Reggae'nin Beş Şartı

Rutin seven bir adam değilim ama perşembeleri muhakkak krep, böğürtlen marmeladı ve krema ile kahvaltı-öğle yemeği arasını geçiriyorum. Şekersiz latte ve okunacak bir ton RSS güncelleme eşliğinde…

Oturduğum bar & cafe aynı zamanda öğle yemeği de veriyor etrafta çalışanlara. İlk saatlerde inşaat işçileri, marangozlar falan var bolca, saat 12 gibi kostümlü ofis çalışanları… Bir grup da meslek lisesi öğrencisi…

Değişik kültür ve ekonomik seviyede, yaşlarda insanlar. Bir de bunlar etnik olarak ayrılıyorlar içlerinde. Marangozlar, amelelerin arasında Yugge dediğimiz eski Yugolavya kökenliler var haylice. Az sayıda da Şili’li. Ofis, büro insanları dedik bir de… Avukat, IT, emlakçı, taksici vesaire. Bunların arasında Hintli, Asyalı var azca. Arada bir siparişleri alan kıza yemeğin içinde domuz eti olup olmadığını da soranlar var.

Yani cemaati toplasak ne ediyor? Müslüman, protestan, katolik, ortodoks, zengin, orta halli, öğrenci, kültürlü, sıradan halk, züppe…

Aile yapıları, gelenekleri, doğdukları yer, inançları, boyları, ekonomik güçleri farklı bir kamyon adam girip çıkıyor mekana. Yine de hepsini birleştiren birşey var ….

Hoparlörlerde Bob Marley çalıyor… Jammin parçanın adı… Ne zaman Bob Marley duyarım, aklıma dayım gelir. 70 li ve 80 li yılların bir bölümünü Almanya’da festivallerde püfürdetip, Helga’ları zımbalıyarak geçiren biriydi. Allahı var, ailede tipi en düzgün olan da oydu. Ben çocuktum da, bunda hafif uzun saç, bıyık, favoriler vardı. Uzun boy, mavi gözler… A cool motherfucker yani… O yılların estetik anlayışına göre tabii. Yoksa günümüzün bir Murat Boz ya da Kutup Zencisi değil …

Müzik tanrıdır, dindir diyordu. Ailede hassiktir diyen vardı da, bende Zeppelin ve Purple hastalığı o yıllarda yeni başladığı için aynı frekansı yakalıyorduk bir şekilde. Benim valideyle pedere de ültimatomu çekmişti zaten ”Yüksek sesle müzik dinlemesine karışmayın bu oğlanın” diye…

Eminim müziğin ve hayranı olduğu Bob Marley’in kendisi için din olduğunu iddia ederken ben de dahil kimse tam olarak anlamadı onu.

Yemin ediyorum, bugün oturduğum mekana giren çıkan bu kadar farklı insanın güpegündüz transa girmiş gibi tek bir vücut olmalarına şahit olmasam, belki ölene kadar benim de  kafama tam basmayacaktı. Bir anda geliverdi işaret yukardan. Pardon hoparlörlerden…

İstisnasız müslümanı, protestanı, ateisti müziğe tepki verdiler, farkında olmadan. Dil, din, gelenek, ırk, cüzdan farketmeksizin… Bir kamera koyulabilse de tavana herşey tepeden çekilebilseydi keşke. Böyle dizi, dizi içeri giren insalar bir anda bulundukları moddan çıkıyor, yüzlerde gülümseme. Müziği duyar duymaz vücutlarını yaylandırmalarını, parmaklarını şaklatmaları ve şarkıyı mırıldanmalarını görmeniz lazımdı.

Öbür şeye kafanızda bağlantı kurması açısından Reggae’nin Beş Şartı dedim. Yoksa öyle baştan kabul edilmiş, dayattırılan bir beş şart yok bunda. Kafanıza göre  kendiniz yaratabilirsiniz. Tolerans ve hoşgörü öğesini de eklemiş oluyoruz böylelikle. Diğerlerinde var çünkü, bunda eksik kalmasın.

Gerçi tek bir şart var, olmazsa olmaz. Onu koymak lazım baştan.

Alkolle karıştırmayın, kafanızı bozar…

Bob Marley-Jammin’
Uploaded by dofrethehustla
Bookmark and Share

46 Yorum Postalanmış

ESTHER April 23, 2009 at 4:44 pm

Sen hani “krep yedim işte böğürtlen reçeli krema gibi ufak zevklerim var” şeklinde yazıyosun ya, aslında söylediğin şeyler belki çok normal ama bundan ziyade üslubun dikkat çekiyor ve seni burnu havada biri olarak görüyor Mistral gibiler. Gerçekten sebastian diye bir uşağın varmış gibi hissediyorum bazen bende… Ama gene de o kdr sakin ve tatlı anlatıyosun ki bunu kibir ya da ukalalık gibi algılamıyorum…

pucca’nın “fransız adamların taşaklarıyla ezdiği üzümden yapılan şarap” (:D huahauhauhauau) derken seni kastetmediğini ancak mistral gibi yakışıklı ama aptal olanlar farkedemez… kimi kastettiği belli de isim vermeyelim. ben seviyorum seni gayet doğalsın herşeyi olduğu gibi anlatıyorsun sadece bu sükunetin bazılarına ukalalık gibi görünüyor…

ESTHER April 23, 2009 at 4:49 pm

Üsttekini sil yanlışlıkla şeyettim… fuck! devamını yazmadan yolla şeysine basmışım

