Birisi bir yerde yazmış blogum hakkında;
”iyi ve kaliteli bir blog, ancak bazen görsel ögelerin seçiminde aşırıya kaçıyor”.
[Bu içerik, yalnızca Bold üyeler tarafından görülebilir] Daha önce üye olduysan buradan giriş yapabilirsin. Eğer üyeliğin yoksa, 18 yaşından büyük olmak koşulu ile buradan bir hesap açabilirsin.
Sık sık serzenişte bulunuyoruz Türkiye’de internete uygulanan sansür için. Batı dünyası da internete sansür uygulayan ülkelere ait listeleri yayınlıyor sürekli. Suudi Arabistan, Çin, Küba, Pakistan ve Türkiye bu listelerde her daim var.
Ne yazık ki gözlemlerim belki insanlarının değil ama, yöneten beyinlerinin geri kaldığı bu ülkelerde pozitif bir değişim olacağına, aksine batı dünyasının internete bakışının bu rejimlere yaklaşmaya başladığı üzerine.
DNS zehirlemesi de denilen ve içeriği ”zararlı” sitelerin erişimine engel olmak yeni moda. Vatandaşların telif haklarına gösterdiği bağlılık veya seksüel tercihleri hükümetler tarafından çok önemseniyor. Pornografik içerikli siteler, ülkelere ve içerdikleri materyallerideki dozaja göre her yerde engellenebiliyor. Ayrıca internet bağlantımızı sağlayan özel şirketlerin üzerine de yıkılan ekstra yaptırımlarla kültür ve sanat eserlerinin paylaşım ağlarından evimizdeki bilgisayara indirip indirilmediği de sıkıca kontrol edilmeye başlandı.
Engellemeler ve özgürlüklerin kısıtlanması internetle de sınırlı kalmıyor esasında. Almanya ve Fransa yahudi soykırımını reddetmeyi suç kabul ediyor. İsveç’de adalet bakanı nazist bir websiteyi barındıran hosting firmasına baskı yaparak kapattırdı. Bunları aklıbaşında bir insanın kabul etmesi mümkün değil.
Hasselblad vakfı (efsanevi fotoğraf makinası Hasselblad) ünlü fotoğrafçı Nan Goldin‘in sergisini sansürledi. Çıplak bir kız fotoğrafı çocuk pornografisi olarak algılanma tehlikesi barındırdığı için. Bu resim Baltic Center for Contemporary Art dan polis nezaretinde çıkarttırıldı, analiz edilmek üzere. Benzer saldırıya pekçok sanatçı muhatap oldu. Andres Serrano, Violeta Gomez, Bill Henson bunlardan birkaçı.
Esasında problemin asıl kaynağı senin, benim, normal vatandaşın çocuk pornografisi konusunda ciddi bir bilgi ve fikrimizin olmaması. Tek bilgi kaynağımız, kanunlar ve medyanın yansıttıkları. Çocuk pornografisi gözönünde olan birşey değil. Kimse bilmiyor ne olduğunu, neye benzediğini. Bunun sonucu olarak da birçok sanat eserinde tasvir edilen çocuğun, bir anda pornografi kategorisi altında değerlendirilmesi kaçınılmaz oluyor.

Oysaki internetin çok öncesinde sanatta sıkça beraber kullanılan ögeler çıplaklık ve çocuk. Fakat günümüzde medya ve çeşitli organizasyonlar tarafında yürütülen ve histerik bir şekil alan topluma empoze edilen bakış açısı başımıza işler açmaya devam ediyor.
Örneğin, toplumlarda hasta insanların varolduğunu bildiğim halde, genel olarak normal bir insanın Scorpions‘un Virgin Killer adlı albüm kapağına bakarak mastürbasyon yapacağını düşünemem. Ayrıca resim pornografi değil. Bunu ben değil, albümün satıldığı ülkelerin kanunu söylüyor. Hem de 1976 dan beri… Tabii aranızda bu albüm kapağını yanlış ve gereksiz bir seçim olarak değerlendirenler olacaktır, buna saygı duyulması gerekir. Ama bu fotoğrafın pornografik olmadığı gerçeğini değiştirmez. İtiraf etmek gerekirse bu fotoğrafın kışkırtmak amacı ile koyulduğunu söyleyebilirim. Ama zaten hard rock gruplarının işi de bu değil mi?

