Fetiş ve BDSM videolarının en iyi ve kaliteli olanları bile pek çok kimseye hitab etmeyebilir. Nazik bir konu, insanoğlu bilinçaltını topluluk önünde açmak istemiyor. Bu tarz eğilimleri ise insanlara hissettirmeden yaşamanın pek imkanı yok oysa. Pekçoğumuz pornografik materyalleri tüketmekte bırakıyoruz işi, bir kısmımız bu materyalleri sıçrama tahtası olarak da kullanıyor. İnsan kendini keşfedebiliyor bu tarz pornografik ürünleri tüketirken.

Tabii başta da belirttiğim gibi bu herkese uyacak diye birşey yok. Çoğu insan sapıklık olarak görüyor. Ancak yapılan bir takım araştırmalar BDSM eğilimlerin yüksek öğrenimli insanlarda daha sık görüldüğünü de ortaya koyuyor. Burada eğitimin birebir direk etkisinden ziyade, hür düşünceye ve söz konusu şahısların tabulara aldırmamasına referans vermek daha doğru olur.

Sokaktaki sıradan insan için BDSM, fetiş videolarının içeriği tamamen sapıkça. Bu tarz materyalleri üreten, fetiş filmlerinde oynayan oyuncular ise uyuşturucu müptelası. Bir de bu materyalleri üreten kötü kalpli, zoofil, pedofil insanlar var. Tek amaçları para kazanmak olan bu canavarlar ağlarına düşürdükleri kızları tehdit ederek veya uyuşturucuya alıştırarak emellerine ulaşıyorlar.

Üzerime gizli kamera monte edip peşinden koşacak halim yoktu Pornografinin kötü kalpli, karanlık ruhlu, satanist çocuğunun. Gerek de kalmadı pek. Kimseden korkusu olmayan bu kötü kalpli adam nedense transparan olmayı seçmişti zaten.
Kötülüklerin efendisi 36 yaşındaki İngiliz Peter Acworth. Peter 96 yılında Amerika’ya finans konusunda doktora yapmaya geliyor.

Arada bir anavatandaki gazeteleri de internetten takip eden Peter, birgün pornografik resimler satarak 250 bin sterling kazanan itfaiyecinin hikayesini okur.
”Kısa zamanda fazla bir efor sarfetmeden bu parayı kaznanan itfaiyeci bana ilham verdi. Açıkçası onun fikrini kopye ettim”
diyor Peter Acworth. Esasında biraz alçakgönüllülük yapıyor. Çünkü kendi eseri olan Kink.com un emek sarfedilmemiş bir proje olduğunu söylemek insafsızlık olur. Bugüne kadar bölük pörçük yapılmış BDSM pornografiyi tamamen yeni bir konsept ile bir çatı altında topluyor adamımız. Haftada 1,5 saatlik yeni bir video ve fotoğraflarla site güncelleniyor. 60.000 paralı üyesi var, aylık aidatı 30 dolar.
Esasında Peter’in hikayesi çok geniş bir haliyle New York Times‘da var. Orta halli bir İngilizceyle kolayca anlayacağınız, detaylı bir yazı.
Gördüğümüz gibi ortada bir öcü falan yok. Girişimci, kafası çalışan bir arkadaşın başarı hikayesi bu. Başka bir röportajında akşam eve gidip karısıyla tv de American İdol tarzı programlara baktığını söylemişti. Sıradan bir insan…
Aranızda merak edenler vardır, bir porno film stüdyosu neye benzer, çalışanlar kimdir, oyuncular kamera arkasında nasıldırlar? Bu merakınızı bir nebze giderecek bir video’yu buraya koymayı bir görev biliyorum. Bayağı bir kadın çalışanı var şirketin. Videonun hemen başında gözüken bina eski bir cephanelik. Baba bir meblağ ödeyerek satın alıyor Peter bu binayı. Çekimlerin bazıları burada yapılıyor. Bir kısmı ise Doğu Avrupa’da…
Apache’nin üzerine konuşalım dediği video da bu şirketin bir prodüksüyonu. Macaristan’da çekilmiş. Bolca Public Sex sahnesi var. Hatunu bağlayarak inşaata götürüyorlar, orada ameleler cep telefonuyla falan pozlar çekiyor.
Videoda da açıklanıyor, olay humiliation yani aşşağılama üzerine. Ancak şimdiden söyleyeyim konuyu idrak edemeyip hala feminizm konusunda patinaj çekenler zahmet edip yorum yazmasın. Hayır yayınlarım, ama kendileri komik duruma düşer.
Filmin kısa bir özeti sosyal tesisler‘de var. Kısa bir işlemden sonra üye olmak mümkün oraya. Biraz şey sahneler var, o yüzden orada yayınlanıyor. Bundan sonra bu şekilde içeriği hafif ohaa olan videoları sosyal tesislerde tutmayı planlıyorum. Apache ”konuşalım bunu” dedi. Ben arka planından bahsetmek istedim daha çok. Eğer sosyal tesislerde seyrettikten sonra olayı tartışmak isteyen varsa, buyrun burada yapalım o işi…
5 Posta Sosyal Tesislerinde gazoz içip film seyredin… Bedava….
İmza
Gençlik ve Spor Bakanlığı
Porno filmlerde oynayan kadınların gerçek hayatta nasıl olduklarını düşündünüz mü hiç? Ne yerler, ne içerler? Zevkleri nelerdir? Kültür düzeyleri vesaire… Çoğunluk onların uyuşturucu bağımlısı ve pislik içine düşmüş olan zavallı insanlar olarak görür. Özellikle de feministler pornografi branşını tanımladıklarında bu şablonun içine koyar kadını. Çok çarpıcı… Kadını yüceltmek ve onun toplumda hakettiği yerini vermek için yola çıkan bir akım belirli bir kesim kadını yerin dibine batırmak için en etkili propagandayı yapmaktan kaçınmıyor. Hatırlayın konuyla ilgili postamı…
Seks branşının emekçisi eskort hatunları bir köşeye bırakalım. Onları ayrı bir postada, hatta pekçok postada ele alırız sonra. Bu emekçilerin ötesinde bir de daha büyük düşünüp orjinal fikirlere imza atan ve bunu yaparken de bir estetik kaygı güden kadınlar var. Bunlardan birisi Joanna Angel.

