Seks Yıldızı Anne 13 Yaşındaki Kızını Porno Baronuna Sattı
Porno yıldızı Fleur Brown 13 yaşındaki kızını bir pono baronuna peşkeş çekmiş. ”30,000 pound karşılığında küçük, bakire kızını Porno imparatorunun kucağına atan sapık anne” diye bir başlık düştü Hürriyet gazetesine bugün. Belirtmek lazım, annenin bundan başka yetenekleri de var. Mesela 4 saat içersinde 464 adamla yatmak gibi. Bu anlatım biraz soft kaçtı 5 Posta’ya, biz şuna 464 tane tarrağı 4 saat içinde kukusuna sürttü veya soktu, çıkardı diyelim. Artık surata, ağza gelme seanslarını bilemeyeceğim. Ama 464 adam herhalde o mekandan peçeteye silerek ayrılmamıştır.
Mümkün olduğu kadar bu haber başlığını değiştirmeye ve çeşitli varyasyonlarıyla anlamını kaybettirmeden buraya almaya çalıştım. Çünkü yakında gazete haberlerinden bloglar olarak istediğiniz gibi referans gösterek bahsetmek de yasak olacak. Bunu tartışıyoruz çeşitli platformlarda. Görünen o ki, ekonomik krizin de etkisiyle birer birer devrilen Amerikan basının devleri çareyi son olarak gazete içeriklerinin internet nüshalarını ücretli yapmakta buluyor. Yakında bize de ulaşır bu trend. Avrupa mahkemesinin de kararı var, herhangi bir haberi verirken 11 kelimeden fazla benzerlik bulunursa telif hakları kanununu ihlal etmiş oluyorsunuz.
Gazeteler içeriklerine ücret alacak da, bunu nasıl yapacak? Bir gazete patronu normal AP ajansının geçtiği standart haberlerin ücretsiz olup, araştırmacı gazeteciliğe dayanan röportaj, analiz içeren materyalin paralı olacağını belirtmiş. Belki de bu, Türk basını için bu para kazanma kapısının kapalı olması anlamına da geliyor. En son ne zaman araştırmacı bir gazetecilik ve röportaj gördünüz gazetelerde?
Bu 13 yaşındaki kızını satan anne haberini bir kontrol etmek istedim ben. Esasen bence asıl pornografi bu tarz haberlerde. Yasaklanmasın tabii de, sokaktaki adamın sikini kaldırma amaçlı yazıldıklarını düşünüyorum. Yani benim gibi blogları, porno siteleri bir tarafa bırakın, bu günlük gazetelerde bildiğiniz haliyle sosyal olarak kabul edilmiş, devlet kurumları tarafından onaylanan bir ”sosyal, toplumsal pornografi” olgusu var. Hem de en iğrenç haliyle. Moskova’daki topuklu ayakkabı yarışmalarından internette en çok tıklanan fotoğraflara kadar.
Hayır, tabii bunların da bir magazin değeri var, olmalı. Ama madem amaçları sokaktaki aile reislerinin akşam eve geldiklerinde internette 13 yaşndaki kız fotoğrafları aramaları için önden gazı vermek, bu arada bari bir de doğru haber verseler… Çünkü haber Hürriyetteki anlatıldığı haliyle hem yalan, hem kuru, hem de iğrenç. İğrençliği haberin kendisinden çok altına yorum yazan iki yüzlü, toplumsal, adi pornografi düşkünü insanlardan kaynaklanıyor. İslamiyetten vurup, ”işte girmek istediğimiz AB” diye biten yorumlar. Cidden iğreniyorum… Emniyet müdürlüğündeki birim politik yorumları takibe alıyor gazetelerde. Pedofilleri de orada arasınlar. En güzel geleneksel medyadan yemleniyor onlar çünkü.