Albümle ilgili bilgiye wikipedia’dan ulaştığınızda albümün kapağı da gözünüze çarpıyor. Internet Watch Foundation adlı özel bir hayırsever kuruluş, İngiliz internet operatörleri ile ortak bir çalışma yaparak wikipedia ya ulaşımı engelledi. Çocuk pornografisini yaymaya yataklık ettiğinden… Bir ara İsveç polisi The Piratebay çocuk pornografisi içeriyor diye kapatmaya kalktı. Zaten The Piratebay sürekli çamur atılan bir organizasyon olduğu için fazla kaşını kaldıran olmadı. Ama bu sefer eşşiz bilgi kaynağı Wikipedia sözkonusu… Üstelik iş orada da kalmayacak gibi. Bu sefer aynı suçlama Amazon.com a da yönetildi. Virgin Killer’in albüm kapağı orada da var. Used Records…..
Avustralya’dan çıkan bir mahkeme kararı Simpson ailesinin pornografik versiyonunu da çocuk pornografisi olarak değerlendirdi.
Çocuk pornografisi altında çok şey daha yasaklanacak. Günümüzün en çok nefret uyandıran olgusu çocuk pornografisini kullanarak sansüre gitmek daha bu planın giriş kısmı. Zamanla diğer konularda da benzer kısıtlama ve yasakları görmeye hazır olun.

Bir taşla iki kuş vuralım bu postayla. Madem Scorpions – Virgin Killer, yasaklı albüm kapağını yayınladım, üzerine bir de The Pirate Bay’dan albümün tamamını indirip dinlemeniz için gerekli torrent’e link vereyim.

Rakuten Japonya’nın hatırı sayılır internet alışveriş portallarından biri. Bu sitede satılan en ilginç ürün ise erkek sütyeni. İki hafta önce piyasaya çıkmasına rağmen 300 ün üzerinde sütyen satılmış. Tanesi 2800 yen, yani 20 dolar…
Satış sorulusunun dediğine göre bu ürünü alan erkekler ”uzun zamandır böyle birşeyi bekliyorduk” diye sevinçlerini de ifade etmişler.
Konuyla ilgili tartışma Japonya’nın en popüler sosyal ağı olan Mixi’ de 8000 yoruma ulaştı. Çoğu olumlu …
Horse…. At yani… Postanın başlığını tamamlayan kelime bu olmalıydı. Ünlü bir şarkıyı referans gösterip başlık olarak kullanmak istedim. Alternatifi, daha sert ve dobra olanı, ”Atın Siktiği Adam Öldü” olurdu ki, adab-ı muaşşeret’e aykırı bir posta başlığı olarak algılanma riski vardı…
2005 yılında neredeydim bilmiyorum, duymamışım bu haberi ama. Bir forumda karşıma çıktı, bir önceki postanın konusu da zoofili olunca yeri geldi işleyeyim dedim. Kendini ata düzdüren veya düldül’e saksafon çeken hatunları orada burada duyduk, gördük. Fakat erkek kısmının kendini bir ata lüleden düzdüreceği aklıma gelmemişti açıkcası.

Hikayenin kahramanı bir uçak mühendisi olan 45 yaşındaki Amerikalı, Kenneth Pinyan. Washington yakınlarında bir kasabada oturan Kenneth boş zamanlarında bir at çiftliğine takılıyor. Bu ”hayvansever” adam, zamanla ülkenin dört bir yanından gelen ve atlarla seks yapmaya meraklı insanlara çiftliğin atlarını peşkeş çekmeye başlıyor. Bal tutan parmağını yalar hesabı kendi de bu orjilerde yer alıyor. Bir arkadaşı var, kameraman görevini gören. O çekiyor filmi, Kenneth de domalıyor. Bu filmler piyasada dolanıyor daha sonra. Kenneth’in alemdeki adı Mr. Hands. Kenneth’in vefatından sonra Mr. Hands’s wife adlı birkaç seri daha çıkmış galiba.