Sen hani “krep yedim işte böğürtlen reçeli krema gibi ufak zevklerim var” şeklinde yazıyosun ya, aslında söylediğin şeyler belki çok normal ama bundan ziyade üslubun dikkat çekiyor ve seni burnu havada biri olarak görüyor Mistral gibiler. Gerçekten sebastian diye bir uşağın varmış gibi hissediyorum bazen bende… Ama gene de o kdr sakin ve tatlı anlatıyosun ki bunu kibir ya da ukalalık gibi algılamıyorum…

<brZpucca’nın “fransız adamların taşaklarıyla ezdiği üzümden yapılan şarap” (:D huahauhauhauau) derken seni kastetmediğini ancak mistral gibi yakışıklı ama aptal olanlar farkedemez… kimi kastettiği belli de isim vermeyelim. ben seviyorum seni gayet doğalsın herşeyi olduğu gibi anlatıyorsun sadece bu sükunetin bazılarına ukalalık gibi görünüyor…

bunun dışında aman tanrım günümüz yakışıklı kriterini Kutup Zencisi mi belirliyor :) hahahahahha hadi Murat Boz başımın üstüne de, Oğuz!!! bilemiyorum dalga geçiyor olmalısın, gerçekten çok güldüm :) Gerçi geçenlerde Siminya onu da çok hoş bulduğunu sölemişti ama yok bu yakışıklı bulmak demek değildi sanmıyorum :D

ben bob marley’in hayranıyım, küçüklükten beri babamla hep dinleriz ve çok severiz. ailemizin sanatçısıdır. ve en nefret ettiğim şarkı da buraya koyduğun şarkı… bence bir numarası baby i love your way… ne zmn dinlesem ağlarım :) insanlara söyleyeyim bob marley dinlemediyseniz fenasi’nin buraya koyduğu bu berbat şarkıyı baz almayın… başka şarkılarını dinleyin derim…

Ege April 23, 2009 at 5:17 pm

Lookin your big brown eyes!

merlin April 23, 2009 at 6:32 pm

ben soyle birsey gozlemledim. dunyada herkesin cekebildigi ya da dinleyebildigi bir muzisyen varsa muhtemelen o bob marley dir. ne kadar degisik koklerden gelirse gelsin bob marley den gelen reggae tingirtisini duyduklari zaman dinleyebiliyorlar ya da onlari rahatsiz etmiyor.

Dayi olayi sahaneymis. super bir rol model.

Fenasi April 23, 2009 at 8:38 pm

Dün gece bir Tv programında White Power dediğimiz racist (ırkçı) müzik işleniyordu. Ku klux klan, neo naziler, bulldog tipli ayı İngilizler gırla gitti programda.

Orada bile bir müzik grubunun elemanın ile röportaj vardı, herif reggae dinlediğini, Marley’i sevdiğini söyledi. Ama oraya kadar dedi.

Dün o program, bugün gördüklerim, bizim dayının yıllar önce söyledikleri resmi tamamladı.

PuCCa April 23, 2009 at 9:05 pm

Valla murat boza bana link vermişsin ama, barış mançoya benziyosun fenasi.. insan vermeden önce bi utanır. Bi aynaya bakar. cık cık cık… rahmetli iyiydi ama azcık sıçan götüne benziyodu kaşık suratlım..
Diğeri için ise, onu beğenenlere laf söyle ya siminya ya efsaydı yakışıklı bulan onu.. Ve sen oturmuşsun Murat bozla karşılaştırıyorsun hiii!!! sırf bu yüzden cehenneme gideceksin… Allah napar adama göz var nizam var yakışıklı öyle herkese denilir mi. Mistrale yakışıklı derim, denilir yani.
Ama sen tutup kutupla bozu karşılaştırmışsın.. Bozda bir sırt var, al ye onu ye.. kollar desen öyle sıksın sarmalasın seni..
Sen kurugötlü gurbetçi, işte senin tayfan bigcity falan fıstık. Aynı ürünün kopyasısınız. Paso yok şurda bunu zıkkımlandım, yok kulağımda kulaklık, götümde tanga en kaliteli müzikler, yok en iyi peynir, yok apış aramı aldım ohh koklim bi, ayy mis mis yumurta gibi oldum, ah siz ezik türkler dünyadan haberiniz yok. Şu mekana gittim bu gece şu kadar karı kaldırdım..
Taslak aynı. özünüze dönün olum, kendinize gelin. Aaa!!! estherde yurt dışında ben daha bir kere kızın öyle birşey yazdığını duymadım, bir tane fotosunda şampanya içmiyor (içmiyon dimi?) gayet gidip oranın taksicilerine ana avrat düz gidiyor. Siz olsanız “ahh isveçin taksicileri kurban olurum domalıp domalıp veririm, siz pis türklerin öyle taksileri yok, zaten kokuyorsunuz” dersiniz. Aynısınız boşuna kızcaaza laf söyleme. Oranın havasını alan değişiyor. Ama yinede seni seviyorum yavrum canını sıkma sen ağlayıp bileklerini kesme şindik :pP

Ege April 23, 2009 at 10:13 pm

Simdi uzunca bir süredir blogu takip edip, son zamanlarda yorumlara da dahil olmamdan yola cikarak birkaç şey soylemek istiyorum.

Pucca, son 2 haftadir blog(larini)unu sık kullanılanlar listemden sildim. Evet, hala “Sık Kullanılanlar” listesini kullanan bir insanım. Ve açıkçası bir daha da okumak istemiyorum yazdıklarını. Ama bazı bloglarda, mesela bu blogda falan sana rastlıyorum sık sık. Bu demek degil ki sana burdan laf sokabilirim. O yüzden öyle yapmiycam ama söylemek istedigimi burdan soyliycem cunku bu Fenasi’yi de ilgilendiriyor.

