Bir Dost Tavsiyesi

Beğenme, flört, yakınlaşma, çıkma ve yatağa atlama dönemlerinde, küçük cilvelerin yanında yapması gereken çok bir şey olmamış Şule’nin. Atakan’ın öküzleştiği, sürecin ağırlaştığı dönemlerde ise belki bir mum ışığı, şarap, iç gıcıklayıcı kıyafetler ve iç çamaşırları eşliğinde, ateşin altını harlamış olabilir.

Şule bu numaraları, bir de ilişkisi sonraki zamanlarda çıkmaza, monotonluğa girdiğinde, kadın dergilerinin ‘öküzü boynuzundan tutmanın 15 yolu’ başlıklı makalelerinden arayıp, çıkaracak.

Hani erkeklerin 3 ayda 10 santim uzatmanın, kadınların da 3 haftada 15 kilo vermenin altın sırlarını harıl harıl aradıkları bu dünyada zor, hatta imkansız olanı kolay gibi gösteren reklamlar yok mu? Aynı şekilde kolay olanı sanki çok zor bir şeymiş gibi göstermek de ayrı bir endüstri. İlkinde yalan bir ürün kaktırılmaya çalışılıyor, ikincisinde satılan ise, içi boş, hava-cıva bilgi.

İlişki dediğimiz müessese Mahir Kaynak’dan bile eski. İnsanoğlunun tarih boyunca yaptığı kazanımları, neslinin devamını sağlayabilmek için rutinlere dönüştürebilme yetisine hayran olmamak mümkün değil.

Blowjob, yani oral seks, bu rutinlerden biri. Öküzü de boynuzundan tutmanın, ineği tekdüze ve heyecansız da olsa döllemeye devam ettirmenin en güzel yolu. Geri kalan 14 ü neyse, kaldırıp çöpe atabilir Şule.

İyi bir oral seksin yanında diğer 14 yöntem, sevgililer gününde erkeğine bir çift pamuklu spor çorap armağan etmekle eşdeğer.

Oral seks, bir erkeğin sefil hayatındaki belki de tek ışık. Ağzın içinde, mukoza tabakasının üzerinde konuşlanmış binlerce minik hurinin ellerindeki ıslak, ipekten mendillerle ovuşturdukları penisi patlatmasını, havai fişekler ve bando eşliğinde havaya saçılan egzotik meyvalar bukkakesine benzetebiliriz.

O yüzden gelin şu işi insanoğluna yakışır şekilde yapalım. Kısacık ömürlerimizde diş veya davul derisi gibi gergin dudaklarla yapılan saksafona yer olmamalı.

Bu konuda sizleri yazılmış iyi bir kaynağın ellerine bırakıp, hafta sonuna yönelik içki alışverişimi yapmak için tekel bayiine gitmek üzere evden çıkmayı düşünüyordum.Fakat google’da ‘oral seks nasıl yapılır’ diye yaptığım bir arama, ilk sırada BG Color’u pembe olan, adında Melekler Mekanı yazan bir siteye götürdü beni…

Erkekleri bir meleğin (!) yaptığı oral sekse maruz bırakacak kadar zalim değilim. Kendim zaman zaman maruz kaldım, ondan. Emin olun, duşun altında tek elinizi fayanslara dayayıp kafanızı suyun altında tutarak otuzbir çekmeyi kadının melek olanına tercih edersiniz…

Bir melek değil de, elit olmayan halkın ağzındaki tanımıyla orospunun önde gideni, kaltak ve fahişe ruhlu değilseniz veya yalancıktan da olsa bu karakteri canlandırmaya yeltenmeyecekseniz gerisini okumasanız da olur.

Bir orospu çocuğunun ağzından,  fahişe ruhlu kaltağa, hem de siyah backgorund color üzerine ”ağza nasıl alınır” dersi.

1 – Yaptığın işi sev, kendini ver.

2 – Penisi yutup çıkarırken, kukunun da şişip, zonklaması lazım. N’ap et, o moda sok kendini.

3 – Dikkat, önemli! Kusma reflekslerine çalış biraz. Deepthroat is the shit!

