9,5 tan 10

Gazetelere düşen ”ateist ve liberallerin genele nazaran daha yüksek IQ ya sahip olması” haberi histerik bir şekilde tüketildi, yorumlandı, lanetlendi, kendine pay çıkaranlar oldu.

Tekrarlamayı gereksiz görüyorum tüm bunları. Görüşler, yorumlar farklılık gösterecektir. Böyle bir sonuca kendim 20 sene önce vardığım için, araştırmanın kalitesini ve tatmin edici olup olmadığını kontrol etmedim. Ancak Kanazawa’nın bu çalışması işkembeden sallama bile olsa, çok kısa bir araştırma sonucu forumlardan ve gazetelerin yorumlar kısmından, raporun sonucuna itiraz edenlerin elinde patlayacak bol malzeme elde edilebilir. Çünkü zeka, yokluğu en kolay farkedilen şey.

Araştırmayı çoğunuz gibi ben de bizzat alıp, incelemedim. Ana hatlarını anlamakta zorluk çekecek bir taraf yok ama. Zekanın göstergesi olarak, memeli bir hayvan olan insanın primitiv halini bırakıp, evrimi yaşamının bir parçası haline sokmasını şart koşuyor Kanazawa.

Muhafazakarların en belirgin özelliği olan aile ve toplum değerleri aslında sürü halinde yaşayan hayvanlarda da görülen, evrimin tanımladığı bir özellik. İlkönce kabileni, sürünü, aileni dış tehditlerden koruyacaksın. Bu güdü insanın doğasında var. Burada liberalleri ve ateistleri muhafazkarlardan, dindarlardan ayıran özellik ise, aramızda ırk, cins, kan, din, kültür, genetik bağ vb ayrımı yapmaksızın tüm toplumları, insan gruplarını kendine dert edinen bir empati geliştirmiş olmamız. Bu açıdan bakıldığında, bir liberalin neden hem ateist olup, hem de başörtüsü ile üniversiteye girme hakkının savunuculuğuna soyunduğu veya ülkeye özel şartlarda demokrasiyi değil, evrensel tanımıyla % 100 demokrasiyi yaşadığı topluma empoze etme çabası içinde kendini helak ettiği daha anlaşılabilir olmalı.

Kendi varoluşunda, default olarak bünyesine aldığı değerleri yıkıp, yerine mantık, bilgi ve etik ile yoğurduğu, insan yapısı değerleri alma çabasıdır bu. Belki tüm bu çabalara, insan neslinin gelecekteki versiyonunun bir prototipini yaratma çabası olarak da bakabiliriz.  Homo Sapiens Futuriensis diye adlandıralım biz bu prototipi.

Kendine verilenle yetinmeyen, aileden ve toplumdan gelen hazır dogmalara teslim olmayan homo sapiens futuriensis, çok doğal olarak hayata ateist bir bakış açısı ile bakacaktır. Şimşek, ateş, deprem, yağmur veya ölümden sonra hayat’ın arkasındaki sebep-sonuç ilişkilerini arama çabası, Kro Magnon insanından beri hep aynı kırmızı çizgiyi takip etti. Kim diyebilir ki, Homo Sapiens’in Manitu, Göktengri ve Allah’a olan inançları, bu inançlara olan ihtiyaçları, birbirinden farklıydı?

Bu ‘‘inanmak” trendi de hiç şüphesiz Homo Sapiens Futuriensis‘in ”öğrenmek, bilmek” trendi ile yer değiştirecek. Prototip bunun üzerine çalışıyor.

Kanazawa’nın araştırmasında bir başka nokta daha var, üzerinde durulması gereken. Yukarıda yazdıklarıma paralel olarak,

Homo Sapiens’in erkek olanı, evrim sürecinde kendi payına düşen ”predator” rolünü de terkedebilecek mi?

Yani hayatı boyunca mümkün olduğu kadar çok dişiyi dölleme isteğinden, sürekli yenilik ve heyecan arama güdüsünden vazgeçirebilecek mi kendini?

