Aşk İksirinin Formülü

Son günlerin popüler konusu, Aşk. Aşık olarak yapılan seks, duygusallığın olmadığı seks… Grup seksle ilgili postanın yorumlarında bu havaları sezdik. Rumuz Dolce Vita, yorum yazmak yerine iletişim bölümünden bir soru yöneltmiş. Aşkın benim için tanımını ve önemini merak ediyor. Esasında bayağı da uzun yazmış ama kısaca özetleyecek olursam ”ye, iç, mala vur… Bununla hayat geçer mi? Niye gerçek aşkı aramıyorsun?” a bir cevap vermemi bekliyor.

Kolay cevabı olmayan bir soru. Aslına bakarsanız geçtiğimiz günlerde aniden önüme pat diye çıkan birşey olmasa bu sorulara cevap vermek kolay olmayacaktı. Ama şimdi hazırım…

İlk önce olaya gerçekçi bir gözle bakıp aşkın tanımını yapmaya çalışalım. Aşk, pekçok insan için fırtınalı bir mutluluk. En azından ilk evresi böyle… Benim çok inandığım birşey değil açık söylemek gerekirse. Oysa ki fırtınalı mutlulukları çok yaşadım ve her zaman da açığım. Ben bu aşık olma meselesini daha çok keyif verici bir madde kullanmaya benzetiyorum. Sarhoşluk hissi, kontrolü kaybetme duygusu, omuriliğinin uyuştuğunu hissetmen, panik, şüphe, açlık, dilin kuruması, tatlı birşeyler yeme isteği, gülme krizleri…

İhtiyacımız olduğu zaman aşık oluyoruz. Hayatımızda gelişen diğer olaylar bizi aşık olma ihtiyacına sürüklüyor. Kilitlenen bir ilişkide sıkışıp kalma, yeni bir yere taşınma, tatile çıkma, üniversiteye başlama. Bir fazdan diğerine geçebilmemiz için bize yardımcı oluyor aşk. Bu tabii olayın giriş bölümü…

İkinci bölüm biraz sıkıntılı. Çokça gözyaşı, kavga, sıkıntı olabiliyor. Buraya fazla girmeyelim… Aşkların hepsi bitiyor. Aynı evi paylaşmaya başlayıp faturaları ortak ödemeye başladığınız andan sonra çok yaşamıyor bu meret.

Ancak aşık olmanın verdiği o ilk heyecanları tabii ki kelimelerle anlatması zor. Yukarıdaki keyif verici madde örneği iyi açıkladı. Temiz aile çocukları için verebilecek başka bir örneğim var mı bilmiyorum. Seni sözleriyle, seksapelliğiyle, saçıyla, kaşıyla, dudağıyla, ayak bileğiyle kısacası herşeyi ile deliye çeviren bir insanla beraber geçirdiğin ve sürekli kendinizi çakırkeyif hissettiğiniz anların tanımı diyebilirim belki.

Geçtiğimiz günlerde pat diye önüme çıkan şey, herkese benim bu işten neyi anladığımı çok iyi anlatacak herhalde. Defalarca seyrettim. Her seferinde kendimi, kendi kendime tebessüm ederken yakaladım. Siz de biliyorsunuz gençlerin hikayesini. Pavla ve Eugene… Aranızda kaçıran varsa videoyu seyretmeden önce o postayı okusun muhakkak.

Bu arada Pavla’nın ne kadar çekici ve güzel bir hatun olduğunu sizlere onaylatmak istiyorum. Seviyorum böyle abartısız, sade ama dopdolu insanları. Bir insanın cidden de yüzünden okunabiliyor ne mal olduğu. Signora Dolce Vita umarım tatmin oldu…


AŞK POSTASINA İLAVETEN BONUS POSTA

Türk insanında bir rakı saplantısı var. Rakı balık, boğazda rakı içelim, rakı sofrası, rakı muhabbetleri… Aksi gibi bir türlü ısınamadım ben de ona. Bir kere tatlımsı tadı hiçbir yemekle uymuyor bana göre. Ayrıca yemekle içilmesi, sofrada oturulurken tüketilmesi onu statik bir içki kılıyor. Hareket halinde içemiyorsun. Oysa her duruma göre içki var. Barda arkadaşlarınla ayakta muhabbet ederken, büroda çekmeceden çıkarıp içerken, iyi bir restoranda güzel bir kadınla yemek yerken, evde misafirlerinle, metroda güvenlikden gizli içerken, bir hatunla ağızdan ağıza aktarırken…. Bu anların hepsine uyacak içki çeşitleri var. Rakı bunlardan hiçbirine uymaz mesela. Erkek erkeğe muhabbetlerin içkisi o daha çok.