Yukarıdaki gibi bir yorum, yani fenasinin suratinin sıçan götüne benzemesi, kaşık suratlı olması, kuru götlü gurbetçi olması falan, umrumda degil. Ve açıkçası senin bu sekilde konusman beni bu blogdan da sogutuyor. Insanlar az cok yuzu olmayanları okumaya alıştı. Aranızdaki muhabbetin ne menem birsey oldugunu bilemem, ama cok yakın arkadas bile olsan yazarken dusunur insan yav. Bu blogun sahibini bu kadar köpek götüne sokup sokup çıkarmak.. Off bilmiyorum. Aslında sikimde bile olmaz normalde ama bu kadarı ve son zamanda bu kadar goz onunde olması bunların beni rahatsiz etti.

Gerçi Fenasi benden sonra “Ne alaka yaa.. Bak işine denyo sanane a.k.” yazsa bu yazdıklarım sik gibi ben de afedersiniz ama Taklamakan çölünde şaman çükü yemiş bir adam gibi ortada kalacagim ama neisse..

Larry April 23, 2009 at 10:15 pm

Beğenilen müziğin ne olduğu, kişiden kişiye değişmesi v.b. arada kafama takılan bir konu. Kaliteli müzik tanımı niye var ki ?. Soran olursa , ne bilim bir form falan doldururken içimden gelerek ve dürüstçe rock ve etnik müzik yazıyorum ama aslen mod’a göre değişiyor …. Yoğun bir günün ardından Ntv radyodaki finansal sohbetler ( bir kulağımdan girip diğerinden çıksa da) beni dinlendiriyor mesela , müzik dinlemek bile istemiyor canım. Biliyorum ki ; Allegri Miserere bile duyasım yok o an. Bana göre; o an canı ne istiyorsa , o an duyduğu- dinlediği kulağına ne hoş geliyorsa o güzel sayılmalı. İbo, ne bilim Ceylan dinliyor diye kınanmamalı , kategorize edilmemeli kişi. Heavy-Metalci olduğum günler , Müslüm-Orhan Gencebay dinleyeni kınardı – küçümserdi o güruh. Eee, ikisi hala aynılar ama aynı güruh için ilah, bir nevi müziğin atası oldular !!!. Hata kimdeydi ?
.
.
Diyecek çok sözüm var ama uzatmayayım, anlayan anlar ne anlatmak istediğimi …

PuCCa April 23, 2009 at 10:30 pm

ege beni sildin ya ben gidip bileklerimi keserim şimdi. ayy yaa ben sadece sana özel yazıyordum tüh kapatırım artık mekanı napalım sende gittin duramam gayrı.. ahahha bu ne be şaka mısın nesin, banane sildiysen sildin… Senin varlığından bile haberim yoktu..
Hepsini bırak sanane abi, sanamı düştü milleti savunmak. Fenasi zayıf mı, kendi için dediklerime bana laf söyleyemez mi. O kadar zavallı gördün de ay ben koruyayım mı dedin.. Herşeyden öte, öyle senin anladığın gibi pucca beni itin götüne soktu diye düşünüyo olsaydı, herif yorumumu yayınlamazdı olur biterdi. O onla benim aramda olan bir konu. en önemlisi beni istese değil itin götüne yerden yere vurur.. gıkım çıkmaz.. haaa kıskandıysan ama öyle yaz ona göre tavır alırım benim için no problemo, ağzım iyi laf yapar..

Ege April 23, 2009 at 10:59 pm

1. sana laf sokmaya çalışmadığımı söylememe rağmen yazdıklarım nasıl oturduysa içine böyle dışında patlamalar yaşanmış ki bunları, psikolojik çıkarım yapmaya gerek yok ama “ayy.”, “ahahha”, “şaka mısın nesin”, “varlığından bile haberim yoktu” tarzı counter-attack’larla bertaraf etmeye çalışmışsın. ayrıca oradaki ahahha’nin yuze oturmuş i. melih gökçek gülümsemesi oldugunu gormek cok da zor degil.

2. milleti savunmak da degil amacım. bunu gayet açık ve guzel bir şekilde belli ettigimi dusunuyorum. ama insanların algı seviyelerini, yada reality durumlarini veyahut iletişim becerelerini her zaman tam olarak kestiremedigim icin söylemek istedigim anlaşılamamış..

biraz da kişisel hezeyanlar yarattigi icin agresif bir cevap almışım sırf “cevab veremedi” denmesin diye.

3. bu blogun yorum sayfalari senin “orgazmik boşaltım köşeleri”n değil. dolayısıyla fenasi’nin çingene amına benzeyen göbek deligi yada fare götüne benzeyen suratı da kimsenin umrunda değil. eğer öyle olsa bu adam gayet kendi adıyla (ki kendi adı bu olabilir, bilmiyorum) ve kendi fotograflarıyla burada kendini afişe ede ede yazabilirdi. dolayisiyla adamın yuzunun hangi esegin zikine benzedeginden, senin 7-13 yas sanane’lerinden birini kullanarak söylüyorum, bize ne.?

4.o onla benim aramda olan bir konu diyorsan e-mail at, facebukuna yaz, msnden titret, twitterdan büzükle. fakat sen bunu buraya yaziyorsan ben de sana halka açık plaj muamelesi çekebilirim. çünkü o seninle fenasi arasından çıkıyor buraya yazdığında.

5. fenasi’nin seni golden’in yada dogo argentino’nun yada ne biliyim pekinesse’in falan gotune sokup çıkarması da umrumda olmaz aslında ama sanki ben rahatsiz etti dememişim gibi “kıskandıysan” yazman da senin ilkokul kompozisyonu tandanslı ve ergenlik donemi muhabbetleri icerigindeki yazılarını siklemedigim gercegini degistirmiyor.

yaa hee he.