Joanna şu aralar adından sıkça bahsedilen alternatif pornografi sitesi Burning Angel‘ın kurucusu. Bol dövmeli rock hatunlarının hard-core pornografik video ve resimlerini içeren Burning Angel sırf pornografi değil, punk-rock müzik gruplarına ait röportajları da içeriyor. Bu saygıdeğer hanımı benim için ilgi çekici kılan, kendi sitesinde hem yazar, hem direktör, hem porn-star hem de editör olarak koltuğunda birden fazla karpuz bulundurması.
Hatun esasında koyu bir yahudi aileden gelme. Üniversitede aldığı İngiliz Edebiyatı eğitiminin karnını fazla doyurmayacağını anlamış ki beraber evi paylaştığı arkadaşı ile beraber bir porno site açmaya karar veriyor. Çıkış noktası Suicide Girls tarzı. Fakat bir adım daha da ileriye giderek hard-core porn‘a da yer veriyor sitede.
Herkesin kendine göre bir feminizm anlayışı var. Ben ve Joanna birbirimizin haberi olmadan aynı feminist görüşü paylaşıyormuşuz meğer. Orası burası ameliyatlı porno yıldızları yerine gerçek hatunları kullanıyor sitesinde. Tamamen gerçek görünen hatunlar, hepimizin tanıdığı kızlara benzeyen, artılarıyla eksileriyle, güzellikleriyle, çirkinlikleriyle…