4 – Tükürük. Nasıl önemli, nasıl önemli!!! Çok ama çok önemli! Çok tükürük kullan. Daha da çok kullan. Gırtlağın derinliklerinden gelen tükürük daha da kalın ve yapışkan. Bunu çıkarmaya bak. Penisin yardımıyla… Burada önemli bir detay, tükürüğü ağzının içinde tutma. Tükürüğü sal, sıva, oyna… Halın çok değerliyse dizlerinin önüne havlu ser.

5 – Varyasyon… Tek bir hareketi mekanik olarak tekrarlamaktan kaçın. Başının hareket yönünü değiştir. Çıkar, öp, tekrar içeri sok, altına gir, başının üzerine koy, yanağına yasla, kulak memenin arkasını kaşı onunla…

6 – Dişler… Ay ay ayyy!!! Bunu nasıl halledersin bilmiyorum. Dişler, katlanabilen, çıkarılabilen şeyler değil. Hiç de ağzıma almadım, tam bir şey söyleyemiyorum. Ama bazıları yapabildiğine göre senin de yapmaman için bir sebep yok. N’ap et, tekniğini bul!

7 – Dişleri kullanmaktan kaçınmak için üzerlerini dudaklarınla kaplamak… Turn off Deluxe… Asla yapma!

8 – Arada nefes almak için çıkardığında onu öksüz bırakamazsın. Elinle devam et. ‘Çekme’ den çok ‘rotate’ hareketi. Elin, bilekten dönsün yani.

9- Gözler… Toplamda 11 madde olacak. Ama hepsini aklında tutamayacaksan 3 tanesini kesin bilmen lazım. Kusma refleksi, Tükürük ve Gözler… Emerken, yalarken ve yutarken mutlaka göz temasında ol. Corona bira şişesinin ağzındaki limon bu. Rus havyarının altındaki tereyağı, fransız bageti…

10 – Patlama kısmı… Burası biraz kişiye göre değişir. Bazı erkekler son 3-5 sıvazlamayı kendileri yapmak ister. Gelirkenki tempo çok önemli çünkü. O telaş içinde başka bir vücudun istenen tempoyu yakalaması zor olabilir. Gurur meselesi yapma, olacakları bekle…

11 – Sperm… Söyleyeceklerim kesin ve net. Yut! Hatta bunu yaparken oyna, bulaştır, sündür!

Bu kadarı yeterse (ki bence yetmeli) blogdan bir kullanıcı adı ve şifresi almana en azından şimdilik gerek yok. Ama yok, ne dediğimi tam anlamadıysan, uygulamalı gösteren iki örneğe ulaşmak için kayıt yaptırman gerekecek.

[Bu içerik, yalnızca Bold üyeler tarafından görülebilir] Daha önce üye olduysan buradan giriş yapabilirsin. Eğer üyeliğin yoksa, 18 yaşından büyük olmak koşulu ile buradan bir hesap açabilirsin.

Bookmark and Share

Pazartesi Notlarına Devam

Mevsim değişikliğinden psikolojik çöküntüye gireceğimiz şu günlerde eski alışkanlıklar, rutinler belki biraz insanı rahatlatabilir. Biriken üç beş haber ve bağlantılarını kısa yorumlar eşliğinde pazartesi günleri vermeye devam…

# Aldığım insider bilgilere göre Türkiye’de seks-shop’larda en çok satan ürünlerin başında Fleshlight geliyormuş. Erkeklere özel bu aleti biliyorsunuzdur. El lambası şeklinde ama içi kuku gibi tasarlanmış. Bu çok da şaşılası bir haber değil. Ancak bu bilgiyi alıp, üzerine artık Türkiye’de de satılmaya başlanan Sahte Kızlık Zarı‘nı koyarsak durum biraz içinden çıkılması zor bir hal alıyor.

Alt alta koyup toplayalım, çıkaralım:

Erkekler kukusuzluktan Fleshlight alıyor.
Kızlar patlayan kukularının içindeki istepneyi yenisi ile değiştiriyor.

Bu denklemin bir bilinmezi olarak x var. Ama bu x de Altı Ok‘u görünce bacaklarını açan memleket kadını sayısına eşit değildir herhalde. Ben bu denklemin içinden çıkamadım. Yine de en azından ülkeme şeriatın gelmeyeceğinin bir belgesi bu Yapay Kızlık Zarı. Mısır’ın en ünlü din adamlarından Abdül Muti Bayumi, bunu satanların idamla cezalandırılması gerektiğini söylemiş. Ey Türk kızı! Atan olmasaydı, ünün ve şanın dünyada Yunan kızları ile birlikte anılacaktı. Şükür ki ülkemde hem muhafazkarlığı hem de girişimciliği aynı ruh ve bedende buluşturmasını bilenler var da söküğümüzü, patlağımızı diktirip, onarabiliyoruz.