Bakınız yukarıdaki videoda Eugene ne içiyor? Yeşil şişenin içindeki Becherovka. Pavla Çek cumhuriyetinden, video da büyük bir ihtimalle orada yaptıkları bir taksi yolculuğundan. Becherovka da zaten Çeklerin milli içkisi. İkiyüz yıl kadar önce kaplıcaları ile ünlü Karlovy Vary bölgesinde bitkilerden yapılmaya başlanmış. Doğruluğundan emin değilim ama bir rivayete göre ilk zamanlarda damla yolu ile anüsten alınıyormuş. Daha hızlı sarhoş olmak için…

Sert de bir içki… Bakmayın Eugene’in kafaya diktiğine, yalnızca rakı-kavuna antremanlıysan adamın anasını sker, sabahlara kadar böğürürsün.

Eğer sek içeyim diyorsan midenin altını birkaç tane pivo cerne (siyah bira) ile döşemen lazım. Yok, ‘ben bunu insan gibi de içerim” diyorsan al sana iki tane kokteyl.

BETON

Uzun ince bir bardağa

5 cl Becherovka
2 cl limon suyu
15 cl tonik

Buz ve limon dilimiyle de süsle

Bir de White Russian‘dan esinlenerek WHITE CZECH yapacak olursak

Uzun ince bir bardağa

2 cl vodka
4 cl Becherovka
1 çay kaşığı bal
2 desilitre süt
ve buz

Yarasın !!!

DipNot: Tabii ki 12 ayın en şereflisi bittiği zaman tüketin bu zıkkımı. Ben yine söyleyeyim de. Die Partiet bozulmasın yaptığımız yayına. Her ne kadar inanç özgürlüğü de olsa memlekette … Heil mein Führer !!!

Bookmark and Share

Sert veyahut Yumuşak

Başka bir yazıya bırakacağım kendi fikirlerimi. Bazen yalnızca laf ebeliği oluyor, hele ki o konuda yapılmış gayet iyi bir açıklama varken. Konu haşin veya romantik seks.

Konuyu daha iyi açıklayacak bir müzik videosu var. Tenacious D ilginç bir grup. Rockstar gibi gözükmeyip yalnızca işini yapan, hem de pekçok göstermelik sanatçıdan daha iyi yapan ikili de bu konuya parmak basmış.

Bookmark and Share

Barely Legal – Tehlike Yok !!! Yaşı Tutuyor

Rag Doll Aerosmith’in ünlü parçası… Kelimenin asıl anlamı ”oyuncak”… Aerosmith‘in sevdiğim parçalarından biri. Joe Perry nin slide blues gitar riflerini doyarak dinliyor insan… Slide gitar çok eğlenceli bir olay, gitara merakı olan herkese öneririm. Amfi’yi kökleyip klavyeye hakkını vererek denenmeli…

Bu posta bir anlamda 5posta’nın tüm konseptini içeren minik bir posta oldu. Pop kültürel bir pakette sunulmuş haliyle… Neden? Çünkü rock müzik var, seks/erotizm var, hayatı ti ye alıp eğlenceli yanlarını öne çıkarmak var, asyalı bir hatun var, estetik var… Biraz da içine rock kültürü şeysi eklediğim için hafif bir öğretici yanı da var. Slide gitar ne demek bilmeyenlere duymaları için parçayı da verdik. Gerisi size kalmış. Resimlerin altında Rag Doll un sözleri de var… Daha ne yapayım?

Volümü kökleyip, resimlere tıklayın….