Bir kitap var. “Naked Ambition: Women Who Are Changing Pornography”. Feminizm ve pornografi üzerine konuşacaklar ilkönce bunu bir okusun. Kitabın bir köşesinde şöyle diyor Joanna;
“I’m not so sure I started a revolution, but I know I started something pretty awesome, and most important, I feel like a true, honest-to-god feminist.”
Joanna müzik çevresinde de oldukça tanınan bir kişilik. Orada burada hazırlanan müzik videolarına kendi modellerini gönderiyor. Bangkok 5 adlı grubu bilmiyordum, konuyu yazarken karşıma geldi. Klipteki hatunlar Joanna’nın mesai arkadaşları. Acayip hoşuma gitti müzikleri. Solistin sesi, kulağı rock müziğe yatkın olanlar için çok iyi bir ses olarak gelecektir tahminim.
Seks ve rock & roll hep birlikte anıldı bugüne kadar. Değişen tek şey kadınların da artık bu işe kenardan seyirci olarak bakmaktan vazgeçip olaya aktif olarak girmeleri. Bir anda kalitenin yükseldiğini görüyoruz. O kadar çok başka örnek var ki bu konuda. Kadın ve mastürbasyon başlıklı postamda ifeelmyself.com ve beautifulagony.com a yer verdim. Yeri geldikçe diğerlerine de değineceğim. Ancak körlerle sağırlar birbirlerini ağırlar misali bizbize konuşmayalım. Feministler de biraz kafayı kaldırıp baksınlar, dünya nereye gidiyor diye.
Neyse uzatmadan şu video klipe geçelim. Belki kendi müzik kolleksiyonunuzda bu tip şeyler yoktur, olmayabilir. Herkes aynı zevke sahip olsaydı çok sıkıcı bir ortam olurdu zaten. Ancak arada bir değişik şeyler denemek iyidir. Bugüne kadar hoşlanmamış olman bugün hoşlanmayacağın anlamına gelmez. Bak hafta sonu da geldi. Kendini o moda geçir. Ama öyle sesi falan kısıp dinlemeyin, ayıp edersiniz sanata… Şöyle basını tizini ayarlayıp bangır bangır dinlemek lazım…
Starting Me Up Again (Diary of a Teenage Cutter)
Bilmiyorum aranızdan kaçınız birkaç posta önceki yazıma referans olarak verdiğim Ayşe Sargın‘ın çalışmasını okudunuz? Pornografi, siddet ve kapitalizm adlı bu çalışma Türkiye’de ilk olması bakımından önemliyken pekçok eksiklikleri de içeriyor. Herşeyden önce Ayşe Sargın bu araştırmayı yaparken, bizim mainstream porn dediğimiz çeşidinden başka bir tarz yakalayamamış. Yazık, çünkü tamamen piyasa ekonomisinin ve sonsuz özgürlüğün (bütün engelleme çalışmalarına rağmen) hüküm sürdüğü internette akıllı insanların yaptıkları yaratıcı ve estetik prodüksüyonlara sıkça rastlamaya başlıyoruz.
Başlıyoruz dedim, yaklaşık 5-6 sene öncesine kadar bu mümkün değildi. Fakat internet sektörü de her sektör gibi doğuş, emekleme, büyüme ve olgunluk evresi geçiriyor. 90 ların sonunda TGP (Thumbnail Gallery Post) dediğimiz pornografik materyal içeren siteler vardı. Thumbzilla.com bunlardan biriydi mesela. Hatta o dönemki kız arkadaşımın bilgisayarımı karıştırması sonucu sinir krizi geçirmesine sebep olan site de Thumbzilla idi…
Ayşe Sargın’ın çalışmasında belirttiği gibi bu TGP siteleri de içeriklerini kategorize ediyordu. Teen, Interrracial, Amateur, Cumshot, Anal, Threesome, GangBang vb… O dönemlerden hiçbir estetik erotik site hatırlamıyorum. İnternet resim ve sonradan video nun kullanımını kitlelere basitleştirerek ulaştırdığında ilk patlamayı yapan hard porno siteler oldu. Ben bu olayı, şişman bir insanın Mc Donalds da ketçap ve sosu yüzüne gözüne bulaştırarak, ağzını sonuna kadar açarak hamburger yemesine benzetiyorum. Çok şişman olmaya gerek yok, bizler de zaman zaman çok aç kaldıktan sonra yemeğe oturduğumuzda böyle iğrenç bir şekilde yemişizdir. İnsanlar da utanarak aldıkları dergilerin soğuk ve cansız sayfalarından sonra internette kimseden utanmadan istedikleri resim ve filmelere ulaşıp, bir de üstelik bunları kaydedebilme imkanı bulunca aynı hamburgercideki şişman amcamız gibi yumuldular.
Ne teknoloji, ne de insan yerinde durmuyor. Aradan belli bir zaman geçince internet kullanıcısı olan bizler belli bir olgunluğa eriştik. Artık zevklerimizi ve meraklarımızı rafine etme zamanı gelmişti. Seks ve pornografi sok-çıkar, surata-ağza attır değil çoğu zaman. Hoş, ideal ve duygusal bir ilişkide bile zaman zaman hayvansı seks dürtüleri ve bunlara yenik düşmek tahrik edici gelebilir. Kimimiz bunu yılda bir iki defa yapar, kimimiz beş postanın üçünü böyle atar… Sok-çıkar-boşal tarzı pornografi artık biraz retro oldu diyebilirim. Sebebi de dediğim gibi bilinçlenen, zevklerini bileyen internet kullanıcısı… 2008 yılında artık her ske göre g.t var diyebiliriz, amiyane tabiri ile…
Ancak internet dediğimiz amazondan bu güzellikleri bulup, çıkarmak için deneyimli bir internet kullanıcısı olmak, teknolojiyi tanımak, dinsel ve ahlaksal endişelerden kendini sıyırmış olmak, meraklı olmak, kendi seksüalitesinin ve tercihlerinin bilincine varmış olmak gerekiyor. Ayşe Sargın eğer baştan pornografiyi karalamak için yola çıkmış olmasaydı, eminim kendisi de bu güzellikleri bulup çıkartırdı.
Bu güzelliklerin neler olduğuna gelmeden önce başka bir konuya da ucundan hafifçe değinmek istiyorum. Fuhuşa ve pornografiye bakarken çoğu insanda bir prototip düşünce var. Sargın’ın suçu kapitalizme yüklediği yer de burası… Sermayesi olan erkeğin, fakir ve çaresiz olan kadını soyunmaya ve vücudunu satmaya zorlaması… Klişelerden biri bu…
Erotik içerikli site çalışmalarımla ilgili postaları okumuşsunuzdur. Dolayısıyla biraz da olsa tecrübe sahibi olduğumu düşünüyorum. Geçen hafta birgün bizim Serkan ile yürüken karşımıza 3 adet polis çıktı. 2 erkek ve 1 bayan polis. Erkekleri fazla göremedik, çünkü bayan polisin güzelliği karşısında dilimiz tutuldu. 1.85 boy kesin vardı. Koyu lacivert üniforma, kraliyet arması, ve başındaki şapka… Ve cidden de son derece güzel bir hatun. Üzerinde de üniforma olunca beynin lobları çalışmaya başlıyor tabii. Serkan sordu şakayla karışık, ”soyunmayı teklif edip, senin siteye koysana resimleri”… Arkasından da ekledi ”kaça para ister acaba?”. ”5000 kron en fazla, o da polis olduğu için yüksekten uçar. O sebeple” diye cevapladım. Serkan ikna olmadı… Sokaktaki vatandaş bir hatunun yaklaşık 500 euro için soyunabileceğini düşünmüyor. Oysa ben o rakamı polis olduğu için vermiştim. Bu işi profesyonel yapan normal bir hatun 3 saatlik foto seansına 250 euro alıyor. Bunu geçelim, community sitelere erotik fotoğraflarını bedava gönderen hatunlar var.
Peki kızları soyunmaya iten ne? İsveç gibi bir refah toplumunda kimsenin açlıktan ölmediğini düşünürsek bu hatunların soyunmasını nasıl açıklarız. Bence cevabı çok basit… Kendi güzelliğine güvenen, belli bir özgüveni olan kızlar bu işi yapmaktan zevk alıyor. Soyunmaktan dolayı kendilerini neredeyse sarhoş edecek bir zevk aldıkları benim kendi tesbitim. Sırf kadınlara özgü de değil bu. Pekçok erkek de yapıyor aynı şeyi. Kilit nokta kadın veya erkek olmak değil zaten. Kendisiyle barışık olup, fiziksel özelliklerinin başkaları tarafından aranıyor ve tasdik ediliyor olması duygusu. Her ne kadar feministler böyle düşünmek istese de bu hatunların soyunması için kötü yürekli, para canlısı bir pezevenge ihtiyaçları yok.
En basitinden alalım, 5posta’nın sağ tarafına baktığımızda Günün Gacısı var. Amazondaki güzelliklerden bahsederken, rafine edilmiş zevklerden konuşurken örnek vermek isteyeceğim sitelerden bir tanesi… Tamamen amatör hatunlardan oluşuyor modelleri… Ishotmyself.com, adı üzerinde kendi resmini çeken hatunlardan oluşturuyor içeriğini…
HegreArt fotoğrafçılık sanatını ve kadın vücudunun muhteşemliğini her yönüyle ele alıyor. Modellerini daha çok Doğu Avrupa’dan seçen Petter Hegre Norveçli bir fotoğrafçı. Hah !!! Zengin Avrupalı fakir doğu bloğu kızlarını parayla soyuyor.!!! Bu ihtimal zayıf, çünkü Petter kendi modellerinden Luba Shumeyko ile evli. Luba’nın ve kardeşinin fotoğraflarını bu postada vermiştim.
İsterseniz telif hakları-copyright konusunu yazdığım şu günlerde, sırf bunun hatırına siteye gelen diğer ziyaretçilere karşı iyi bir ev sahipliği yapıp şeker tutayım. Alın HegreArt dan kapak fotoğrafları…

