Mutaa Nikahı ve Abonesi Zehra

Asker arkadaşları arasında ilginç insanlar bulmak zor değil. Herkesin bir hikayesi var sonuçta. Suudi Arabistan’da ayakkabı dükkanı işleten A isimli fırlama askerlik arkadaşımdan dinlediğim, kadın müşterilerine ait hikayeler burun kıvırılacak cinsten değildi mesela. Hoş, duşa girince 31 çekecek ne halimiz ne de vaktimiz vardı ama, bu vakti bir şekilde yaratanlar için az da macera anlatmadı A. 21 gün boyunca.

Bu maceralar arasında kafama kazınan, dükkana annesiyle gelen çarşaflı kızın yeni aldığı, örgü ipli çizmenin customize edilmesi hikayesi var. İpler hanımefendinin ayağını bir şekilde sıkıyor. Çizme yarı açık olmalı diye düşünüyorum. Suudi Arabistan gibi bir yerde başka türlüsünü düşünmek saçma olur. Ayağını sıkan iplerin artık boyu mu, yoksa birbirine geçiş şeklini mi ayarlattırmak istiyor tam anlamadım. A. biraz Hatay şivesiyle konuştuğu için orası eksik kaldı. Ama Arap kısrağının güneş yüzü görmemiş baldırlarından, bakımlı, ojeli ayaklarından ve bu baldırların taa en yukarılarına kadar okşanmasına ses çıkarmamasının detayları aklımda kalmış.

Bu belki abartılacak birşey değil. Ancak batı dünyası seksi, pornografisi, flörtü ve ilişkileri ile hep gözümüzün önünde. Yazılı, görsel basından, bloglardan haklarında çok kolay bilgi ve fikir edinebileceğimiz batının günlük yaşamının aksine, islam dünyasının bu günlük hayatın vazgeçilmez, kaçınılmaz detaylarını nasıl yaşadığı hakkında sağlıklı bir fikrimiz yok. En azından benim yok. O yüzden insanın her yerde insan olduğunu ve temel güdü, ihtiyaçlarının değişmediği gibi basit bir kuralı bilsek bile, böyle bire bir olarak anlatıldığında biraz kafaların karışması doğal.

Mesela şu Mutaa (Müt’a) nikahı dediğimiz ve bir kısım insanın ”bu müslüman ülkelerde fuhuşun mümkün kılınması için bir shortcut vazifesi görür” diye açıkladığı kısa süreli nikahlar var. Açıkcası Mutaa nikahı konusunda size daha detaylı, İslami kökenli ve Türkçe kaynaklı bir bilgi vermek isterdim. Fakat google’a soruyorum, ilk 10-20 de çıkan sonuçlar arasında dişe dokunur birşey yok. Yalnız Antoloji.com da bol Arapça kelimeli ve bir açıklama var. Gerçi Müt’a nikahının kitapta nasıl açıklandığı beni çok fazla ilgilendirmiyor. Benim ilgi alanım, bunun günümüzde yaygın biçimde toplumda uygulanışı nedir, nasıldır? Yoksa biliyoruz yani, kimse, hele Araplar kutsal kitabı hiç doğru uygulamıyor. Bu yanlış uygulamalar yüzünden insanlar dinden soğuyor. Yalnız 70 milyon laik Türk arasında bir kesim ve bir kısım entelektüel Türk – müslüman aydının doğru yorumladığı bir İslamiyet var. Böyle bir teori var benim anladığım kadarı ile.

Dediğim gibi, beni ilgilendiren kısmı bugün bu kavramların genelde nasıl yaşandığı…

Hasan 30 yaşında bir lise öğretmeni. Lübnan’ın güneyinde, Hizbullah’ın güçlü olduğu bir bölgede oturan Şii bir müslüman. Kendisini ”laik” olarak tanımlayan Hasan, dini olarak değil ama politik olarak Hizbullah’ı destekliyor. Çünkü Hizbullah sayesinde Lübnan’ın güneyi İsrail işgalinden kurtarıldı. Hizbullah’ı biz Türkler’in çoğu terör örgütü olarak adlandırıyor, ancak bu örgüt egemen olduğu bölgelerde sağlık ve eğitim gibi sosyal sorumlulukları da aldığı için halk arasında oldukça popüler.

Dünyanın en sadık, itaatkar ordusunu işin içine politika karıştırarak, sosyal sorumlulukları yüklenerek ve de erkeklerinin ihtiyaçlarını karşılayarak yaratabilirsin diyor, bir başka Lübnanlı Şii müslüman Muhammed. Hizbullah’ın da yaptığı bu..

Foreign Policy‘den alıntı yapmaya devam… Hizbullah şimdi de üyeleri arasında Mutaa nikahı işlerine de bakıyor. Sırf nikah kıymakla kalmıyor, aktif olarak çiftlerin birbirini bulmasına da yardımcı oluyor. Bir nevi çöpçatanlık yani.