Tüm bildiklerime dayanarak yaptığım tahminler bana, Homo Sapiens Futuriensis’in insanlığın OS (işletim sistemi) ni hazırlayıp, işletime soktuktan sonra, bir ”update” olarak bunu da getireceğini söylüyor.

Bu ”update” deki tek problem, predator’un bu güdüsünün ardından giderken yaptığı buluşları, yazdığı romanları, sert mermerden oyduğu heykelleri, keşfettiği kıtaları bir kazaya uğratmamak.

Bugün dahi bu çabanın gitmek istediği yolu ve meyvelerini ikili ilişkilerde görmek mümkün. Homo Sapiens Futuriensis elinde tuttuğu en güçlü silahını, yani beynini ve iletişim kabiliyetini kullanarak, birlikte yaşamın en önemli elementlerinden olan ihtiraslı, doyurucu bir seks için eşine bilincinin derinliklerinde yaşadığı fantezilerini açmayı başarabiliğinde ihanetlere, aldatmalara gerek kalmıyor.

Ateizm ve liberallikten yüksek puan alırım. Predator olmaktan vazgeçme konusunda ise cidden çabalarım var. En azından reçeteyi biliyorum. Ahhh, kimse mükemmel değil ki !!! 9,5 dan 10 olsun.

Bookmark and Share

11 Yorum Postalanmış

eren March 3, 2010 at 3:37 pm

vay aq

Siminya March 3, 2010 at 4:18 pm

Çok anlamadığım bir dil kullanmışın ki sorun değil zaten bende böyle bir gudubet taraf var. Anlamadığım şeyleri beynime sokmak için beynimin ağzına sıçarım. Ya anlayacak yada ona ettiğim hakaretleri anlayacak. Dur bakalım.
Belki yazına “muhafazakar kesim neden daha fazla çoğalır” desteği sağlayacak bir yazı olur diye Lermantov’un (ff’de bu nikle vardı evvelden şimdi sildi hesabını ) şu yazısını önereyim.
Bende ideoloji ile ilgili kendi çapımda bişey yazmadan önce bundan esinlendim. Ona göre sol görüşlü kızlar aşk, sağ görüşlü kızlar çocuk yaparmış hahah.
Neyse arada saçmalasa da genede herif gerçekten çok donanımlı biri.
http://cengizchefikir.blogspot.com/2010/01/bir-baska-acidan-fasizm-cinsel-sovenizm.html

goksel March 3, 2010 at 4:35 pm

söz konusu araştırma, bizim renkli basında ise aldatan erkeklerin ıq’su düşük başlığı ile verildi. habere bakış açısı budur işte.
göksel

yavuz akkaya March 4, 2010 at 12:34 am

Tjenare 5 posta
Eftersom min svenska är bättre än min turkiska så använder jag den. Jag vet att du lever i Eskilstuna antar jag att du kan svenska. Jag är inge vidare hacker och har alltid haft problem å komunicera med bokstäver. Jag har följt dig sen några månader, och tycker att du skriver jävligt intresant. Det du skriver här ovan är precis hur jag känner (och vet ) sen länge. Jag har alltid varit ateist och som du beskriver liberal. Alltid haft en stor sex lust. Jag har förståt att jag har haft tur, och fått lite mer intiligens än genåm snittet, Jag växte upp i Sverige sen jag var åtta år med en halft alkoliserad men otroligt bra och ateistisk pappa. Jag har kunnat se och ta vara på det bästa av sverige och svenskar och kombinera med det bästa hos oss turkar. Jag skriver mest för att jag är nyfiken på dig, och att jag tyckde att det var en interesant inlägg. Hör gärna av dig, på svenska eller på din perfekta turkiska. Selamlar yavuz.
Ps. Enda nackdelen är att du håller på fenerbahce. Cimbom är mycket bättre just nu. Och heja bajen!

püf noktası fetişin alası March 4, 2010 at 3:06 am

araştırma ile beraber ortaya çıkan sonuç; atesitlerin dindarlara göre daha zeki olması değil aralarında fazla bir fark olmamasıdır…

kezban March 4, 2010 at 8:30 pm

9,5 tan 10 ‘toplam’ içinse bişey diyemem ama predator olma konusunda 4,5 tan 5 olabilirsin en fazla diye düşünüyorum. nasıl yaşadığını bilmiyorum, yazdıklarını okuyarak verilmiş bir not tabii ki bu.