Şimdi aranızda özellikle bayan okuyuculardan bu fotoğrafların estetik, sanatsal ve iç gıcıklayıcı olup olmadığına dair fikirlerini soralım. Cevabı ben de merak ediyorum…
Pornografi ve erotik materyal üretimi-tüketiminde kaliteye geçebilmek için gerekli toplumsal şartların yanında yukarıda bahsettiğim internetin doğma, emekleme, gelişme ve olgunlaşma evrelerini geçirmek lazım. Bu evreleri geçirebilmesi içinse demokratik ve özgür bir ortama ihtiyaç var. İran, Çin, Suudi Arabistan gibi ülkelerde bu gelişimin dünyaya paralel bir biçimde yaşandığını söyleyemeyiz. Aramızda dimağı açık olup bu gelişimin meyvesini yiyenler, internetin gelişimini diğer hiçbir toplumsal alanda olmayan özgür (engellenmesi zor olduğu için şimdilik özgür) tarafına ve batının serbest piyasa ekonomisi, özgürlük ve demokrasi anlayışarına borçlu. Diğer ne idüğü belirsiz toplumlarda ise iki ileri – bir geri sisteme rağmen çağa uymaya çalışan gençler var. Onlar da olmasa ortalık zombilere kalacak.
Johanna ile iki fotoğraf seansı yaptık, video çekimi de vardı bunların içinde. İlkinde ben hazır bulunmadım. Kamerayı Svetlana’ya verdim. İki kız başbaşa olayın elektriğini alsınlar diye. Tabii bu işin en önemli noktalarından biri olan kimlik kontrolünü es geçmedim. Aklınızda bulunsun kız arkadaşınız olabilir, mahalledeki kız olabilir veya sokakta bulacağınız herhangi bir hatun olabilir. Amacınız yalnızca bu filmleri çekip kendinize saklamak bile olsa muhakkak kimlik kontrolü yapın. Eğer profesyonel olarak bu çekimleri yapıp para kazanmayı veya bir şekilde internette yayınlamayı düşünüyorsanız kızı ayağa dikip elinde kimliği yüzüne yakın olarak kameraya dönük şekilde de fotoğraflamalısınız. Böylelikle bulunduğunuz coğrafyada geçerli olan minimum yaş sınırına karşı kanunları çiğnememek için gerekli önlemi almış olacaksınız.
Eğer sitenizi İngilizce düzenleyip pazarınızı geniş tutmak istiyorsanız çok dikkat etmeniz gereken ”18 U.S.C. 2257 Statement” denilen zımbırtı için kimlik kontrolü çok önemli. Bu ibareyi sitenizde bulundurmak zorundasınız. Anlamı sitedeki bütün modellerin bir kontrat altında çalıştığı ve 18 yaşında olduğunu site sahibinin kabul ettiğidir.
Bürokrasiyi bir tarafa bırakıp sadede gelecek olursak, bir dizi soft erotik amatör fotoğraf edindik bu seansların sonunda. Dediğim gibi bunlar yalnızca ısınma turları içindi. Asıl proje 18 yaşındaki İsveçli biseksüel Johanna’nın çılgın seks maceraları olacaktı.
Fotoşop kesinlikle kullanılmayacak, video sahnelerinde düzenlemelerden kaçılacaktı. Tamamen amatör seks materyali ile dolu bir site. Konulu porno da diyebiliriz buna. Şunu belirtmeliyimki burada detayına girmemize gerek olmayan sebeplerden ötürü bu proje şu an rafta duruyor.
Buyrun, hep beraber misafir odasına geçip 5posta ailesinin fotoğraf albümünden bir bölüme bakalım…

