Şiddet Pornografisi İçeren Kısa Hikayeler

yazmak istiyorum… Hatta başladım da… Var yani oraya buraya karaladığım 3-5 yazı bilgisayarda. Biraz dağınığım ve çok istikrarsızım. O yüzden bu yazdıklarım hiç bir araya gelir de birşey oluşturur mu bilemiyorum.

İlk defa böyle bir yazma olayını tutturabileceğimi askerdeyken anladım esasında. 3 hafta kukusuz kaldım orda. Ama psikolojik ve hijyenik faktörlerden ötürü insanın aklına sık gelmiyor iki bacağının arasında birşey olduğu. Birtek geceleri 60 kişi ile beraber koğuşa girip yatağıma uzandığımda zaman zaman bu açlığı hissettim. Askerin not defteri diye kara kaplı bir defter var, göt kadar… Taylandlı kız götü kadar diyelim. Hani içinde askerlik andı ve komutanlarımızın adı olan. İşte ona birşeyler çiziktirdim. Uniformadan kurtulur kurtulmaz düzmeyi planladığım ilk kişiye hitaben kafamdan geçenleri, fantezilerimi yazdım.

Yazdıklarımı kendim beğendim. Hatta takatim olsa 2 kat aşşağı inip, yazdıklarımı kafamda tekrar canlandırarak mastürbasyon da yapabilirdim. Yapmadım…

İlk fırsatta bunları muhatabına mail olarak attım da. Beğenilmiş… Vakti gelip, askerlik ızdırabı bittiğinde bu beğeninin meyvelerini yedim diyebilirim.

Bakalım zaman ne gösterecek? Ciddi ciddi yapmak istiyorum dediğim gibi. Hatta kendimi gaza getirmek için Blurb.com dan BookSmart adlı programı indirdim, oynuyorum. Tuttum blogdan bir yazıyı koydum içine, bakayım nasıl görünüyor diye. Durun size de göstereyim, 10 dakikada neler yaptım.

Kitabın ismi falan o anda uydurma tabii. Kapak fotosunun da çözünürlülüğü düşük diye uyarı veriyor program. Zaten o fotoğraf da uydurma. Ama o tarz birşey olur herhalde. Şiddet pornografisi üzerine bir kitabın kapağında ağzında gagball ve makyajı akmış bir hatun kullanmak amatörlük olur. Pembe kapak da anlamlı duruyor bence. Dedim ya, blogdan da bir yazıyı koydum nasıl görünüyor diye. Ben başarılı saymam kendimi tasarım konusunda falan. Bu tarz programları adamakıllı kullanmasını öğrenecek kadar sabrım da yok. Ayaküzeri bu kadar oldu ama… Yine de fena değil.

Neden şiddet pornografisi?

Şiddet seven bir insan olmadım hiç aslında. En son ortaokulda yumruklaştım oğlanın biriyle. Timuçin denen orospu evladının biriydi. Soyadını hatırlasam onu da yazardım buraya.

Cinsellik tabii başka tarzda dışavurumları getiriyor insanın önüne. İşyerinde herkese çatarak patronluk yapan bir adam evde sevgilisi veya karısı tarafından emzirilmek, bezlenmek de isteyebilir. Bunlar henüz Japonya dışında pek kabul gören eğilimler değil. Kabul görmekten öte, insanların rahatça paylaşabildikleri bir cinsel açılım tarzı değil diyeyim. Sadizm ve mazoşizm için aynı şeyleri söyleyemem.

Uzun zamandır toplumda ürkeklikle karşılansa da ilgi ve merak uyandıran şeyler bunlar. Dolayısıyla bu tercihlere sahip insanlar için daha kolay bir gardroptan çıkma durumu sözkonusu. Tarihin en ünlü sadisti Markis De Sade‘yi okuyorum. Bu çeviriyi övmüşlerdi, ama ben kendimi pek veremedim İsveçcesine… Çok da ileri gidemedim henüz kitapta. Ama İlk grubu yaptılar. Kızlardan biri 16 yaşında, diğeri ise düşes mi ne?. Erkek ise biseksüel. Tüm bu ortamı planlayan ise düşesin erkek kardeşi. Bir süre sonra onun da ortamı dörtleyeceğini düşünüyorum. Yalnız şimdilik light geldi biraz bana. Dediğim gibi çeviriden de olabilir. Biraz daha ilerleyeyim bakayım.

Size şunu anlatmıştım belki bir yerde. Bizim Danua’cı Tobias‘ın bir arkadaşı bunu yapan. Çocuk ta Almanya’dan artık tam hatırlamıyorum, ya dişçi koltuğu ya da jinekolog koltuğu mu ne getirtiyor, Ebay’den satın alıp. Böyle bir tip… Evinde şu kafayı geçirip, elleri bağladığın düzenekten de var. Tobias’ın dediğine göre sessiz, sakin biri. Buranın çok ünlü restoranlarından birinde aşcılık yapıyor oğlan. Bir, iki yemek dergisinde yazıları falan da çıkıyor. Yine Tobias’ın dediğine göre bakışlarında bir boşluk var çocuğun. Gözlerinin içine baktığında derinliklerinde kayboluyorsun dedi…

Neyse, internette bir forumdan hatunla yazışıyor bizimki bir süre. Sonra evinde randevu veriyor. İlk defa karşılaşacaklar. Gerçi internetten ayarı veriyor oğlan hatuna. Yani belki de fazla sürpriz değil hatun için olacaklar… Gün geliyor, kapı çalıyor…

Bizimki kapıyı açar açmaz bir sağ kroşe çıkarıyor. Hatun merdivenlerden aşşağı yuvarlanıyor. Kahramanımız hemen arkasından inip, saçından kavrayıp, sürükleyerek evin içine tıkıyor kızı.

İki gün iki gece sikmiş… Artık sevişmişler diyemiyorum. Pazar günü sabah erkenden, çırılçıplak bir halde hatunu kapıdışarı ediyor eleman. Giysilerini de camdan dışarı fırlatıyor.

3 gün sonra arıyor kız telefonla. Soruyor:

Bir daha ne zaman gelebilirim?

Oluyor yani böyle şeyler hayatta. Hiç mi hiç şaşırmayın o yüzden.

Ben kullanmıyorum öyle fazla alet, edavat. Şimdiye kadar da şiddetin dozunu pek kaçırmadım herhalde. Yalnız, biliyorum doğru birşey değil ama, ilişkiyi bitirmek istediğim, sıkıldığım kişilerde kullandığım pek de etik olmayan bir taktiktir karşımdakinin müsaade ettiğinden fazla şiddete başvurmak. Onda da öyle kalıcı izler bırakacak değil belki ama genelde gırtlağa eksta baskı şeklinde…

Yalnız geçenlerde gördüğüm bir video açıkcası beni oldukça tahrik etti. Bunu da repertuarıma almayı düşünüyorum. Sesi açarak bakmanız lazım videoya. Evet, belki bir nebze ileri gidiliyor videonun sonunda. Ancak No pain, no gain …

Get the Flash Player to see this content.

Bookmark and Share

73 Yorum Postalanmış

Kuku Bekçisi Adem 20 January 2010 at 15:03

Bir ara milletin ölüp bittiği Issız Adam filminin esas oğlanı da böyle bir eğilimdeydi. Gerçi onun derdi farklıydı ama biraz şiddetten hoşlanıyordu sanki.