Ege April 23, 2009 at 11:02 pm

Unutmadan şunu da ekleyeyim; “herif yorumumu yayınlamazdı olur biterdi” demişsin ya. Yorumları kontrol mekanizmasi olmadıgı icin, her yorum çıkıveriyor böyle yırtık dondan çıkar gibi. Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmamak gerek.

PuCCa April 23, 2009 at 11:12 pm

yazdığını ilk satırını okuyarak oofffff minaresin oğlum nasılda kendini bişey sandın sana cevap yazdım diyerek yazıyorum, fenasi sadece kadınlarla cinsel ilişkiye giriyor, boşuna kürek sallama yani gözüne gircem diye.
seni kimbilir nerde itin götüne sokmuşum ki içine dert olup burda kusmuşsun… önemi yok gel gene sokarım hiç problem değil. Valla bak hiç çekinme PuCCa abla hep fenasiye laf söylüyosun beni kimse iplemiyor eziğim ben benle konuş nolur benide rerzil et de.. yaparım ablacım ben. Bende adabın sınırı yok, ana avrat küfrün haddi hesabı yok.. Yakışık almayacak tüm hareketler bende.. çekinme.. Ama böyle şeyler yapma. salakça yani, adam orda dururken ehiehi ben burdatyım yapman garip..
Neyse fenasinin gücüne giderse yazdıklarım gelip bana ağzımın payını verir. PuCCa ile başlayan yazıları okumazsın. Haa buraya yazıyosun, okuyorsun diye sahiplendiysen burayı bişey diyemem. tamamen senin piskopatlığın.

ESTHER April 23, 2009 at 11:12 pm

Yok bebeğim ne şampanyası … işte geçende bozulmaya yakın bi makarnaya yarısı küflü salça katıp kavurmuştum.. onu yedik onun fotosunu koydum.

hem ben öğrenciyim bunlar gurbetçi. görgüsüz zenci gibiler bunlar. lahmacun yanında viski içerler. big city problem’ı seviyorum, fenasi’yle hemen hemen aynı şeylerden söz ediyor :) ikisini de seviyorum yani tarzlarını yakın buluyorum :D ahahahahha , fransız taşağında ezilmiş üzüm şarapları, yok işte geçende kafedeydim ve tabağımda ördek menisinde marine edilmiş, julyen usulü kesilmiş rokfor peyniri … biliyosun ztn görünen köy kılavuz istemez. gurbetçiler her yerde böyle. sene 1970 çıkmışlar köylerinden, daha kasaba görmeden dünyanın en gelişmiş yerlerine gitmişler, kültür şoku yaşıyolar işte.. hala atlatamadılar şoku 40 sene geçti ben ona yanarım.

ege sen ne diyosun allasen? bu iki insan aralarında konuşmuş anlaşmış mutlu mesut yaşıyorlar, kara çalı gibi ne araya giriyosun ki? fenasi ye sende mi aşıksın yoksa!! onun için laf söletmiyosun.. offf nalet olsun… bıktım fenasi şu aşıklarından, ne zmn başbaşa kalıcaz?

seyrüsefer April 23, 2009 at 11:15 pm

bende bunu hiç anlamam …ya bırakın kim ne isterse onu yazsınn adam isterse yayınlar isterse yayınlamaz ya…illa birileri birilerine laf soka soka kendini tatmin ediyo galiba…pucca sen artık duramazsın buralarda bencede bu dertle:)… kimse kimsenin üslubunu beğenmek zorunda değil ,satır atlayın şahıs atlayın,okumayın pas geçin ama karışmayın ya kim ne isterse onu istediği şekilde istediği kişiye yazar kime ne bundan üstelik burda bu sevimli atışmayı anlamıyacak ne var ben bunu anlamıyorum,Allah aşkına herkes işine baksın nolur böylecee saman çöpü çükümüdür neyse hah ondann gibi ortada da kalmamış olursunuz…(saman çöpü çükü ne yaa bismillahii)

Ege April 23, 2009 at 11:24 pm

Çok fazla vakit öldürmek degil niyetim.

@Esther

Bu tarz tartışmaların en önemli besin kaynağı üçüncü şahısların “..hadi oradan sen de” demesidir. Ortaya dallanmış budaklanmış bir durum çıkar ki gerek yok şu saniyede. Bu katıksız saflık ortadan kalkmadığı müddetçe de homofobik insanlari saniyesinde sinirlendirecek “sen de mi Fenasi’ye aşıksın” tavrı, komik ve kıro bir tavır açıkçası.

@Pucca

Kendini fazla buyutuyorsun. Yüz yüze durumlar dahil, hiç bir ortamda beni itin götüne sokma ihtimalin olmadığı gibi ayarlardan ayar beğenemiyorsun bu gece. Takmıyormuş gibi yapmaya kasma yüzündeki gülümseme kalıcı olacak.