# Hazır geleneklerden, kadınların bu gelenek, örf, adet ve ananelerden çektiklerinden bahsediyoruz, geçenlerde FriendFeed’in Feminizm grubunda vuku bulan İslam ve Feminizm başlıklı tartışmaya da bir göz atmanızı tavsiye ederim. Ortamın muhafazakar olan ve olmayan entelektüelleri (hatta bazılarının et mi balık mı olduğunu ben de hala anlamadım) baya güzel açıkladılar kendi bakış açılarına göre. Cidden herhangi bir gazete veya tv kanalındaki kıçı kırık yazı ya da programlardan daha faydalı bulacağınızı düşünüyorum. Bizzat ben katılmadım tartışmaya. Hem İslam hakkında orada tartışanlar kadar bir bilgim yok hem de feminizmin İslam’a göre açılımını yapmayı kendi hayata bakış açıma göre gereksiz buluyorum. Tüm bu çabalar bana Cin Ali’yi bir edebiyat şaheseri haline getirme uğraşıymış gibi geliyor. Uzaktan seyredip, bilgilenmek de büyük kazanç…

# Yine rotayı çok çevirmeden, alakalı bir konu üzerine oldukça ilginç bir paylaşım. Zeynep Sayın tarafından Star gazetesine 2008 yılında verilmiş bir röportaj. ”Başörtüsünü tehdit olarak görenler örtünme eyleminin ontolojik anlamını gözardı ediyor”

# WAR IS PEACE, FREEDOM IS SLAVERY, and IGNORANCE IS STRENGTH… Ya da Türkçesiyle SAVAŞ BARIŞTIR, ÖZGÜRLÜK KÖLELİKTİR, CEHALET KUVVETTİR… George Orwell’in ünlü 1984‘üne atıf yapıldığında ilk akla gelen bu slogan, wikipedia’da gayet yalın bir şekilde temellendirilmiş.

Romanın distopik dünyasında, totaliter bir merkezi tek Parti’nin yönetiminde korku, propaganda ve beyin yıkama ile halk ve hayatı manipüle edilmektedir. Roman daha sonra ünlenecek Büyük Birader ve Düşünce Polisi gibi kavramları içermektedir…

Tüm kitabın ve konseptinin en çarpıcı yanı, kafası çalışan herhangi bir insanın irkilerek tepki göstereceği bu sloganın kürsülerden, megafonlardan, yayın organlarından müthiş kalabalıklara hitaben söylendiğinde, o kalabalığın paralize olmuş gibi dinlemesi, tepki vermemesi, bu absürdlüğün farkına varmak bir yana alkışlarla tasdik etmeleri…

Nerden aklına geldi diyeceksiniz…  ”Türkiye’de İnternet Sansürü Yok” demek ile ”Özgürlük Köleliktir” demek arasında fark olduğunu düşünen var mı aranızda?

İnternet sansürü, filtrelemesi veya her ne nane ise, bizlere söylenen o asil amaçları asla karşılamıyorsa ve üstelik adlarına mücadele verdiklerini söyledikleri ”çocukları” bilhassa devletin sözde koruyucu kolları ihanete atıyorsa… Ve üstelik bu Avrupa’nın göbeğinde oluyorsa…

İnternette çocuk pornografisini bloklamak nasıl bir fiyaskoya döndü? Bu konuda ”asın, kesin” diyenlerin asıl yüzlerini dönmeleri gereken hedefi gösteren bir blog yazısı olarak alabilirsiniz.

# Eskiden Günün Yerli Gacısı oluyordu. Şimdi niye yok? Soranlar var…  Tekrardan bunu canlandırıp canlandırmamak konusunda bir fikrim yok açıkçası. Ancak bu işi eğlenceli veya heyecanlı olduğu için yapmak isteyenler ya da içinde önlenemez bir teşhir isteği olanları da Tumblr blogumun submit bölümüne yönlendirmek uygun olacak herhalde. Link’e tıkladığınızda ilk olarak ”submit a text” yazısı geliyor. Ancak fareyi bunun üzerine sürerseniz yalnızca Text, yani yazı değil, aynı zamanda link, fotoğraf ya da video ekleyebileceğinizi de göreceksiniz. Video eklemek için yalnızca videonun linkini koymak yeterli olur. Gerisini ben hallederim. Çok ofansif olan paylaşımları yalnızca Tumblr blogunda bırakıp diğerlerini buraya da almak gibi bir fikrim var. Memlekette henüz şeriat yok, belki geleceği de yok ama eşşeği sağlam kazığa bağlamak gerektiğini biliyorum.