Hürriyet haberini 5 dakikada internette kontrol edebilirsiniz. Ben de öyle yaptım… Bir kere ben gazeteci olsam biraz juicy details e de yer veririm ki, ekran başında 31 çekecek müşterilerime daha iyi bir hizmet vereyim. Nedir bu detaylar? Mesela Fleur Brown’un takma adının ”Betty Swallows” olduğu… Ya da 2002 de Polonya’da düzenlenen Gang Bang Trophy adlı organizasyon ile 4 saat içinde 464 tane damarlı tarrağı ağzına ve kukusuna alması. Artık gazeteci oldukları için bunları benden daha iyi formüle etmeleri lazım. Türk halkının din ve ahlak anlayışına uyacak şekilde…
Bir de nedir allahaşkına Porno Baronu? Uyuşturucu baronu duydum da… Hem götten uydurma birşey hem de zaten yalan haber. Çünkü 13′lük kızın peşkeş çekildiği zengin bir Arap şeyhi, Porno baronu falan değil. Hoş, ortada bir Arap şeyhi de yok esasında. İngiliz polisinin aldığı bir ihbar sonucu Fleur Brown’a telefonla temasa geçip kendini bir Arap şeyhi gibi tanıtması durumu var ortada. Brown bir kokain bağımlısı. Polis tutukladığı zaman da zaten kariyerinin o şaşalı günlerini çok geride bırakmış. Saati 50 pound a eskortluk yapıyormuş. Polis bunu arıyor ve kendini zengin bir Arap şeyhi gibi tanıtıp, bakire kızını getirirse 30,000 pound vereceğini yem olarak pahalı kokainin bağımlısı Brown’un önüne atıyor. Son derece adice ve alçakca polisin bu yaptığı… Adalet kavramının olduğu bir ülkede polis suçu provoke edici yem atmaz ortaya. Rezilliğin, ahlaksızlığın daniskası hem İngiliz polisi ve basınında ve de akabinde bunu ortaokuldaki ingilizce ders kitaplarında öğretildiği şekliyle (Electricity has changed our lives in many ways – Mr and Mrs Brown) yabancı dili öğrenen ve o öğrendiği ile kalan Türk basın mensuplarında.
Alternatif medyanın bir parçası olmaya çalışan ben şöyle bir yorum getiriyorum bu olaya…
Kokain bağımlılığı her meslek grubunda ve hatta özellikle iyi para kazanan meslek gruplarında görünen bir problem. Türk popstarları, avukatlar, pazarlamacılar, futbolcular… Hepsinin arasında var. Dolayısıyla porno yıldızları arasında da var. Hele de film başına binlerce dolar kazanırken kariyerinin sonuna gelip de 50 pound a domalan bir hale geldiysen, ve de o halinle gramı 100 – 150 dolar olan kokaini kullanıyorsan çocuğunu da satarsın, katil de olursun.
Gerçi bu postayı yazmamın sebebi Gang Bang Trophy’ci pornostarın olayı değil… Amacım, yarın öbür gün kendini fasulye gibi nimetten sayan Cumhuriyet gazetesine ve gavurlara öykünen diğer gazetelerin de içeriklerini ücretli yapmazdan önce sizleri uyarmak. Bunların beşini bir yere toplasanız beş para etmez.
Siz en iyisi onlara abonelik için vereceğiniz parayı benim gibi araştırmacı bir blog yazarına verin. Hem masraflarımı çıkarayım, hem de para artarsa jakuziden canlı yayın yapayım. Anında tweetlenen fotoğraflar, video filmcikleri – evet iPhone 3GS video kayıt imkanı veriyor, ve bu videoları twitter’a atma imkanı var-.
Haa bu arada haberle ilgili en ilginç ayrıntıyı da sona bıraktım. Bu olayı birinci sayfadan veren gazetenin ”milletin sikini kaldırma birimindeki” arkadaşlar haberi biraz geç almışlar. 2 yıl kadar geriden geliyorlar.. Mayıs 2007 nin haberi bu…
İyi madem çok istediniz, takma adı Claire Ryder ile çevirdiği bir filmden sahneleri de burada bulabilirsiniz. (Biraz sert seks olayı var, herkese tavsiye etemem bakmasını) Hürriyet’in falan benle aşık atmasına imkan yok gördüğünüz gibi…


9 Yorum Postalanmış
bildigim gazetelerden ve o gazetelerin koseleri kapmis yazarlarindan iyi olduguna bir suredir ben iknayim kerim.
turkiye’de -acik veya gizli- reklam disinda bir yolla para kazanmayi basarmis bir blog yazari varsa da, ben henuz o yazari kesfedemedim. emsal olmasi adına ‘arastirmaci yazarligina ve fikir insanligina’ diledigin odemeyi ben yapabilirim.
‘gacisiz olacaksa o blog’ daha da cok para veririm. kalitenin dustugu noktada, abone ucretini keserim.
denemeye var misin?
Yuh be…Kendi kızını satacak kadar paraya tapmak. Hani hep derler ya para için anasını satar kızını da ilk defa canlı örneğiyle karşılasıyorum.
iste gercek habercilik. ‘donate’ butonu koy fenasi. seni donate edicem. ama parali yapma abi. hic sevmiyorum oylesini.
