da ne biliim yarısında beni bağlayıp Bovling oynamaya mı gitçen, saatlerce takılcam mı ööle kıçım başım açıkta diye:P

E ğ l e n i l c e k E r k e k 14 March 2009 at 16:35

@yokisim, istanbulda havalar nasıl? Arkadaşla özel olarak görüşmek isteyen erkek okuyuculara açık adres verebilirim :)

Fenasi 14 March 2009 at 16:53

@ Digital kelebek,

Yok, sana af çıktı dün gece zaten.

Ya esasında bu adamlarda değil suç… Sistem öyle bir sinyal veriyor vatandaşına yani. Şu serbest, bu yasak. Birşey görürsen bize jurnal yap.

Esasında sistem de bilmiyor ki, artık kendi gücü de yetmeyecek vatandaşının enformasyon özgürlüğünü kısıtlamaya.

Büyük resim böyle.. Bir de kişisel olarak, vatandaş bazında açılımı var. Boşa gitmiş, harcanmış hayatlar.

Muhabbete otursan bu tarz insanlarla sana Türk halkının hoşgörü ve misafirperverliğinden bahseder, Mevlana felsefesini sana anlatmaya çalışır, dinin toleransından bahseder.

Fenasi K. 14 March 2009 at 17:02

@ Anais,

Böyle ortadan yokolduğunu zannettiğim bir insanın ansızın ortaya çıkıp ”bowling” gibi ayrıntıları hatırlıyor olması bana nasıl duygular veriyor bilemezsin.

Seni bowling oynamaya giderken eli, ayakları, ağzı bağlı bıraksam bile aramızdaki güven ve o adı koyulması zor his, sana dayanma kudreti verecektir. Bowling’den dönüş beklemeye değer bu durumda…

Nim 14 March 2009 at 17:19

Fenasi,

Hala “buraya yazsan” durumu gecerli mi?Sanki tren kaçtı gibi;)

Anais Nin 14 March 2009 at 17:31

Ortadan kaybolmadım aslında hiç, gözüm sende ama ses vermiyorum nedense…
Ayh ayh ayh gizemli olduğunuz kadar coolsunuz ayrıca kocam labutla dövücek beni bunları okusa hahaha :)

See you in other life brother diyelim o halde

Esenlikler

arzu 14 March 2009 at 17:36

:) bağlı bowling muhabbetinden sonra lafı brother a getirmek te kadınların erkeklerin bi türlü anlayamadığı ilgi çekici özelliklerinden işte.

yokisim cesaret edip, ismini mailini bıraksaymış ya…

Nim 14 March 2009 at 17:38

Heh söyle Anais çekil aradan. Hem en cok ben istiyorum Fenasi’yi:P

nucleus 14 March 2009 at 17:42

Benim aklım bu yokisim isimli arkadaşın siteyi kapattırmazsa ne olacağına takıldı… Gerçekten ne olabilir ki ?

ESTHER 14 March 2009 at 18:08

Sevgili fenasi bana haksızlık ediyorsun. Yalnızca sığ insanlar görünüşe göre yargıda bulunmaz ve bunun yüzeysellik olduğunu söyler. belki de öyledir. ancak fikir ve ruh güzelliği kadar yüzeysel değildir :D güzellik bütün bunlardan üstündür, çünkü güzelliği açıklamaya gerek duymazsın :) bu yüzden sordum zaten..

şu kimlik gizleme şartları altında sevişmeyi düşünebileceğim birtek blogger bile yok :D

PuCCa 14 March 2009 at 18:13

yokisim neden böyle dellenmiş ki..
sanal kerane dediği yerde akrabalarından birini mi görmüş halla halla.. bu kadar manyaklaşacak ne var bunda..
amına koduğum diye başlayıp burayı ahlaksızca bulmak zaten pek salakça..
kapattırınca ne olacak onu merak ettim kerane çalışanları(?) evinin hanımı, çocuklarının anası olup hamamda kırklanacaklar mı?

Fenasi 14 March 2009 at 18:32

@ Esther,
Süleyman ve Selçuk hocalar var, kimliklerini gizlemeyen blogcular olarak. Bir bak bakiim oralara…

Şu blogcuların veya internette böyle takılanların kimliğini gizleme olayı çok abartılıyor ve yanlış değerlendiriliyor.