# İlk paylaşımı ise aramızda tanıdığımız, ama isminin açıklanmasını istemeyen biri yapıyor. Daha çok şey yazarım buraya ama bu kadarla yetinmek zorundayım.

Bol bol fotoğraf, link ve video gönderin. Size ait olmasına gerek yok, internette rastladığınız ilginç bir şey olabilir. Konu sınırlaması da yok.Kayda değer şeyler olmasına dikkat edin.

Bookmark and Share

Ummadık Taş Baş Yarabiliyor

Tabii ki bazen konuları ele alırken kafamdan ”acaba mı” diye geçtiği oluyor. Bazı anlar ”bu sefer belki biraz fazla ileri gittim, beynimi mik mik skebilirler” diyorum. Olmadı değil, oldu…
[Bu içerik, yalnızca Bold üyeler tarafından görülebilir] Daha önce üye olduysan buradan giriş yapabilirsin. Eğer üyeliğin yoksa, 18 yaşından büyük olmak koşulu ile buradan bir hesap açabilirsin.

Bookmark and Share

Hangi Elim?

Seviyorum….

Sol elimi boşta bırakan pozisyonları.
[Bu içerik, yalnızca Bold üyeler tarafından görülebilir] Daha önce üye olduysan buradan giriş yapabilirsin. Eğer üyeliğin yoksa, 18 yaşından büyük olmak koşulu ile buradan bir hesap açabilirsin.

Bookmark and Share

Günün Pozisyonu – Yemekten Önce Alınmalı

Severim… Cinsel birleşme pozisyonu değil tabii bu fotoğrafın gösterdiği. Ana neredeyse daha iyi birşey gibi…
[Bu içerik, yalnızca Bold üyeler tarafından görülebilir] Daha önce üye olduysan buradan giriş yapabilirsin. Eğer üyeliğin yoksa, 18 yaşından büyük olmak koşulu ile buradan bir hesap açabilirsin.

Bookmark and Share

Klasik, Düz, Sade, Nefis, Baştan Çıkarıcı

Alengirli, aktobatik, gözleri faltaşı gibi açtıran erotik videolar bir tarafta dursun, bazen çok da fazla özelliği olmayan, bilindik ama favori bir pozisyona dair xxx videoya bakmak insana ayrı bir huşu veriyor.

Alice’e sorduk, doggy dedi, hikayesini pazartesi günü yayınlayacağım bir hatun var, onun da favorisi doggy imiş. E kendime soruyorum, şöyle bir düşündükten sonra cidden de doggy nin üzerine yok.

Doggy style iyi pozisyon… Tonla içkinin karıştırıldığı kokteyl denizinde kaliteli ve yıllanmış bir şarap gibi…

Bir kere hafif bir bel olayı varsa hatunda, arkadan manzara nefis… Poponun biz erkekler için değerini az görmeyin hanımlar. Tüm şatafatıyla insanın önünde yarılmış bir popo, ıslak ve davetkar kukuyu da öyle bir açıdan sunuyor ki… Artık gerisi er kişiye kalmış… İster bacakları birleşik tutup kıstırarak ve popoyu kaldırarak içeri girecek, isterse bacaklar iyice yana açılıp, bel mümkün olduğu kadar yere yapıştırılarak penisin boyundan azami istifade sağlanacak…

Hiç unutulmaması gereken ve maalesef hatun kişinin tanık olamadığı kalçaların dalgalanma olayı var bir de… Ayrıntı demeye dilim varmadı, bir görsel şölen olarak addettiğim için.