Video resmen tanıtım tadında. Biraz aşırı ama çokta ağır değil.

Bu siteyi takip ediyordum fakat o zaman sanki forumu da varmış gibi geliyor bana ama uzun zaman oldu yanlış hatırlıyor da olabilirim.

Genelde takip etmeye çalışıyorum seni Fenasi bundan sonra daha da yakından takip etmeye çalışacağım.

Kolay gelsin

eva 20 January 2010 at 15:24

sen yazıcaksın da tutmaz mı yavrum? Bekliyorum merakla. Blurb işine ben de bulaştım, gözüm korktu programdan:)

Larry 20 January 2010 at 17:21

Fırıncının kızını okuduğumda dimdik olduğumu dün gibi hatırlıyorum.Okumak güzeldir de seni merak ediyorum. Bu kadar paylaşımdan dem vuran sen , kitabı bitirdiğinde alın tepe tepe kullanın mı diyeceksin yoksa bandrollü+kdv dahil şu kadar ama blog takipçilerine özel şu fiyat yanındada cinsiyete özel toy’mu vereceksin ????
.
Merak edenler için tümü :
http://rapidshare.com/files/300122550/M.P.U.O.part1.rar
http://rapidshare.com/files/300134570/M.P.U.O.part2.rar
http://rapidshare.com/files/300148388/M.P.U.O.part3.rar
http://rapidshare.com/files/300154811/M.P.U.O.part4.rar

Vodvil 20 January 2010 at 18:50

çok acımasız be vidyo, sapkın ulan, kötü : )

Talisman 20 January 2010 at 18:56

Ufff Fenasi, sen ne sinsi, ne fena adammışın.
Bu şiddet fantezileri filan değil bunu söyleten, ayrılmak istediğin kızların boğazına basman..
Böyle kötülükler beni irkiltiyor işte, saf kötülükten daha korkutucu, daha kötü.
Iyyy..Allah senin gibilerle karşılaştırmasın yaleppim, amin. :)

Fenasi 20 January 2010 at 19:02

@ Talisbabe,

Şu anda gülmekten geberiyorum… Boğaza basmak mı? Doğru ya, softcore seven kızdın sen… Neyse o öyle değil, ama hiç öğrenme istersen..

gerard 20 January 2010 at 19:08

lary, cennetliksin :P

Fenasi 20 January 2010 at 19:24

@ Gerard,

nerdeydin bunca zamandır?

aglea 20 January 2010 at 19:50

fenasi merhaba,

ben de onca metin, resim, video arasından o “boğaza basmak” kısmını cımbızla çekip tam oraya takıldım kaldım:)

sır 20 January 2010 at 19:50

Hoşlanmadım. Bana vuracak adamın anası bellerim gibi geliyor ama zevk almaktan ziyade. O kızılcık sopasını kıvırır götüne sokarım hatta. Girmek istemiyorum bu işlere ama illa dövülecek biri varsa, ben adamı döveyim, adam kim oluyor ki beni dövsün? Neyse galiba burada hoşlanmadığım nadir materyallerden biri oldu.

Talisman 20 January 2010 at 20:11

Of bi de demek istedigimi de anlamamış. Bogaza basmak lafın gelişi, hangi aksiyon oldugunu anladık. Kötü olan sinsice, ayrılsın diye, kızın rızası dışına çıkman. Ayrılacak raddede yaptıgına göre abartıyorsun da. Güveni kötüye kullanıyorsun. Yani eylem degil senin motive tiksindirici. Ayrıca you know nothing about me. Hardcore da eline veririm senin, sinsi seni.

Fenasi 20 January 2010 at 20:56

Detayları var şu boğaza basma aksiyonunun, bir ara anlatırım. Çok takmayın kafanıza. Atla deve değil. Tahminler biraz yanlış maalesef. Talisbabe’in yanlış yönlendirmesi hep bunlar.

Little LuLu 20 January 2010 at 23:29

ben de şu boğaza basma aksiyonunun detaylarını merak ettim ..

pinhan 21 January 2010 at 02:51

videoyu izledikten sonra, insan onuru işkenceyi yenecek diye slogan atmak geldi içimden. sekste şiddetten; saçları eline dolayıp çekmeyi, popoya iki şaplağı ve de boğazı sıkmayı anlarım ama kan çıkarana kadar acıtmak çok abartılı.

zorro 21 January 2010 at 05:07

Girtlaga ekstra baski ile daha deep throatvari bir sey kast ediliyor gibi geldi bana sanki?

Fenasi 21 January 2010 at 05:51

@ Sır,
Eğer zaten biri sana vurursa git polise şikayet et. O artık cinselliğin tuzu biberi değil, bildiğin suç. Bu işler karşılıklı. Biri vurmaktan zevk alacak, öbürü vurdurmaktan. öyleyse problem yok.

@ Pinhan,
Video biraz fake olabilir. Olmasa da problem var mı bilmiyorum? ya hatunların tercihi de biraz o yündedir ya da parası iyi gelmiştir.

@ Zorro,
gibi, gibi..

Larry 21 January 2010 at 10:56

KARI/nca/yı incitmekten çekinirim. Valla diyorum. Arda’dan çok önce söylenirdi bana her ebeveynin kızını evlendirmek isteyeceği biri olduğum…Halen değişmiş de değil.
Gel gör ki , reenkarnasyona inanmam, konu seks olduğunda kendime yemin etmişem denemediğim kalmayacak diye…
.
“sır” haklı, o kızılcık sopasının vereceği acı , daha ilk okkalı darbeden sonra kıvrılıp münasip yere sokulası cinsten…Sopanın elinizde olduğu durum da ise; ilkinde çekinerek vuruyorsun , ikincisinde tepkileri ölçüyorsun, üçüncüden sonra izler belirmeye başladığında ise otokontrolü yitiriyorsun. Fenasi’nin dediği doğru bu işler karşılıklı……Bırakın hayallerinizde kalsın, adı üstünde: Hardcore !
.
Extra yer işgal ettiğim için kusura bakma Fenasi. Ama bu vesile ile , yorum yollayan kişiye , sadece yolladığı yorumu editleme imkanı versen, bu tip extralar sorunsalı ortadan kalkmış olur.Naçizane…

jül 21 January 2010 at 12:34

5posta şu gırtlağa baskı olayını ben de merak ettim ya sen öyle deyince sıkılınca falan yapıyorum çok adi şeyler canlandı gözümde büyütmeyin o kadar dedin ama insan empati yapmadan duramıyor. çok sıkılınca çok sıkıldım dense olur yani.

sır 21 January 2010 at 13:14

Haklısın Fenasi. Karşılıklık esasına dayanması gereken bir şey olduğunu biliyırum elbette. Burdaki videoları, fotoğrafları izlerken sanırım empati kuruyorum gördüğüm kişiyle. Onun yerinde olsam, diyorum. Genelde zevk veriyor bu düşünce bana, ama bu defa sinirlendim. Bana göre değil bu iş onu anladım. Bazı şeyleri anlamak için denemeye gerek yok, içinizde kabaran duygu yapınızı ele veriyor. Ben evet biraz sertlik iyidir diyenlerdenim. Bu da bir keşiftir.