Rag Doll, livin’ in a movie
Hot tramp, daddy’s little cutie
So fine, they’ll never see ya leavin’ by the back door, man

Hot time, get it while it’s easy
Don’t mind, come on up and see me
Rag Doll, baby won’t you do me
Like you done before

I’m feelin’ like a bad boy
Mmm, just like a bad boy
I’m rippin’ up a Rag Doll
Like throwing away an old toy

Some babe’s talkin’ real loud
Talkin’ all about the new crowd
Try and sell me on an old dream
A new version of the old scene

Speak easy on the grape vine
Keep shufflin’ in the shoe shine
Old tin lizzy, do it till you’re dizzy
Give it all ya got until you’re put out of your misery

(Chorus)

Yes, I’m movin’, Yes I’m movin’
Get ready for the big time
Tap dancing on a land mine

Yes I’m movin’, Yes I’m movin’
Old tin lizzy, do it till you’re dizzy
Give it all ya got until you’re put out of your misery

(Chorus)

Baby won’t you do me, baby won’t you do me….
Like you done before (huh huh)

Yes, I’m movin’, Yes I’m movin’
Get ready for the big time
Get crazy on the moonshine

Yes, I’m movin’, I’m really movin’
Slow gin fizzy
Do it till you’re dizzy
Give it all you got until you’re put out of your misery

(Repeat Chorus)

Bookmark and Share

Fareli Köyün Kavalcısı

Çek yahudisi Pavla Fleischer (Fleicherova) 2004 yazında Ukrayna göçmeni, Amerika’da yaşayan Eugene Hürtz e aşık olur. O dönem film okulunda öğrenci olan Pavla bir arkadaşının ısrarı ile bir akşam Chinatown daki Bulgar barına müzik dinlemeye gider. Eugen burada dj lik yapmaktadır. Bununla da kalmayıp New York un ünlü Punk-Rock gruplarından Gogol Bordello‘nun da lideridir. Pavla’nın çingene müziğine olan ilgisi ve Eugene’nin karizmatik kişiliği birleşince şimşeklerin çakması çok zaman almaz.


Pavla & Eugene, plastik çatal bıçağa dikkat!!!

Pavla, şöyle anlatıyor aralarındaki olayı… Türkçeye çevirmedim, atmosferi kaybeder diye de bir bakıma….

”I had become obsessed with Eugene. That’s what it was. One drunken car ride with him in the summer 2004 and I could not get him out of my mind.

He was loud and obnoxious but with passion I rarely saw in men I have known. He serenaded me with gypsy songs, and enchanted me with his spirit.

I needed more time with him but sadly, Eugene did not need me. He was after all the lead singer of the new Yorks’s notorius Gypsy Punk band, Gogol Bordello, with no shortage of female fans.

Like a woman possesed I played my final card, and appealed to the only thing I could: his ego. ”I’ll make a film about you”.

Anladığımız kadarıyla Pavla’nın bu aşkı karşılıksız kalıyor. Ancak sanatçı kişiliği ile çektiği aşk acısını birleştirince ortaya mükemmel bir belgesel çıktı. The Pied Piper Of Hützovina…Belgesel’in konusu Eugene’in anavatanı Ukrayna’ya köklerini aramak için yaptığı ziyaret.

Kiev’de 1972 de doğmuş Eugene… Rus, çingene, Ukrayna karışımı bir aileden geliyor. Benim Gogol Bordello ile tanışmam 3-4 yıl öncesine dayanıyor. Hep üzerine basmak istediğim konu, copyright kanunlarını çiğnemek sayesinde tanıştım bu mükemmel grupla. İki konserlerine gittim şu ana kadar. Bir müzisyeni canlı performansını izlemeden değerlendirmek olmaz. İnanılmaz bir enerji, inanılmaz bir şov, bunun yanında çok samimi ve içten…. Böyle özetleyebilirim Gogol Bordello ‘yu. Eugene i izlediğin zaman bir entertainer olmanın ne demek olduğunu görüyorsun ayan beyan…

Burada da arada bir belirttiğim üzere, etnik müzik ve özellikle orta ve doğu avrupa, rus, çingene müzikleri ilgi alanım. Bu bakımdan Eugene’yi keşfetmek abartmak gibi olmasın ama, kardeşini bulmak gibi birşey oldu benim için.

The Pied Piper Of Hutzovina DVD NEW TRAILER!
Uppladdat av slingshotstudios

DVD yi almadım henüz, ama ilk yapacaklarım arasında… Yeni albüm Super Taranta çıkalı çok olmadı… Bir tane de parça oradan koyayım…

Bookmark and Share

Air Guitar & Air Seks

Air Guitar dediğimiz olay genelde sarhoşken yapılan birşey. Belki zaman zaman Ankara Manhattan Bar‘da Süleyman Bağcıoğlu‘nu blues çalarken dinlediğimizde de yapabiliriz. Tamamen utangaçlık katsayımız ve karakterimizin şebekliğe olan yatkınlığı ile ilgili bir olay. Ecnebilerde ise daha normal ve yaygın bir eğlence yöntemi. Hatta yarışmaları bile yapılıyor. Buyrun buradan yakın… 1.20 dakikaya gelene kadar fazla bir icraat yok ama sonrası eğlenceli… Kahramanımızın takma adı Tiger

