Miklagård Enstantaneleri

İlk iki seferi çok paldır küldür oldu. One night stand veya ilk tanıştığın biri ile seks benim işim değil. Gittikçe kendimi daha uzak hissediyorum bu tarz şeylere. Gereksiz, ama önlenemez bir telaş hep hakim. Birkaç sefer lazım kimyanın uyuşması için. Gerçi paldır küldür derken, yaptığımız seksten bir bok anlamadık da diyemem. İlk iki bang’den hem aklımda hem de damağımda kalan, onun ağzının içinden kendi spermlerimin tadına bakmak. Her kadının ağzının içi başka tad taşıyor. Hatırlayınca, kafamda tekrar canlandırınca hala bir hoş oluyorum.

Üçüncü buluşma için duşumu aldım, taksiye atladım. Yön ve adres bulma zafiyetim olduğu için ondan adresini telefonuma mesaj olarak geçmesi için cebine mesaj attım. Mesajın bir an önce gelmesi lazım ki şoföre gerekli talimatı vereyim.

Ya hiç sikinde değilse, ya bulmaca çözerken uykuya daldıysa ya da klasik olarak kadınların yaptığı gibi onlarca dakika telefonda gak gak yapıyorsa?

Mesaj geldi çok geçmeden. Adresi bir an önce şoföre söyleyip, ekstradan taksi parası vermekten kurtulmanın ötesinde başka bir sevinç verdi bu hızlı cevap.

Hmmmm, demek ki tetikte bekliyor… Ah şu liseli aşkı modunun hiç geçmemesi ne güzel. Karında bir pırpırlanma oluyor ya.

Katları hızlı çıkmanın verdiği çarpıntı ile atıvermişim kendimi kanepesine. Başım, beli hizasında, ellerim karnında… Kısa süreli ilişkilerin bir güzelliği, birbirinizden sıkılacak kadar vakti beraber geçirmemiş olmanız, böyle kanepeye düştüğünüzde televizyona bakmak yerine birbirinize bakmanız. Sevişme zaten giyinikken başlıyor. Havadan sudan konuşurken ses tonunu takip ediyorum. Anlattığı şeyler de ilginç ama ben ses tonundaki vibrasyonlara daha fazla konsantreyim gibi. Bu ses tonu bir nevi benim viagram. Hiç ekstra birşey yapmaya da gerek yok. Duyu organlarını çalıştırmak yeterli. Belli belirsiz dokunurum ben. Sonra koklamak… Çin burcu mu ne birşey var. Orada köpeğe denk geliyorum galiba. Zannedersem ıslanmış bir cinsel organdan gelen kokuyu duyabiliyorum pantolon üzerinden. Ya da bana mı öyle geliyor?

Daha fazla detaya girmek, gerisini anlatmak istemem. Sonuçta bunlar özel şeyler bir yerde. Yalnızca bu kadar şeyi ben konuyu göğüslere getirmek için anlattım aslında.

Hatta oraya da gelmeden önce sütyen kopçalarına bir değinmek isterim kısaca.

[Bu içerik, yalnızca Bold üyeler tarafından görülebilir] Daha önce üye olduysan buradan giriş yapabilirsin. Eğer üyeliğin yoksa, 18 yaşından büyük olmak koşulu ile buradan bir hesap açabilirsin.

Daha önce üye olduysan buradan giriş yapabilirsin. Eğer üyeliğin yoksa, 18 yaşından büyük olmak koşulu ile buradan bir hesap açabilirsin.

Bookmark and Share

34 Yorum Postalanmış

aglea March 15, 2010 at 9:01 pm

fenasi, şu rus kız, adını hatırlamaya çalışıyorum. soyadı da olur ama di mi. bonnflicka mıydı? evet sanırım. onunla olan hikayenden bu yana senden okuduklarımın en akıcı ve güzeli buydu. sanırım olaya ucundan kıyısından da olsa duygularını kattığın yazılarını seviyorum ben.