E Tolga March 6, 2010 at 7:35 pm

Merhaba,

Araştırmanın kendisine ve yarattığı yankılara dair dikkatimi çeken bazı noktalar oldu. Öncellikle hem 5posta hem de diğer yorumcular Liberal sözcüğünü kıta avrupasında yorumlandığı şekliyle, yani Klasik Liberal veya Liberteryen şeklinde anlamış. Ancak araştırmada Liberal ve Muhafazakar kavramları ABD’nin politik sözcük dağarcığındaki karşılıklarıyla kullanılmış.

“The study takes the American view of liberal vs. conservative”[1]

Dolayısıyla araştırmada kullanılan Liberal sözcüğünü, tam olarak karşılamayacak olsa da, Sosyal Demokrat olarak anlamak daha doğru olacaktır diye düşünüyorum. Araştırmayı yapan kişiler de kendilerini Liberal olarak görmediklerini ayrıca ifade etmişler.
“Neither Bailey nor Kanazawa identify themselves as liberal; Bailey is conservative and Kanazawa is “a strong libertarian.”

5posta, senin de daha önceki post’larda Sosyal Demokratlara hafiften salladığını hatırladığımdan, kendini bu kontekste Liberal olarak görmediğini, Amerika’da liberteryan olarak ifade edilen siyasi görüşe daha yakın hissettiğini düşünüyorum.

Arşatırmaya dair dikkatimi çeken bir nokta da araştırmacıların referans olarak kullandıkları IQ ölçümlerini genç ergenlerde yapılmış olması ve sosyal çevre, yetişme ortamı gibi faktörleri dikkate almamış olmamaları. Tabii, eğer bunu dikkate aldılarsa ve bu haber kaynaklarında anlatılmadıysa bundan sonra yazacaklarımı gözden geçirmeye hazırım.

Sosyal çevre ve yetişme ortamının insanın IQ potansiyelini geliştirmesinde kritik bir rol oynadığını herkes kabul eder diye düşünüyorum. Mozart dinlemenin bile IQ puanlarına etkisinin olduğunu iddia eden araştırmaların olduğunu düşünülürse beslenme, aile ortamı, eğitim kalitesi, yabancı dil öğrenme gibi imkanların IQ üzerinde ne kadar büyük bir etkisi olabilieceğini tahmin etmek zor olmasa gerek.
Böyle olunca, toplumun alternatif fikirlere ulaşma imkanı olmayan kesimlerinin aynı zamanda IQ potansiyellerini maksimize etme şansı olmayan kesimlerden çıktığı kolaylıkla görülebilir diye düşünüyorum. Örneğin, Kırşehir’de büyüyen birisi İstanbul’da yaşayan birisine kıyasla sadece ateizm gibi alternatif düşüncelere ulaşma imkanı bakımından kısıtlı olmayacak, aynı zamanda kendini zihinsel olarak da geliştirme imkanı bulamayacaktır. Aynı şey Amerika için San Francisco(Liberal) vs Wiscon(Conservative) karşılaştırmasında uyarlanabilir.

Benim merakım ve eleştirim, sosyal çevre ve yetişme ortamına bağlı faktörler etkisiz hale getirildğinde, araştırmacıların iddia ettiği IQ farkları gene ortaya çıkacak mı?

Bunun yanı sıra, normların ve toplumsal sistemin farklı olduğu ülkelerde bu farklar acaba gene bu şekilde mi olacak? Örneğin, Sovyetler birliğinin en şaşalı dönemlerinde acaba ateist ve komunist olanlar mı daha zekiydi yoksa kendi istekleriyle dindarlar ve kapitalist olmaya cesaret edenler mi? (Bu konuda Kasparov’un siyasi görüşleri araştırılabilir.)