World Championship Air guitar 2007 (end)
Uploaded by aj85553

Dünyadaki gereksiz işler müdürlükleri japonlara verilmeli… Air gitar olayını sekse uyarlamak, kafayı aganigi ile bozan japonlar açısından hiç de zor olmamış zannediyorum… Gitar olmadan rockstarlığa soyunmak, partner olmadan seks yapmak… Fikrin çıkış noktası bu…

Air_Sex_Funny_Shyt_
Uploaded by kukuriku1907

Bookmark and Share

Rock Müziğin Orospuları

Kiss konseri vardı cumartesi günü. Metroda, sokaklarda yüzünü gözünü boyayan bir sür insan stadyuma doğru ilerliyordu. 80 lerin American Rock u dediğimiz olay İskandinavya’dan nedense çok popüler.

 

Türkiye’dekinin tam tersi bir olay esasında bu rock müzik dinleyicisi insan topluluğu ve zevkleri. Benim üniversite yıllarımda yüksek öğrenimde rock müzik dinleyenler her zaman ağırlıktaydı. Batı dünyasında ise daha çok işçi kesiminin, eğitimi düşük olan kesimin müziği bu. Ayrıca Türkiye’de genelde İngiliz Rock u dinlenirdi o zamanlar, yani 90 ların sonunda… Kim mesela…. Deep Purple, Led Zeppelin, Pink Floyd çok dinlenirdi. Bir de upuzun saçlı heavy metalci üniversite gençliği vardı. Onlar Sepultura filan takılırdı.

Avrupa ve özellikle İskandinavya, 80 li yıllardaki jenerasyonu ile klasik Amerikan rock guruplarına çok düşkün. Sebebi 60 larda ve 70 lerde doğan bu jenerasyonun, toplumdaki süper ekonomik refahın da etkisiyle 80 lerde tamamen sex, drugs & rock and roll hayatı yaşamış olması diye tahmin ediyorum.

O günleri kolay kolay unutmaları mümkün değil insanların. Dolayısıyla o dönemin müziğine de sıkı sıkıya sarılıyorlar. Bu yüzden olsa gerek Kiss ve Aerosmith hala çok popüler. Aerosmith benim için ehhh… Şöyle böyle… Kiss’den nefret ederim. Boktan müzik yapan bir palyaçolar topluluğu. Ancak eşşeği de bağlasan 30 -35 yılda birkaç iyi parça yapar misali, onların da hoşuma giden iki veya üç parçası var.

Kiss’i zaten ünlü yapan müzikleri değil, sahne şovları. Tek örnek de onlar değil zaten. Esasında popüler kültürün icracılarının her zaman başvurduğu yol değil mi bu? Yeteneğin yoksa, memelerini salla, götünü göster. Britney’in falan arbadan inerken ”kazayla” kuku göstermesi de bu yüzden.

İcra ettiği işin hakkını veremeyip seks ögesini kullanarak prim yapmaya çalışan bir başka topluluk ise Kızlardan oluşan rock gurubu Rockbitch. İlkönceleri rock, jazz ve funk temaları içeren bir müzik tarzını bnenimseyen Rockbitch zamanla punk, metal şeysine kaydı. Fakat grupta işler iyi gitmiyor, konser salonları dolmuyordu. Artık sahnelere veda etmeye karar vermişken son konserleri olacak gösteride ilginç birşey denemeye karar verdiler. Neydi bu? Sahnede gurup seks…. Tabii seks her zaman satan bir şey olduğu için o gün bugündür grubu lağvetmek şöyle dursun, çıktıkları her konserin biletleri yok satıyor.

Find more videos like this on RedTube

Rockbitch konserlerinde ilginç atraksiyonlar var, söz etmeden geçmeyeyim. Golden Condom adını verdikleri olay şöyle gelişiyor. Konser esnasında gurup üyeleri sahneden seyircilerin üzerine bir prezervatif atıyor. Bu prezervatifi yakalayan seyirci sahne arkasına geçip (backstage hesabı) grup üyelerinden bir veya birkaçını düzme hakkına sahip oluyor. Hatta bir konser esnasında bu prezervatifi ele geçiren, konsere beraber çıktıkları The Dangerfields adlı gurubun elemanı Johhny Goatboy (ne biçim soyadı bu?) sahnenin ortasında, milletin gözü önünde Rockbitch’in iki elemanını aynı anda düzüveriyor.