“Ah şu liseli aşkı modunun hiç geçmemesi ne güzel. Karında bir pırpırlanma oluyor ya. ” gibi mesela:)

aglea March 15, 2010 at 9:04 pm

yine de favorim o. bonnflicka. adı da bir başka hoş.

bettyblue March 15, 2010 at 9:09 pm

tavuk tüyü kısmını anlamadım

Fiktirella March 16, 2010 at 12:06 am

Kendi memelerimi açtım, ilgiyle inceliyorum. Teşekkür ederim :) )

Evli Adam March 16, 2010 at 12:35 am

fenasi! adamımsın. hem vallahi hem billahi. eğer geldiğinde aramazsan, bir bira içmezsek okumayacağım daha da seni. hem vallahi hem billahi. yazmak istesem bu kadar yazabilirdim. romantikliğe de alışmaya başla hocam.

Evli Adam March 16, 2010 at 12:37 am

“yazmak istesem ancak bu kadar yazabilirdim”. anlam düşmesin.

Evli Adam March 16, 2010 at 12:39 am

cümle yapımı zikeyim. daha iyi yazamazdım.

dolly notebook March 16, 2010 at 1:17 am

fiktirella ben de baktım valla :)

dolly notebook March 16, 2010 at 1:20 am

bir de türk kızı hikayesi çok iyiydi

dolly notebook March 16, 2010 at 1:20 am

çok romantikti

tozvegaz March 16, 2010 at 2:15 am

hayvan hamile dinleme, başımıza tabudeviren kesil, sonra ‘bunlar özel şeyler bir yerde’.
neymiş efendim aslında sadece memeler hakkında yazıyomuş. hah!

Mohammed March 16, 2010 at 3:01 am

”Nasıl da löngürderler vurdukça? Bir de bitime yakın tavuk tüyü derisi gibi olur ya. Oh rabbim !!”

Sapık mısın be adam..

the dude March 16, 2010 at 3:42 am

sutyen kopcasi acmam, direk cakiyla keserim

barbieater March 16, 2010 at 1:36 pm

@barbarella

göğüslere mesai harcatan hatunları seviyoruz biz de. yani ne bileyim o mesai sırasında çok ilgisiz davranırsanız, kendimizi radyo frekansı bulmaya çalışan adam gibi hissediyoruz, bilginize…

hafif abi March 16, 2010 at 2:18 pm

“biz kadınlar ses tonu ve göğüslerdeki detaylara takılıp orda mesai harcayan, kısacası “acelesi olmayan” ve keyfini çıkaran adamları seviyoruz :) ” takdire lâyıksınız barbarella.

T.I March 16, 2010 at 4:08 pm

Sütyen kopçasının hakettiğinden fazla bir şöhreti olduğunu hep düşünmüşümdür. Kadın artık o aşamaya kladar gelmiş, herifin tecrübesini elinden mi anlayacak? Pardon yanlış yanlış söyledim. Tabii ki elinden de anlayabilir de, bir kadına sorsanız “Dokunuşlar mı? yoksa kopça şov mu?” diye. Sanırım güler.

Benim için sütyensiz daha iyi asla diyemem. Hele ki o kişiyle ilk kez seks yapılıyorsa… İlk yapılıyorsa zaten çok heyecan verici bir sürpriz yumurta efekti var. İlk kez yapılmıyorsa kinder sürpriz yumurta dediğim şey yok. Ancak ona ikame edebilecek bir “onları vücuttan daha bir sıcak tutma efekt” var ki, onu da es geçmem. Gerdan soğuk, onlar sıcak.

astarte March 16, 2010 at 4:24 pm

Thanks, merci, grazie, tesekkurler. Harika yazi, harika performans!

lerifilint March 16, 2010 at 6:12 pm

Herşeyin yeri ve zamanı var. İlla adına “acelecilik” denmesi de gerekmiyor. Kah ondan , kah bundan….Ama kadınının ağzının içindeki spermin tadının hiçbir gereği YOK!!!.