The Economist gibi çok saygın bir dergide, yazıların altında imza olarak ”your correspondent” der. Gerçek adıyla bildiğini zannettiğin çok gazeteci ve yazar esasında takma adlarla yazarlar. Böylelikle daha hür şekilde konuları işlersin, kendini ve etrafını gelebilecek baskılardan korursun.

Kim biliyor, belki ben Kayseri müftüsünün yeğeniyim, ya da amcam kolordu komutanı…

Buraya yorum yazan okuyucular için de aynı şey geçerli. İsteyen gerçek ismiyle yazar, isteyen takma adıyla. Yani senin buraya Esther olarak değil de Rahime Diksok olarak yazsaydın bile benim veya diğerleri için ne farkederdi?

Anonim olmaya herkesin hakkı var.

Fenasi 14 March 2009 at 18:35

@ Pucca,

Ben böyle güzel cevap veremedim bak…Birgün ”5posta’da bunlar söylendi” diye bir derleme yapacak olursam alırım bunu…

Digital K 14 March 2009 at 18:55

Ahahah Digital Kelebeğin şahin K versyonu gibi oldu nan adım:))

Eh bir bilişimci olarak derim ki..

Kapanmaz bu site..

ESTHER 14 March 2009 at 19:26

Tabii ki anonim olmaya herkesin hakkı var… Ben genelde anonim blogları okuyorum zaten. Pucca Siminya veya sen gibi… ve herşeye de inanırım :) Yeter ki bunlar, inanılmayacak şeyler olsun…

Demek istediğim “insanlar kimliğini gizlemesin” değildi zaten… yazımı okursan(!) kibarca “görmediğim adamla nası fantazi kuracam nan” demek istediğimi sende anlarsın..

Siminya 14 March 2009 at 20:32

Yokisim bir kaç gün önce aynı yorumu bana kopy paste yapan arkadaş, ben bloğumda ona şunları yazdım.

yokisimcisim….

İkiyüzlü ahlaklı insan hoşgeldin aramıza, bizde tam seni tartışıyorduk, senin zihniyetini, senin ataerkil düzenini, örttüğün kirli örtülerin altında kurduğun yalan dünyanı konuşuyorduk, iyiki geldin!

orospuluk?? koyduğun sınır nedir orospu olmamak için? nerede başlar benim orospuluğum??? söyle, koy yine kuralını, dayat dogmanı ki koyun olup meleyim peşinde!!

sahnedeki ahlak zabıtası seni! artık bana yutturamazsın namusunu, delikanlılığını, temizliğini, bilirim kilitli kapıların arkasında çevirdiğin piyesleri,

defol buradan!!! ben bundan sonrada senin olmadığın yerde seni konuşmaya devam edeceğim! örtemeyeceksin bundan sonra yüzyıllardır sakladığın pislikleri.

……….
Okumadıysa buradan okusun bari de birşey farkedeceğini sanmam, ben ismicismiyokların mahallesinde büyüdüm bilirim neleri iplediklerini, hangi lisanı anladıklarını…
Bu durumun bu kadar büyütülmesine şaşırdım, tepki görünce bu yazı dahada hoşuma gitti, güya ahlaklıları tanıdığımdan beri ahlaksızları sever oldum.

onder 14 March 2009 at 22:13

siminya orhan kemalin bir filiz vardı romanındaki filiz gibi konuşmuşun en son paragrafta (. erkek fatma, wuu fikrimi degiştiriyorum elif yerine seni seçiyorum tabi yokisim adlı ahlakbaba izin verirse..

usatr 14 March 2009 at 23:30

fenasi ben karı olsam sana vermezdim hocam,köy buğası gibisin girmedin yer yok ıssız adam gibi olmuşsun züküş züküş nereye kadar.

Fenasi 15 March 2009 at 00:09

Usatr valla ben de bilmiyorum nereye kadar. Hayatın anlamı bu olmamalı.

Aranızda bileniniz varsa bana bilgi geçsin umre için nereye başvuruluyor. Sıkıldım bu ortamlardan. Havyar, jakuzi, iampanya, Rus, İsveç, Ukrayna, Türk gacılarından. Plastik bidonda su getireceğim uçakla hac dönüşü…

Nim 15 March 2009 at 00:18

usatr belki bilir ona sor :)

Nim 15 March 2009 at 00:20

Yalnız umreyi sordun hac donusu dedin. Hangisine gideceksin karar ver önce:P

Fenasi 15 March 2009 at 00:43

bunu bekliyordum… Umre ve hac olayı için… Yazdıktan sonra farkına baktım.