Bir diğer avantajı, iki alternaifi de birbirine çok yakın olarak sunması. Bir tarafta ıslak, yumuşak, sıcak ve bilindik hak yolu, hemen kuzeyinde gavurun ”chocklad highway” diye argosunu söylediği otoban var. Dile ne dilersen. Otobana girerken izin almayı ihmal etme yeter ki…

Öylesine güzel bir pozisyondur ki bu, adına şarkılar bile yazılmıştır. Benim İsveççe dilini öğrenirken büyük yardımını gördüğüm, müziğini sevdiğim pop/jazz grubu Bo Kaspers Orkester yaptı bunu. ”Varför är det så skönt att knulla bakifrån” parçanın adı. Ayan beyan tercümesi ”Arkadan sikmek neden bu kadar zevkli” oluyor…

Cuma Striptizi olmadı, çok kişi istemişti halbuki… Yine de bu videoya itiraz olacağını zannetmiyorum. Sensüel, duygulu, birbirini seven iki insanın doggy (köpek) pozisyonunda yaptığı aşkın abartısız, katıksız belgesidir…
[Bu içerik, yalnızca Bold üyeler tarafından görülebilir] Daha önce üye olduysan buradan giriş yapabilirsin. Eğer üyeliğin yoksa, 18 yaşından büyük olmak koşulu ile buradan bir hesap açabilirsin.

Bookmark and Share

Teşvikiye'de Striptiz Kursu mu Veriyorlar?

Esasında Müstesna İşler adlı blogda okuduğum bir yazı üzerine atmayı düşünüyordum bu postayı. Ama şu an itibarı ile Eva blogu kilit altına almış. Yanlışlıkla yapmış da olabilir, eli kayınca kontrol panelinde … Yoksa sevgilisi kızar diye yapmış olamaz, zannetmiyorum. Var öyleleri çünkü…

Herneyse bilmiyordum, bir yerde striptiz kursu açmışlar. Eva da gitmeyi düşünüyor, zaman zaman sevgilisine armağan etmek üzere.

Teşvikiye’de hem de Abdi İpekçi’de bir spor merkezinde striptiz kursu veriyorlar!!!

demiş Eva…

Çok yerinde bir düşünce. Çünkü hediye dediğin böyle olmalı. Erkekler için diyorum, siz siz olun yılbaşında, doğum gününüzde eğer hediye olarak çorap, eldiven almaya başladıysanız ilişkinizi gözden geçirin. Muhtemelen cinsel hayatınızda ciddi bir krizin belirtisidir bu çorap ve eldiven.

Eva veya diğer hevesliler için ısrarlı alkış tutmak lazım. Pole dance olayını defalarca gözlemledim yakından. Hem amatör olsun, hem de profesyonel ortamlarda. Bir çift beyaz havlu çoraptan daha fazla seks hayatına etkisi olduğu kuşku götürmez. Kolay da bir iş değil ha!!! Yani şekerli çayı, kurabiyeyi, börekleri mideye indireyim, sonra da sevgilime sürpriz yapayım pek olmaz… Acaip kas ve antrenman isteyen bir olay. Yığılır kalırsınız direğin dibinde, benden söylemesi…

Winner_of_Miss_Poledance_Australia
Uploaded by kukuriku1907

Bu arada Eva blogu kapatmasına rağmen RSS okuyucusundan içeriyi dikizlemek aklıma geldi. O postayı da buldum. Kızcağız altına kursun adresini falan da vermiş. Bir de gazetede olayla ilgili habere link var. Yalnız sonradan farkettim, haberin linki sabah gazetesinin 2005 yılının 10. ayını gösteriyor. Bundan 4 sene öncesi yani. Şimdi artık Mustafa’nın kurduğu parti bile çarşaflılara rozet takıyor. Aranızda bir çek eden olursa yorumlar kısmına bir not düşsün. Larry olur bu büyük ihtimalle…

Motus Velness Center
Abdi İpekçi cad. No:33
Harbiye M. Teşvikiye Şişli – İSTANBUL
Tel: (0212) 2915282

Bookmark and Share

Adolf und Eva

Blog kazanı mıdır, nedir orada birisi 5 posta için entellektüel seks blogu yazmıştı vakt i evvvelinde. Kendime aynada iki defa bakmamı gerektirecek bir yakıştırma olmuş bu. Tam aksine hiç kitap okuyan bir insan değilim. Çok eskiden vardı öyle bir hastalığım, son yıllarda tamamen yokoldu. Zaten şiir ve felsefe kitaplarını bir tarafa bırakalım, romanla da işim olmaz. Bir tek yaz tatiline çıktığım zaman kitap götürüyorum yanımda. Tarihe malolmuş kişilerin bilinmedik yönlerine karşı ilgim var. Geçen yaz bitirdiğim kitap, Stalin’in Tiflis rasathanesinde meteorolog olarak çalışması, balık tutmaya merakı ve özel bir bölgede yetişen nadir bir balık cinsi hakkında kitap yazması, en yüksek makama, güce ulaştığı halde eve yeni mobilya ve buzdolabı alan karısına ”ideolojiye ters düştüğü” için çıkışıp herşeyi geri göndertmesi… Önemli bir kişiliğin bilinmeyen yönleri her zaman ilginç.