@ kandanadam
Yok öyle bir planım şu an için, hobi şekliyle idare ediyorum. Yalnız bir de gerçek var ki, şartlar izin verse daha kapsamlı, daha ciddi, daha iyi içerikle gelebilirim gibime geliyor. Zaten bir yerde durmayı sevmiyorum. İş de olsa, hobi de olsa sürekli geliştirmek düşüncesi var kafamda. Bu planlar ya zaman darlığına ya da gerekli bütçeyi ayırmaktan çekince duymama takılıyor.
Dedim ya, yok öyle bir düşüncem. En azından klasik, şu an olan haliyle bir ”ücretli” yapma durumu yok. Türkiye’de olsam kafamda planlarım var, ”nasıl bu işlerden okuyucuya ekonomik yük olmadan para kazanılır” diye. Yalnız bu da daha çok paranın a.q. diye değil, bu tarz yeni medya, blog zımbırtılarıyla oynamayı, deneme yapmayı sevmemden ileri geliyor.
Sırf yeri geldi, lafı geçti diye söylüyorum, bu ”donate” olaylarına da inanmıyorum ben pek. Sağol yine de niyetini söylediğin için. Donate olayı şöyle işler gibime geliyor yalnız. Atıyorum, ”hadi bakalım, bedelli askerliğim geldi, hem bir el atın, hem de gece yattığınızda vatanın emin ellerde olduğu hissini size verdiğim için beni destekleyin” şeklinde bir kampanya kısıtlı süre için işe yarayabilir.
@ Özlem,
Dediğin doğru, yok Türkiye’de bu işten doğru düzgün, düzenli bir geliri olan. İlerde belki… Teşekkürler, demek öyle bir şey yapsam en azından bir ”subscriber” ı garantiliyorum sayende. Yok, hayal kırıklığına uğratmam seni. Yalnız gacısız blog olur mu? Bu blogun devamı olmaz, başka bir konuda açarsam olabilir. Yine de araya serpiştirebilirim ama… Bu işler için konuşmuyorum, genelde insanlar bir iş planı yaparken müşteri/izleyici/okuyucu profili çıkarıp, onların ilgi alanlarını baz alarak kolları sıvıyor.
Ben de hepiniz gibi para kazanmak için hiç alakam, ilgim olmayan işlere girdim, çıktım. Hayat kısa, vakit değerli… Kendi sevdiğim şeyi yapayım, 3-5 beğenen çıksa yeter. Bu yeni ve dijital medya böyle bir imkan da sunuyor ki bize, taa Toronto’dan Diyarbakır’a kadar aynı kafada olanları bir yere toplamak mümkün. Dolayısıyla 3-5 kişide de kalmıyor olay.
Gacı olayı belki dışardan ilk bakanlar için antipatik gelebilir. İşte ne bileyim, yok patriyarkal düzene hizmet, erkek eksenli, vesaire… Esasen tam tersi… Yalnız biraz zaman vermek gerekiyor galiba…
Son verdiğin tube linki 5651′lik. Donate olayı bana nette pek bir yaygın olan humiliation sitelerini anımsattı. Hani, genç kızların ” seni küçük sikli adam , sen anca beni seyredip attır, bunu asla elde edemeyeceksin Hahhaha” diye videolar gönderdiği ve yalan veya doğru birilerinin de bunlara kira-alışveriş v.b.v.b için para göndermesi gibi. Teskere aldığında, daha önce konuşulan ; İstanbul’da bir organizasyon olayı için fırsat yaratalım.
Vatan gazetesinin porno sitesinden bir örnek de biz verelim. http://w9.gazetevatan.com/Boxer_internette_rekor_kirdi/254966/11/Manset
Hanımefendiyi 2000′lerin başından hatırlıyorum da bu icraatından haberim yoktu. Bahsettiğiniz gangbang müsabakası 12 Şubat 2002′de Varşova’da düzenlenmişti. Yarışmaya Polonya’dan Klaudia Figura ve Brezilya’dan Mayara Rodrigues de katılmış, kazanan Klaudia olmuştu. Klaudia birkaç ucuz Polonya pornosunda oynadıktan sonra ortalıktan çekildi. Mayara ise bugün 30 yaşında, tanınmış bir eskort ve porno yıldızı. Son filmi ise “Latinas vs. Blacks” janrındaki Josh and Asante Stone Do Brazil.
Yorum Postala
Additional comments powered by BackType