Bununla beraber madem ki bu araştırmayı temel alarak bazı yorumlarda bulunuyoruz. Araştırmacıların önermelerinin ne olduğunu daha iyi anlamak gerekir diye düşünüyorum. Benim anladığım kadarıyla araştırmacılar “zeki insanlar evrimi hayatlarının bir parçası haline getiriyorlar” demek istememişler. Bence, daha çok şunu söylemeye çalışmışlar:

Zeki insanlar evrimsel açıdan kendilerine kodlanmış davranışlar yerine daha özgün (novel) davranışlar gösterme eğilimindedirler.

Burada eksiklik özgün(novel) davranışların aynı kategori altında incelenmiş olması.İnsan çok eşli, dindar veya muhafazakar olaraka da evrimsel açıdan özgün davranışlara sahip olabilir diye düşünüyorum.

Örneğin, insan çok eşli olarak da predator özelliğini kaybedebilir.Örneğin, hayatlarını sakin sakin iki erkek bir kadın şeklinde mutlu mesut yaşayan hayali üçlü bir evlilikte, ben predator bir taraf göremiyorum.

Ayrıca milliyetçilik’in yaklaşık 250 yıl, semavi dinlerin ise 3000 yıllık bir mazisi olduğu düşünülürse, milyonlarca yıllık canlıların evrimi yanında görece oldukça yeni ve özgün fikirler oldukları savunulabilir.

Fazla uzun ve sıkıcı olmadı umarım.

1 – http://www.cnn.com/2010/HEALTH/02/26/liberals.atheists.sex.intelligence/index.html

Fenasi March 7, 2010 at 1:57 am

@ E Tolga,

Benim buradaki yazımın çok büyük bölümü, Kanazawa’nın araştırmasından bağımsız, kendi düşüncelerim. Kanazawa’nın araştırmasında, yazıma ilham veren ögeler aslında yalnızca, 1 – başlığı, 2- araştımanın içinde geçen, senin verdiğin linkte de yazdığı şekliyle ” liberalism and atheism all go against what would be expected given humans’ evolutionary past” bölümü ve 3- son olarak da 5 Posta’nın konsepti içinde yeralması yüzünden erkeğin seksualitesi.

Sen yazıda 2. ögeye atfen ”zeki insanların evrimi yaşamlarının bir parçası haline getirmeleri” cümlesini almışsın. Gerçi yazının tümüne bakıldığında, bunun açılımı, ”Kendi varoluşunda, default olarak bünyesine aldığı değerleri yıkıp, yerine mantık, bilgi ve etik ile yoğurduğu, insan yapısı değerleri alma çabası” cümlesi olarak düşündüm ben. Kanazawa’nın çıkarımına paralel olarak benim koymaya çalıştığım şey aslında buydu.

dediğim gibi, buradaki yazı Kanazawa’nın araştırmasından esinlenip, kendi hayatım çerçevesinde, kendi görüş ve incelemelerime dayandırdığım, tabi ki objektif olmayan, subjektif olan bir yazı.

Sosyal çevrenin zekaya katkısı ise tabi ki tartışılmaz. Eh yalnız o zaman da Kemalist bir aileden ve müslüman bir ülkeden yetişmiş biri olarak oldukça iyi bir iş çıkarmışım, diğer Türk liberalleri ile beraber. Ve ayrıca 40 yıl sosyal demokrasi ve monopol ile yönetilmiş İsveçli liberallerle beraber. Buraya smiley koyayım mı? :)

Bazen bir sigara yalnızca bir sigaradır. Kendi coğrafyamıza dönecek olursak, Tr deki gündemi takip eden, sosyal medyada bu tip konuları izleyen ve tartışan biri olarak, Kazanawa’nın araştırmasından ayrı yaptığım tespitin ve yazının yüzde yüz arkasındayım. Ermeni soykırımı yasa tasarısı da bu tespitimin üzerine biçilmiş kaftan gibi oturdu. İkna olmayanlar için laboratuarda bir kere daha test etme fırsatı ele geçti.

İşaret ettiğin gibi Amerikan sağ-sol u ile Avrupa sağı ve solu arasında çok büyük farklılklar var.