Talisman 21 January 2010 at 14:39

Fenasi, kimseyi yanlış yönlendirmiyorum. Senin söylediğinden fazla birşey de söylemedim. Sen sıkılınca o insanın izin verdiğinden fazla şiddet gösterdiğini söyledin. O kişinin ayrılmayı düşünmesini sağladığına göre de çok minör birşey olamaz. Ve evet bu sinsi ve adice. Açıkça ayrılmak istiyorum diyebilirsin.
Ayrıca olayın deepthroat olması efendim elle boğaz sıkma olmasına asla takılmıyorum. Önemli olan o arkadaki düşünce ve bir insanın (sana güvenen, sınırlarına saygı göstereceğini düşünen bir insanın) rızası dışına çıkman. Bu ağır bir hareket olmuş olmamış o değil olay, kimine deepthroat ağır gelir, kimi ağzına bile alamaz. Önemli olan yaptığın şey ve derecesi değil, karşındakinin derecesinden daha yüksek olması. Ve bunu bilerek yapman. Bu birine tekme tokat girilmesinden çok daha büyük bir kötülük.

cihanne 21 January 2010 at 16:01

kaptan,
naptın sen yaa…
okul yıllarında pek kavgacı olmadığını söylemişsin.. .ben öyle değildim. kavga dediğin zaman en ön safta bulunurdum. burun kırmak,göz şişirmek,kafa atmak hiç te tuhaf gelmezdi.. karşımdakine acımadan dalardım, kaşım patlayınca sızlanmazdım…
ama bir de kötü huyum varki hiç alakasız zamanlarda bırak kan görmeyi, bu gacıların kıçındaki kırbaç izlerinden bile içim tuhaf oluyor… ben öyle ameliyat videoları falan da izleyemem zaten… muhabbetini bile yapamam…

kısacası : sevmedim bunu be abi !

Saygılar…….

Fenasi 21 January 2010 at 17:36

@
Talisbabe,

Take it easy sweetheart…

Evli Adam 21 January 2010 at 17:53

sopaya gerek yok şaplatmak varken. kişisel tercih meselesi. dövülmekten hoşlanan birini bulsam dövmem şahsen, ama eşiğine göre can yakılması mekruh bence. hatta farz yav ne mekruhu.

Talisman 21 January 2010 at 18:13

Video ya da bir çift laf etmek gerekirse;
Zizek abimiz son zamanların şiddet- kıyamet filmlerinin eski zamanın ütopyaları yerine geçtiğini söylüyor. Yani eskiden “daha iyi bir dünya” umudu ile yaratılan ütopyaların yerini artık distopyalar aldı. Cinsellik de bundan payını alıyor. Sado – mazoşistlerin bu dönemde daha çok dolaptan çıkması da bunun göstergesi.
Cinsellik konusunda da şiddetin aslında nasıl birşey olduğunu Haneke tarzı bir yönetmen çıkıp da suratınıza çarpsa sevinirdim.
Ayrıca bu video snuff tarzında. Fark tabii ki sonunda bir öldürme olmaması. Ama porno tanımı gereği zaten rol yapılan değil o kişiye “olan” birşey. Bu videoda da işkence ediliyor ve buna “nasılsa para alıyor, it is ok” demek de en hafifinden “SIĞ” bir yaklaşım oluyor.
Ayrıca bundan tahrik olmak baya baya hastalıklı lan.. Cidden saç çekmek, tokat bilmem ne ok de, bu ne lan? Yuhhh..

mehmetakif 21 January 2010 at 20:55

bi insanı öldürmenin en mükemmel yolu da boğazını sıkmaktır. ölümü ellerinizde hissedersiniz. ve bu öldürme şekli de sadece insanlara mahsustur. sevişirken öldürülmek isterim her zaman

Talisman 21 January 2010 at 21:21

Kafandaki resme uymadıgım icin üzgünüm tatlım. Sandıgın gibi bir tarzım olsa, eleştirim daha mı hafif gelcek sana? Ayrıca nası bogulmuşum açıklasana, söylediklerimin arkasındayım. Aşagılamaya calışacagına, fikir koy ortaya, hadi. Ayrıca az zeka göster aşagılamaya çalışırken, lütfen bebegim.

Fenasi 21 January 2010 at 22:07

Talisbabe,

Derin yorum yapacağım derken o derinliğin içinde boğulacaksın. Sakin ol, biraz Elele dergisi karıştır, 2 kedi resmine bak. Koy bir Sezen Aksu…

Zizek’e benden selam söyle. Marxist lagalugaya itibar etmiyorum. De Sades diyorum, 1700 lerin sonu diyorum. Eski dünya – yeni dünya, distopya ne ilgisi var?

Haneke’ye gelince… herşeyin bir yeri var. Sapla samanı karıştırmanın alemi yok. Fenerbahçe – Galatasaray derbisine gidip stattayken ”lan bu da futbol mu? Siz RealMadrid’le Barcelona derbisini görün” dersen sopayı yersin. Ve haketmiş de olursun o sopayı. Elitizm kadar beni ifrit eden başka birşey hayatta yok.

Film eleştirmenliğine heveslisin, ama snuff movie ile profesyonel bir prodüksüyonu ayırt edemiyorsun. Duyarlı isen şuradaki adresten kontağa geçip şikayetlerini bildirebilirsin. Medifinance Kft. Post Box 43, 1325 Budapest, Hungary. Ya da snuff olduğundan çok eminsen direk İnterpol’e bildirebilirsin.

Birde şu var ki, (en çok kızdığım şeyi en sona sakladım); insanların kendi zevkine uymayan şeyleri anında damgalaması ve olay içersinde ”kurban” olarak gördüğü insanların hamiliğini üstlenmesi.

Son yıllarda çekilen profesyonel prodüksüyonların hepsi Çek Cumhuriyeti ve Macaristan menşeili. AB üyesi bu ülkelerde herhalde senin muz cumhuriyetinden daha çok insan haklarına değer veriliyordur. Yine de bu filmlerde oynayan insanların tercihlerini sorgulama yanlışına düşünüyorsun. Ve hükmü de kendin veriyorsun. Sen istersen sığlık diye tanımla. Sorry babe… Serbest piyasa mı, plan ekonomisi mi? Bu soru 1900 lü asırda soruldu, cevabı verildi. Bir sonraki yüzyıla kaldı ahlakçı bakış açınız. Bir de o zaman deneyin.

Sebep para olabilir veya cinsellikte BDSM ye kendini yakın hissetmek olabilir. Ben porno filmde oynayacak olsam bu kesinlikle gayporn olmaz. Bunun sınırlarını kendim koyabilirim diye düşünüyorum. Hatta düşünmüyorum, biliyorum. Kimsenin beni birşeye zorlayacağı yok. BDSM olarak modellik yapan kızlar var tanıdığım. Bunlar anaokulu öğretmeni, kasiyer, kuaför vesaire…

Bu tip materyallere bakarken insan anında farkına varıyor hoşuna gidip gitmediğinin. Bunun için kısa bir muhakemeyle kendinimizi yerine koyuyoruz. Daha sonra bizim hoşumuza gitmedi diye bunlar snuff tur, bu filmleri çevirenler şerefsizdir, oynayanlar kandırılmıştır diye ahkam kesip bir de üzerine siz bunları bırakın, bir de Haneke var dersen benim de sigortalarımı patlatırsın.