Japon pornografisi bütün dünyada kult olma yolunda hızla ilerliyor. Japonca’nın az bilinen bir dil olması hem internette japon pornosu bulmamızı zorlaştırıyor hem de bu türe karşı olan ilgimizi iyice kamçılıyor.

Sağolsun TC Milli Eğitim Bakanlığı sayesinde orta öğretimde aldığımız İngilizce’nin üzerine biraz da kendi çabamızla birşeyler koyunca, google un da yardımıyla bilgisayarlarımız edepsiz materyallerle doldurabiliyoruz. Bugün ortalama bir lise mezunu gangbang, cum swapping, deep throat, jug fucking, interracial gibi kelimeleri telaffuz edip kullanabiliyor.
Gelgelelim iş Güneş İmparatorluğu‘nun toprakları üzerinde icat edilen ve üretilen pornografik materyallere geldiği zaman kelime dağarcığımız hentai‘den öteye gidemiyor. Japonca tabii ki zor bir dil…Bir kere alfabesi çok garip. Her ne kadar bazılarımız anlamını tam bilmeden bu harfleri götüne başına dövme olarak yaptırsa da, batı dünyasında bu dile çok iyi hükmedebilen insanlara rastlamak zor. Haa var tabii bazı inekler ”ulan japonca öğreniim, bi japon şirketinde işe girip götü kurtarırım” diyen. Kurslara gidip öğreniyorlar, sonra para biriktirip Japonya’ya gidiyorlar turist olarak. Geri dönünce dijital kamerada bir ton resim. Tapınaklar, gökdelenler, kare şeklinde karpuzlar var resimlerde…Eee kardeşim gittin mi bir seks kulübüne, sabun banyosu yaptın mı? Metro vagonu süsü verilen kulüplerde okula gider numarası yapan kız öğrencilere yasladın mı? Metro istasyonunun içindeki otomata para atıp kullanılmış don satın aldın mı? Neyleyim ben senin öğrendiğin Japoncayı o zaman?

