Russ Meyer ve Memeler Kutsal Kitabı

Film sanatına ilgi duyanlar Russ Meyer‘i bilirler. Büyük göğüslere fetişi olan kult sinemacı artık aramızda değil. 2006 yılında 82 yaşında vefat etti. Kariyerine The immortal Mr Teas (1959) adlı filimle başlayan Meyer, soft porn olarak da adlandırılan pekçok filme imza attı. Bugün film dünyasında özel yeri olan bir rejisör olarak anılıyor.

Bunun haricinde iki önemli şey daha var Russ Meyer’in kariyerinde. Bunlardan bir tanesi Amerika’daki tutucu çevrelere karşı verdiği mücadele ve bunun sonucunda ülkenin sinemalarında soft porno dediğimiz türün serbestçe gösterilebilmesi. Diğeri ise ünlü Playboy dergisinin ilk sayılarında kendisinin de fotoğrafçı olarak katkıda bulunması. Daha ayrıntılı bilgi ve materyalle www.russmeyer.com adlı adresten ulaşılabilir.

Benim tercihim iri göğüslerden yana değil, haa olursa bozmaz ayrı konu… Küçük göğüsleri tercih ediyorum. Esasında boyutundan da daha fazla önemli olan formu. Fakat kuşku götürmez bir gerçek te erkeklerin büyük göğüsler karşısında dillerinin tutulup, konsantrasyonu yitirdikleri. Tarih boyunca böyle oldu ve böyle devam edecek.

Büyüğünü küçüğünü bırakalım, göğüs başlı başına bir biyolojik harika. Fonksiyonel ve estetik bir organ. Bir insanda daha isabetli dizayn edilmiş ve yerleştirilmiş organ bulmak zor. Tam el hizasında, en alttaki kutsal üçgene giderken yolda karşılaşabilecek iştah arttırıcı bir nesne. Hem de bir değil, iki tane. Cinsel birleşme sırasında sırtüstü yatan bir hatunun kasıklarına aldığı darbelerin etkisinin vücudun üst kısımlarına çıkıp göğüslerde bir gel-git hareketi yaratması belki de en erotik , erkeğe en gaz verici olaylardan birisi. Sırf bu bile silikon göğüsleri lanetlemek için yeterli bir sebep.

Eğer siz de benim gibi tarihte silikon öncesi varolan gözel yaratıklara meraklıysanız, Taschen yanınevi‘nin çıkardığı The Big Book Of Breasts adlı kitabı almalısınız. Kitap dünyanın en ilgi çekici doğal göğüslerininin fotoğraflarıyla dolu.
Amazon’daki fiyatı 43 dolar.

Son olarak ustamız Russ Meyer’ın Super Vixens adlı filminin tanıtımına bir göz atalım…

Supervixens.flv
by rsleddy

Bookmark and Share

Meiko Kaji Eşliğinde Japon Kızları

Meiko Kaji Japonya’nın ünlü şarkıcılarından ve sinema yıldızlarından. Müzik tarzı ve türü Enka olarak adlandırılıyor Japonya’da. İki çeşidi var Enka‘nın birincisi politik söylemleri içeren çeşidi. Meiko’nun icra ettiği ise japon pop müziği diye de adlandırılan ve kayokyoku olarak da bilinen çeşidi. Bizler ise O’nu daha çok Tarantino‘nun Kill Bill‘inden tanıyoruz. Beğendiğim birşeye rastlayınca külliyetini indiriyorum internetten. Yasal değil yaptığım, sklemiyorum ama… Meiko’nun Zenkyoku Shu albümü de aynı akibete uğradı. Bu albümden sevdiğim ve fotoğrafların güzelliğine uygun olduğunu düşündüğüm bir parçayla sizleri hafta sonuna hazırlayayım dedim.

Technorati Tags: , , , ,

Bookmark and Share

Kadın Dediğin Nasıl Olmalı?

Var herkesin kafasında bir şekil ve şemal. Nasıl olmalı ideal kadın? Anket yapıp sonuçları çıkarsak hiç sürprizle karşılaşacağımızı zannetmiyorum.