Keza Can’ın Mustafa filmine de seyretmeden ilgi ve sempati duymam bu yüzdendir. Torrentlere bakmadım bile… İlk İstanbul’a geldiğimde DVD sini para verip alacağım. Elini taşın altına koyan birine bunu yapmak görev.

Yalnız Adolf Hitler’in hayatını anlatan yeni kitabı almak için yaza kadar bekleyemedim. Maalesef kitabın orjinali İsveçce, o yüzden Türkçe’ye çevrilir mi bilemem.

Okuyoruz ki, Adolf vejeteryan… Fakat favorisi olan ciğerli bir et yemeği için kuralı bozabiliyor. Alkol kullanmıyor, ama çayın içine biraz konyak damlatıyor. Dinden ve kapitalizmden nefret ediyor, plan ekonomisini benimsiyor. Kadınlara karşı son derece centilmen, tam bir salon erkeği. Eğilerek selam vermeler, el öpmeler ve konuşma tarzı ile dönemin kadınları tarafından aranılan erkek.

Hitler ve Eva Braun arasında cinsellik ne alemdeydi peki? Bunun da ipuçları var kitapta. Yalnız pekçok birbirinin zıttı bulgudan okuyan kişi kendi birşey çıkarması gerekiyor.

Berghof‘taki evde, Eva’nın yardımcısının odası kumruların odasına bitişik. Adolf uzun süreli ayrılıkların ardından habersiz olarak eve döndüğünde Eva adet dönemindeyse, doktorundan periodu durdurucu ilaç alıyor. Adolf kanlı sevmiyor, hizmetçi kadın bundan emin.

Bunun haricinde bir kere de neredeyse onları iş üzerinde basar gibi oluyor. Çok ateşli bir kucaklamadan öte değil belki bu… Ama yine de…

Fakat ilişkinin kriz dönemleri yaşadığı anlar da var seksüel olarak. Braun en güvendiği kişilerden bir olan sevgili Albert Speer’e ”Führer bana başka birini bulmamı söyledi. Artık kendisinin bana yetmediğini düşünüyor”. (1943)

Eva’nın günlüğünden; ”artık beni yalnızca özel ihtiyaçları için kullanıyor.”

Aynı şekilde tezleri destekleyici olarak, Eva özel doktorundan Adolf’un libidosunu gıcıklayıcı birşeyler vermesini de defalarca istiyor. Hitler’in sekreteri ise onun aseksüel olduğundan emin. Ailenin fotoğrafçısı ilişkilerinin platonik olduğuna karar vermiş.

Hitler’in kendisine göre ise;

1- O Almanya ile evliydi

2- Dahi erkekler aptal kadınlarla beraber olmalıydılar (Eva’nın olduğu bir ortamda söylenmiş laf)

Zeki erkekler basit ve aptal bir kadınla beraber olmalı. Düşünün, ya böyle bir kadın burnunu işlerime soksaydı? Evlenmeyi asla düşünemem, çocuk… Asla… Ne büyük problem… Bir oğlum olsaydı ben öldükten sonra onu başa geçirmeye uğraşırdınız. Benim gibilerinin akıllı bir evlada sahip olması görülmüş şey değil. Buyrun Goethe’nin oğluna bakın. Embesilin biri…

Benim edindiğim izlenim, ilişkinin büyük bölümünde iyi gitmeyen, yürümeyen bir cinselliğin olduğu. Son dönemlerde zaten Adolf’ta tık yok… Boşuna değil Eva’nın çıldırması… Hitler’e yaklaşan tüm kadınlar er ya da geç intihara teşebbüs etti. Eva da dahil bunlara.