Kendini insan olarak geliştirmek isteyen herkes Japon pornografisini yakından izlemeli. Ahlak anlayışımız, seksde sınırlar, değişik sapkınlıklara karşı hoşgörülü olma ve fantazi dünyamızın gelişimine büyük katkıları olacağına inanıyorum.
Japon pornografisini izlemenize yardımcı olacak kadar japoncayı öğrenmek için kursa falan gitmeye gerek yok. Bazı anahtar kelimeleri bilirseniz arama motorlarının da yardımıyla pekçok kaynağa ulaşmanız mümkün. Esasında İngilizce hazırlanmış japon porno siteleri var. Ancak herhangi birşeye ilginiz varsa size verilenle yetinmemeli, bu zevk ve ilgilerinizi daha da rafine etmek için kendi başınıza araştırma yapabilmelisiniz.
Japonca yazı dilinde belli başlı üç karakter var. Hiragana (yuvarlak köşeli harfler), katakana (blok tarzında yazı şekli) ki genelde yabancı kelimelerin yazımında kullanılır, bir de çok kullanılmayan kelimelerin yazılımında… Son olarak ise kanji (Çince harf karakterlerinden oluşan). Japon seks endüstrisi ve AV (Adult Video) bağlamında daha çok hiragana ve katakana kullanılmakta. Esasında bunları genel bir bilgi olsun diye verdim. Biz google da arama yaparken latin alfabesi kullanacağız tabii ki…Bir de arama motoru olarak google.com değil google.jp yi ve varyasyonlarını kullanacağız. Mesela google.co.jp yi de deneyebilirsiniz. Gelelim kelimelerimize:
Bukkake : Kusura bakmayın, bu ne demek derseniz kızarım. Orta kısımdaki etiket bulutlarından Bukkakeyi bulup tıklayın…
Gokkun : Sperm yutmak. Don`t waste it, let me taste it. “Olmazsa olmaz” fenomen. Fix mönü á la Fenasi…

Nakadashi : Creampies – kukunun içine boşalmak, bilahare spermin kukudan dışarı sızması…
Rezu : Lezbiyen
Superezu : İki lezbiyen kızın ağızdan ağıza sperm dolaştırması
Peniban : Çük veya strap-on anlamına da geliyor
Manko : Kuku
Cosplay bağlamında (kılık kıyafetle rol oyunu)
Joshikousei : kız öğrenci

Naasu : hemşire
OL : Office Lady, büroda çalışan kadın, sekreter, döpiyes, gözlük vs.
Bu cosplay in binlerce çeşidi var. Her meslek dalına göre var bir seksi kıyafet…
Tamakeri : kadının erkeğin başşaklarını topuklu ayakkabısı ile ezmesi
Tekoki : eline almak
Omorashi : Topluluk içinde altına işemek, yeri geldiğinde def-i hacet….

Ashikoki : kızın ayaklarıyla erkeğe mastürbasyon yapması
Shibari : bondage, bağlamak
Reipu : tecavüz
Chikan : Trenlerde kızlara yaslayan tiplere verilen ad
Bu postayı okuduktan sonra daha kültürlü bir insansın artık…Hafta sonu bir karıştır bakalım interneti, bulduğun ilginç materyalleri burada bizlerle paylaşabilirsin…
Bu blogda attığım ilk posta, yağmur ormanlarının yok oluşuna dikkat çekmek isteyen genç bir çiftin Norveç’de yapılan bir rock festivalinde binlerce kişi önünde düzüşmesiyle ilgiliydi.
Hatun (aslen İsveçli) zannedersem 20 yaşındaydı bu işi gerçekleştirdiğinde. Erkek arkadaşı ise 27. Çiftimiz artık işi daha da ilerlettiler. Açtıkları pornografik sitenin gelirini çevreci aktivitelere harcıyorlar.

