Kuku Yalayan Danua
Naziler 1933 de iktidara geldiklerinde ilk yaptıkları şeylerden biri hayvanları koruma kanunu daha kuvvetli bir haliyle yürürlüğe sokmak oldu. Bu dönemin öncesinde hayvanla cinsel ilişkiye girildiğinde bu olayı gören bir diğer kişi varsa, onun şikayeti üzerine dava açılıyordu. Olayın kişide yarattığı psikolojik yara davanın açılma nedenini teşkil ediyordu. 1933 deki kanun bunu değiştirdi. Artık evinde kör bir bıçakla kedisinin derisini yüzen kişi, hayvana çektirdiği eziyet sebebiyle devletin nezdinde suç işlemiş sayılmaya başlandı. Yani bu kanunla hayvana çektirdiği acı yüzünden bireyin yargılanması söz konusu olacaktı. Günümüzdeki modern hayvan hakları kanunu da bundan farklı değil. Hepimiz için normal ve mantıklı, ancak ilk yüyürlüğe alındığı yıllarda oldukça barok bir düşünce tarzı. Bu büyük değişimin temelinde din kitaplarında yer alan hayvanların ruhu olmadığına ve dünyadaki varlıklarının insana hizmet olduğu görüşüne dayandırabiliriz ilk yorumu belki. İkinci ve daha yeni, modern versiyonu, insan ve hayvanın temelde kökeninin aynı olması iddiasını esas alıyor olmalı.
Ayrıca Nazilerin domuzları, atları ve koyunları bu kanunla korumaya almalarına rağmen yahudileri, çingeneleri, komünistleri ve özürlüleri dışarıda bırakmaları da ilginç bir ayrıntı.
Tabii burada altını çizelim, bahsedilen hayvan haklarını koruma kanunu ve bir önceki çok yorum alan postada bahsi geçen hayvanlarla seks konusuyla hiçbir alakası yok. Ancak sık birbirine karıştırılması yüzünden açıklamakta fayda gördüm.
İsveç kanunları zoofiliye karşı bir yaptırım uygulamıyor. Varmış, 1944 de kalkmış o kanun. İnternette bulunabilecek zoofil materyallerin tüm internetin pornografik yapısı içersinde yüzde kaçı oluşturacağını ketirmek çok güç. Marjinal bir rakam olduğu kesin ama. Yine de toplumda bir ahlak histerisi yaratmaya yetiyor.
”Hayvanların cinsel istismarı” diye bir söylem, insanları yanlış yönlendirmek olur. Hayvanlarda ahlak anlayışı olmadığı için ”istismar’‘ kelimesi yersiz burada. Bir kere istismara uğrayıp psikolojik olarak kendilerini kötü hissetmeleri için çok kuvvetli bir mental yetiye ve doğruyu yanlıştan kendi iradesiyle ayırabilme özelliğine sahip olmaları gerekmekte. Hayvanlar aleminde böyle bir ahlaki konstrüksiyon yok, yalnızca insana mahsus bu. Fiziki bir hasar meydana gelmediği sürece hayvanlarla seks bir problem oluşturmamalı. Kafayı yemiş bir insanın gidip koyuna, ata, ineğe dayamasının hayvana bir zararı yok.
Eğer biraz düşünecek olursak hayvanları düzenli ve sistematik bir biçimde tusak edip, etinden ve derisinden yararlanmamızın yanında onları düzmenin büyük bir problem olacağını düşünmüyorum. En azından hayvanların dili olsa bize böyle söylerlerdi…
Peki insanlarda histeri derecesinde ahlaki panik başlatan, Nazilere keçiyi korutup yahudileri boğazlatan, normal işinde gücünde vatandaşa zoofiliyi pedofili ve nekrofili ile eş tutturan bu güçlü duyguların kaynağı ne?
Bana kalırsa aramızda çoğu insan tiksinti duyuyor hayvanlarla seks yapan kişilere karşı. Bir insan ahlaki olarak nasıl bu kadar düşebilir? Bu soru ve cevabı insanları çok rahatsız ediyor. Rahatsız olmaktansa pedofili ile eşdeğer tutup, acımasızca cezalandırılmalarını istemek belki bir nebze içleri rahatlatacak. Böyle olmalı… Çünkü neresinden tutsanız, baksanız olayı ”hayvanların iyiyi kötüyü ayıracak, kendilerini savunacak durumu yok” savının altına alamıyorsunuz. Aranızda kedi ve köpeğini onların rızası olmadan bıçak altına yatırıp hadımlaştıran kaç kişi var? Daha önce de sordum, hayvanların kendi iyiliği için diye bir cevap geldi. Ömrü uzatıyor belli ki. Hayvanın ömrünün uzaması önemli tabii. Bize arkadaşlık etmekle yükümlü. Bu görevini ne kadar uzun sürdürürse o kadar iyi.