Fenasi March 16, 2010 at 6:16 pm

@ lerifilint,

bayramda öpüşürken hatırlayalım bunu.

lerifilint March 16, 2010 at 6:41 pm

Zoro,
Bir kere teklif etsene veya illa teklif etme, spontane olmuş gibi yap…. . Lütfen…. Ve dürüstçe paylaş ama adamın verdiği tepkiyi burda …Veyahut, senin verdiğin tepkiyi….
.
Pardon , senin vereceğin tepki malum..Yazmışsın…

Senden gelen -akan herhangi bir sıvıda iğreti triplerine girene yap istediğini, onda haklısın.
Boşalmanın akabindeki öpüşme başka, ağzına boşaldıktan sonra öpüşmek başka şeyler. Bence ikisini karıştırıyorsun.

Fenasi March 16, 2010 at 8:02 pm

Neyse yaa relax… benim çok hoşuma gitti.

Fenasi March 16, 2010 at 8:06 pm

Tabi akabinde klasik probleme de geliyoruz. Leri Flint’in dediğini çevirirsek, kukusuna aldıktan sonra ağzına almayan kızlar da var. Yalnız orda nasıl bir mantık uyguluyorlar bilmiyorum. E kukuyu yalayıp, bitiriyorsun, sonra öpüşüyor. Ama sokup, çıkarırsan ağzına almıyor.

Şahsen herkesin sınırına saygı duyarım. En yapmam dediğim şeyleri bazen o anın ateşiyle yapıp, hoşuma gitmişliği de vardır. Malesef bu tip şeyleri baştan bir anket ile soramıyorsun sevişeceğin insana. O anlık hissetmen lazım neyin kabul görüp, görmeyeceğini.

zorro March 16, 2010 at 6:26 pm

lerifilint,
adam ağzıma boşalsa, sonra beni öpmese ben o adamı döverim :) ben nasıl iğrenmiyorsam, o da iğrenmeyecek ki kimsenin kimseden iğrenmediği, kasmadığı, rahat sevişmeler yaşanabilsin. kaldı ki, tahrik edici etkisi hiç de azımsanamaz o boşalma akabindeki öpüşmenin… ben severim şahsen. fenasicim, bu konuda senin tarafındayım kesinlikle ;)

zorro March 16, 2010 at 7:08 pm

lerifilint,
adamın verdiği tepkiyi paylaşmaya pek gerek yok esasında, belli zaten yazdığımdan genelde konuyla ilgili yaşamış olduğum tecrübeler ama neyse :)

boşalmanın akabindeki öpüşme ile kast ettiğim ağza boşalmanın akabindeki idi. ben severim. ne benden, ne kendinden iğrenmeyen, kendini bırakan, böyle şeyleri takmayan adamları severim.

öpmem diyen olmadı mı? oldu, o da oldu. dövmedim tabii ama gıcık oldum işin doğrusu.

lily March 17, 2010 at 12:29 am

nerde gunun dalyanlari, erkekleri? kuku, meme bende de var, bu tur bloglara girince biraz bende olmayanlari gormek istiyorum. ben sizi de merak ediyorum, soyunmayi dusunuyor musunuz?

Fenasi March 17, 2010 at 12:35 am

@ lily,

Düşünmüyoruz soyunmayı. Sebebi de şu: Ben bu blogu kendi kendimi tedavi ve rahatlama için açtım. Oraya buraya çük , kas, kol koyarsam uykum kaçar.

Mamafih aradığın tarzda şeyler Gaykedi’nin blogunda var. Hem kadnların eşcinsellerle çok iyi anlaşması efektini de beraberce kullanarak karındaki baklavaları ve çükün damarlarını beraberce sayabilirsiniz orada.

lerifilint March 17, 2010 at 12:56 am

İsveç’teki Mac’larda nasıl görünüyor bilmem ama yorumlardaki tarih sıralaması karman çorman….
Bide , lily’y Gaykedi’ye yollayacağına Amatör fotoğraflar serisinden bahsetsene….Sen kendini ağır abi yapacaksın diye bizim nasibimizle oynamak niye ???

lily March 17, 2010 at 1:32 am

Pardon, amac bolumunde tam olarak oyle yazmiyordu, yani bu blogu kendinizi tedavi ve rahatlama amacli actiginizi! Oraya buraya cuk, kas, kol koyun demiyorum ama kenara koseye koyun.. Arada olsa bizim de gozumuz gonlumuz biraz acilsa fena olmazdi diyordum. Neyse blog sizin.. Talep var, israr etmek yok..