Fenasi 21 January 2010 at 22:39

@ Talisbabe,

Kişiselliğe indirmeyi sevmiyorum, fazla da yaptığım birşey değil. Ayrıca birbirimizi de uzun zamandan beri biliyoruz. Ben senin burada yorum yapmandan son derece memnunum. (Evet, bu seferki de dahil olmak üzere) Şu Elele dergisi ve kedi olayını geç, orada hatalıyım.

Yalnız şunu da söylemeden geçmeyeyim, hepsi birarada gelmiş olsun.

Evli Adam’ın blogu ilk çıktığında gittim baktım, oralarda da bayağı hararetli tartışmalardaydın. Bence senin çizgiden çıkan insanlarla bir problemin var. Esasında çizgiden çıkan, çizgi dışı lafı doğru mu bilmiyorum. Çünkü evliyken eskorta giden bir ton adam var dünyanın her ülkesinde. Şu yukardaki filmin şirketi kendimiz çekelim, kendizim bakalım diye yapmamıştır emin ol. Bunların da alıcısı var yüzbinlerce.

Face the truth beybi. Eşinin üzerine eskorta giden de var, kıçına beyzbol sopası sokan da. Ama herkese ve hele de sana uymadığı aşikar. Beraber olacağın kişide bu özellikleri istemiyor olmak da en doğal hakkın. Ama bu ne seni yüceltir, ne de alçaltır bu işlerle uğraşan insanlar karşısında. Ayrıca bu korkularını, endişelerini böyle saldırarak altedemezsin.

Lafın kısası : kendine gel, ağzını kapa da hiç demiyorum. gel git karıştır benim burayı veya başka yerleri. Biraz da aynada kendini gör ama..

Talisman 22 January 2010 at 10:34

Gerizekalıca (üzgünüm ama öyleydi) aşağılama çabasını bırakıp adam gibi cevap yazman güzel tabii. Takdir ediyorum hatanı anlayıp, ifade etmeni.
Şimdi madde madde gideyim:
1- Zizek değil de Götzek söylemiş olsun farketmez, adamın demek istediği

Talisman 22 January 2010 at 10:53

Gerizekalıca (üzgünüm ama öyleydi) aşağılama çabasını bırakıp adam gibi cevap yazman güzel tabii. Takdir ediyorum hatanı anlayıp, ifade etmeni.
Şimdi madde madde gideyim:
1- Zizek değil de Götzek söylemiş olsun farketmez, adamın demek istediği “o kadar boktan bir durumdayız ki, artık ütopyayı bile şiddet- felaket filmleri ile kotarmaya çalışıyoruz” gibi birşey. Aha tam cümle şu :”Apparently it’s so hard for us to imagine a new global utopian project based on work and cooperation, that the only way we can entertain the thought is to pay a mental price of extreme catastrophe.” Daha da konuşmuş ta uzatmak istemedim. Yani şiddet her dönemde vardı ve hep olacak. Bunu söylemek için aman aman gerçekçi filan olmak gerekmiyor ama şiddetin olması ayrı, şiddetin eğlence olması, normalleştirilmesi ayrı. Sade in çağımızda yaşamadığını biliyorum (Thank God :)) orda söylediğim artık sadomazoşizmin daha kabul edilir ve normalleştirilmiş olduğu. Ha bu kötü bişey mi? Çok değişir bu kişiye göre.
2- Haneke yi burda kullanmam yerinde çünkü bence sen “şiddet pornografisi” nin Tarantino su olmaya soyunmuşun. Bilirsin Tarantino tam bir şiddet estetizmi üstadı. Haneke de şiddet estetizmini götümüze sokup şiddetin nası “eğlencesiz” birşey olduğunu gösterme üstadı. Şiddet pornografisi için de bir Haneke dilemem bana adil geldi. Ha bu konuyla alakasız gelmiş sana, o yüzden show off gibi değerlendirmişin ama bence alakalı.
3- Porno endüstrisindeki kadınları mazlum bulup koruma ve böylelikle aşağılama değil derdim, bak örnek vereyim gene sanırım senin sitenden öğrenip düzenli ziyaret ettiğim bir pornocu kadın sitesi var. Annette Schwarz. Kadın çiş filan içiyor, yani benim için way way out of line. Ama kadın kendinden emin, kendine güvenli gayet sane bir insan. Onu kurtarma misyonu edinene direk gülerim. Ama bu örneklerden yola çıkarak endüstrinin hiç bir sorunu olmadığını, kadınlar para alıyorsa herşeyin ok olduğunu savunmak gene de sığ. Bunu şu fahişe ama pek mutlu kadınlar başlığında incelemiştik aslında.
4- Snuff olmadığını tabii biliyorum. Abarttım orda. :)
5- Çizgi dışı konusuna gelince seni her yazında çok sert eleştirmiyorum değil mi? Evli Adam ı da. Eleştirdiğimde ortak olan özelliğiniz çizgi dışı olmanız değil, bazen içerdiğiniz bu sinsi kötülük. Evli Adam ın karısına kötülük etmediğini nasıl söyleyebiliriz, sinsice yalanla yaşamadığını. Ya da senin şu boğaza basmanın kötü olduğunu kendin de söylüyorsun. Bu bir, bir de kötülüğü normalleştirme çabası. Bunlar da benim sevmediklerim. Bir de tamam bazı şeyler yoruma açıktır ama göte de göt demeli bazen.

Neyse çok uzattım cidden, susacağım burda. Çok farklı insanlarız bu anlamda böyle iletişim kurabilmemiz bile bir başarıdır. :) (Ve evet tabi ki bu beni yüceltmiyor. )
Bye hon.

Adsız 22 January 2010 at 16:30

Beni bu vb. videolarda irrite eden durum, olayın sürekliliği. Yani ablayı domaltmışsın; elinde bir sopa, kırbaç, kızılcık, fışkan vur babam vuruyorsun… Kadın da canı acıdığı için bağırıyor, ağlıyor, yalvarıyor vs.

Hani arada bir tokat, nipple squeeze, deepthroat falan iyi geliyor. İzlemesi de uygulaması da.
Ama bu durum seni nasıl tahrik ediyor, onu bi anlatmayı denesene. Yargılamak için değil, merak ettim sadece. Absolut dominance, cezalandırma dürtüsü, çığlık sesleri, güzel bir şeyi pisletme isteği… Tam olarak nedir seni gaza getiren, bir tarif alalım lütfen.

Astarte 23 January 2010 at 00:34

Bu sitenin en sevdiğim taraflarından biride insanların doğru düzgün tartışabilecek karakterde olmaları kendilerini eleştirip karşılarındaki insanı dinlemeleri. Fenasi’cim Talisman’a göte göt demek gerektiği konusunda katılıyorum. Ben Sade’ı her okumya başladığımda ‘insanın nasıl ve neden bu kadar aşağılık davranabildiğini anlamayarak’ bırakanlardanım. Öte yandan eklediğin video çok agresif değildi buna rağmen bu kadar tepki alması güzel :)) Sevgilim bana bir tokat atacaksa yokat yemeyede hazır olmalı, bunu böyle partnerimle denedim inan ne o hoşlandı ne ben. Elbette bunlar kişisel tercih. Benim için bu tip videolarbazılarının gerçeklerden kaçış fantezisi.