Gurubun sahne şovları bununla da bitmiyor tabii ki. Fisting ve Golden shower da sık sık rastlanan bir tema konserlerde. Aranızda varsa ”ne ola bu golden shower ve fisting???” diyen, bir iki gün beklesin… Devamı videoları ile gelecek…

Bookmark and Share

Fransız'ın Siki Taşşaana Denk Olanı

Seyretmedim dersem hava atmış olmak için olur. Evet Eurovision şarkı yarışmasına baktım. Kayda değer neredeyse hiçbirşey yoktu ama misafirlerim vardı ve yarışmaya bakmak istedikleri için ben de bakmak zorunda kaldım diyeyim. Bir ikisi dışında çok dandik müzikler vardı. Bunların içinden en çok takdirimi alan şarkı Sebastien Tellier in şarkısı Divine oldu. Sebebine gelince… Herşeyden önce dil faşistlerine kapak olduğu için… Fransa hakkında az buçuk birşey bilen herkes onların Fransızca konusunda ne kadar tutucu olduğunu bilir. Puştlar başka dil bilseler bile konuşmazlar. Fransızca dünyanın en üstün dili ya…

Ancak bu seneki organizasyona Tellier İngilizce bir parça ile katıldı. Çokça da tepki almıştı kendi vatandaşlarından. Onlara cevabı şu oldu Tellier’in;

Şarkıyı İngilizce söyledim diye ekmeğin tadı daha kötü olmayacak yarın. Ayrıca sözlerin arasına da birkaç kelime Fransızca sıkıştırıyorum… Fransızlara şirin gözükmek için…

Bu alaycı fakat zeki açıklama kibirli Fransızları susturmaya yetmemişti. Ancak yarışmanın sonucunda Fransa uzun yıllar alamadığı kadar iyi bir derece aldı. Antiparantez olarak organizasyona katılan ülkelerin parçalarını kendi dillerinde söylemeleri taraftarı olduğumu söylemeliyim.

Tellier’in bu parçasını sevmemin başka bir sebebi ise yarışmaya katılan ve göt, bacak sallayarak yarışma kazanacağını zannedip, şatafatlı şovlar hazırlayan İsveç ve Ukrayna gibi ülkelerin yanında Sebastien’in sahnedeki yarışmayı hiç siklemeyen tavırları ve rahatlığı oldu. Bu boktan organizasyonu ti’ye alan hareketleri ile gösteriye renk kattı Tellier.

Bookmark and Share

Erkekler Neden Aldatır? Gene Simmons Sex Videosu

Kiss grubunun basisti Gene Simmons‘un, Red Bull fotomodeli olan Elsa isminde Avusturyalı bir hatunla olan seks videosu internete düştü geçenlerde. 58 ‘lik Simmons karısı Shannon Tweed ile 25 yıldır evli. Simmons ailesi aynı zamanda “Gene Simmons’ Family Jewels” adlı bir reality show programı da yapıyor tv de.

Uyanığın biri hemen para kazanmanın yolunu bulmuş bu skandaldan. 19.95 $ a videonun uzun versiyonuna ulaşıyorsun. Buldum internetten iki tane kısa parça ve download ettim. Şimdi bunları bedava yükleyip sitemde yayınlayabileceğim kodları bana verecek bir yer arıyorum. Birkaç tane var ama onlarda filmlerin yayınlama hakkının bende olup olmadığını soruyorlar. Şu copyright olayını bir bilene danışmak lazım, ancak O da bize küs!!!

Herneyse 58′lik Simmons bir otel odasında bu model bozuntusuna kayıyor (Bu kayıyor kelimesini kullanmak ayıp kaçtı mı acaba? Ne deseydim? Aşk yapıyorlar…) Sen koskoca efsanevi Kiss grubunun bir elemanısın. Bula bula bu şırfıntıyı mı buldun diyesi geliyor insanın. Bakın gül gibi karısı var…Büyük konuşmayayım ben Simmons’un yerinde olsam asla yapmazdım. Sebebine gelince…

1 – Hatunun göğüsleri abartılı silikon. Gerçek USA Fender Stratocaster ile gitar çalmak var bir de Meksika yapımı Fender Squire ile çalmak var. Fark bu kadar büyük…Silikon 5 posta’da diskalifiye sebebi bilindiği üzere.