Hasan’ın kuzeninin çok hoşuna gidiyor bu. Kendisi zaten hardcore bir Hizbullah üyesi. Örgütün bu yeni hizmeti belli ki çocuğun aklını başından almış. Makalede kuzenin mutaa nikahına girdikleri ve girecekleri kişiler hakkındaki bilgileri daha iyi organize etmek amacıyla bir excel dosyası tuttuğunu da okuyunca resim kafamda iyice tamamlanıyor.

Mutaa’yı Türkçe kaynaklardan bulmakta zorluk çektim demiştim ama Foreign Policy makalesinde kendisi açıklamış. Tabii makalede sözü edilen müslümanlar Şii. Dolayısıyla mutaa nikahı da Şii anlayışına göre açıklanıyor belki. Sunnilerin eminim daha aslına sadık yorumladıkları bir din anlayışı vardır.

Şöyle diyor FP:

Mutaa nikahı, belirli bir süre için yapılan bir nikahtır. Çiftlerin dini kurallara uygun olarak cinsel ilişkide bulunmalarını belli bir süre için garanti eder. Bu ”süre” bir saat ile bir yıl arasında olabilir.

(Kendi notum: Hollanda halkının sağcı partilerin ”Hollanda müslümanlaşıyor” propagandasına karşı çıkmaları için geçerli bir sebepleri var. Netekim Red Light District’te fiyatlar 15 dakika için veriliyor. Hollanda gelecek 50 yıl içinde müslümanlaşırlarsa Red Light District’te kendini akıllı zanneden orospuların da halkı kandırmasının önüne geçilebilir. En az 1 saat..) Devam ediyoruz…

Müslüman kadınlar yalnızca müslüman erkekler ile evlenebilir. Müslüman erkekler ise ”geçici olmak kaydı ile” hristiyan ve yahudilerle evlenebilirler. (Hmmm… Cebelitarık ve su akıntılarını bin yıl önceden bilmesinin yanında zamanımızda Lübnan’a hücum edecek doğu bloku çalışanlarını da gözden kaçırmamış kitap. Bravo)”

FP nin röportajına katılanların bildirdiğine göre hanım kızlar bakire dahi olsa ebeveynlerinin izni olursa mutaa nikahı yapabiliyorlar.

Aranızda klasik CHP li, modern, din deyince histeri krizi geçirip ”kadın hakları” diye çığırtanlar olabilir. Oysa işin iç yüzünü 25 yaşındaki, üniversitede İngiliz dili ve Edebiyatı okuyan Zehra isimli kızımıza sorsalar fikirleri değişebilir.

Ailesi sıkı bir Hizbullah taraftarı olan Zehra şu an boşta (boşanmış). Hasan’ın kuzeninin excel dosyasında adı ve telefonu var mı bilmiyorum, ama kuzen kontöre kıyıp bir mesaj atarsa bu iş olur gibi. Zehra’nın kukusu gavur kukusu gibi yanıyor çünkü.

Kendime çok dikkat ediyorum, dış görünüşüme önem verip, her an bakımlı ve güzel olma gayretindeyim. Her mutaa nikahına girdiğimde ( her???) kocamın isteklerini karşılayacak şekilde hazır olmalıyım. Bu benim dini görevim. Allah mutaa nikahına izin verdiğine göre benim bunu sorgulama hakkım yok.

Her müslüman, kadın olsun, erkek olsun cinsel ihtiyaçlarını karşılamak zorunda. Mutaa nikahı da buna imkan veriyor.

Ayrıca İsrail ile savaşta ölen erkeklerimizin dul kalan eşlerini bu nikah sayesinde tatmine erdiren erkeklerimiz cennette eksta ödüle tabi tutulacaktır.

İlginç bir makale, röportaj olmuş Foreign Policy’nin bu yaptığı. Yüzeysel bilgim olan bir konuda birebir canlı örneklerin ağzından olayın tanımını aldım.

Aklımda kalanlar arasında Hasan’ın kuzeninin excel dosyası haylice yer kaplamış olsa da, hijyene, estetiğe önem veren Zehra’mın buğday başağının boyunu geçmeyen kuku tüyleri, ağzıma çalınan bir parmak bal misali beynimin hayal üreten gri kıvrımları arasındaki yerini aldı. Hasan’ın kuzeni ile gerdeğe girsinler, geçerken Riyad’da A. nın dükkanından aldığım örgülü, ipli çizmeyi hediye paketi yaptırıp odalarının kapısını çalacağım ben. O zamana kadar da üçlüyü kitabın neresine, hangi mezhebine uyduracağımı bulurum herhalde.

Bookmark and Share

26 Yorum Postalanmış

Onder December 8, 2009 at 12:02 am

toefl reading parcalari tadindaki yazilarinin hastasiyim.