ZiTaRoF 23 January 2010 at 12:16

Sekste şiddet, ikilininde hoşuna gidiyorsa çok düşük dozlarda kullanılabilir. Ama bu videodaki düpedüz işkence. Başka açıklaması yok.

Fenasi 23 January 2010 at 13:40

Boğaza basmanın etiği konusunda yoğun istek üzerine:

Ben şahsen zaman zaman pet şişeleri ve kullanılmış pilleri de soyduğum salatalığın kabukları ile aynı poşete atıyorum. Bilmiyor muyum doğrusunu? Tabii ki biliyorum. Ama zaman zaman recycle merkezinin bir iki blok ötede olmasından ve hava şartlarından dolayı üşengeçlik, vakitsizlik vs gibi kendime göre geçerli, dışardan bakanlara göre ise uyduruk bahanelerle bunu yapıyorum.

Yukarda konusu geçti, yanlış anlama var galiba. Ne ben ne de Evli Adam sıradışı, çizgidışı değil. Bizim gibi milyonlarcası var. Belki aranızda çevreye çok önem verdiği için asla recycle dan ödün vermeyeni vardır. Tebrikler onlara… Ama ben de ”15 nisan dünya işçilerinin işyerinden malzeme çalma gününde” işyerimden malzeme çalmayacağım. Oysa biliyorum çoğunuz yapıyorsunuz bunu.

Gazetelerin bilmemne abla köşelerindeki vaazları, sike veya kafaya takılacak şeyler değil. ”ilişkinin bittiğini, ilgini tükendiğini hissettiğin anda bunu ona açıklamalısın”. -melisin, – malısın, my ass. !!!

Kızlar !!! Aranızda bir süredir beraber olduğu erkeği terketmeyi hal ve davranışlarla bir projeye dönüştüreniniz yok mu? (tepki daha çok kadın kesiminden geldiği için kızlar diyorum). Bu ne kadar etik? Hiç değil… Bence onu karşınıza alıp, bir zamanlar herşeyin güzel olduğunu, ancak zamanla birbirinizden koptuğunuzu güzelce açıklamalısınız. Her zaman arkadaş olarak kalabileceğinizi de eklemeyi unutmayın… Yapacak mısınız? Hiç zannetmiyorum. Sizi sinsi ve kötü yürekli yapan da bu… Tıpkı benim gibi..

Fenasi 23 January 2010 at 14:11

Yorumlarda Amnesty International ruhunu yaratanlara toplu mesaj:

İlk olarak. Bunları işkence diye nitelendirenlere… O üniteleri biz geçtik zannediyordum. Geriden gelenler arkadaşlarının notlarından çalışsın. Karşılıklı rıza olmadan seks yaptığında bunun adına tecavüz diyorlar. İstersen düzeceğin kişiyi kadife eldivenlerle tut, düzerken de bir yandan şiir oku, pikapta mozart çalsın. Kimliğini, varlığını açık açık sunan profesyonel bir film prodüksiyon şirketi, belki bu konuda eğilimi olan veya tatmin edici ücret karşılığında (bunu bilemiyoruz, bizi de ırgalamıyor) topladığı modellerle açık, açık, gizlenmeden ürününü beğeniye sunuyor.

Eleştirilerle bana üstünden şöyle bir geçtiğim şeyler hakkında daha derin düşünme imkanı verdiğiniz için teşekkürler.

Kaç gündür bakıyorum da, Mood – Pictures’in videolarını pornografi diye tanımlamak büyük haksızlık olur. ”High class erotic material” daha uygun bir sınıflandırma olacak.

”Deepthroat veya popoya hafif şaplak olur da, bu da fazla be güzelim” tarzında yorumlayanlar pornografinin ve erotizmin fanteziye dayandığını kaçırıyor mu acaba? Aramızda hanginizin aleti 27 santim? İnternetteki forumlara, bloglara msn inini bırakıp ”bayanlar, arayın” diyenler dışında kimsenin değil herhalde. Burada cool takılıp başka yerlerde onu yapan varsa bilemem. Zannetmiyorum…

Adsız yorumcu, western filmlerinden hoşlananlar kürt düşmanı, faşist olmuyor. Tarantino’nun adı geçti. Pulp fiction’da arabanın içinde giderken tekerlek çukura girip, tabanca yanlışlıkla ateş alınca adamın beyni arka koltuğa dağıldı. Sevdiğim bir sahne. Özel hayatımda da sık sık bunu yapabilme fantezilerim veya potansiyelim var öyleyse. Böyle demeye geliyor senin argümanın.

Bunlar ayrıca gerçeklerden kaçış niye olsun? Kendimizi keşfediyoruz. Erotik ve pornografinin bir de bu güzelliği var. Kimse 5 postayı evde ailesiyle beraber okumuyor zannedersem. Mood-Pictures’in sitesini Cuma akşamı arkadaşlar ile açıp streaming video izleyeniniz var mı? Bence yok… Bunlar kendi kendimizle başbaşa kalınca yaptığımız şeyler. Esasında bunlar kendimizi kendimize tanıtıyor. Bizi şu vey bu şekilde dizginleyen, ayıplayan toplumdan kendimizi bir köşeye çekip, kendimizle yüzleştiğimiz anlar.

Tüm bunlar için Den Haag Uluslararası mahkemede insanları yargılayacakların aramızda olması biraz endişe verici.

Pres 23 January 2010 at 16:52

Hayatımda ilk defa jiletlenmiş bir vucudu askerde karsımdaki gördüğümde dumurlardan dumur olmuş bakakalmıştım elime cetvel alsam vucudunu kalemle çizsem o kadar düzgün sık şekilde çizemem bir insan vucudunu.Sabahdan gece yastığa basını koyana kadar görmek zorunda olduğun insalarla bi şekilde diyaloğa girmek zorunda kalıyorsun.Kiminin aile proplemi var,kiminise kendi ile problemleri vardı .Tek sorum jiletle kendini çizdikden sonraki hissiniz ne oluyor ?sorusu oldu.O anki tüm derlerden arınıyorum,rahatlıyorum boşalmış gibi oluyorum,her şey toz pembe o an için.Sonrasında ömür boyu kalıcı izler toplumdan dıslanmaya başlama dahada kendi içlerine kapanma .İlk defa buna benzer video seyrettiğimde kadınların bacaklarından kanlar akıyordu irkilerek seyretmiştim video biraz devam etse aynı şeyler bu kadınlarda olacak pek zorla yapıyor bir halleride yok tu bu videoda olduğu gibi aklıma onlar askerde kendini jiletlemiş çocuklar geldi.Videodaki aksiyonun devamında oluşan yaralar belli zaman sonra kesinlikle kalıcı bir iz bırakacaktır vucudda .İstekler ve arzular karsılıklı olunca iki tarafta suçlanamaz ama olayın içine kan ve şiddet girince erkek yada kadın kim yaparsa yapsın bunun temelinde bir pskolojik sorun vardır bence.

kara kadife 23 January 2010 at 19:03

“Kimliğini, varlığını açık açık sunan profesyonel bir film prodüksiyon şirketi, belki bu konuda eğilimi olan veya tatmin edici ücret karşılığında (bunu bilemiyoruz, bizi de ırgalamıyor) topladığı modellerle açık, açık, gizlenmeden ürününü beğeniye sunuyor.”