Bir gece olaylar her zamankinden farklı gelişiyor. Daha önce nasıl yapıyorlardı bilmiyorum ama seyrettiğim videodan bu işin dalağa, ciğere zarar vermeden nasıl kotarılacağına dair bir fikre sahip olamadım. Zaten 2 Temmuz 2005 gecesi de aynen öyle olmuş. Daha sonra polisin yaptığı araştırmalar olaya karışan atın Arap Atı olduğunu ortaya koyuyor. Bilmiyorum uzunluk olarak Arap veya İngiliz’in arasında fak var mı? Farkettiğini zannetmiyorum, insan evladıyım diyen midillinin dahi altından kalkamaz…
Video görüntülerinden tahmin ettiğim, aletin 70 santim civarı olduğu. Giriyor, çıkıyor. O da çok değil, iki defa, bilemedin üç defa… Hıarrrrggghhhh diye de bir ses geliyor Kenneth’den… Sonra….
Sonrası, hastaneye kaldırıyorlar. İki gün müşahade altında kalıyor ama dağılan içorganlar iflah olmuyor tabii. Çeşitli forumlarda Pinyan’ın myspace profiline link de verildi. Ancak şu an için bu sayfa kaldırılmış durumda. Bir rivayete göre myspace’deki kişisel bilgilerinde ”Marital Status: Single. Not looking” yazıyormuş…
Biliyorum, içiniz hem nefret, hem de iğrentiyle dolmuştur. Ama merak herşeyin üzerinde… İstiyorsunuz ki bu videoyu burada vereyim.
Ben de çok isterdim… Ancak bu tarz bir videoyu içeriğe koyamıyorum, bazı nedenlerden dolayı. Fakat Social Club‘de birkaç gün içerisinde videonun bulunduğu link verilecek. İsteyenler oradan kendi rızalarıyla bakabilir. Bu arada youtube ve benzeri sitelerde bu videoyu izleyen insanların verdiği tepkiler kameraya yansımış. Bunlardan bir kaç örnek vereyim, işin vehametini anlayın…
Open Minded kızın tepkisi
Find more videos like this on 5 Posta Social Club
Dos Latinos. Süt bebeleri daha…
Find more videos like this on 5 Posta Social Club
Güzel kızın (at tarrağına alışkın gibi) merakı başka şeye
Find more videos like this on 5 Posta Social Club
Dediğim gibi Social Club’da link verilecek. Şimdiden gidin yazdırın adınızı. Ayrıca madem horse dick, at tarrağı falan dedik, kulübün üyelerinden Toz’a armağan olarak koyduğum videoya da bakın. Forumlara istediğiniz konuda başlık açın, konuları tartışın. Şu an 84 kişiyiz…
Orta yaşlı, çıplak bir kadın sırtüstü yatan köpeğin üzerine oturmuş. Kadının kestiği bileklerinden kanlar akıyor. Resimdeki en çarpıcı öge hiç kuşkusuz köpeğin ereksiyon halindeki kırmızı cinsel organı….
Bu bir afiş… Üzerinde ”She Slashed Her Wrists And Fuck Her Dog Bobby One Last Time” yazıyor… Bu resim Marla‘yı çıldırttı. Pedofili ile birlikte insanları en çok provoke eden şeylerden biri de zoofili…
Marla’nın gazabından korktum, romantik bir resim seçtim…

Çoğu insanın bakmaktan hoşlandığı birşey değil zoofili, kaldı ki denensin. Biz şehirlilerde böyle bir düşünce hakim. Aynı zamanda kırsal kesimde bu işin gırla gittiğini biliyoruz. Askere gidip Anadolu insanı ile karışanlar olayı daha değişik enstantaneleriyle dinleyebiliyor, hatta şahit de olabiliyor.
İnternet pornografisinde aramazsan bulacağın birşey değil zoofili. Tıpkı pedofili gibi… Yine de zaman zaman görmeyenleriniz de duymuştur atınkini ağzına alan kadın, domuzun altına yatan adam vesaire… Müslüman ülkede yetişip domuzun organının spiral gibi olduğunu öğrenmenin tek yolu belki de bu.