Larry December 8, 2009 at 12:57 am

Fetiş forumlarda – sitelerde v.s. önceleri rastlantı dedim ama daha sonra baktım ki çığ gibiler vardır bir hikmeti dedim bu Arap erkeklerinin ayak fetişisti olmalarında …Geçenlerde fuar münasebetiyle 10 gün kadar Katar ve Dubai’de kaldım. Eski bir CHP’li olarak bana histeri krizi geçirten ve kızdıran kara çarşaflıların çok değil 2 gün sonra sülün gibi gezinmelerine hayran hayran bakakaldım. O zaman farkettim ki bu sülünlerin gözleri haricinde görünen tek yerleri ayak bilekleri ve de ayakları. Çocukluğundan beri kadın vücudu namına tek gördüğün ayak olduğunda doğaldır ki onu objeleştirirsin ve sonrasında tabulaştırırsın.. Hak verdim geçtim.
.
Ana konuna döner ( döner deyince Venedik belediyesi yasaklamış ) ve seks bir ihtiyaçtırdan yola çıkarsak ; yine o fuar sırasında , bir firma Behlül denen yakışıklı bebeyi getirdi fuara. Bu bebenin oynadığı dizi bütün Arap dünyasında Nur adıyla oynuyor ve bizden daha fanatikleri var. Sadece Katar’da 200 çift bu dizi sebebiyle boşanmış ve sadece Doha’da 20 ye yakın kafe-butik vırt zırt işletme açılmış Nur adıyla olsun , o dizide oynayanların Arapça adlarıyla olsun… Bu bebeyle aynı anda , Katar başbakanı dolanıyordu fuar alanında , peşinde 20 kadar yalaka ve gazetecilerle , bu bebenin etrafında ise 200 kadar kız vardı. Ona dokunabilmek için birbirlerini nasıl çiğnediklerini, ne numaralar yaptıklarını görmeliydiniz. Behlül , o an aleti çıkartıp, içlerinden seçtiği bir tanesine gag yapsa hiçbirinin itiraz edeceğini sanmıyorum. Daha ilginç olanı, ben sigara içmek için dışardaydım, Behlülün yanına varmak için benim yanımdan geçenler, geçerken peçelerini örtüyorlardı. Burdan ne çıkartıyoruz. Canı istediğine verir, istemediğine vermez. Yani, kural hep aynı her yerde aynı…..
.
Son olarak ; mutaa nikahını çok uzaklarda aramana gerek yok. Örneğin ; eskiden Gazi’nin bir fakültesi olan şimdiki Kastamonu Üniversitesinde öğretim görevlisi kuzen anlatırdı. İslami gençlik ve de ülkücü gençlik içlerinden bir imam tayin eder.O kadar pratik, pragmatik yapmaya bence de gerek yok.
.
Adı ister one night stand ister mutaa olsun, yeter ki gönüller bir olsun.

aleksandir December 8, 2009 at 2:26 am

fenasi amk seninde wordpressinde , şifremi vermiyo bu siten unuttum amk

ayrıca resimdeki hatun çok güzel , afferim doğru yolu buluyosun sonunda. etli , göğüsler düzgün , elleri idare eder. olmadı eldiven takar :)

bezginbekir December 8, 2009 at 3:40 am

eğer manitunun böyle bir uygulaması varsa; tez zamanda ateizm den caymak suretiynen kendisinin bir numaralı fanı olacağıma buradan söz veriyorum. Yanlız karışmasın bu kadınları recmettiren kişiyle aynı kişi değil dimi? sakata gelmeyelim..

internet cafee December 8, 2009 at 11:54 am

usta bu chp, laiklik takıntısı hakikaten bir yere varmadı gitti. ilgili ilgisiz her yazıya giriyor yau. betimlediğin karakterin nassı bi kimse olduğu da bir türlü gözümde canlanmadı. misal emekli öğretmen teyzeler gibi mi yoksa izmirin alsancak semti sakinleri gençler gibi mi? orasını çözdüremedim. meselenin özünü anlatsan da bilsek. yoksa seninki de avrupadan ahkam kesen türk ayarı mı? memlekette en ufarak sorun bunlardır heralde bugün. yansın chp, kapansın siyasi partiler. amma şu an en büyük derdimiz götten dinciler dei mi?

senin siteyi engelleyen zihniyet daha çok ilgini çekmeli sanırım.

Fenasi December 8, 2009 at 3:30 pm

@internet cafe,
Neden gıcığım bu ideolojiye (Kemal’in kendisine değil, ideolojisine)? Bak CHP yi burada M.K.A ile beraber adını zikretmeye bile değer bulmuyorum. Onlar tamamen nasyonal sosyalist bir topluluk. En sevmediğim iki özellik bir arada. Milliyetçi ve kollektivist anlayış.

Bu postada gördüğün üzere din dediğimiz sistemin 4896 çeşit yorumu var. herkes isterse kitabına uyduruyor. Çünkü özgürlük, kendi mantığına uygun olanı yapmak insanın doğasında var. Dogmaları günün gerçekleri ile ”kendine yalan söyleyerek, kendini aldatarak” değiştiriyor insanoğlu. Benim kişisel olarak dini reddetmemdeki birinci sebep bu. Yani kendi kendimi aldatıp, kendime olan saygımı yitirmemek.

Din dogmasının karşısına konulup, medet umulan bir başka dogma ise Kemalizm. Yani bir yerde CHP nin altı oku, tek dil, tek millet, devletçilik vesaire… Bunların dünya üzerinde izi kalmadı. Bir ütopyanın, kandırmacanın peşinde insanlar. O yüzden kemalizm Tr nin önündeki köktendinci tehlikeye karşı koyamaz. Buna rağmen ondan medet ummak ise vakit kaybı.