Şimdi videoyu tiksinç hale getirenin ne olduğunu tanımlamaya çalışıyordum ki, senin şu cümleni okudum. Sorun profesyonel olması bence, amatör olsalar, alacakları haz dışında onları bağlayan bir motivasyon olmasa mide bulandırıcı olmazdı bu video, “hımm, ok, insan dediğin zaman zaman ilginç bişi” der geçerdim. Yani benzer mantıkla gayet profesyonel insanlar böbrek nakli filan da yapıyorlar, şartlar, yüklendiğin riskler, alacağın para vs açık, aynı bokun büyük olanı anlayacağın.

Okumakta olduğun kitabın son bölümüne kadar senin şaşırma eşiğini geçebilecek bir şey yok, kızın namus kumkuması annesi işin içine girince biraz yaratıcı oluyor. Sade amca o repertuarla günümüz koşullarında marjinal olmakta biraz zorlanırdı diye düşünüyorum. Ayrıca benim muz cumhuriyetimde o kitap yasaklanmıştı, tabi project gutenberg diye bişi var..

fark park 23 January 2010 at 22:15

Bana hitap eden bir video değildi… Tahrik falan da olmadım…
Yine de konuya, bunun üst seviyesi organ naklidir diye bakmak pek doğru değil gibi … Birinde hayatını veya vucüdundan bir parçayı yitiriyorsun, diğerinde de yok böyle bir şey… Ama işin içinde acı çekmek var dersen, ben de buna tercih meselesidir derim. Herhangi bir porno filmde, götünü siktirenler, acaba her dakikasından zevk mi alıyorlar? Ya da daha soft bir örnek verecek olursak, sıradan bir işte (garsonluk, muhasebecilik vs.) çalışan insanlara hiç mi şiddet uygunlanmıyor? İlla fiziksel olarak, aleni bir şekilde uygunlanan bir şey değil ki bu. Hepimiz tercih ettiğimiz işlerde az çok şiddete maruz kalmıyor muyuz? Kimi götünü, kimi beynini, kimi onurunu siktiriyor…

Diğer taraftan, tercihleri dışında şiddete maruz kalan insanlar var: Tecavüze uğrayanlar, işkence görenler, polisten cop yiyenler, çocuklar… Yaşamak için şiddeti göze alan insanlar da var: Kocasından şiddet gören ve gidecek yeri olmayan, beş çocuk sahibi kadın gibi… Onlarla ilgili yapılan her türlü fantaziye “şiddetle” karşıyım!
Söz konusu videoda belli ki güzel bir para karşılığında, bu işe rızası ile katlanan kadınlar var. Belli ki bu kadınlar, softcore bir filmde de oynayıp yine güzel paralar kazanabilecek, profesyonel insanlar. Öyle olmasaydı bunun adı işkence olurdu ve bu kadar aleni bir şekilde satış yapan sitenin başı belaya girerdi.

Dediğim gibi benim sevdiğim bir tür değil. Fakat adam (Fenasi) blog’unun içeriği ile alakalı bir örnek olarak sunmuş. Bu blog’u takip edenler, belli zevklere ve görüşlere sahip olan insanlar olduğu için bu video’nun kimsenin hayatını değiştireceğini sanmıyorum. Ha, kişiliği oturmamış adamlar-kadınlar da takip edebilir derseniz, zaten bu blog haricinde pornonun her türlüsünü içeren binlerce site var…
Böyle bir video’dan zevk alan, insan değildir, şeklinde yorumlar yapmanın, sadece, gereksiz tartışmalara yol açacağına inanıyorum.
Benim merak ettiğim şey farklı…
Daha çok bu video’dan keyif aldığını söyleyen veya bu tip konularda araştırma yapan arkadaşlara soruyorum:
Kadınların çıplak olması, genellikle popo kısmına vurulması, kadınların az çok yüzüne bakılır tipler olması ve asker disipliniyle hareket etmeleri dikkatimi çekti. Bunların anlamı tam olarak nedir? Neden “sesli” bir şekilde izlenmesi gerekir? Anladığım kadarıyla, kadınların, sadece, acı çekiyor olmaları haricinde, bu gösteriden zevk alınmasını sağlayacak başka özellikler de aranmakta.
?

istanbulhottie 23 January 2010 at 23:43

Bence film yalan olmus bayaaaa…o kadar kalitelileri varken bunu niye sectin Fenasi ben anliyamadim! Senden daha kaliteli ve yaratici bir video beklerdim bu yazinin altina…sopayla olmayip, sex sirasinda yapilabilecek keyifli siddet uygulamalarina kesinlikle varim…ama keyif iki taraf icin de gecerli ise…yoksa istemem! Keyifsiz zorlanmalara da asla gelemem…hemen tersim doner ve pisman ederim adami!
Kukusuz kalma!

lamb 24 January 2010 at 00:51

o değil de.. videodaki şarkının adını biliyor muyuz? =)

Fenasi 24 January 2010 at 03:46

Neyi anladık bu postanın yorumlarında? Yorum yazarken bir tartışmanın içine girip, daha önce o konularda insanlar neler söylemiş, tartışma hangi merkeze kaymış, hangi yeni fikirler ortaya atılmış diye bakmadan, önceden yorum yazanlara ‘’sen ne dersen de kardeşim, ben seni dönürüp sikicem, haa olmadı şurda bir attırıp rahatlıyayım” tadında yorum yazanlar da olabiliyor. Yoksa gidip, gelip 1.kareye dönmeyi ben başka türlü açıklayamıyorum. Tabii o da kolay değil. Yorum sayısı belli bir rakamı geçince şeyoluyor demek ki?

@ istanbul hottie,

Biliyorum, halk benden daha kaliteli birşey bekliyordu. Ancak Macaristan Kültür Bakanlığı’ndan istediğimiz desteği göremedik ben ve ekibim. ”The Great Serbia” adlı yarı illegal örgütün yardımları da olmasa çekimleri gerçekleştiremeyecektik.

Halka elit bir erotik zevki sunacak eserlerin linkini burada vermek bedava. Bekliyorum katkılarını.

@ Müziği merak edenler,

Ben de bulamadım bir türlü. Sahneye falan uygun gitmiş, hoş bir intro idi oysa…

Fenasi 24 January 2010 at 03:58

@ kara kadife,

Bu kalibrede bir çalışmanın amatör olmasına imkan yok. Mekan, oyuncu sayısı, içeriği, mixajı vesaire… Ben profesyonellikten ve ”adı,sanı bellidir bunların” derken olayın legal olduğundan dem vurmaya çalışımıştım. Gerçi yine de organ kaçakçılığına gelmiş sonradan hikaye ama… Olayı yakalamaya çalıştığın yerde sağlaması tutmuyor daha.