Esasında pedofili, ensest, zoofili gibi akımlar internetin bize getirdiği şeyler değil. Sanat tarihçileri daha iyi bilir, Eski Yunan ve Roma’da sıkça rastlanılan olaylar bunlar.
Teknolojinin gelişimi ve en uçta bucakta kalmış akımların bile bu sayede taraftarıyla buluştuğu bir ortam yalnızca internet.

Peki nasıl oldu da başladı bu akım medyada boy göstermeye? İnternet demedim, medya dedim… Çünkü zoofilinin medyaya aktarılıp tüketicisiyle tanışması video teyp dediğimiz teknik ile başlıyor.
William Shakespeare ne demişti? Something is rotten in the state of Denmark… Boş bir laf değil… Şer’in kaynağı Danimarka bu sefer yine…. Bodil Joensen diye köylü kızı çıkıyor 60 ların sonunda. Daha sonra kendisi Queen Of Bestiality diye anılacak. İlk çevirdiği underground bestiality porno filmi Animal Farm büyük ses getiriyor ve tüm dünyayı şoka sokuyor.
Hikayenin tamamını 15 er dakikalık 3 bölüm halinde videoda getiriyorum buraya. Pornografi endüstrisini gelişimi, video çılgınlığı ve daha birçok ilginç detay videolarda var. Bu da benden size belgesel olsun…
Birinci Bölüm
DARK SIDE OF PORN: SEARCH FOR ANIMAL FARM 1 OF 3
Uploaded by Top-Notch112. – Watch feature films and entire TV shows.
İkinci Bölüm
DARK SIDE OF PORN: SEARCH FOR ANIMAL FARM 2 OF 3
Uploaded by Top-Notch112. – Classic TV and last night’s shows, online.
Üçüncü Bölüm
DARK SIDE OF PORN: SEARCH FOR ANIMAL FARM 3 OF 3
Uploaded by Top-Notch112. – Full seasons and entire episodes online.
Biraz daha işlemeyi düşünüyorum bu konuyu. O yüzden yorumlarınızı bekliyorum. Sizlerde ne gibi düşünceler uyandırıyor? Esasında çok güncel bir konu… Ancak dediğim gibi eğitimli şehirlilerde rastlamadığımız fakat dünyanın her yerinde tahmin ettiğimizden daha yaygın bir olgu. Biraz bu konuyu eşmenin ve bilinmeyenleri ortaya çıkarmanın zamanı geldi diye düşünüyorum. Daha sonra sizlere dudaklarınızı uçuklatacak birşeyden bahsedeceğim…

Ahlaklı iyi aile çocukları bile olsak, erkek olup da aramızda kız pandiklelememiş olan yoktur. Okul yıllarında sınıftaki kızları da sıkıştırıp elledik. Bu tip davranışları fazla büyütmemek lazım. Olayları ergenlik çağındaki erkeğin karşı cinse olan merakı ve ondan alacağını tahmin ettiği hazzı denemek olarak ele almalı bence. Ne var ki bu davranışları ileriki yaşlarda devam ettirmek hayvanlıkla eşdeğer muhakkak. Fordculuk adını verdiğimiz bu müessese sırf Türk kırolarına özgü bir müessese değil, dünyada var olan bir kavram. Geçenlerde bir İsveç gazetesinde okuduğum bir haber bu postayı atarken bana ilham verdi. İsterseniz oradan başlayalım…
Gavurun analitik zekası iyidir. Olayları rakamlarla ve istatistiklerle vermeye bayılırlar. Gazetenin haberine göre Stockholm’de geçen sene tam 1343 adet, resmi olarak şikayetle kayıtlara geçen taciz olayı olmuş. Bu arada şehrin nüfusunun 1,5 milyon olduğunu belirteyim. 1997 ve 2007 yılları arasında bu şikayetler % 65 artış göstermiş. Taciz vakalarının çoğu işyerinde toplu taşım araçlarında gerçekleşiyor. Suçluların % 90 ı ise bu suçun kanıtlanmasının zor olmasından ötürü serbest bırakılıyor. Yoksa cezası 2 sene hapis…