E ama şimdi sen ateist adamı eleştiriyorsun umre ve hac şeysi için.

Ben Yokişim’i silent duck ı bilmediği için eleştirebilir miyim?

Nim 15 March 2009 at 00:52

eleştirmek? takılmak olmasın?

gerard 15 March 2009 at 01:04

bir kelam de ben edeyim.

sevgili zeka ve namus timsali işi olmayan kardeşim,

Metis seçkisi yayınlarından çıkan bir kitap var. fahişeler adı idi sanırım. o kitabı alıp okumanı şiddetle
tavsiye ederim. fahişelerle yapılmış ropörtajlardan müteşekkil. o kitapta, senin namus timsali toplumunun bazı üyelerinin kendi kızkardeşlerini, karılarını, “çocuklarının annesini” nasıl geneleve pazarladığını okuyabilirsin. hiç unutmuyorum bir tanesine “satın alacak genelev patronu” acımıştı ve kadına durumu açıklamış, “kızım senin kocan seni satacak haberin olsun” demişti.

şimdi söylesene sevgili Dostum, önce inandığın Allah adına şöyle bir düşün. Orospu kimdir? Bu kadınları bu şekilde aşağılamak mümkün müdür? Peki, böyle adamların olduğu bir dünyada biz makarasına internetten birbirimize “ben seni şey etmek istiyorum” diye takılmışız çok mu?

Peki sen allah aşkına söyle, hayatında hiç mi gitmedin kerhaneye. insanların yarısının kerhaneye gittiği, kalan yarısının da gidenlerden kerhane anısı dinlediği bir ülkede, bu kerhane edebiyatı sence akıllıca mı?

Cevval Portakal 15 March 2009 at 05:18

Canlarım, çok büyük bir hata yapıyorsunuz, o adam başka bir adam. Senin benim gibi adam değil o. The other o.
Biz adaya uçakla düştük keşfediyoruz, o Dharma’nın kulu. Ne bilsin, hangi çelişkiyi farketsin, neyi yorumlasın.

Şimdi beni dikkatle izleyin, youtube yorumlarından öğrendin bunların hepsini.

@yokişim,
Sana giren çıkan ne lan dallama, siktrgit!

İşte gerçek üslup, gerçek iletişim şekli budur. Baktınız tutmadı faşiste bağlayın, pis kürt filan diyin, göreceksiniz nasıl tıkır tıkır çalışacak onun o kafası. Neler üretecek de aklınız hayaliniz duracak.

Bu arada iyice foruma dönmüş he.

gerard 15 March 2009 at 13:02

@Cevval Portakal

takdir ettim. yorumlarında haklısın. bu dili benim de öğrenmem lazım. kurs tavsiyen var mı.

forum konusunda da haklısın. bir sosyal tesisimiz bile yok ki arkadaş:D

Larry 16 March 2009 at 14:23

Mim denen şeyi mimlenen point of view’dan baktığımda iyi bişi sanıyordum, bir nevi birbirinize arkadaş kıyağı olarak telakki ediyordum. Şimdi anladığım “gözüne kestirmek” miş aynı zamanda, bir mahsuru da yok bunun, ..Pucca’nın gerçek resmini bulmak için arama motorları seferber edildi, hala zorlayan vardır veya Elif savaşı falan bulduydum mim sayesinde. Profilinize koyduğunuz resimler önemli karar vermemde, yazdıklarınızdan önce ona bakarım. Manukyan mesela; şahsen tanıyorum ama tanımasaydım da koyduğu profil resminden etkilenip takip ederdim. 1 iyi , 1 kötü hissiyatımı paylaşayım son olarak; pabuç kadar dil var hepicağızınızda, en ufak şeyde önce derin bir nefes alıp çekirgesine akıl veren master oluyorsunuz , devam ederse çemkirme başlayıveriyor… bu kötü olanı. Takip ettiklerimin %90′ını kitap yazsın, burdan para kazansın istiyorum…bu da iyi olanı.

