Polanski Davasında Adaletin Tartısı Eğri mi Duruyor?
Amerikan mahkemeleri, Polanski davasına ilişkin tanık kayıtlarını İsviçre’ye teslim etmediği için, ünlü sanatçınn gözaltı hapsi bu pazartesi günü son buldu. Polanski, 6 aydır İsvçire’de göz hapsinde tutuluyordu. İsviçre adalet bakanı, pazartesi günü yaptığı basın toplantısında, Polanski’nin suçlu olup olmadığına değil, ABD nin Polanski’nin iadesine ilişkin talebi değerlendirdiklerini ve böyle bir karar aldıklarını açıkladı.

Polanski’nin tecavüz davası ortaya çıktığı zaman bir şeyler yazmamıştım. Çünkü olay henüz çok yeniydi ve detaylar bilinmiyordu. Üstelik her şey de çok açık gibi görünüyordu. 13 yaşında bir kızı ilaç vererek kandırıp, oral ve anal yoldan tecavüz etmenin üzerine tartışılacak fazla bir şey yoktu.
Ancak zaman ilerledi ve bu konuda çok yazıldı, çizildi. Yine pekçok kere olduğu gibi kazın ayağının tam da öyle olmadığı ortaya çıktı. Suçun işlenişinden 33 yıl sonra tekrar patlak veren olayda taraf tutanların bazıları, Polanski’nin sanatcı kişiliğinin altını çizerek kendisine arka çıkarken, diğer tarafta da sanatcının ünü sayesinde adaletin pençesinden kaçmaya çalışını eleştirenler vardı. Yabancı basından okuduklarım ile yola çıkarak mümkün olduğu kadar kısa bir derleme ve değerlendirme yapmak istiyorum.
Polanski’nin 1977 de, Jack Nicholson’un evinde ilişkiye girdiği Samantha Geimer, bu ilişkinin rızası dışında olduğu savı ile polise gidince, ünlü sanatcı için mahkeme yolu açılmıştı.

Amerikan adalet sisteminde ‘’plea bargain’‘ denilen, sanığın suçunu itiraf ettiği zaman alacağı cezada indirime giden bir durum var. Sebebi, adalet sisteminin yükünü hafifletmek, hem de zanlının, eğer suçlu ise itirafını teşvik etmek.
Polanski davasında, Geimer’in avukatı da ‘’plea bargain’‘ kartını sanatcının önüne sürüyor ve bu konuda taraflar bir anlaşmaya varıyor. Ayrıca bu anlaşma, 6 değişik suçtan yargılanacak olan Polanski’nin diğer 5 davasını düşürüp, yalnızca ‘’yaşı küçük biri ile cinsel ilişkiye girmek’‘ üzerinden yargılanmasını öngörüyordu.
İşte bundan sonrası biraz karışık. Adaleti sağlamaktan çok Polanski’yi mahkum ederek medyatik olmayı amaçlayan davanın hakimi Rittenband, Polanski’nin mağdur tarafın avukatı ile yaptığı anlaşmaya rağmen yine de tutuklanacağı ve hapse atılacağı işaretini verince, ünlü yönetmen de tası tarağı toplayarak Fransa’ya kaçıyor. Bu arada, yapılan anlaşma sonucu tek suçtan yargılanan Polanski, 42 günlük hapis cezası almış ve bu cezasını da çekmişti.
Fransa’da, ABD ye iade tehlikesi olmadan hayatını sürdüren ve vatandaşlık alan Polanski ile Geimer’in avukatı daha sonra aralarında bir tazminat ödeme konusunda da fikir birliğine vardılar. Üstelik 97 yılında, Samantha Geimer de medyaya çıkıp, bu davanın düşmesini istediğini ve kendi dilekçesini geri çekeceğini belirtmesine rağmen, garip bir şekilde, 33 yıl sonra ABD tekrar bu yemeği pişirip, önümüze getiriyor.
Burada ABD nin söylediği şu; henüz dava sonuçlanmadığı için zaman aşımı ile dava düşmesinin mümkün olmadığı belirtiliyor. Ayrıca tecavüz suçları artık ABD de ‘’kamu davası’‘ statüsünde değerlendirildiğinden, mağdurun şikayeti olmadan da dava açılabiliyor.
Tabii bir ihtimal Polanski Kaliforniya’da mahkemeye çıkar ve tıpkı en başındaki davada verilen kararda olduğu gibi şartlı bir tahliye de mümkün olabilir. Ancak Polanski’nin buna inanması için geçerli sebep sayısı çok az. ABD, özellikle Reagan döneminden sonra oldukça tutucu oldu ve suçluları şiddetle cezalandırma yanlısı bir politika izliyor. Düşünebiliyor musunuz, bugün nüfusun % 1 i hapislerde. Bu inanılmaz bir rakam.
Ayrıca ABD toplumunda, 70 li yılların o özgürlük akımının yerini, hayatı ve onu düzenleyen kurumları incil’in kurallarına göre hizaya çekmeye çalışan bir gücün varlığından da pekala söz etmek mümkün.
Üstelik bir de suçun işlendiği 77 de Amerikan elit tabakası, Linda Lovelace’in Deepthroat filmini tartışıyordu. O günden bugüne değişen toplumun ahlak normları, yeni bir davada yargıya nasıl yansıma yapar, bunu bilemeyiz. Polanski de bilemediği için kendi rızası ile teslim olmayacaktır.
13 yaşında bir kıza (aslında yaş ve cinsiyet gözetmeksizin herkese) anal ve oral tecavüzün karşılığının 42 gün hapis olup olmaması ayrı bir konu. Ancak adalet sistemlerinin, biz normal vatandaşların çoğu zaman anlayamadığı mantık ve oranlarla işlediği yeni bir haber değil.
Son olarak, bu konuda dik bir duruş sergileyen İsviçre gibi ülkeleri takdir etmek gerekli. Bu küçük Alpler ülkesine, ABD ye boyun eğmediği için tebrik ve alkışlar!
Polanski davasının kronolojisi

2 Yorum Postalanmış
adalet ve hukukun aynı şey olmadığını kafası biraz çalışan herkes bilir… beni asıl ilgilendiren: polanski bu kızdan özür dilemiş midir? hayvani güdülerinden birini kontrol edememe aczine düşüp sakat bir eylemde bulunduğunu mu düşünmektedir yoksa aynı şeyi yeniden yaparım mı demektedir?
Beğensin veya beğenmesin, “Batı” , yeri geldiğinde şer-i hukuk kurallarına başvurmalı.
Yemişim 77′lerin Amerikasını… 13 yaşındaki kız 13 yaşındaki kızdır.
Hayvanoğlu hayvan 1977 yılında , 44 yaşında. Siktirsin gitsin.
Yorum Postala