ESTHER April 23, 2009 at 11:26 pm

ege bi sus ! pucca ve fenasi iki iyi dost öyle olmasa sence fenasi bu kızı siteden uzaklaştırmazmıydı bunca senedir konuşuyolar… bi okuyucuyu banlamıştı sitesinden… sana ne oluyo ki? umarım fenasiye aşık kadınlardan değilsindir.. bıktım bu fenasi sapıklarından valla…

ya da tam tersi pucca ya gıcık olduğunu dünyaya haykırmak için fenasi’nin blogunu kullanıyosun… tam bir rezalet… öyle saçmalamışsın ki tartışılmaz bile…

ya sapıksın ya da pucca ya nefretini kusmak için fenasi’yi kullanıyosun.. ikisinden biri.. bu kdr saçmalığa başka isim takamadım ben… hayır hakkaten okumam seni skimde değilsin demişsin kıza ama her kelimesini okuyup okuyup biriktirmişsin dolmuşsun en sonunda burada da patladın. bu nasıl bir okumamak sklememek anlayamadım..

burada insanlar arada birbirlerine takılabilir. pucca bunu hep yapadabilir. fenasi’yi rahatsız etse bu durum ztn bu insanlar iyi arkadaş “pucca bak yapma böle şey” demezmiydi? senin gibi bi yeni yetmenin savunmasına mı ihtiyacı var? hiç sanmıyorum… kendini matah birşey sanarak fenasi’nin savunuculuğunu üstlenmişsin ama birbirini tanıyan iki insana karşı böyle bişey yapman sadece ilahi komedya olmuş…

şimdi rahatsız oluyorsan, yapacağın pek çok şey var. çarpı işaretine basmak bunlardan en basidi.. diğerleri ise, mesela pucca’nın yorumlarını okumamak, fenasi’nin bu duruma kızmadığını kabullenmek (senin için zor olucaktır eminim) ya da sayamadığım binlerce yöntem işte.. bilirsin bunları :) kararı sen ver…

Fenasi April 23, 2009 at 11:26 pm

Ohooo ev sahibi evde yokken yine parti yapmışsınız…

Arabuluculuk hiç yapmadığım şey, sevmem. Ege, ben anladım senin ne demek istediğini de durum galiba şöyle biraz…

Şimdi böyle karşılıklı insan ilişkilerinde -ki ben bunu net ortamı veya sokak, aile, arkadaş diye ayırmıyorum- bazen yazılı olmayan kurallar var. İki kişi veya belli bir grup arasında olabiliyor ve bazen de bu ikili, üçlü veya beşlinin dışındakiler tarafından olduğından farklı anlaşılmaya sebep verebiliyor.

Benle Pucca’nın arasında öyle yazılı olmayan bir kaide var, hiç de konuşulmadı bu aramızda, doğal şekilde gelişti. Bazı şeyleri birileri söylediği zaman tam kelime anlamıyla almıyorsun işte. Başka örnek, mesela Esther… Sık sık çatlak olduğunu söylüyorum. Öyle de bence… Böyle biraz limonlu olduğu da olmuştur aramızın zaman zaman. Ama ben ona çatlak dedikçe ağırına gittiğini zannetmiyorum. Onun gibi birşey yani.

Msn de falan milletin eğer ”meşgul” lambası yanıyorsa uyarım o kurala. Bu kurala uymadığım kişi Pucca’dır mesela. Çat kapı girerim… Nasıl diyeyim yani, bazı şeyler öyle çok gözününde olmadığı için o samimiyeti burası gibi ”public” ortamlara artniyetsiz de olsa taşıyınca yanlış anlaşılabiliyor.

Herkesi biraz olduğu gibi kabul etmek gerekiyor. Saygı tabii ki korunmalı, ama böyle bir iki istisna olunca o da tuzu biberi olarak görülmeli. Herkes herkese herşekilde davranamıyor tabii. Mistral o çizgiyi hafif aşar gibi oldu örneğin. Oluyor öyle, insanın derisi biraz kalın olacak. Çok da değil tabii. Zurnanın zırt dediği yer var…

ESTHER April 23, 2009 at 11:27 pm

homofobik ve ben??? ben fag hag’ım bebeğim. yanlış alarm…

PuCCa April 23, 2009 at 11:28 pm

Ege bak bakim nerdesin itin götündesin bu bir, ikincisi esthere dediğin lafı sana aynen söylüyorum bi bak bakim sen kaçıncı şahıssın.

Fenasi April 23, 2009 at 11:29 pm

Bu konuyu burda bırakalım… Mesajlar alındı, karanlık noktalar aydınlandı…

Ege April 23, 2009 at 11:38 pm

Ya neyse ben lan bişey demiyorum..
Esther ve Pucca voltranda götü oluşturan bahtsız robotik ayarsız enerjilermiş.

23 Nisan bugun hala yorum saatlerine göre. Kalsın öyle.

Fenasi April 23, 2009 at 11:42 pm

Olsa hepinize ikram edeyim birer nefes, şöyle gevşeyin bir… Bob Marley’in altında bari…

Bu jammin olayın aktüel parçasıydı, o yüzden koydum. Bence de enfes…

Esther, annen senin altını değiştiriken ben ilkokul hocalarımı hayal edip pipimi ovuşturuyordum evde… Gördüm, msn deki statüs barında… Britney’den Womanizer i dinliyorsun… Gelip burada Sezen Cumhur Önal cılık taslama bana..