Fenasi 16 March 2009 at 15:25

@ Larry,

Mim denen şeyin arkadaş kıyağı anlamı da var internet baz alındığında. Esasında bu olayın çıkış noktası şu;

Tabii ki blog yazarlarının belli bir konuda nasıl tepki verip, nasıl düşündükleri de ölçülüyor. Ancak teknik olarak şöyle bir ayrıntı var;

İnternetteki arama motorları blogları seviyor (Özellikle WP, sevgili Esther). Sebebi sürekli güncellenmeleri ve oraya buraya sürekli link verip, almaları. Bloglar resmi siteler gibi link vermede cimri ve seçici değil çok fazla. Aynı şekilde çok da fazla link alıyorlar.

Bu link alıp, vermeler google ı gıdıklıyor. Blogosferi bir örgü haline getiriyor. Mim olayı biraz bu ateşin üzerine benzin dökmeye benziyor.

O sebeple almak da vermek de iyi mimi. Kıyak olarak böyle açıklanabilir belki.

Master’in çekirgesine akıl vermesi olayına gelince… Öyle hafif bir ukalalık çöküyor belki insanın üzerine, doğrudur. Ancak dozunu kaçırıp, ayağı yerden kesmemek lazım.

Bir de şu var ki, bloglar tasarım olsun, içerik olsun biraz çaba gösterdiğin zaman adamakıllı bişeye benziyor siber alemde. Yani atıyorum, buraya ilk defa düşen bir insan, burada yazanların bir komisyon veya uzman tarafından mutlak doğru fikirmiş gibi sunulduğu izlenimini edinebilir.

Oysa biri zahmet etmiş, işin hamallığını üstlenmiş yazıyor, fikir üretiyor. Okuyan da aynı şeyi yapabilir yorumlar kısmında. Eksiği, gediği kapar.

Bizim memlekette bir forum hastalığı var yıllardır. Artık bunların bloglar ve sosyal ağlara dönmesi lazım.

usatr 16 March 2009 at 17:10

sevgili Fenasi

Hac için ilk önce diyanet e başvuracaksın yok ben öyle çuval gibi gidemem şeklim,benim iki avuç daşşağım var dersen tv gördüm Gamze Özçelik’e(kukusu süper olan manken) ona başvuracaksın VİP umre seferleri yapıyormuş.Bu konu kolay bir sürü alternatifin var.İstersen Ankara ya gel ben seni Hacıbayram götürürüm ordan bir şirket le gidersin.

Gelelim öenmli olan konuya züküşmeye,İsveç de bu işler kolaydır.Erasmus ile yarım yıllık bir Almanya maceram olmuştu ordan biliyorum.Avrupa da bu iş çok kolay Türk karıları gibi onların elmas madenine ulaşmak dağları delmek kadar zor.Yabancı manitalar da bu iş kolay olduğu içinde uğraşmıyorsun buda sana zevk vermeye bilir(haydar dümen gibi oldum).Türkiye ye gel hatta Ankara ya gel buralarda züküşmek çok zor olunca istediğin meyveyi de alınca o kadar mutlu oluyor ki anlatamam.Blog yazarlarına salça olmayı boşver hatunun yazdıklarını okuyorsun bu hatun canavar diyorsun,belki birbuçuk metre boyunda 70 kilo tıknaz birşey.

Fenasi 16 March 2009 at 21:07

@ Usatr,

Ruh güzelliği desek… Rus, İsveç tamam, yeter…
I need something deeper in my life… hahahahaha….

wolkanca 18 March 2009 at 03:37

3-5 tane blogcu manita ayıkladı bu abiniz :)
şahsen bir tanesi hariç diğerleri çok sıradandı. yani blogcudan hatun pek iyi olmuyor sevgili postacılar benim tecrübelerime göre. ruh hastası oluyor bi de bazısı o da kötü. ama yine de bir fantazi sonuçta değişiklik oluyor.

metin the poor 23 March 2009 at 15:57

http://www.endiseliperi.blogspot.com sitesinde yazan platonik aşkımla yatmak isterdim, ama evli malesef:(

Muammer Okumuş 24 March 2009 at 18:04

Bu mimi kaçırmış mıyım?

zorro 22 August 2009 at 01:06

tüh. ben bunu nasıl kaçırdım? ;)

Yorum Postala