Geçenlerde eski bir (dost diyeyim artık) dosttan mail aldım. Bazen olur hani, unuttuğunuz bir insandan haber alırsınız, suratta belli belirsiz bir gülümseme belirir. Öyle oldu diyebilirim. Yazan, günün eski gacılarından Gece Doe… Hani hatırlıyorsunuz, ”bunlar silikondur, gerçek olamaz bunlar” yorumlarına sebep veren Gece Doe.
Biraz lafladık. O zamanlar aşk acısı vardı onda. Köprünün altından çok sular aktığını söyledi. Yeni fotoğraflarını benle ve dolayısıyla sizle paylaşmak istediğini belirtti. Blog yazmanın bu tip kaynaştırıcı, sosyal etkisini seviyorum. Dalgaya aldığımı zannetmeyin, çok ciddiyim.
Hakkında pek az şey biliyorum Gece’nin. O zamanlar bir blog tuttuğundan bahsetmişti kendisi. Hangisi diye sordum, söylemek istemedi, ben de ısrar etmedim. Bazen herşeyi bilmek iyi değil. Bir de kişinin kendine özel (private privacy) hayatı diye birşey var. Kişi istediği şeyi, istediği insanlarla, istediği kadar paylaşır. Buna saygı duymak gerek.
Friendfeed yorumlarını da buraya almaya başlamadan önce blogun en fazla yorum alan postası olmuştu o posta. Ayrıca yalnızca 2 fotoğrafla başarmıştı bunu. Bakalım bu sefer nasıl olacak? Gerçi nitelik değil, nicelik önemli. Araya kılçık kaçmaz umarım.
Not: Bu arada bug var bir yerde. 5 foto var, ama alakasız başka fotolarda çıkıyor arkadan. Bakacağım buna ilk fırsatta
Geçenlerde baktım, SuicideGirls’deki üyeliğimin süresi bitmiş ve benim bundan haberim olmamış. Kredi kartı bilgilerim de oradaki hesabımda kayıtlı olduğu için şirket hesabımı otomatik olarak uzatarak parayı çekmiş hesabımdan. Dolayısıyla aboneliğim bir yıl daha uzadı… Sağlık olsun, büyük felaket değil nasılolsa…
Böyle kötü bir huyum var. Düzensizim, herşeyin son vaktini falan kaçırırım. Hesapta para olmasına rağmen tüm faturalarıma hatırlatma gelir, sonra ekstra hatırlatma ücretiyle beraber öderim. Para konusunda öyle bir vurdumduymazlığım var.
Esasında memur çocuğu olduğum için paranın hesabını bilirdim Türkiye’deyken. Hatta o kadar ki, laf aramızda lakabım ”yahudi” idi arkadaşlar arasında. Ne olduysa buraya taşınıp ciddi anlamda kendi paramı kazanmaya başladıktan sonra oldu.
Bunu söylemeye utanıyorum ama, inanır mısınız arabam olmadığı halde garaj parası olarak 2 yıl boyunca ayda 90 euro gibi bir para ödemiş adamım. Birinden buldum garajı… Şehrin göbeğinde, kapalı garaj. Altın değerinde burada, beli bir karaborsa değeri var. Türkiye’de restorana gidince çocuklar arabayı kaldırıma çekiyor ya… Yok burda öyle birşey, anında kesiyor ecnebiler 100 euro cezayı. O yüzden kapalı garaj ”kılsız kuku” değerinde. İşte arabam yok ama, garajı Porsche kullanan birine karaborsada kakalarım hava parası alarak diye tutum elimde iki sene. Gerçi üç ayda anladım bu garajı elden çıkarmanın bir sürü iş gerektirdiğini falan. Ama telefonu kaldırıp garajın asıl sahibi şirkete ”garajınızı istemiyorum, kontratı iptal edin” demek için yirmibir (21) ay daha bekledim.
SuicideGirls için karttan çektikleri paranın miktarını bile kontrol etmedim. Postayı yazarken bilgi eksik olmasın diye kontrol edeyim dedim. Aylığı 4 dolara geliyormuş yıllık üye olursan… Sahteydi, Emo’ydu, fotoşoptu, Türk müydü, Yunanlı mıydı muhabbetinden beyni sikilenlere alternatif olabilir. 4 doları öde, geyikten kurtul, olaya konsantre ol… Benim şahsen yurdumun gacısına ayrı bir şeyim var… Olmayan şeyin özleminden midir nedir, bilemiyorum. O yüzden bir Türk Gacısı bin Suicide Gacısına bedeldir diyorum yine de.