ESTHER April 23, 2009 at 11:43 pm

Ya ege, kızların tarafını tutup bize nazik davranacağına neden fenasi yalakalığı yapıosun. yeni nesil erkekler böyle işte.. unutmaki kadınlar bi çiçektir çiçekler su ister nem ister! sen bu gidişle böyle pc başında sivilceli gözlüklü şişko olarak kalmaya devam ediceksin… azıcık sosyalleş, sevgili fln yap… ne bileyim… 23 nisan, bahtsız robotik fln diyo çocuk. ne saçma şeyler bunlar böyle… ekşisözlük okuma bu kdr…

Fenasi April 23, 2009 at 11:43 pm

Yine de seviyorum seni. Nefis bacakların var…

Fenasi April 23, 2009 at 11:46 pm

Tamam yüklenmeyin Ege’ye de o kadar. Adam birşeye irite olmuş, söyleyiverdi. Ben de gayet düzgünce açıkladım. Yok birşey… Allah muhafaza elinize geçse nimet hepiniz ”bad trip” olursunuz.

mistral April 23, 2009 at 11:47 pm

bakıyorumda panayır var burda.şinasi hiç çağırmıyosun.en son tatlıya bağladık diye hatırlıyorum ama hala sevmiyosun heralde beni=)çı çı bak bana kalın derili demişin.bişey derdim ama yazık zaten sıçan götüne benziyomuşun iyi geçinmeye karar verdim senle=)blogta girdikçe güzel geliyor ilk başlarda pek beğenmedim ama valla alışıyo insan. güzel valla güzel

ESTHER April 23, 2009 at 11:49 pm

fenasi britney spears “dark bitch” imajıyla benim gönlüme taht kurmuş, yaşayan bir efsaneye dönüşmüştür… bu zamana kdr ki hayatını inceledim ve muhteşem bir pazarlama stratejisi geliştirmiş olduğu için müthiş saygı duyuyorum zekasına.

sevimli parlak bakire kızdan, ucuz ve avam bir fahişeye dönüşmesi, tren enkazı olarak geçirdiği yıllar, küllerinden doğma geyiği rastlantı değil. herkes nefret ederken, herkes sevmeye ve üzülmeye başladı, şimdi ise herkes şaşırmaya başladı. en nefret edenler (jki ben öyleydim) hayranlık duyuyor ona..

sana yolladığım güzel “high flyin bird-jefferson airplane” leri unutma, ne kdr sevmiş ve müzik zevkime duyduğun hayranlığı abartılı cümlelerle dile getirmiştin… womanizer konusunda da bana güvenebilirsin, üstelik kendinden çok şey bulacağın için ekstra sevgi duyucaksın şarkıya…

Ege April 23, 2009 at 11:52 pm

Senin gerçekten algı seviyen cok acayip bir yerde Esther. Az önce sana komik ve kıro dedim, homofobik demedim ama sen ona taktın. Sence seni ciddiye alıyor olabilir miyim?

Pucca’yi ciddiye alıyorum zira gercekten laf sokmak amacında degilken durumu oraya getirdi.

Fenasi’nin yazdıkları bence yetti ama “son yorumu ben yapayim ki, “çocuk” o köşedeki x’e bastı çıktı” diye dusunup rahatlamayın diye duruyorum. Amacım orgazma ulaştırmamak yani sizi. Zira enerjinize hayranım hala.

Bu durum beni rahatsız etti dedim sadece. Neden hala çirkefligin bini bir para ki.?

Hem atletik vucudum, elimde enerji icecegim, gozlerimde guneş gozlugumle malibu sahillerinde degilim ki a.k. simdi sana neden bana bunları yazdın ablacım diye aglayayim. Hem bacaklar nefismiş. Ne güzel….

Fenasi April 24, 2009 at 12:11 am

@ Mistral,

Türkçesi tam olarak ne oluyor bilmiyorum ”idiot” un. Yorumlarındaki tonlaman, aramızdaki olmayan samimeyetle bağdaşmıyor. Ya çeki düzen ver kendine, ya da siktir git… İlkinde uyardım, bu da sarı kart.

Bundan sonraki yorumlar konuyla alakalı olsun, birbirinizi cevaplandırmayı postanın konusu hariç yapmayın… Yorumlar serbest olsun istiyorum, fırsat verilmiyor..

mistral April 24, 2009 at 12:19 am

idiotun türkçesi idiot işte.sende bi skim bilmiyosun bide çıkmışın blog yapıyosun.ayıptır yaw=) bide onca kızı nasıl götürüyosun olm sen işin sırrı ne söyle bana.hemende kızıyosun ayıptır yav.arkadaş olmaya çalışıyorum şurda

Benim kafam basmıyor, söyleneni anlamıyorum. Böylelikle yorumlardan ”ban”almayı hakediyorum. Büyüyünce geri gelicem…

demek istedi…

Fenasi editledi…

Ege April 24, 2009 at 12:26 am

Rastafarianism’in temelinde Etiyopya kralı Haile Selassie I’a tapmak olmasa Reasoning veyahut Ganja mevzusu insanı Kingston’a Amsterdam’a yada ne biliyim işte uzakdoğunun kimlikle gidilen yerlerine dogru falan surukluyor bi kolundan bi bacagindan cekistire cekistire..

Yoksa adamın adı Bob olmus Ziggy olmus Damian olmus ne fark eder…

gerard April 24, 2009 at 12:48 am

@fenasi
hocam senden korkulur vallahi. istediğin vakit çok pis laf sokabiliyorsun.neyse, benim bir sıkıntım olmadı bugüne kadar allahtan.

ya birisi kaliteli müzik lafını ortaya atmış. müziği iyi bilen biri varsa anlatsın, nedir kaliteli müzik arkadaş? ben sadece içgüdülerime güveniyorum. Ahırkapı Büyük Roman Orkestrası diye bir grup var onu dinler, arkadasına bir Metellica açar, akabine de Müzeyyen Senar’dan bir “benzemez kimse sana” dayayabilirim. hiç sınırım yok. hatta bunlar doğru tonda karıştırılınca kafa bile yapıyor.

yalnız metalcilerin Müslüm Gürses tayfasını küçümsemesini anlamıyorum. Metallica dinleyen bir İbo hayranının dediği rivayet edilir şu lafı: “abi, hepsi damar değil mi?”