Geçen hafta İsveç tv sinde bunları konu alan bir program izledim. Elemanlar Almanya’ya taşınmışlar. Berlin’in bohem mahallelerinden birinde oturup günlerini grup seks ve eş değişimi ile geçiriyorlar. Kendi kafalarına uygun arkadaşlar edinmişler. Tv den anladığım kadarıyla yaşadıkları hayat pek de öyle hippi hayatı değil artık. Kılık kıyafetleri hala çiçek çocuklar gibi olsa da oturdukları dairedeki mobilyalardan falan tuzlarının kuru olduğu anlaşılıyor.
Düzüşken çiftimizin ilk piyasaya çıktığı bu rock festivaline ait görüntülerin bulunduğu Norveç tv sinin haberlerine ilişkin video elimde var demiştim. Bu amatör seks videosunu mail listesine dahil olan okuyucularla paylaşmayı düşündüm. Hepsi bu sabah benden bir mail aldılar. Bu mailde videoyu indirmek için gerekli linki ve şifreyi onlara ulaştırdım. Şu ana kadar listeye dahil olmayan arkadaşlar birşey kaçırmış değil. Sağ üst köşedeki kutucuğa mail adresini yazıp ”Subscribe” yazılı yere basarsanız ve verdiğiniz mail adresine gelen mesajı onaylarsanız siz de bu listeye dahil olabilirsiniz. Akabinde linki ve şifreyi gönderiyorum.
Kıllanmanızı gerektirecek bir durum yok ortada. Mail adreslerinizi toplamak istememin sebebi sizlere daha farklı içerikleri değişik platformlarda sunabilmek. Bir de çekiliş yapacağım demiştim mail listesine dahil olanlar arasında… Sveta, Londra’da bir gazetecilik kursuna gitti onun kuku tüylerine ulaşmak bu bakımdan zor olabilir. Johanna ise yeni bir erkek arkadaş edindi. Ama durun bakalım yine de ikna edebilirim belki…
Technorati Tags: rain forest, yağmur ormanları, hippiler, çiçek çocuklar, grup seks, amatör video, rock video
Geçen günkü yazıma devam edeceğim bugün. Birkaç internet sitesinin ismini zikretmiştim o yazımda. Bunlardan Met-Art ve Suicide Girls’ün reklamlarını 5posta’da görmeye başladınız kısa bir süre önce. ”Abi reklam geçme bize” diyenleri duyar gibi oluyorum. Hayatta yapamayacağım şeylerden biridir inanmadığım bir ürünü satmak. Çok kötü bir satıcı olurdum eğer bu tarz bir işte çalışsaydım.
Suicide Girls ve Met-Art reklamları ile yer alıyor 5posta’da. Esasında bunlara reklam olarak bakmaktan öte 5posta’da ekrana döktüğüm fikirlerin internet alemindeki uzantıları olarak görmeliyiz. Daha önce cigabayt cigabayt indiriyordum bunları. Özellikle Suicide Girls… Ancak orada bir kontom var artık. Bedavacılıktan farkı tamamen amatör kızlarla mesajlaşma, fikir alışverişi imkanlarının olması. Yani erkek dergilerinin o donmuş suratlı silikonlu hatunlarının kağıt üzerindeki resimleri yerine, gerçekten herhangi bir ülkenin herhangi bir şehrinde veya kasabasında oturan canavar gibi bir hatunla tanışıp, konuşup muhabbet etme şansın var. Mesela Anita’yı italya’da buldum. Güneyde bir kasabada çamaşır yıkayan bir hatunu tasvir ediyor fotoğraf seti. Favorilerim arasına koydum, medeni cesaretimi toplayıp bir mesaj atayım diyorum.

Ayrıca röportajlar, radyo yayını ve forumlar da mevcut. Bir yıllık abonmanlık yaptım, aylığı 4 dolara geldi. Bir bira parası… İlgilenebileceğiniz sinema, müzik, spor, magazin gibi konularda evrensel olmak üzere bir sürü röportaj ve yazı var. Bülent Ersoy’un yeni tokmakçısı kim?, türban yasası, Appiah bir daha futbol oyayabilecek mi?, bilmemnenin yeni kaseti gibi konulardan miğdeniz bulanmaya başladıysa biraz kafaları kaldırıp dünyada başka neler oluyor diye bakma zamanı gelmiştir diye düşünüyorum. Hele de rock müzik dinliyor veya dövmeli hatunlardan hoşlanıyorsanız SG birebir.
Met-Art‘a gelince, herhalde herkes biliyordur artık benim büyük zaafımın Russian Babes olduğunu. Zenci, Latin veya Aborgin beni hiç kesmedi bugüne kadar. Met-Art günde 4 tane fotoğraf serisi yayınlıyor. Mükemmel kalitede fotoğraflar. Hem çekim teknikleri hem de piksel olarak. Özellikle son zamanlarda tamamen Rus ve Ukraynalılara yönelmiş durumdalar. Fakat arada bir diğer ırklara mensup hatunlar da çıkıveriyor bonus olarak.

Fotoğraflar pornografiden erotiğe kadar geniş bir yelpazede. Videolar da var. Yanlış hatırlamıyorsam 500 Gb lik portatif hard diskimin bir yerlerinde Met Art dan Luba Shumeyko’nun bir serisi olacak elimde. Bir ara unutturmayın onu da sunayım sizlere.
Graphis yalnızca Japon hatunları bulabileceğiniz bir soft-core sitesi. Kaliteli fotoğraflar burada da var. 88squire ise modellerini özellikle Tayvan ve Tayland’dan seçiyor. Burada hardcore filim ve fotoğraflar bulmak mümkün.
Son olarak Japan Sex Network. Kesinlikle birinci kalite site. Fotoğraflar, videolar ve geniş bir repertuar. Eğer asya tipi hatunlardan hoşlanıyorsanız muhakkak bir göz atmanız lazım.