Oturup normal vatandaş gibi düşünmeye çalıştığın zaman fantazi olarak hiç de fena değil. Günde 8 saat, haftada 5 gün çalışıyorsun. Aldığın maaş ucu ucuna yetiyor. Taksit, kredi kartı borcu, evde ağlayan sümüklü çocuklar, dırdırcı bir karı vesaire. Bütün bunlara doğru yol alırken metroda bir anda seni kendine getiren bir parfüm kokusu ile yanındaki hatunun farkına varıyorsun. Genç, güzel taş gibi bir hatun. Omzuna çantasını asmış… Yan gözle bakıyorsun ki kısa bir etek giymiş bu ceylan. İki alternatifin var, ya bu düşünceleri kafandan atıp eve gitmeden önce marketten salatalık, kıyma, süt almayı planlayacaksın, ya da acaba elini eteğin altına hafifçe soksan ne olur diye beyinini kemirmeye başlayacaksın? Evet bir risk var, suratına tokadı yedikten sonra diğer yolculardan bir temiz sopa da yiyebilirsin. Ancak ya ses çıkarmazsa? Belki o da evde bekleyen artık çükünü kaldıramayan birine doğru yola çıkmış. Ya da kalksa bile 3 dakika sonra iş bitince yellene yellene uyuyor. O yüzden belki hiçbirşey demeyecek. Biraz heyecan, kalp çarpıntısı… Ne zararı var? Yavaş yavaş eli gezdirirsin, baktın gıkını çıkarmıyor daha içerilere girebilirsin. Amaç içinde o güzel, şerbetli, tatlı ve tuzlu lezzeti beraber barındıran peynirli künefeye ulaşmak.
Kimseye bu riski almasını tavsiye etmiş olmayayım bu sitede. Ağzınız yüzünüz dağılırsa benden bilmeyin. Bir de hatun kişinin cidden hoşuna gitmeyip, tasvip etmeyeceğini düşünün. Hayır ihtimal var tabii, hoşuna gidebilir. Bunu şuradan çıkarıyorum, beni kızın bir otobüste, trende ellemeye kalksa ve tipi de düzgün olsa hiç ses edeceğimi zannetmiyorum. Eh vardır herhalde benim gibi düşünen kızlar bu dünyada. Aksini iddia etmek saçma olur…
Ancak en başta da belirttiğim gibi bu riskleri almak ve işi fiile dökmek hayvanlıkla eşdeğer. Aman canım bu da eksik olsun deyip geçmemiz gerekiyor. Fakat gelgör ki bizim gibi aklıbaşında insanların yanında başka tipler de var demek ki tacizler batılı toplumlarda ve bizim toplumumuzda sıkça karşılaşılıyor.
Böyle olmak zorunda değil ama. Ancak bunun çözümü bizim toplumlarımız gibi gelenekçi ve mutaasıp toplumlarda çok zor. Cinsellik, seks ne kadar tabu olursa sapıklık o kadar yaygın oluyor bir toplumda. Oysa insanlara içlerini dökebilecek, fantazilerini uygulayabilecek imkanlar verilmeli. Ülkemizde bir tek futbol stadyumları var bu işlevi bir nebze gören. İkinci şıkkı bulmak zor.
Oysa ki cinsel istismara yönelik suç oranlarında batı toplumlarının çok çok altında kalan Japonya bu sorunu özel seks kulüplerinde çözüyor.

”Pink Box” diye bir kitap aldım Amazon’dan. Sizlere tanıtımını daha sonra yapacağım. Kitapta söyle bir cümle geçiyor.
”Her toplumda sapıkça eğilimler ve istemler var. Ancak bir tek japon toplumu bu eğilim ve istemlere çare arıyor.”
Bu çareyi, kanuni seks kulüplerinde binbir türlü fantazi ve eğilime hizmet veren ticari amaçlı kuruluşlar karşılıyor tabii ki. Metro tren vagonu şeklinde dizayn edilmiş seks kulüplerinde yolculuk yapıyor numarası yapan çalışan kızlara ücret karşılığı yaslayabiliyorsunuz. Dayak yeme, karakola düşme tehlikesinden uzak fantazinizi gerçekleştirmek mümkün. Densha Go Go adlı kulüpte çalışan 21 yaşındaki Mari bakın mesleğini nasıl anlatıyor bizlere. Pink Box adlı kitaptan alıntıdır.