1930 ların dünya konjonktüründe söylenen laflar, iler atılan fikirler ne kadar üstün bir insandan gelmiş olsa da 2010 da bir geçerliliği yok. Televizyonun, internetin olmadığı, İstanbul’dan Ağrı’ya haberlerin 15 günde gittiği bir dünyadan evine iki tık ile ahtapotlu japon pornosu indirdiğin günlere geldik. Artık insanlar daha zeki, daha bilgili… Ekonomi ve sosyoloji bilimleri 80 yılda üzerlerine birşeyler de koydular. Dolayısıyla Tr nin bugünkü sosyal ve ekonomik problemlerini çözerken 1938 yılında ölen bir adamın ağzının içine bakamayız. A

Atıyorum, Türkiye’nin siyasi, idari, sosyal yapısını muhafaza mı edeceğiz, yoksa değiştirecek miyiz? Bunun cevabını çoğu insan gibi ben de bilmiyorum. Ancak bunları nutuk’a bakılarak cevaplayamayacağımı biliyorum. Tıpkı yaşadığım ülkedeki sosyal adaleti fitre/zekat sistemine bırakmayacağım gibi. Çağdaş insanın elindeki rehber ne Kur’an ne de Nutuk… Kendinden ve bilimden başka hiçbirşey değil.

Bu yüzden, hazır iki çift laf söylediğimde okuyan 3-5 adam varken bu fikirleri dile getirmemde fayda var. O da okuyanlara öğüt vermek amacıyla değil, eğer bundan daha iyi fikri olan varsa veya benim fikrimde bir yanlışlık varsa beni düzeltsin diye.

Ne çare, kendimden o kadar eminim ki, bu vakitten sonra ne dindar ne de kemalist olurum. Tabii meydan sizin, gelin beni ikna edin.

Yani esasında bu CHP ve laiklik takıntısı ile ben bir yere vardım… Sizi de bekliyorum oraya…

internet cafee December 8, 2009 at 7:16 pm

ustacım
söylemek istediğini açıkça ifade etmenin önünde seni kasan bir engel var ise, daha rahat yaz ki, herkes anlasın. fikirlerini açıkça ifade etmeni sonuna kadar destekliyorum. barika-ı hakikat müsademe-i efkardan doğar. ancak usulde anlaşmak fayda var.

kemal ‘in kendisine değil, ideolojisine karşıyım deyince, atatürk ‘ü severim, fikirlerini değil diye mi anlamamız lazım? cehape nasyonel sosyalist olmuş lafları burada lümpen liboş lakırdısı yerine geçiyor. bu söylediğinin hiç bir dayanağı yok. ben ülkedeki gündemi yakından takip ediyorum ve en az bir günlük gazetenin kağıdına elim değiyor. ülkede bir faşizm felan var ise, o da şu an iktidarda olandır. ulan tv ‘de içki kadehi, sigara görmenin imkanı yok. bunlara göre kadınların ne poposu var, ne memesi. sen kendin bu herzeden muzdaripsin, hala yüzde yirmi azınlığın oy verdiği partiyi diline dolamış bıdı bıdı ahkam kesiyorsun.

sana bunu ikinci defa sordum. o zamanda türkiye ‘nin önündeki köktendinci tehlike lafları ediyorsun. düşününce doğruyu buluyorsun amma velakin, yazdığım sik taşak muhabbetinden gerisini kimse dikkatli okumuyor diye mi laf arasına düşünmeye mesai vakfetmediğin konularda ahkam kesiyorsun. burada anlamakta zorlanıyorum. korkuyorum, emekli kıdemli piyade albay pederin seni küçükken epey hırpalamış.

bir de kalkmışsın, tek dil, tek millet dünyada kalmadı buyurmuşsun ki, yaşadığın avrupanın dün değil ama bugün tamamı ulus devletlerden oluşuyor. isveç ‘in skanlara yaptığı kültür baskısını gazetelerde falan okumak mümkün.

1930larda söylenen sözler, 2010lar falan, sen merak etmem update var onların hepsi için, service pack 12′si çıktı, frameworku, workstationu var. sanırsın biz hala fayton ile gidiyoruz işe. bırak bunları usta. tarihte gerçekleşmiş olaylardan feyz almak maksat. gerisi hikaye. misal ben izmirli olarak yunan işgalini unutmuyorum. geçen yaz santoriniye gidip aldım intikamımı. kendimce ama elimden geldiği kadar. malum bireysellik çağındayız.

nutuk ‘u okumadığın belli. ancak o bir konuşma metni biliyorsun. bağımsızlık savaşı sırasında yaşanan olayların kronolojik olarak belgelerle anlatılmasıdır. pek öyle gelecekteki sosyal sorunları çözebilecek sırlar falan da içermiyor. sanıyorum kuran ile karşılaştırarak birbirine kırdırmaya kalkışmak ise en hafifinden safsata diye tanımlanabilir. zira islam, kurandaki bilginin, her zaman ve her yerde genel geçer bir düşünceyi içerdiği üzerine kurulu. netice; elmalar kırmızıdır, muzlar sarı.