Fenasi April 24, 2009 at 1:02 am

Müzik zevki dediğin olay ilginç birşey Gerard,

Bana sorarsan kendi müzik zevkimi çok beğeniyorum. Hatta o kadar ki, arkadaş toplantılarında kesinlikle benim istediğim şey çalınsın istemem.

Çünkü birisi gelir, ”ne lan bu” veya ”çok dinledik bunu, biraz da Phil Collins koyalım” deme tehlikesi her zaman var. Ve ben insanlardan böyle basit şeyler yüzünden nefret etmek istemiyorum.

Gelgelelim youtube’daki playlistimi veya bilgisayardaki müzik arşivimi görsen… Utançtan saklanacak çok şeyler de var orada. Mesela en az 1 GB 80′li yılların rus pop şarkıları var. Böğğğğ… Bir de üşenmedim youtube’dan bunların bazılarının videolarını buldum. Playlist yaptım, oturur ciddi ciddi dinlerim..

Fenasi April 24, 2009 at 1:06 am

Hatta bak bahsederbahsetmez aşermiş gibi oldum. Açtım youtube’u bastım play’e. Alla Pugacheva dinliyorum…

Şimdi bu da biraz Fransız’ın taşşağı ile yaptığı şarap hikayesi gibi oldu di mi. Anlatıyorum işte peh peh ”oturdum youtube’a bakıyorum”. Youtube var olm bende. Sizde yok… Nasıl ama?

Larry April 24, 2009 at 1:36 am

Birisi dediğin ben oluyorum gerard ama ardından 20 küsür yorumda atışma olunca kaynadı gitti. Metalciler( ben de ) eskiden öyleydi(m), şimdi değil(im)ler gördüğüm. Öyle olunmasın zaten.
.
Fenasi ; bahsettiğin-buraya eklediğin müziklerin torrentlerini , bedavaya indirebileceğimiz -bildiğin- linklerini paylaşsan sağda bir yerde….. ama 1 GB çok, 64K’lık en fazla….benim Ms-Dos çalışan şirket bilgisayarıyla bile indirebileceğim bir şekilde ve msn varolmadan önceki benim anlayabileceğim versiyonlarıyla :-) )

Fenasi April 24, 2009 at 1:54 am

Hadi madem utanılacak müzik videolarından bahsettim …. Şunu da koyayım Bob Marley’in altına olsun bitsin. Affet ya Rabbim…

Şimdi götünüzle gülün tabii de… Bu hatun SSCB döneminden ünlü seslerden Anna German. Demir Perde’nin Joan Baez’i diye de bilinir.

Anna German – NadiezdaUploaded by jo-hann

efsa April 24, 2009 at 9:20 am

Pucca :) )) murat bozun sırtını bilemiycem de, eğer güzelse sırf arkası dönük olursa belki diyim. Bana nedense pek çekici gelmiyor, gökhan özen, tarkan, murat boz falan.

Kutup içinse tipini değil ama onda bir erkeksi duruş var güç var ve ben o gücü beğeniyorum. Birde çenesi düşük, nerede durması gerektiğini biliyor ve ben sıkılınca hemen konuyu değiştiyor muhabbet güzel oluyor onunla. Biz kere böyle bir konuşmaya başladık telefonda 2 saati geçmişti kapattığımızda.

Yoksa fizik olarak oğuz gibi zayıf erkek sevmem ben, mümkünse göbekli olsun hatta bacakları kalın olsun derim.

Ve fiziksel olarak yakışıklı bulacaksam birisini bu iki kişiyi değil daha farklı bir tipi beğenirim. Ahaha konuyla alakalı hazır bir mim şeysi vardı ben onu yapayım bari.

Müzikle alakalı ise; o an canım ne dinlemek istiyorsa onu dinliyorum. Ama bir Heavy Metal yada arabesk sevemedim. Dinlerken yorulduğumu hissediyorum.

Besimi April 24, 2009 at 6:00 pm

yahu @fenasi konunun neresinden dalayım desen ben işin içinden çıkamam. abi senin bura forumdan öte birşey. güzel ama :) )) esther’le pucca’nın da ön safları tutması gayet güzel. pucca’yı tanımıyorum gerçi henüz… neyse, konumuz Reggae. Eskiden çok uzak kaldığım bir müzik türüydü. Bağnaz bir rock, sonrasında metal dinleyicisi olarak Müslüm baba bile daha yakın gelirdi regeden herhalde. Hatırladığımdan demiyorum, geçmişe dönük bi tahmin sadece. Üni yıllarında rasta ortamıyla kaçınılmaz tanışmamızı yaptık, partilerde çalınan müzikten yurt odamın haftalarca vazgeçilmezi haline geldi Marley. Barışçıdır, kimseye zararı yoktur, milleti yakınlaştırır, mesajı da vardır, vs. vs…… fekat, yurtdışında tanıştığım ve bir dönem beraber çalıştığımız Jamaikalılar bu imajı sildi süpürdü 2-3 hamlede. Tabi Marley’le bi alakası yok ama bunların ekstremleri var, ırkçıları, söylediğin herşeye “that’s a white idea” şeklinde aşağılık kompleksiyle karışık skeptik bakışlar falan filan. O açıdan zamanla bu kültüre karşı pek bir saygı bırakmadı bu deneyimlerim.
Oysa, hep önyargısız, hepimiz kardeşiz şeklinde karşılamıştım hepsini.
Bu arada, büyük merak konusu herhalde: Neden metalciler Müslüm babaya kıldır????
Hemen söyliim. Çünkü her metal, metal değildir de ondan….
Bi taraflarını yalamak için değil, harbi güzel yazı olmuş.
Örovizyon’da oylarım İsveç’e ahahahha :D DD