Haftanın 5 günü chikan densha (pervert train-sapık treni) da çalışıyorum. Metro istasyonlarındaki ilanların aynısını yapıştırıyoruz trenimize. Müdürümüzün fikriydi bu, daha otantik olsun diye…Müşterileri vagona en fazla 14 kişilik guruplar halinde alıyoruz. Trendeki kızlara 10 dakika süresince yaslayabiliyorlar. Bu esnada favori kızını seçen Onunla özel bir odaya geçiyor.
Bu ölçülerde düşünemediğimiz sürece kobrayı salanlar, değdirenler, sürttürenler hep beraber yaşayacağız.
İtalyan Pippa Bacca‘nın tecavüz edilerek öldürülmesi bir takım soruları beraberinde getirdi. Bu olaydan daha önce de dizilerdeki tecavüz sahnelerinin çok reyting yaptığı konuşulmuştu.
Dolaylı yoldan tv ve sinemalardaki tecavüz sahnelerinin insanları bu işe teşvik ettildiği falan da konuşuldu. Hiç hazetmiyorum bu tarz saptamalardan. Marilyn Manson dinleyen intihara özenecek, Ozzy Osbourne dinleyen civciv ezecek. Müjde Ar‘ın zorla düzüldüğünü gören de tecavüze yönelecek.
Hayatımda kimseye tecavüz etmedim, ancak tecavüz sahnelerini ilgi çekici buluyorum. Sinema sektöründe önemli yeri var tecavüz sahnelerinin. Sırf bizde böyle değil bu, bütün dünyada da aynı. Clockwork Orange‘a bakalım. İhtiyar moruğu ”singin’ in the rain” parçasını mırıldanarak yerde tekmelerken taş gibi karısına yapılan grubu hatırlayın. Marlon Brando‘nun adını hatırlayamadığım ve Paris’de geçen bir filminde genç sevgilisine zorla anal seks yoluyla sahip olurken bir paket tereyağına batırdığı orta parmağını kızın anüsünü kayganlaştırmak için kullanışını hatırlayın.
Yerlilerden vereceğimiz en akılda kalıcı örnek ise Müjde Ar‘ın İffet adlı filminin sahnesidir herhalde. Yeşilçam‘dan beklenilmeyecek kadar yaratıcı, dahiyane bir sahne. 4-5 arkadaş bir muhabbette yıllar sonra bu sahneyi hatırladık. Bilmeyen yoktu aramızda. Bir nesile etki etmiş…Yalnız bu güzel sahneyi Faruk Peker piç etmiş. Suratın hali ne o öyle? Youtube da bu videoya yorum yazanlardan biri iyi benzetme yapmış.
‘‘Faruk Peker Müjde Ar’ı düzüyor mu? Yoksa O’nun üzerine mi işiyor?”
Yıllar önce Stockholm Film Festivali‘nde gösterimine gittiğim Irréversible adlı filmin tecavüz sahnesi ise herhalde bugüne kadar yapılanların en iyisi. Tecavüz olayını başından sonuna kadar kesintisiz gösteren ilk film. Bu gösterimde olan ilginç bir olayı ise hiç unutamıyorum. Yanımda 25-26 yaşlarında bir çift oturuyor. Bilindiği gibi bu tecavüz sahnesi daha filmin hemen başında. Bu sahne başlayınca sinema salonundaki birkaç militan feminist filmi protesto amacıyla yüksek sesle söylenerek salondan çıktılar. Yanımdaki çiftin erkek olanı ise herhalde hatunun gözüne girmek için olsa gerek yüksek sesle ”buna tahammül etmek zorunda değilim” diyerek ayağa gösterişli bir şekilde kalkarak çıkışa doğru yürüdü. Herhalde hatunun da kendisini takip edeceğini düşünüyordu. Kız hiçbirşey dmeden yerinde oturmaya devam edince bu salak da ofsayta düşmüş oldu. Tabii geri adım atmak daha büyük utanç olacağı için çıktı gitti bu geri zekalı. Film bitip hepimiz dışarı çıktığımızda bu kerizi patlamış mısırcının yanındaki kanepede kös kös otururken gördüm. O daha birşey söylemeden kız filmin iyi olduğunu söyledi. ”Aha, öyle mi?” diye cevap verdi dallama. Suratı bomboktu. Bir de o filmi seyredenlerin aklında çıkaramadığı ve sürekli muhabbetlerde ortaya attığı bir konu var. Ulan Monica Belluci ne hatun be!!!