herhangi bir tanrıya inanıyor yada inanmıyor olabilirsin. lakin, insanların düşüncelerinde, zevklerinde, yaşam biçimlerinden her türlü özgürlüğe sahip olmalarını savunuyorken, habire yok cehapeli, laik filan fişmekan ayarı vermeye devam etmen oldukça tutarsız görünüyor.

kardeşim,
ben bu ülkede yaşıyorum. ve hayatım gün geçtikçe daha da boktan hale geliyor. bir çözüm yolu arıyorum. ancak yollar gün geçtikçe daha karanlık oluyor. seni temin ederim, bunun yegane suçlusu deniz baykal ve taifesi değildir. kaldı ki, o fikrini senden benden bin kat daha güzel ifade ediyor. biz burada boğuluyoruz, senin bundan haberin yok. zira aynı gemide değiliz.

Evli Adam December 8, 2009 at 8:58 pm

yorumu layk edebileceğimiz bir eklenti istiyorum, son yorumuna basacağım.

sana bilgiç bilgiç bu konuları karıştırma 5postaya demiştim, vazgeçtim.

Fenasi December 9, 2009 at 12:22 am

957 kelime ve 7067 harften oluşan bir yazının 15 kelime ve 109 harfine takılan biri için oldukça uzun bir yorum olmuş intenetcafe

Esasında ben diyeceğimi çok güzel ve özet olarak bir önceki yorumumda söyledim. Üzerine fazla eklenecek birşey yok tarafımdan fikir ve düşünce olarak. Ne söylesem o yorumumun gölgesinde kalır.

Türkiye’nin gündemini takip ediyorum, merak etmeyin. Ama öyle günde bir gazete ile değil. Hele öyle Hürriyet, Cumhuriyet değil ama teknoloji, politika, toplum üzerine sırf Türkiye’den değil, dünyadan en az 70-80 haber ve yorum okuyorum günde. Zannedersem o yüzden ayrı düşüyoruz biraz da. Sen Türkiye olarak bakıyorsun olaya, ben dünya olarak.

Not: ailemde asker yok, ama cehape milletvekili var. (Vebadan kaçarken cüzzama yakalanmak??)

özgürdeniz December 9, 2009 at 4:31 am

muta nikahı müslümanlıkta vardır ayrıca Allah helal kılmıştır şartları vardır yalnız genel ev sistemiyle yapılmaz kuran da nisa süresi 24. ayet bunun üzerine indirilmiştir merak edenler okusun

aleksandir December 9, 2009 at 8:37 am

fenasi izin verirsen bende bişeyler sölemek istiyorum bu cehape hakkında :)

bu cehapeliler biz özgürlükçüyüz , eşitlikçiyiz , adaletçiyiz derler vs derler baya işte ama hep işlerine geldikleri gibi yontarlar. son seçimlerden önce bu amerikanın belası bycal geldi bizim uludağ üniversitesine bu akp dedi türbanı mürbanı filan serbest bırakmak istemiyor efendim. bakın bırakmadılar işte verin oyunuzu bize biz serbest bırakacaz (bunu 2 gözüm , 2 kulağımla 15 metre mesafeden hareketli , konuşur , bize gülümseyen mendabur suratına bakarak duydum) aradan bi kaç ay geçti. bycal öğrendi ki bu baş örtüsü aslında yokmuş efendim dinde filan. bu nasıl bi 2 yüzlülüktür ? hayır kardeşim benimde sikimde olmaz isterse bütün hatunlar çıplak gezsin canıma minnet , ama bu dinde var. ve sırf baş örtülülerin üniversiteye alınmaması yüzünden iş yer altına kadar inebilir. fetoşun ekmeğine yağ sürülür başka bişey değil. bu cehapeliler akp ye her türlü küfürü etsinler mhp ye faşist desinler. onlara en ufak bi laf söylenmesin öyle mi ? anıtkabiri ziyarete gitmiş 2 baş örtülü genç kızı linç edicekti cumhuriyet mitingleri sırasında kokonalar ya , bu nasıl bi rezilliktir kardeşim ? bide bu cumhuriyet mitingleri aslında cumhuriyet için yapıldı geyiği var. chp ye oy toplamak için yapılmamış yani ? tabii canım zaten dtp mitingleride pkk ya destek mitingi değil zaten
SANAL bi kökten dincilik , islam devleti , şeriat düşmanları var. kimse var demesin. diyipte kendini kandırmaya çalışmasın. bir ülkenin yönetim şeklinin değişmesi için halkının onaylaması lazım. kim manitasıyla el ele gezerken ahlak zabıtasının hesap sormasını ister ? hangi kadın başının kapatması için uyarılmak ister ? erkekler için şeriatın getireceği pek çok kısıtlama varda yazmalayım şimdi çok yer kaplamasın :) , mahalle baskısı diye bişey attı ortaya ertuğrul özkök yok efendim başını kapat diye baskı yapıyomuş mahalle halkı :) lan bsg dingil 20 metre ötemizdeki ev , orosbu evi kimsenin bişey dediği diyeceği yok yıllardan beri (evliyalar diyarı bursadan yazıyorum) tamam arada sırada kendini bilmezler çıkar konuşur bsg dersin gider. ben geçenlerde böle loş ışıkla elit olmaya çalışan ismi gavurca olan bi kafeye gittim. içeri girdiğimde selamün aleyküm dedim içerdeki kadınla bi adam öyle bi baktı ki bana bu nedir arkadaş , hayatımda gördüğüm en küçümseyici , küfür edici 2. bakıştı sanki el kaide mişim gibi yobaz der gibi neyse çayı söledim getirdi kadın. go oyuncuları varmış buraya gelip perşembeleri oynuyolarmış filan , ben onlarla tanışmaya geldim diyince kadının gözleri parladı. sanki artık el kaide değil bende modern ,çağdaş filan oldum :) , arkadaş bursada protestan kilisesine gittim. selamün aleyküm dedim herkes aleyküm selam dedi gülümseyerek.