Sonra bir de ”videoyu tiksinç hale getiren” derken kendi cinsel tercihlerini ve sınırlarını diğerlerine norm olarak prezente etmiş oluyorsun. Diyebilirsin ki ‘’sen de High Class Erotic material diye lanse ediyorsun..”. Evet ama bunun kriterleri var, yorumlar dar gelir, başka bir zaman açıklayayım o kriterleri. Sen ise dediğim gibi kendi tercihlerinden, zevkinden yola çıkıyorsun. Bu tarz ifadelerin başına ”bence” kelimesini getirmenizi öneririm.

Fenasi 24 January 2010 at 04:04

@ Fark Park,

Yukarda madem ayar verdim, kendim de o kurala uyayım. ”Bence” çok güzel bir video bu… Neden? Oyuncular mal gibi bakmıyor. Kısa tanıtım videosunda en beğendiğim, bende iz bırakan an, 00.25 deki siyah saçlı hatunun pozisyon almadan önceki yüz mimikleri, kafasını döndürüşünü tereddüt ile iki hamlede yapmasını. Kılığa, kıyafete ve mekana önem vermişler. Oldukça niş bir prodüksüyon çıkmış, kesinlikle mainstream değil. Bu prodüksüyona para yatıranın kesesine bereket, çekenlerden de allah razı olsun. Kısa yoldan para kazanmak yerine bir fark yaratmaya girmişler olaya.

00.25 deki hatunun kafa jestinin dışında yine dikkatimi çekip, beğenimi kazanan, kırbaç seslerinin kayıt kalitesi oldu. Reverb ayarı falan oldukça iyi.

zorro 24 January 2010 at 04:49

Açıkçası bu kızların pornocu oldukları ve vücutları sayesinde para kazandıkları düşünülürse, ben o izlerin makyaj hilesi olduğunu düşünüyorum desem, tartışmaya çok kel alaka bir yerden mi girmiş olurum?

Bu arada video bana tahrik edici gelmedi. Her ne kadar pek soft core sayılmasam da, müsamerede gibi dizilmiş 5 kadının, nazi subayı giysili başka kadınlardan sopa yemesinde heyecan verici bir şey göremedim. İki kişi arasındaki haşin seks, bu tip piyeslerden daha etkileyici geliyor bana. Sopayla dövülmek de çok bana hitap eden bir şey değil.

Ama abartılacak çok da fazla bir şey olduğunu düşünmüyorum şu videoda. Bin beter işkenceler içeren filmler var Hollywood’da bile. Kadınların çıplak olması dışında erotik olabilecek de çok fazla bir şey göremedim ben. Dövme-dövülme dışında başka da bir temas yok videoda. Dolayısıyla, bu bir fantaziye hitap ediyor, orası kesin de acaba seks fantazisi mi yoksa başka tür bir fantazi midir, o da ayrı bir tartışma konusu sanırım. Hayır yani tüm bu dayağın sonunda, bi aksiyon olsa bi derece ama yok, bu spanking olaylarında, paso dayak… Eh bu durumda da olayın esas boyutu sanki seks değil gibi.

Bana sorarsanız erotic art değil de, gore denilen film türü nereye oynuyorsa, bu da oralara oynuyor.

amca 24 January 2010 at 13:59

ukalalık etmek istemem ama

“Tarihin en ünlü sadisti Markis De Sade‘yi okuyorum.”

cümlesine takıldım. Belirtmek isterim ki kendisinden çıkan bir akımdır sadizm. Kendisi sadist değildir, onu izleyenlerdir sadist.

Severek okuyoruz… saygılar

Errorica Salt 24 January 2010 at 16:52

Bütün bu okuduklarım arasında en çok aklımda kalan cümle su oldu:”İnsanları bu kadar rahatsız eden sey ancak sanat olabilir”Bütün bu tartısmanın özeti bu aslında.Ben sanatı ve sanatçıyı destekliyorum.Böyle yazıların devamını bekliyorum.
Bu arada Rocco’dan da bahsetseydiniz biraz.O da siddet uygulardı kızlar da gayet zevke gelirdi.Alan razı satan razı.
Erotic Art :kalp:

skol 24 January 2010 at 20:06

ama bu, onun acı vermekten zevk aldığı gerçeğini değiştirmez, öz aynı işte ^^

Evli Adam 25 January 2010 at 01:22

sadece kişisel eğlence, günlük niyetine yazmayıp -ki bu tarzda yazan ve takip ettiğim bir sürü de insan var- belli bir konuyu etraflıca inceleyen irdeleyen sitelerde kendimce aradığım şey bütünlük ve samimiyet. fikirlere katılmamın ya da karşısında olmamın pek bir önemi yok bunlar varsa.

videoya ve fikre bu kadar takılmanın, ötesinde, kişiye indirip nesinden tahrik oldun, beğendin demenin arkasındaki mantığı anlamakta zorlanıyorum. bunda bir gizli “sapık mısın kardeşim sen” sorusu varmış gibi geliyor. ben öyle anlıyorum.

konuyla ilgili ben kendi kişisel fikrimi yukarıda yazdım, ben bu kadar yapmam, benim sınırım şuraya kadar, çok da önemi yok zaten nereye kadar olduğunun. kişisel bir sınır neticede. ama fenasi, seksi de yazan biri olarak bu tür materyali getirip burnuma dayamazsa bütünlüğünü bozmuş olur gözümde. spankingi sever ya da sevmez o kendi bileceği iş.

başka konularda da (barely legal, çocuk istismarı vs) benzer yaklaşımlar oluyor burada bazen, her zaman yazmasam da genelde okuyorum, kişisele inildiğinde tartışma olmaktan çıkıyor, bir halta da yaramıyor o zaman.

başta konsepte aykırı dştüğünü düşündüğüm için itirazımı belirttiğim sansürdü, haklardı, dindi, politikaydı, atatürktü gibi konular da var. hepsinde fenasiyle aynı fikirde olmam mümkün değil, değilim de zaten. fakat bu konuların bu tarzda ortaya sunulmasından fazlasıyla memnunum. aynı fikirde olmayı aramıyorum. hatta bunu biraz değiştirip kendime kopyalamayı da düşünüyorum.

takibindeyiz fenasi.

kara kadife 25 January 2010 at 21:06

@fenasi: bir şeyin legal olması onu benim gözümde daha evla hale getirmiyor, nasıl desem, legal ile legitimate arasında bi fark vardır ya, veya uyuşturucu legal değildir, bana sorsan isteyen istediğini yapsın.. gene de zevk için tüttürenle kendini tüketen arasında fark olacaktır.

videoyu “benim için” tiksinç hale getiren şiddetin kendisi veya birilerin bundan tahrik oluyor olması değil zaten, birilerinin para için buna katlanıyor olması. yoksa bundan zevk alabilen biri ile farzedelim ki kanka olmak benim için marjinal bir tecrube değil. dürüst olmak gerekirse ben zevk almıyorum, küçükken cinderella nın masalını bile dinleyemezdim kızın gerizekalılığına hırs yaptığmdan, şunu izleyince hepten elime sopayı alıp produktörü bir temiz benzetmek geldi, bak prodüktörün rızası önemli değil o anda, direkt dalarım, ne legal ne legitimate, para mara da vermem yane :))

kara kadife 25 January 2010 at 21:41

@error: o dediğin laf sanatı fazla ciddiye almış, rahatsızlık verme sıralamasında(rahatsızlığı şiddeti ölçüt alınırsa) sanat mide gurultusunun yanına bile yaklaşamaz, ağrının yanında sanatın esamisi bile okunmaz.