Amatörler ve profesyoneller kategorilere ayrılmış. Röportajlar da var. Aylık 34 dolara sitedeki bütün materyale ulaşabiliyorsunuz.
Sizlere küçük bir potburi sunmuş oldum böylelikle. Nasıl ki yaş, tecrübe ilerleyip zevklerimizi rafine etmeye başladığımızda içtiğimiz şaraba, yediğimiz yemeğe dikkat ediyorsak, pornografi ve erotik zevkimizi de bileme vakti gelmiştir. Ucuz etin yahnisi yavan olur diyerekten ekonomimiz yettiği ölçüde pornografi tüketmeye davet ediyorum sizleri. Haydi Türkiye!!!
Technorati Tags: erotik siteler, porno siteler, paralı siteler, amatör kızlar, suicide girls, met art, japan sex network
Powered by ScribeFire.
Okuduğum blog yazarı bir kız arkadaştan saçma sapan bir soru, ”gerçekten göğüsler çok mu önemli, bu kadar abartacak ne var?”. Soruyu sormasının sebebi blogundaki göğüs üzerine yazdığı yazının ardından aldığı ziyaretçi sayısındaki hissedilir artış. Kısa bir cevap vermek bu soruya, işin kolayına kaçmak olur. Göğüslere seksüel anlamda aperatif olarak bakabiliriz. İştah açmak için… Erkek milleti kalça, bacak gibi bölgelerle de çok ilgili olsa da göğüsün ayrı bir yeri var.

Erkeğin içindeki ateşi çakan kibrit olabilir bazen bu süt bezleri. Çok ilkel bir yaklaşım gibi gelse bile göğüs dekoltesi bir kadının erkeğin çiftleşme güdüsüne karşı olumlu işaret vermesi olarak açıklanabilir. Kontra durum ise Avrupa ülkelerinde çoçuklu kadınların bir anda alışveriş merkezinde memelerini çıkarıp emzirmeye başlamalarıdır. Ancak toplum buna yazılı olmayan kurallarla tolerans gösterir. Tıpkı plajlardaki çıplak göğüslülere çoğumuzun bakmadığı gibi.
Feminist bir blog yazarı aklınca erkek dergilerini eleştirecek. Genç kızların bu tarz dergilere soyunmalarının iğrenç ve aşşağılayıcı olduğunu ifade etmiş.
- Kocaman silikon göğüsler 18 yaşındaki kızlara hiç yakışmıyor…18 yaşında ve güzel olmak varken erkeklere seksi görünmek için bunları yapmaya değer mi?
Bir kere şunu söylemekte fayda var, seksiliğin göğüs büyüklüğüyle hiçbir alakası yok. Büyük göğüslü kadınların daha fazla seksapelliği var demek koca bir yalan olur. Bir takım insanlar için böyle olduğu doğrudur ancak genelleme kesinlikle yapılamaz. Çoğu insan için boyutlarından ötürü formu, biçimi önemlidir. Varsa eğer yalnızca büyük göğüslerden hoşlanan, bunu bir fetiş olarak görmek daha doğru olur.
Tabii kabul etmek lazım ki büyük göğüs, porno branşında norm haline gelmiştir bugün. En azından Avrupa ve Amerikan yapımlarında bu böyledir. Porno branşı sürekli kendini tekrar ederek bir çıkmazın içine girmiş bulunmakta benim görüşüme göre. Neyin satıp neyin satmadığını bilemez bir durumda branşın geneli. Artık eski paraları kazanmak mümkün değil birkaç istisna dışında.
Tipik bir porno filimde veya herhangi bir erkek dergisinde kızlar hep birbirinin aynı görünüş açısından. Kocaman silikon göğüsler, traşlanmış kukular…Bu kısır döngüyü kırabilecek mekanizmalar maalesef mevcut değil batı dünyasında. Ahlak ve toplum kurallarının baskısında porno tüketicileri yazık ki gizlenmek zorunda. DVD kiralama yerlerinde en köşeye gürünmesin diye koyulan erotik dvd’ler, gazeteciden alırken kapağını göstermeyecek şekilde naylon poşete koyulan dergiler. Dolayısıyla serbest piyasa ekonomisinin nimetlerinden sürekli ürünü geliştirme ve üreticinin tüketiciyle kurduğu yakın ilişkiye bu branş sahip değil.
En son geçen yaz aldım Arena adlı bir erkek dergisi, sırf bu sektörün hangi seviyede olduğuna bakmak için. Kim alır bu dergileri bilmem. Yıl 2008 lütfen!!! Artık pono tüketicisi tamamen internete yönelmiş. Çünkü internet o kadar demokratik ki. Herkesin zevkine göre bir site var. Dikkat edenler bileceklerdir, trend tamamen tüketicinin kendi ürettiği materyali başkalarıyla paylaşmasına kaymakta. Komşunun, senin ürettiğin fotoğraflar, filimler revaçta. Hangi erkek dergisi sana bu imkanı verebiliyor.
Artık yeni nesilin erkek magazinleri var internette. Bunlar Playboy, Maxim veya Arena adını taşımıyor. Onların yerine Graphis, Met-Art, Suicide Girls, 88square var. Bunlara yarınki yazımda değineceğim.

Technorati Tags: erkek dergileri, büyük göğüsler, silikon göğüsler, arena dergisi, porno branşı
Son Atılan Yorumlar