bu arada fenasi sana go oyununu çok tavsiye ederim çok güzel ve basit oyundur 4000 yıllık geçmişi olan en eski strateji oyunudur. (bu arada sana zahmet yazıma noktalama işaretleri koysana , ilk okulda ve lisede türkçe öğretmenlerim , evde kalmış , koca azgını kaltaklar olduğunu için türkçe dersinden hep nefret ettim)

the dude December 9, 2009 at 12:19 pm

all religions make me sick

yorumcu December 11, 2009 at 12:09 am

Ben uzun uzun yorum yazamayacağım fakat söyleyeceğim şudur ki; @Fenasi ‘nin dediklerinin çoğuna katılıyorum.

Serdar December 13, 2009 at 3:58 pm

@Fenasi

yalnızca nutuk hakkında söylediklerin için birkaç satır yazı yazmak istiyorum.Görüyorum ki Atatürk’ün nutkuna gereğinden fazla anlam yükleyen sensin.Okuduğundan emin olmamakla birlikte bir nutuk kitabının ön sözünü bile okusan nutkun başlangıç cümlesi “19 mayıs 1919′da Samsun’a çıktım.” sözleriyle başlar.Bu dönemden 1927 kadar geçen bir süreyi işler.

Nutuk esasen bir liderin ulusuyla yüzleşmesiyken geleceğe yön vermesi beklenen bir kitap olmamalıdır.

Diyorsun ki; “Dolayısıyla Tr nin bugünkü sosyal ve ekonomik problemlerini çözerken 1938 yılında ölen bir adamın ağzının içine bakamayız. A” bir sonraki cümlelerinde de yazıyorsun ki ;

“Çağdaş insanın elindeki rehber ne Kur’an ne de Nutuk… Kendinden ve bilimden başka hiçbirşey değil.”

Senin söylediğini “Atatürk Hayatta en hakiki mürşit ilimdir” cümlesiyle senden çok daha önce söylemiş sanıyorum ki.

Ve yine sanıyorum ki yukarıda denildiği gibi;

“cehape nasyonel sosyalist olmuş lafları burada lümpen liboş lakırdısı yerine geçiyor. bu söylediğinin hiç bir dayanağı yok.”

bu cümle durumunu iyi ifade ediyor.

Fenasi December 13, 2009 at 8:39 pm

Çocuklar cidden beni üzüyorsunuz. Ben ki din dogmalarıyla hayatını yönlendiren insanlardan sizi hep ayrı bir yerde tutmuştum. Demek ki çarşafın yerine eteği istemek, şeriatın yerine cumhuriyeti savunmak ezbere yapılınca içi boş kalıyormuş yine. Koyduğunuz argümanlar gösteriyor ki esasında ürünler aynı, paket farklı.

Ne güzel, ”hayatta en hakiki mürşit ilimdir” lafı 80 yıl önce söylenmiş. Yoksa bugün ne yapacaktı sizin ve benim gibi insanlar? Büyük bir ihtimalle hayatta en hakiki mürşitin ilim olduğundan habersiz olacaktık. Tıpkı Muhammed’in hayvan sevgisi ile ilgili uyduruk maceraları olmasa hayvanları sevmeyeceyeğimiz gibi.

Vallahi ben size bir şey söyleyeyim.. Hayatta en hakiki mürşitin ilim olduğunu 80 yıl önce de söylemek bir iş değildi. Buhar makinası ve matbaa icat edilmişti. Bilen biliyordu yani.. Yalnız şu da incelenmeli: Üzerinde çeşitli uygarlıkların doğduğu önemli bir coğrafyanın insanları neden olayları bir kahramana, insanüstü bir karaktere bağlamadan kafaları bir şey basmıyor? Gelişim nerede durmuş?

Cehape sikimde olacak bir organizasyon değil. Tıpkı diğerlerinin olmadığı gibi. Zaten Onu Öymen diye biri çıktı da baklayı ağzından çıkardı. Nasyonal sosyalizmi holywood filmlerinden biliyordunuz ondan önce.

Yüce Tengriniz sizi ıslah etsin.

Fenasi December 13, 2009 at 8:56 pm

Haklısınız arkadaşlar, kabul ediyorum. Çok içten söylüyorum.. Ben pes ediyorum bu konuda.. Pes derken, tabii skime sallamayıp kafama esince yazacağım da, o iyimserlik, insanların tartışarak fikir değiştirebileceği üzerine inancım yok.