bir de rahatsızlığın çeşitleri vardır, can sıkıntısı bunlardan biridir mesela, sanat dediğin bunun yanına yaklaşmaz..

gerçekten tırt olmayan az aforizma vardır, aklıma bir tanesi gelmedi şimdi :)

Fenasi 26 January 2010 at 03:38

@ kara kadife,

Bir kız arkadaşım var anaokulu öğretmeni.. Evet, geçen yaz yazdığım postada bahsettiğim. .. Birgün işyerine uğradım da… Para için yapılacak iş değil…

Şahsen şu an işim yok, cepten yiyorum. İşime böyle geliyor. Eğer proleter bir devrim olup herkesi işbaşına silah zoru ile götürseler yine de anaokulunda çalışmaktansa mood – pictures’de götüme kırbaç yerim diyorum. Günde 8 saat vurmuyorlar zaten, 2 saat vurdurup işini bitiriyorsun. Diğer tarafta 8 saat kusmuk, çiş, sümük, bağırtı, patırtı… Emek ve karşılığı çok subjektif bir kavram..

Astarte 27 January 2010 at 02:29

Fenasi gerçeklerden kaçış dedim çünkü adı üstünde fantezi. Bunları fantezi olduğunu bilip bununla zevk alanlara sözüm yok, kişisel tercih meselesidir. Sen kendimizi tanıyoruz diyebilirsin. Ister kadın erkek arasında olsun ister hem cinsler arasında olsun ilişkide saygı olmalı, karşındakinin isteklerine saygı. Bu videoyu ve bu tip ilişkileri benim için itici yapan bu saygısızlık, ezme güdüsü. Beki kadınların zevk aldığını gösteren bir şey yok burada, ha bir köpeği dövüp gücünden hoşlanmışsın, ha partnerini dövüp tatmin olmuşsun. Bununla orgazma ulaşan kadın, erkek … insan her ne ise kendini keşfederken başkalarına zarar veriyor bu durumda diğerlerinin kendilerini keşfetmelerine kesinlikle izin vermemesi gerekir, o kamçılar onun poposunda patlamasın. Hem sadist hem mazoist eğilimleri olan kaç kişi biliyorsun? Nedense ya sadistler vardır, ya mazoistler! ( Bu arada dip not ben siteni kocamla, sevgilimle, parnerimle paylaşıyorum, bazen beraberde okuyoruz ama beraberken çoğunlukla intenette vakit kaybetmek yerine başka şeylerle vakit geçirmeyi tercih ediyoruz.)

aayla 5 February 2010 at 10:16

yok abicim, böyle dövmeler filan uymaz bana. hafif acılı olacak. ısırıklar filan. memeleri ısıracaksın ki erkekler undan acayip hoşlanıyorlar. tırnaklamalar filan biraz abartılabilir. ama böyle Allah ne verdiyse tekme tokat girmeler ancak beni karşı tarafın ağzını burnunu kırmak konusunda tahrik eder. :)
küçük şaplaklar iyidir. kırbaç filan bozar.

bermuda 6 February 2010 at 01:01

aayle sen gercekten bılıyorsun işini:D

Rabbit 19 February 2010 at 17:09

video biraz değişik bir sanat ileri düzeyde zaten insanları sanat rahatsız eder,şiddetse bunun bir parçası sadece.
kendime gelince, kırbaç biraz ileri en azından benim için nitekim hem acı eşiğim o kadar yüksek değil hemde kırbaçlanmayı seviceğimi düşünmüyorum, muhtemelende bayılırım tansiyonum düşer.
sert olucak,bağlayabilir hatta biraz tecavüze kayabilir, bi iki kere boğazımı sıkabilir,tokat atabilir. ama ötesi yok yani.. tecavüz derkende çat çut ağzımı dağıtmasından bahsetmiyorum tabi ki. kararında her şey..

Fenasi 19 February 2010 at 17:12

@ Rabbit,

Ah bebeğim, kim kıyar senin ağzını çat çut dağıtmaya…

5 Posta 20 January 2010 at 14:56

video nefis…

This comment was originally posted on FriendFeed

senem 20 January 2010 at 15:03

ofiste sesi actım acmamla kapamam bir oldu..ama o platin saclı hatunun yanındaki cok fena titriodu ya…siddet pornografisi videolarında eger uygulanan da zewk-acı arası bıse yasıosa ben de tahrık oluorum ama bole tir tir titriosa insanlıım agır basıo :/

This comment was originally posted on FriendFeed

senem 20 January 2010 at 15:03

ofiste sesi actım acmamla kapamam bir oldu..ama o platin saclının hatunun yanındaki cok fena titriodu ya…siddet pornografisi i

This comment was originally posted on FriendFeed

seda 20 January 2010 at 15:05

pasolini’nin sodom’un 120 günü de bu konuya dair olsa gerek…

This comment was originally posted on FriendFeed

Selen. 20 January 2010 at 15:06

video beni dağıttı.

This comment was originally posted on FriendFeed

Nastenka 20 January 2010 at 19:26

acısız seksi neyleyim.

This comment was originally posted on FriendFeed

aglea 20 January 2010 at 19:28

ben fazla izleyemedim. önce gözlerimi kapadım sonra videoyu. acı eşiğim düşük mü ne.

This comment was originally posted on FriendFeed

5 Posta 20 January 2010 at 19:29

müzik güzel ama…

This comment was originally posted on FriendFeed

hкиdми™ 20 January 2010 at 19:38

şarkı güzel video da ama o ne yaa…çok şiddetli

This comment was originally posted on FriendFeed

Tuğçe Özel 21 January 2010 at 06:39

Şarkı güzel evet, Larry’i de coşmuş :)

This comment was originally posted on FriendFeed

önder 21 January 2010 at 08:40

once yorumlari okudum daha agir bisey bekliyodum. sanki daha once buna benzer bi video paylasmistin1 kadin 2 erkek vardi sanki asker elbiseli gibi.

This comment was originally posted on FriendFeed

morkeci 24 January 2010 at 03:43

kitap olayı sevindirdi beni :)

This comment was originally posted on FriendFeed

ErroricaSalt 24 January 2010 at 05:52

Çok yasa N.A.R.O

This comment was originally posted on FriendFeed

5 Posta 24 January 2010 at 04:10

Yalnızca hoş bulduğum için koyduğum videonun izleyenlerde yarattığı etkiden sonra düşünmeye başladım demiştim. Sonra bunun yalnızca hoş değil, ”High Class Erotic material” olduğuna kannat getirdim. Ama tepklier dinmiyor. İnsanları bu kadar rahatsız eden birşey ancak sanat olabilir. Erotic Art diyelim şuna..

This comment was originally posted on FriendFeed

Cigdem Ozkan (Q'IN) 24 January 2010 at 15:16

no pain no gain! BAYILDIM :S

This comment was originally posted on FriendFeed

Yorum Postala