Eva’nın ikinci intihar teşebbüsünden sonra Hitler her gece saat 10 da evi arıyor. Güya ilgi ve alakayı eksik etmeyecek. Ama Berghof’a ziyaretçiler geldiğinde Eva sürekli odasına kapanıyor İskoç terrieri ile beraber. Biliyorum bıyık altından gülenleriniz var. Son günlerde işledik ya bu konuları… Parçalar yerine mi oturuyor dersiniz?

-”Fraulein Braun, Almanya’nın en kıskanılan kadınısınız”
-”Eh, altın kafeste bir kuşum ben”

Adolf, özel hayatında son derece sempatik. Çocuklara ve köpeklere özel sevgisi var. Yalnız köpeği kendini çileden çıkardığı zaman kamçıyı bastığı da oluyor. Çocuk derken… 1933 de Berghof’a gelen bir kız çocuğuna özel olarak düşkünlüğü var. 1938 e kadar da çocuktan haber almayı kesmiyor. Fakat daha sonra Hitler’e yakın duran bir adamının yaptığı araştırmada çocuğun anneannesinin yahudi olduğu belirleniyor. Ne var ki, bu araştırmayı yapan azarı işitiyor.

Dedikodunun daniskası da var bu arada. Deniyor ki üvey kızkardeşinin kızı Geli, Hitler’in sapıklıkları yüzünden intihar etmiş. Dedikoduya göre Hitler kızı suratına çömelmeye ve işemeye zorluyormuş… Geli ölünce Hitler de intihar etmek istiyor. Silahı zor alıyorlar elinden…

Cevabı verilemeyen soru; sanatçılık rüyaları hüsranla biten fakir çocuk dünya tarihine bu şekilde bir entré yapmasaydı nasıl olurdu herşey?

Marlene Dietrich, Goebbels’in deyimiyle kendini Holywood’a peşkeş çekmek için Almanya’yı terk etti. Daha sonra bir tv programında Almanlar’ın güçlü bir lidere itaat etmek üzere yetiştirildiğini, kendisinin de onlardan biri olduğunu söylemişti. ”Ama Hitler’i kabul edemedim” demişti.

Almanya da onu kabul edemedi zaten. 1960 da ülkesine döndüğünde bile kendini hoşgelmiş hissedemedi. Bombalar Dresden’i döverken düşman için şarkı söylemişti.

Bookmark and Share

Saks ve Yalama… Kısaca Oral Seks…

Erkek olalım, kadın olalım hepimiz oral seksle ilgili problemler yaşamışızdır. Hem karşımızdakine oral seks yaparken, hem de bize yapılırken… Bu problemlerin kaynağı küçüklüğümüzden itibaren cinsel organlarımızın bize çağrıştırdığı kelimelerin pis ve ayıp olarak kafamıza işlemesi.

Bir de bunun üzerine medyada seksin ve cinselliğin ele alınırken sürekli aşkın ve romantizmin bu resim içersinde tutulması, ortaya çıkan olası problemleri ele alırken de yatakta birbirine sırtını dönmüş çiftlerin fotoğrafları bizlere seksin son derece hijyenik,  yapış yapış olmayan bir şey olarak benimsememiz gerektiği şeklinde bir ideoloji dayatıyor. Benim için resim çok daha farklı…

[Bu içerik, yalnızca Bold üyeler tarafından görülebilir] Daha önce üye olduysan buradan giriş yapabilirsin. Eğer üyeliğin yoksa, 18 yaşından büyük olmak koşulu ile buradan bir hesap açabilirsin.

Bookmark and Share

Nerde O Eski Seks Shoplar?

Bir dönem seks shoplar bazı mahallelerin vazgeçilmez dükkanları arasındaydı. Hep de sevmişimdir bu tarz dükkanlara girip gezmeyi. Özel hayatımızın en eğlenceli bölümüne hizmet veren seks oyuncakları endüstrisi ne gibi ürünler çıkarıyor ve pornografi branşında gördüğümüz trendleri evimizin içine getirebilecek ne gibi alet ve edavatlar var? Bunları görmek açısından seks shoplara yapılan bu ziyaretler önemliydi.
[Bu içerik, yalnızca Bold üyeler tarafından görülebilir] Daha önce üye olduysan buradan giriş yapabilirsin. Eğer üyeliğin yoksa, 18 yaşından büyük olmak koşulu ile buradan bir hesap açabilirsin.

Bookmark and Share