Samimi bir itiraf yapayım. Yeni yeni anlıyorum bu din konusunu mesela. Yeryüzündeki çoğu insanın tecavüzcü, hırsız, yalancı, katil olmaması için din gerekli. Ben hep orta zekalı bir insanın dine ihtiyaç duymadan kendi kendine doğru olan yolu bulabileceğini düşündüm bugüne kadar. Yıllar süren tartışmalarım ve fikir alışverişim sonunda insanlığın % 99 unun bunu kendi başına başaramayacağını anlıyorum. Buna hep hayret edeceğim.. Ama anlıyorum. Din gerekli…

Bir de bu postanın asıl konusu olanı değil de öbür dini yorumlarda çok konuştuk. Tr de insanların bilime inanmak için bunu gözlerinde tanrılaştırdıkları bir insandan duymaları gerektiği de anlaşılıyor. Bu kötü bir şey değil. Türkiye sonuçta eğitim düzeyinin yüksek olduğu bir ülke değil. Üstelik bir de bilgiye olan erişimin sürekli engellenmeye çalışıldığı bir ülke. Dolayısıyla vatandaşların birtakım şeylerin ayrımına kendi kendilerine araştırarak, düşünerek varmalarını beklemektense örneğin Kemalizm ve Atatürkçülüğü bir nevi hap şeklinde insanlara vermek te faydalı olabilir. Aklınıza kendinizin gelmiyorsa, gelemiyorsa ”hayatta en hakiki mürşit ilimdir” lafını hatırlayın. Ve ona göre hareket edin. Bu tarz bir yol göstermeyle gidilebilecek yol sınırlı da olsa hiç yoktan iyi olacaktır.

Bunu kabullendikten sonra beni üzen tek nokta şu kalıyor: Tamam insanlara demokrasiyi, bilimi, evrensel değerleri anlatacak vaktimiz yoktu, o yüzden hap şeklinde verdik, ezberlettirdik. Ama hiç değilse ülkeyi yönetecek bir beyin takımının bunun ötesine geçmesini isterdik. Bu da yok maalesef.

Yaşar Yiğit Kaçmaz December 14, 2009 at 7:22 am

Yapılan yorumlarda konu bir hayli sapmış olsa da Arap ülkelerinin birinde yaşayan birisi olarak bu konuya yorum yapmak istiyorum.Arap ülkelerinde aşırı şeriat kanunlarının geçerli olduğu ülke ve bölgelerde bu tür uygulamalar yapılıyor.Lübnan’da Hizbullah yönetimine ait kısımda dediğiniz uygulamalar yapılırken diğer tarafta avrupai seksilikleri ile Lübnan kızları çatır çatır işlerini görüyorlar.Aynı şekilde Suudi Arabistanda bu uygulama var iken Mısır’da yok.Fakat değişmeyen bir kural var.Oda arap hatunlarının arap erkeklerine göre sekse daha düşkün oldukları ve erkeklerin uydurdukları kılıflara anında ayak uydurdukları.

Dünyanın her yerinde Din insanlar tarafından kullanılmıştır.Bu olayda da öyledir aslında.Sizlere Mısır’dan farklı bir örnek vereyim.Mısırlı bir arkadaşımla konuşurken öğrendiğim bir gerçek.Mısır’da bir kızla tanıştığımda kıza önceden nişanlanıp nişanlanmadığını sormam söylendi.Nedeni ise şuydu eğerki bir kız birisi ile nişanlanmış ise nişan süresinde erkek mutlaka kızla beraber olmuştur.Daha sonra da o nişan bozulmuş ise al sana iş kolaylığı.

neanderthal hayvanı December 20, 2009 at 3:15 am

yaşar yiğit kaçmaz suudi arabistan’da muta olduğuna emin misin? zira muta şii uygulamasıdır ve suudi vahhabilere göre şia sapık bir mezheptir. adamlar zaten mezhebe filan da karşılar. orada muta yapmak biraz sıkabilir gibi geliyor bana.

Serdar December 20, 2009 at 2:17 pm

@ fenasiciğim

Söylemek istediğim “hayatta en hakiki mürşit ilimdir” cümlesinin ne zaman söylendiği veya söylenmeseydi bizim bu yolda olamayacağımızla ilgili değil.Söylemek istediğim herkes Atatürk hakkında acımasızca eleştiriler yapıyor.38 yılında ölmüş bir adam kendini savunamayacağı gibi isteyen istediği gibi konuşuyor hakkında.Demem o ki “Hayatta en hakiki mürşit ilimdir” demek iş değildi ama bir düşüncenin göstergesidir.Kemalizmi demode göstermek neden?