Güzel ve narin olacak, erkeğine servis yapmayı bilecek, annemiz kadar iyi yemek yapacak, çocuklarına karşı sevecen ve alakalı olacak. Evin temizliğinden, çamaşırdan, bulaşıktan sorumlu olacak. Erkeğinin parasını çarçur etmeyecek, yatakta yılan gibi, sokakta iffetli ve namuslu olacak.Tabii çok realist değil böyle bir yaklaşım. Bu listeden pekçok maddeyi silmeniz lazım, yoksa büyük hayal kırıklığı yaşarsınız.

- Efendim benimkisi her maddeye uyuyo, ama bilekleri kalın. Bacak-omza yaparken ellerim kavrayamıyo.
- Benim hatun hem emmeye hem gömmeye geliyo, fakat pilavın kıvamını bi türlü tutturamıyo…

İşin aslı her nekadar ruh güzelliği de olsa bu tarz şeylere kafayı takar erkek milleti. Bence problem beraber yaşama safhasına gelince başlıyor. Yoksa daha sevgili olma safhasında iseniz zaten hatunun nasıl yemek yaptığı, annenizi sevip sevmediği pek de önemli değil. Çünkü olayınız vur-kaçtır. Gelen günü değerlendirir ilerisini düşünmezsiniz. Hele hatun kişi de olaya böyle bakıyorsa ilişki dadından yinmez. Ancak tecrübelerle sabit ki sevgili olma safhası da bayağı problemli olabiliyor. Erkekler her nekadar ilk başta saydığımız kriterlere önem verdiklerini söyleyip böbürlenseler de gerçek başkadır. Kadın kısmının hatırı sayılır bir bölümü erkeğe gün yüzü göstermemeye ahd etmiştir.

- Kukumdan yeni çıkardın, ağzıma almam…
- Arkadan vermem…
- Suratıma boşalma…

Bunlar imzayı atmadan önce olan şeyler. Yani daha sefasını sürmeden bir anda kendini nikah davetiyesini matbaaya sipariş verirken bulursun. Bundan sonrası ise senin saçlarını dökmene ve göbeğini büyütmene sebebiyet veren olaylara gebedir.

- Arabayı benim üzerime yapacaksın dii mi?
- Mutfak mobilyalarını ne zaman değiştiriyoruz?
- Artık prezervatif kullansan diyorum.
- Çük-kart’la 8 taksite püsür aldım, yanında boku bedava verdiler.

Liste uzar gider. Hani nerde kaldı genç bir delikanlıyken koyduğun kriterler? Hepsi yalanmış demek. Herşeyi isterken bir anda zik gibi kaldın işte. O yüzden bu iş çocuk oyuncağı değil. Kadınsız bir hayatı da düşünemeyeceğimize göre isteklerimizi makul düzeyde tutup kartlarımızı doğru oynamalıyız.

Naçizane ben, kriterlerimi silikonsuz göğüs, topuklu ayakkabı, el ve parmak güzelliği, dudak dolgunluğu ve ev işlerinde hamaratlıkla sınırlıyorum mesela. Yok da değil, var böyle hatunlar. Bir tanesini buldum mesela. Suicide kızı Anita…Tek problem hatunun İtalyan olması. Malum İtalyan erkeklerinin alayı çakal. Alıştırmışlardır bunlar, binbir türlü maymunluk ister şimdi bu kız. Üfff aman bee…

Technorati Tags: , , ,

Powered by ScribeFire.

Bookmark and Share

Büyük Göğüsler, Pornografi, Erkek Dergileri ve İnternet

Okuduğum blog yazarı bir kız arkadaştan saçma sapan bir soru, ”gerçekten göğüsler çok mu önemli, bu kadar abartacak ne var?”. Soruyu sormasının sebebi blogundaki göğüs üzerine yazdığı yazının ardından aldığı ziyaretçi sayısındaki hissedilir artış. Kısa bir cevap vermek bu soruya, işin kolayına kaçmak olur. Göğüslere seksüel anlamda aperatif olarak bakabiliriz.  İştah açmak için… Erkek milleti kalça, bacak gibi  bölgelerle de çok ilgili olsa da göğüsün ayrı bir yeri var.