@lerifilint
Neden sadece amator fotograflar gonderenler kadinlar olsun, bizim nasibimizi dusunen yok! Nasibimizi verin nasibinizi alin ;)

sır March 17, 2010 at 11:58 am

Yazışıyoruz, bir süre flört dönemi. Ben mi gelsem, sen mi gelsen kararsızlığı. Dayanamıyorum atlayıp gidiyorum. Bir ilk olacak. Normalde görmediğim adamdan hoşlanmam ama bunu uzun süre önce görmüşlüğüm sonra yolumuzun kesişmemişliği var. Uzun süre öne bir gıdıklamış, sonra unutulmuş, sonra onun seni fark etmediyse yeniden canlanmış bir liseli heyecanı. Buluşuyoruz. Soruyor anlatıyorum, gözünü benden bir an ayırmadan. Sanırım senin gibi sesimdeki titreşimi almaya çalışıyor. Ben biraz hayalkırıklığına uğramışım. Konuşmasını, ses tonunu böyle hayal etmemiştim. Efemenie bir taraflar hareketlerde. Yine de umudumu yitirmiyorum. Kalkıyoruz. Eve geçiyoruz. Ona kalsa bir şey olacağı yok, hareketi ben başlatıyorum. Hala bir umudum var. Bu kadar güzel bir beden bu kadar kolay harcanmamalıdayım. Sevişme… İlk sevişmenin her daim bir heyecanı var. Güzel olması beklenemez. Mutlaka çeşitli acemilikler yapılır, sabrediyorum, ama bitmiyor. Ne sorduğu soru bitiyor, ne konuşması duruyor, ne gerginliği geçiyor. Üstüne bir de ümitle beklediğim kilodun altında parmak kadar bir şey çıkıyor. Yine de vazgeçmiyorum, bununla da güzel orgazm olabilirim. Ama adam girmiyor, yalamıyor, dokunmuyor, öpmüyor, mütemadiyen soru soruyor, konuşuyor. Sinirlerim bozuluyor, bitse de gitsek diye düşünmeye başlıyorum. Nitekim kukuma iki kere girmeyen o parmak çükü ağzıma alıp 3-5 saniyede boşaltıyorum. Kursağımda kalmış hevesim, istekli ıslak kukumla, berbet bir sevişmenin ortasında ve büyük bir hayal kırıklığı ile kalıyorum. Yeminimi tekrar ediyorum. Gözümle görmediğimle bir daha asla. Demem o ki, ne güzel anlatmışsın, yakın geçmişe dönüp kendi maceramı ve şanssızlığımı hatırladım.

immortal March 17, 2010 at 1:57 pm

bence pembe renk uyumu – bayanın tozpembeye kaçık ten rengi vs..-

lerifilint March 17, 2010 at 9:36 pm

Ben sıramı savdım lily, arşivde biryerde vardır halen duruyorsa…Fenasi’den umudu kes derim. Ha, EvliAdam dostum ben varım derse,ben bilmem O bilir.

Evli Adam March 18, 2010 at 1:53 am

@leriflint

lily’nin bana -ya da cevat’a diyelim- bir sözü var aslında, hala yerine getirmesini bekliyorum. sözünü yerine getirirse bir yorum yazacağıma söz verdim. sabırla bekliyoruz bakalım. muhtemelen aynı lily’yiz değil mi lily?

ben sıramı savarım da, ahlaka çok mugayir.

aayla March 18, 2010 at 3:19 pm

posttaki herşey güzelken şu burnunda halkası olan itici hatunun resmini seçmeseymişsin keşke. çok pis geldi bana kadın.

jul March 27, 2010 at 4:18 am

çok okumaya layık fenasi, sen çok acayip bi’ adamsın.

Yorum Postala

Additional comments powered by BackType