Örneğin Amerikan konservatizminde hristiyanlığın etkisi Avrupa’daki gibi hiç değil. Belki bir istisna Polonya olabilir. Amerikan toplumunu derinden etkileyen bir Yahudi-Hristiyan değerleri topluluğu hem felsefik olarak hem de politikanın Amerikan toplumuna yansımasında önemli etki yapıyor. Avrupa sağı çok daha farklı.

Yine işaret ettiğin gibi ABD de liberal demek, bizdeki sol, sosyal demokrat ile eşdeğer denilebilir. Fakat bildiğim kadarı ile bu ekonomik konularda böyle, sosyal konularda değil.

Ötesinde, bu bir Amerikan araştırması değil. London School Of Economics’den Satoshi Kanazawa tarafından yapılmış bir araştırma. İsim japon, hocamızın mail adresinden de anlayacağımız üzere İngiltere’de ikamet ediyor kendisi. S.Kanazawa@lse.ac.uk . Kendi sitesi http://personal.lse.ac.uk/Kanazawa/

Evet, çalışma Amerikalılar üzerinde yapılmış. Ancak şöyle diyor verdiğin linkte, ilk paragrafta:

”people who identified as liberal and atheist had higher IQs”

yani denekler kendilerini değil, biri denekleri identify yapmış. Eğer bu değerlendirme Kanazawa ve London School Of Economics’in değerlendirmesi ise o zaman yine de bizim anladığımız türde liberal bunlar.

E Tolga March 7, 2010 at 4:07 am

@5posta

Tekrar Merhaba,

Öncellikle zaman ayırıp cevapladığın için sağol, ancak ben yorumumu özellikle senin yazını eleştirmek için yazmamıştım. Daha çok araştırmanın ve genel olarak yapılan yorumların kendimce bir kritiğini yapmak istemiştim. Blog’u uzun süredir takip etmeme rağmen tamamen tesadüfen ilk yorumum bu post’a denk geldi.

Liberal olayına gelince, CNN’deki haberde çalışmadaki deneklerin ABD’de yer aldığı ve çalışmanın (belki de bu nedenle mecburiyetten) ABD’deki liberal vs conservative ayrımına göre yapıldığı yazıldığı için ben bu çıkarımı yaptım. Araştırmanın orjinaline ulaşmadan veya Kanazawa’ya sormadan sanırım tam olarak ne demek istediğini anlamımız mümkün olmayacak, ama ben şimdilik ABD’deki politik kavramları kullandığını varsaymaya devam edeceğim.

Bu arada blog’un gerçekten çok güzel ve ilginç. Her fikrine katılamasam ve bazı yazılarını bilinçli olarak provokatifce hazrılanmış bulsam da hep takip etmeye çalışıyorum.

IQ konusunda ise iyi iş çıkardığın belli. En azından çok ilginç ve özgün bir iş çıkardığını taraflı tarafsız herkes kabul eder diye tahmin ediyorum :)

Başarılar & Kolay Gelsin,

makarios March 7, 2010 at 6:53 am

@Fenasi,
sadece ufak bir duzeltme (oyle uzun boylu ukalalik yapmak degil niyetim):

”people who identified as liberal and atheist had higher IQs”
Turkce anlami: Kendilerini liberal ve atheist olarak gorenler (identify edenler) in IQ lari daha yuksek cikti [arastirmaya gore]

eger “people who *WERE* identified as liberal and atheist had higher IQs” deseydi o zaman senin dedigin gibi disardan birilerinin bu yaftalamayi yapdigi anlami cikardi.

Fenasi March 7, 2010 at 10:17 am

@ başpiskopos,

teşekkürler. yine de şu araştırmanın tamamına bakmak lazım. kanazawa’nın ne dediğini o zaman daha iyi anlarız. sonuçta bir önceki yorumumda dediğim gibi araştırmadan aldığım ”köşe noktaları” üzerine kendim bir açılım yaptım. yineliyorum, en azından anadolu ve rumeli’de bu yukarda yazılanı gönül rahatlığı ile kabul edin. alın sizlere bir örnek http://ff.im/gXFKY

@ E Tolga
Ne demek? Sen vaktini verip yazmışsın. Ben teşekkür ederim.

Yorum Postala

Additional comments powered by BackType