Erkeğin içindeki ateşi çakan kibrit olabilir bazen bu süt bezleri. Çok ilkel bir yaklaşım gibi gelse bile göğüs dekoltesi bir kadının erkeğin çiftleşme güdüsüne karşı olumlu işaret vermesi olarak açıklanabilir. Kontra durum ise Avrupa ülkelerinde çoçuklu kadınların bir anda alışveriş merkezinde memelerini çıkarıp emzirmeye başlamalarıdır. Ancak toplum buna yazılı olmayan kurallarla tolerans gösterir. Tıpkı plajlardaki çıplak göğüslülere çoğumuzun bakmadığı gibi.


Feminist bir blog yazarı aklınca erkek dergilerini eleştirecek. Genç kızların bu tarz dergilere soyunmalarının iğrenç ve aşşağılayıcı olduğunu  ifade etmiş.

- Kocaman silikon göğüsler 18 yaşındaki kızlara hiç yakışmıyor…18 yaşında ve güzel olmak varken erkeklere seksi  görünmek için bunları yapmaya değer mi?

Bir kere şunu söylemekte fayda var, seksiliğin göğüs büyüklüğüyle hiçbir alakası yok. Büyük göğüslü kadınların daha fazla seksapelliği var demek koca bir yalan olur. Bir takım insanlar için böyle olduğu doğrudur ancak genelleme kesinlikle yapılamaz. Çoğu insan için boyutlarından ötürü formu, biçimi önemlidir. Varsa eğer yalnızca büyük göğüslerden hoşlanan, bunu bir fetiş olarak görmek daha doğru olur.

Tabii kabul etmek lazım ki büyük göğüs, porno branşında norm haline gelmiştir bugün. En azından Avrupa ve Amerikan yapımlarında bu böyledir. Porno branşı sürekli kendini tekrar ederek bir çıkmazın içine girmiş bulunmakta benim görüşüme göre. Neyin satıp neyin satmadığını bilemez bir durumda branşın geneli. Artık eski paraları kazanmak mümkün değil birkaç istisna dışında.

Tipik bir porno filimde veya herhangi bir erkek dergisinde kızlar hep birbirinin aynı görünüş açısından. Kocaman silikon göğüsler, traşlanmış kukular…Bu kısır döngüyü kırabilecek mekanizmalar maalesef mevcut değil batı dünyasında. Ahlak ve toplum kurallarının baskısında porno tüketicileri yazık ki gizlenmek zorunda. DVD kiralama yerlerinde en köşeye gürünmesin diye koyulan erotik dvd’ler, gazeteciden alırken kapağını göstermeyecek şekilde naylon poşete koyulan dergiler. Dolayısıyla serbest piyasa ekonomisinin nimetlerinden sürekli ürünü geliştirme ve üreticinin tüketiciyle kurduğu yakın ilişkiye bu branş sahip değil.

En son geçen yaz aldım Arena adlı bir erkek dergisi, sırf bu sektörün hangi seviyede olduğuna bakmak için. Kim alır bu dergileri bilmem. Yıl 2008 lütfen!!! Artık pono tüketicisi tamamen internete yönelmiş. Çünkü internet o kadar demokratik ki. Herkesin zevkine göre bir site var. Dikkat edenler bileceklerdir, trend tamamen tüketicinin kendi ürettiği materyali başkalarıyla paylaşmasına kaymakta. Komşunun, senin ürettiğin fotoğraflar, filimler revaçta. Hangi erkek dergisi sana bu imkanı verebiliyor.

Artık yeni nesilin erkek magazinleri var internette. Bunlar Playboy, Maxim veya Arena adını taşımıyor. Onların yerine Graphis, Met-Art, Suicide Girls, 88square var. Bunlara yarınki yazımda değineceğim.


Technorati Tags: , , , ,

Bookmark and Share