[Bu içerik, yalnızca Bold üyeler tarafından görülebilir] Daha önce üye olduysan buradan giriş yapabilirsin. Eğer üyeliğin yoksa, 18 yaşından büyük olmak koşulu ile buradan bir hesap açabilirsin.

Anal sekse meraklı olmayan heteroseksüel erkek sayısı yok denecek kadar az. Israrla kız arkadaşlarımızı, eşlerimizi ve partnerlerimizi anal sekse zorlamaya çalışıyoruz hepimiz. Hafta sonu bu konuyla ilgili birşeyler yazmayı düşünüyordum. Ancak gazetede okuduğum bir haberi sizlerle paylaşmadan edemedim. Herşeyden önce şunu söylemeliyim ki yazının başlığı benim kendi fikrimi yansıtmıyor. Danimarkalı seksolog Robert Lubarski’nin (resimdeki) görüşünü dile getiren bir cümle bu. Uzmanımız konuya kontra bir yaklaşımla katılıp biz hetero erkekleri defansda az adamla yakalıyor. Danimarka’nın önde gelen seksologlarından olan Lubarski artık erkeğin cinselliğine daha fazla ışık tutulması gerektiğine inanıyor ve anal seksin önemli bir yeri olduğuna inanıyor. Eklemeden de edememiş uzmanımız
- karım bana strap on ile çakıyor…
Lubarski’nin demek istediği erkeklerin seks hayatlarında erkeklik normlarını çok fazla kafaya taktığını ve bunun da seks hayatlarını körelttiği.
- Lüleden yiyen erkeklerin çoğu gazetelerin uzman kişilerine ”acaba homoseksüel miyim?” diye sorular yöneltiyor. Bu da toplumsal normların ne kadar içimize işlemiş olduğunun kanıtı
Normları Sklemeyin Diyor Uzman Hekiminiz
Erkekler bu tarz normların peşinden gitmeyi bırakmalı ve feminin olmaya cesaret edebilmeli diye de eklemiş ekselansları. Örnek olarak da karısının strap on takıp kendisini düzmesini örnek göstermiş.
- Anüs önemli bir bölge erkeğin seksüalitesi açısından. Ve klitoris kadar da hassas…Prostata kendinizin ya da eşinizin yardımıyla masaj yapmanız o yüzden çok mühim. Aynı zamanda prostat kanserine karşı da iyi bir korunma yöntemi.
Olayı ”prostata masaj” olarak sunduğun zaman şık tabii. O kadar korkutucu gelmiyor. Oysaki işin aslı erkek halinle kötten düzülüyor olman. Eğer siz de gerekli etkiyi yapmadıysa aşağıdakki strap on dediğimiz ”masaj aleti”ne de bir göz atın.

İlkokulda aşı, yetişkin yaşta strap-on. Çilemiz bitmiyor
Ben yalnızca bilgiyi paylaşmak istedim sizlerle. Aman ha evde deneyip de beni sorumlu tutmayın. Ben şahsen doktorun bu tavsiyesine uymayı düşünmüyorum. Anal seksin bildiğimiz güvenli tarafını, faydalarını ve yöntemleri ele alacağım hafta sonu postasını bekleyin. Bir de video koyarım belki. Ama umuma açık yerde video olmaz o yüzden şifre koyacağım video olursa. Bu sebeple email listesine adınızı yazdırırsanız şifreyi postalarım size…

Son Atılan Yorumlar