2 – Tamam, hatun korse ve jartiyer takmış. Bu önemli bir artı puan. Özellikle de benim gibiler için. Fakat plaj tokyoları bütün olayı öldürüyor. Kusura bakma Gene, kapıyı gösterirdim ben olsam.

3 – Tek artı puan…Sözde fotomodelimizi kayılmaya değer kılan, saç modeli görüldüğü özere. Sarı saçlar yanlardan iki kuyruk yapılarak toplanmış. Bir diğer nokta ise, kızın Avusturyalı olduğu dikkate alınırsa fantazi olması açısından ondan ağzı doluyken ”yallaloi, yallaloi” diye bağırması istenebilirdi.

Aldatma konusuna gelince, geçenlerde Goddess erkeklerdeki Zeus kompleksinden bahsetti.

Ataerkil dünya düzenine uygun, çapkın bir mitolojik karakter olan Zeus her erkeğin aslında olmak istediği kişi, rol modeli, ulaşmak istediği şâhikadır
………………………………………

Evlendiği asıl eşi Hera, esasen ablasıdır. Hera’yı aldatma konusunda kırdığı rekorlarla hiçbir erkek yarışamaz. Esasen, yalnızca diğer Tanrıçalarla kırıştırmakla ve onlardan çocuk yapmakla kalmamış; dünya üstündeki o dönemin en güzel kadınlarıyla da birlikte olmuş ve onlardan da çocuklar yapmıştır
………………………………………

Hâsılı kelam, Zeus bir mitolojik figür olarak, her erkeğin ulaşmaya çalıştığı ve hatta aşmayı istediği, ama bunu asla başaramayacağını içten içe bildiği [ömrü vefâ etmeyeceğinden] ve kıskandığı poligami idolüdür.

Teori ve bilgi olarak eleştirilecek hiçbir yanı yok bu yazının. Biraz kendi fikirlerimi üzerine katacak olursam, bunda garipsenecek hiçbirşey olmadığını söylemeliyim en başta. Her erkek mümkün olduğu kadar çok sayıda dişiyi döllemek ister. Bu genetiğimize programlanmış bir şey. Ancak yerleşmiş ahlak kuralları, toplum baskısı, kişinin sosyal şartları vb. etkenlerden dolayı erkekler çoğu zaman bu duygularını bastırıyorlar. Fakat ilk fırsat çıktığında genetiğe teslim olunuyor. Bir laf vardır, ”erkek paralanınca ilk önce arabayı, sonra karısını değiştirir” diye. Rus milyarder Abramoviç buna en çarpıcı örnek.

Şunu da belirtmek lazım ki aşık olduğumuz zaman aldatma ihtiyacı hissetmiyoruz. Fakat hangi aşk sonsuz ki? Partnerimizle hala çok iyi vakit geçirsek, kumrular gibi anlaşsak bile belli bir süre sonra genlerimiz yine bizi huzursuz etmeye başlıyor. Bal yiyen baldan usanır, 25 yıl boyunca misyoner-bacakomza-doggy arasında gidilip gelinmez. Bu kısır döngünü ancak sevdiğimiz insanla seks hayatımızı ateşli tutarak yapabiliriz. Erkek her zaman sekse hazır, hem de seksin en çiğ ve ahlaksız haliyle.

5posta’yı sürekli takip edip, anlattıklarımdan feyz alırsanız, bu sizin faidenize olur sanırım. İşte bu yüzden tek bir postayı bile kaçırmamak için buraya tıklayıp RSS şeysine abone olun.

Technorati Tags: , , , , ,
 
 
 

Bookmark and Share

David Bowie – Starman

2008-01-30 - 1 Yorum Müzik, Video

Rockstar dediğimiz paye herkese verilmiyor. Verilmemeli zaten. Sevin sevmeyin, David Bowie bu ünvanı hakedenlerden. Herif kırk yılını vermiş müzik dünyasına. Ben çok hastası değilim, ancak müzik dünyasının marş parçalarından biri Starman. Çok da iyi bir parça bence. Biraz nostalji olsun diye böyle ortadan gireyim dedim Starman ile. 1972 yılında kaydedilmiş video. Çoğumuz daha babamızın başşaklarındayız… Basçının iğrenç saç-favori bileşkesine dikkat…


Technorati Tags: , ,

Powered by ScribeFire.

Bookmark and Share