Bu SuicideGirls hesabına da ayda 2 defa falan girerim. Biraz röportaj, haber, müzik kısmı falan var. Çok ABD eksenli, o yüzden fazla ilgimi çekmiyor. Gacılar çok iyi tabii. Hepsi amatör diyebiliriz. Daha doğrusu amatör derken… Bunlarda muhakkak bir ekstra modellik işi oluyor herhalde. Ama öyle podyumlarda veya Hürriyet’in fotoğraf galerilerinde görülen modeller değil bunlar. Daha çok lokal model işlerinde çalışıyor olmalılar… Bazıları da sırf zevk için yapıyor. Bir de SuicideGirls çok saygın bir marka. Orada çıkmak bir statü hatunlar için. Hiç dikkat etmemiştim bugüne kadar, biraz daha dikkatli bakayım fotoğraflara yapılan yorumlara. İlginç, bizdekinden farklı bir trend görürsem paylaşırım sizle…
Bugünkü paylaşım fotoğraf olsun ama… Onda da fotoğrafın yanına bir de Marilyn Manson parçası koyayım. Sevdiğim nadir Tv programlarından birinde geçen hafta Marilyn Manson konuktu. Anal seksi çok seviyormuş… Prime time da söyledi bunu herif. Bir de konserlerden önce veya sonra backstage de havanın soğuk sayılabilecek belli bir derecede olmasını istermiş. Niye diye sordular… Backstage’e gelen kızların meme uçları sert oluyormuş o zaman. Tipine bakıp burun çevrilmemesi gereken bir herif Marilyn. Düşün ki herkesten öğrenecek birşeyi var insanoğlunun.
O yüzden SuicideGirls’den seçtiğim bu hatunun serin yerde saklanmış olmasına özen gösterdim.
Kıza da yazdım teşekkür mailinde, bu blogu tutmak (bir yandan zaman zaman sinirlerimi bozsa da) bir şekilde daha eğlenceli olmaya başlıyor.
Tv deki futbol programlarını aratmayacak şekilde fondaki mobilyalar Avrupai diye de suçlanan bir önceki Günün Gacısı‘nın yorumlar kısmında Doe harekete destek olacağını yazmıştı.
Günün gacılarını çok sık aralıklarda yayınlayıp okuru şımartmak istemiyorum ama bir öncekinde çok laga luga oldu, 25 metreden doksana çakar gibi koyuyorum bunu da… Tümer Metin hırsıyla… Parmaklarımla da gökyüzünü işaret ediyorum…
”Sitede gördüğüm fotoğraflara o kadar özendim ki, ben de sırf bunun için çekip gönderiyorum.” Gece Doe…
Uzun zamandır siteni takip ediyorum. Benim de çok beğendiğim bir çalışmama okurların nasıl bir yorum yapacağını merak ettiğim için seninle paylaşıyorum. Kısa bilgi verin demişsin.
-Biiip- benim adım , İstanbul ‘da yaşıyorum. -Biiip- üniversitesi’nde okuyorum. Evet evet cinselliğe farklı açıdan bakanlardanım…
Havaları iyi gitmesinden olsa gerek, Türkçe bloglar bir türlü güncellenmiyor RSS okuyucumda. Ben ise hangi postayı ne zaman atayım onun derdindeyim. O kadar çok şey var sırada yani. Başlarken Boris sormuştu bana, ”ya birgün yazacak şeyler biterse?”. En son görüştüğümüzde ise yazılanları okumaya yetişemediğinden şikayetçiydi.
Bitmez yazacak şeyler… Üstelik sırada benim yazacaklarım kadar okuyucudan gelen ve yayınlanması gereken şeyler de var. Buna web branşında ”user generated content” diyorlar. Web 2.0 denilen zımbırtının sacayaklarından biri. Fazla girmeyeyim oraya, gereğinden fazla terminoloji ihtirası ve aşkı öldürür.
Bu fotoğrafın sahibi hakkında hiçbirşey bilmiyorum. Fotoğrafı alınca cevap yazdım, teşekkür etmek için. Bir de ”az biraz daha frikik verilebilirdi” diye de ekledim. ”Bu kadarı da iyidir” diye cevap geldi.
Dağınık adamım biraz. Günün gacısı olun demişim, ama tam olarak anlatmamışım nasıl olunacağını. Şöyle yapın en iyisi… gunungacisi (et) 5posta.org adresine hem fotoğrafları, hem de isterseniz (şart değil) hakkınızda 3-5 kelime gönderin.
Dini eleştirmek değişik ülkelerde ve kültürlerde ne gibi sonuçlar doğuruyor. Ateizmin pasifliği. Hz. İsa’nın kim olduğunu öğrenmek isteyen papazın başına gelenler
İşe bir geldim, kızın suratı bombok… Brezilya’dan sevgilisi gelmişti, daha birbirlerine doyamadan kız idrar yolları enfeksiyonuna kapıldı. İlk önce sebep bu sandım… Değilmiş…
Son Atılan Yorumlar
Fenasi: cihanne,
görselin hemen altında minik dikdörtgen şeklinde...
cihanne: bide nasıl işlediğini çözsem, yapacağımız bişey yok sanırım....
barbieater: karma askerlik nedir yaw? askerlikte amaç bireyi ölüm makine...
Son Atılan Yorumlar