Boudon April 24, 2009 at 6:30 pm

Ege senin dedigin gibi rastafarianism’in asli Etiyopya’daki bisey bisey tapinagina dayaniyomus. Bu bilginin ustune bi de sunu eklemek istedim. Yahudiligin de Etiyopyadan geldigini one suren bi teori oldugundan (ki bu yuzden Israildeki zenciler Etiyopya’dan getirilen din kardesleridir -> ilgilenirseniz film ismi yolluyorum ‘va,vis, deviens’ – ingilizcesi ‘live and become’) iki din birbirlerine benziyormus aslinda. Rastafarianism old testament’in degismemis hali diye iddia ediliyor yani… Bayaa ilginc bence. Aklima geldi.
Bi de reggaenin degil tabi de, rastafarianism’in baya bi sarti var, no chemicals mesela ve tabi pur vejeteryanlik…Muzik cok guzel de kendini kaptirmis rastafarianlarin hepsi pislik icinde yasiyor gibi geldi bana.

boomerang April 24, 2009 at 8:08 pm

pek cilveli bir komünite olma yolunda araftan yol almış dante(lli) yorumları, af buyurmazsanız, makbule geçer; ön sevişme ritüellerinden sonra, ifade edeyim: taşşaklarımı takırdata takırdata okudum…
.
ilgiyle izliyorum.. efenim… merak buyurmayınız…:))

Larry April 25, 2009 at 5:05 pm

@Besimi
- “that’s a white idea” şeklinde aşağılık kompleksiyle karışık cümlenle ilgili diyeceğim var….. konunun dışına çıkmış sayarsan yayınlama Fenasi diyerek ….
.
Abd’de yaşadığım dönem (özellikle )zenciler için ve İngiltere’de yaşadığım dönem (özellikle )Paki’ler için aynı kanaate varmış ve bariz bir “aşağılık kompleksi” içinde olduklarını düşünmüştüm. Sonra sonra adını , azınlık olmanın getirdiği “azınlık kompleksi” diye yumuşatmıştım kendimce. Dediğin gibi var bir kompleks ama adına halen adının ne olduğuna karar verebilmiş değilim. Benzer şekilde , Alevi toplumunda da adlandıramadığım bir durum var diye düşünmekteyim. ( Aleviliği , Sünnilikten daha çok sevdiğimi belirterek yanlış anlaşılmaların önüne geçmiş olayım ki konu sapmasın , kırılan olmasın… ) . Sebebini sorsan, eminim çoktur ama yadsınamaz bir gerçek diye düşünüyorum diyeyim (nokta)

Larry April 25, 2009 at 5:13 pm

Bugün fazla oksijen aldım, ondan olsa gerek Fenasi….Yine alakasız birşey soracağım:

Kullandığım nick’i “FENERBAHÇE ” olarak değiştirip, yolladığım her yorumu tam olarak saat 19.07 ‘de yollamak istiyorum. Bazen görünen saat , yollanandan farklı oluyor. Bunun için ne yapmak gerek ?

Fenasi April 25, 2009 at 5:36 pm

Şimdi farkettim, blog Londra saatine göre gidiyor galiba. Tr nin 2 saat gerisinden… Değiştireyim bir ara..

Alevileri fazla bilmem, ama pek zannetmiyorum. Daha doğrusu onlarda bazen gereğinden fazla alınganlık ve aşırı tetikte olma şeysi var, onu hissetmek mümkün. Ama bir yandan kendim öyle bir gruba mensup olmadığım için farkında olmayabilirim. Biraz zordur bu tarz şeyleri dışardan değerlendirmek. Yani bilemiyorum ki Tr de alevi olmak, ermeni olmak biraz zor muhakkak. Ama ne derece?

O yüzden bu aşırı dikkatliliği ve alınganlığı fazla büyütmeye gerek yok. Hakları da vardır muhakkak.

Zencilerde olay sanki az biraz farklı gibi. Asırlardır süren bir aşşağılama, hor görme var. Bunun jenerasyonlar üzerinde psikolojik hasarlar yaptığını söylemek yanlış olmaz. Bir de mesela alevi olsun ermeni olsun çarşıda pazarda o baskıyı hissetmeden gezer. Belirli anlarda, dönemlerde o baskı ortaya çıkıyor. bir 24/7 olayı sözkonusu değil.

Black people için o geçerli değil. Her an zenci olduğun görülüyor. Negatif tepkiye daha yoğun bir şekilde maruz kalıyorsun. Dolayısıyla psikolojik hasarlar daha büyük burda. Bağlı olarak geliştirdikleri savunma mekanizmasının sonucu olan davranışları daha abartılı tabii.

Fenasi April 25, 2009 at 5:38 pm

@ Larry,

Trabzonspor un lig maçlarında yaşanan 61. dakika konfeti yağmuru için öyle küfürler ediyorum ki içimden. İnanılmaz kıroca buluyorum. Sen ise public humiliation – sever bir zat olarak onlardan üstün olduğunu göster. Bırak şu Fenerbahçe nick i olayını…

Besimi April 25, 2009 at 11:38 pm

@Larry,
Azınlık kompleksi demende haklısın aslında fakat, bu Jamaica’lı tanrıkullarında durum birazca başkaydı sanki. neyse ben de uzatmiim fazla. bu konuya ayrıca da değinilebilir. oldukça derin ve uzun uzadıya konuşulmasında fayda var…

burak May 4, 2009 at 7:31 pm

http://www.playingforchange.com böyle birşey varmış bir de.

Yorum Postala

Additional comments powered by BackType