“Hurafelerin bile “demokratik ve sivil haklar” bağlamında kendisine temsil alanı bulabildiği 21. yüzyılda, Kemalizm’in “demode” kavramına mahkûm edilmeye çalışılması, tüketim toplumunun vardığı düşünsel şaşkınlık ve anakronizmi çıplak bırakması açısından ibret vericidir. Atatürk ve projesi, 21. Yüzyılı kutsal ve göz kamaştırıcı kılan hangi değer ya da ikonla çelişmektedir? 20. Yüzyılın rövanşını almaya çalışan yeni tanzim planlarıyla mı? Soğuk Savaş’ın ardından çok merkezli bir nitelik kazanmış ve her an çıkabilecek yeni savaşlara gebe kalmış savunmasız dünyaya mı? Ulus-devletin, ulus-devlet niteliği kazanmış olanlar için çok önemli olmasına karşın, o aşamaya gelememiş olanlara arkaik bir sıfat gibi tanıtılmasına mı? Ya da küresel düzeyde sürdürülen kültürel, dilsel ve ideolojik tektipleştirme baskısına mı?

Evet, bir demodelikten söz edilecekse, bu, yöntemi ve araçları değişmesine karşın yönelimi ve felsefesi bir önceki yüzyıldan daha ileride olmayan küresel egemenlik politikalarıdır. Bu demode ve ikiyüzlü saldırganlığa Kemalizm dışında ciddi bir karşı duruş üretilemediği için; tüm bu politikaların, Türkiye’de etnisite ya da din temelli siyaset yapanları değil de Atatürk’ü sorun haline getirmelerini anlamak güç değildir. ”

Konu saptı yine.Din gereklidir evet din olmaması ataizmin nihilizmi doğuracağı gibi şeyler yazmak istemiyorum ama biliyorum evet din gereklidir.

immortal December 28, 2009 at 1:12 am

Aslında bir klan oluşturmuşlar gibi geldi bana.
Savaşçılar,Üreticiler,Halk …
Kadınlara da ”Klanımızın devamı için tabi ki domalacaksın” demeye getirtmişler.

eva January 2, 2010 at 6:43 am

Allah mutaa nikahına izin verdiğine göre benim bunu sorgulama hakkım yok. hahahahahahahahahahahahahahahahaha

tatminsiz January 17, 2010 at 8:31 am

Fenasi, “veil fetish” diye bir fetiş var, hatta Amerika’da Avrupa’da müslüman olmadığı halde yüzünü tamamen kapatacak nikab ve çarşaf giyerek dolaşan kadınlar bile var. Başlangıç için: talesoftheveils.info

KimKimeDumDuma January 30, 2010 at 12:17 pm

Arabi hatunların erkekler üzerinde uyandırdığı şehvet ve kudurukluk duyguları asla yalanlanamaz. Dile getirmek istediğim Ehl-i Sünnet muta nikahını kabul etmiyor. Yukarıda arkadaşın da dediği gibi mutaa nikahı şiilerde var. Kur’an da yazması gibi bir durum söz konusu değil. Mezhebin verdiği bilgiler müctehidler tarafından ictihad edilen konulardan ortaya cıkıyor. Vardır illa ki bir dayanağı ama salih olduğunu söylemek imkansız.

Gökmen February 21, 2010 at 4:39 am

KimKimeDumDuma arkadaşımıza cevaben….
Evet şiilerde muta nikahı var ama Kuran’da yazması söz konusu değil demişsin ancak yanılıyorsun.Nisa Suresi 24. ayet ve 25. 26. ayetler muta nikahını açıklıyor.Bende ilk önceleri böyle bir şey yoktur diye düşünüyordum ancak bu ayetlere bakınca anladım.Anlamak için insanın gerizekalı olması lazım herhalde.Çünkü tefsire gerek kalmayacak ölçüde ayetler açık ve ortada…

mehtap February 1, 2011 at 5:29 pm

http://www.facebook.com/pages/Siir-Guzel-Konusma-Ve-Yazma/196727970341566?v=wall
bu adrese bakın orada yazdıklarımı okuyabilirsiniz. kuran bana göre insanlar tarafından çıkarılan bir şeytan icadıdır. kurandaki sözlerin hiçbirinin alaha ait olabileceğini asla düşünemem. allah önce sevgiden bahsedip sonra da senden olmayanı öldürün diye emir vermez. allah sevgidir. kuransa şeytan ıcadıdır. bir şeytanın çıkarmasıdır. insanlar nasıl bu kuranın allahın sözü olduğuna inanıyor buna şaşıp kalıyorum. incili okudukça bir kelimeyle açıkla deseler sevgi derim. kuranı bir kelimeyle s kin nefret düşmanlık yok etmek öldürmek. kesmek fuhuş. yani kötü olan herşeyi üstü kapalı da olsa insanların mantalitesine yerleştiren bir dinden başka bir şey değil. tabi ki güzel yanları da var. bazen düşünüyorum da herhalde bundan dolayıdır ki dünyanın neresine gidersen git en meşhur oruspular müslümanlardan çıkıyor. özellikle bilmeyenler bir kendi akrabalarınıza sorun pariste olanlara. bir gün boyu arasalara bir fransız oruspuya rastlayabilir misiniz. ama arap her adım attığın yer dolu.

babafingo May 16, 2011 at 5:09 pm

Mutaa nikahı islamda yoktur :) isteyen araştırsın. konu mankenin emceklerini pek güzelmiş

Yorum Postala

Additional comments powered by BackType