Yani burada kilit nokta yine insanın kendi bencilliği. Bir önceki postada anlattığım olayda Danua kuku yalıyor… Kukuda mantar yoksa , kötü kokmuyorsa bundan fiziki ve ruhsal nasıl bir zarar alacağını anlamam hala çok güç. Hayvan pornografisine baktığımızda atların, boğaların köpeklerin yaptıkları işi mekanik bir şekilde itiraz etmeden yerine getirdiklerini görüyoruz. Ereksiyon, boşalma mevcut… Bizim bunlara verdiğimiz tepki, kendi ahlak anlayışımızın bir gerçeklik karşısında bocalaması, bizi rahatsız etmesi.
Bir önceki postada Tobias’ın düzdüğü hatunun zoofiliye eğilimi olduğunu bilmekten dolayı rahatsızlık duyduk, ben de dahil olmak üzere. Ama bu rahatsızlığın sonucunda zoofiliyi pedofili ile eşdeğer tutmak… Çok ağır…


14 Yorum Postalanmış
Gazetecilikte ne diyorlar? Köpek adamı ısırırsa değil, adam köpeği ısırırsa haber olur. 50 yorum gösteriyor ki bu sefer ikisi de oldu.
Hem ademoğlunun mırnavın patilerine vermesinden bahsettik, hem de karabaş Havva’ya kökledi
Sevmediğim şeylerden biri ”ben ırkçı değilim, ancak” veya ”tabii ki Atatürk’e saygım var, ama” deyip baştan yanlış anlaşılmaktan korkarak konuya girenler.
Onlardan biri olmamak için Esther’in bir önceki postaya yaptığı ima içeren yoruma kısa ve net, , ama aynı zamanda gereksiz derecede uzlaşmacı bir yaklaşımda bulunmaktansa bir posta daha atmış oldum.
ayı oynatmak neden yasaklandı türkiye’de? yunusların show yapması, havuzlara kapatılması neden “tartışılıyor”, keza, horoz, köpek dövüşleri.
tamam kabül, bütün yasal büyük porno satış/teşhir sitelerinde animals diye bir bölüm varken, pedofililer ve ölü düzücüler için bir reyon olmadığına göre, hayvanlarla seks çoğu insanın gözünde nekrofili ve çocuk pornosundan bir ya da bir kaç level daha az aşağılık görülüyor olmalı ve evet bence de daha kabüllenilebilir ama penislerine uygun boyutta, düzünce rahmi ya da kıçı yırtılmayacak çok küçük hayvan seçmezlerse tabi.
bu arada yıllar önce hayatta beslediğim tek kedim azıp bir operacı gibi günlerce bağırarak evi koca istiyorum diye bir birine katınca onu bir kalemle (sokarak) rahatlatıyordum, küçük vajinası azınca domalan ve onu bir porno oyuncusu edasıyla açan/aralayan dişi hamster’ıma boncuklu toplu iğne sokmuşluğum da vardır, ama sanırım bunlar zoofili’ye girmezler
)
tam olarak nazi olduğum söylenemez ama ben de gördüğüm yerde şikayet eder, hayvanları koruma derneklerini falan ayaklandırırdım herhalde
ya bilmiyorum önceki postta bi arkadaş “çok sertsin sakin ol” yazmıştı, gerçekten olay benim bütün sinir sistemimi altüst ediyor. .. kendi öz çocuğumun ırzına geçilmiş gibi hissediyorum.. sakin olabilmem imkansız. bunu kabullenmek, normal karşılanmasını savunanları görmek de bana çok ağır geliyor işte..
In Lebanon having half of population Christians, men are officially allowed to have sex with animals. Yet, an important restriction is applied: the animal must be female. For sex with male animals death penalty can be imposed.
Bir de; Ortadoğu’da seviştiğin koyunun etini yersen 70 huri ile cennete gidilemeyeceğine inanılırmış.70 yeterli bir rakam..
Son olarak, zoofili-pedofili-nekrofili’ye toptan beastility kelimesini uygun görmüş İngiliz dili.
Bestiality… “canavarlık vahşet” demek ama bunu sadece hayvanlarla cinsel ilişki için kullanıyorlar…
Azar Nafisi’nin yazdığı “Tahran’da lolita okumak” adlı kitaptan(Reading Lolita in Tehran);
“erkek, eğer cinsel duygularını bastıramıyorsa bir hayvanla cinsel ilişkiye girebilir. Yalnız, cinsel ilişkiye girdiği hayvanı (mesela tavuk ya da sığır) kendisi yiyemez, ailesine de yediremez, komşusuna da yediremez.
Komşusunun komşusuna vermeye cevaz vardır. Yani şeriat erkeğin cinselliğini kontrol altına alarak kadınları koruduğu gibi, hayvanın etinin mundar olmaması için çözümü de ortaya koyuyor!…”
Ekstra teşekkürler Larry ve Gaykedi… Acaba bazı postaları ve yorumları bir kitapta mı toplasak?
@ larry
”Seviştiğin koyun” lafı çok romantik olmuş… Hoşuma gitti…
Naziler boşuna hayvan hakları dememiş ona. İnsan haklarına dair yapılması gereken herhangi bir düzenlemeyi niye uygun görsünler ki!? Yığınları kontrol edebilmekte mesele.
Kuku emen danua, kıçına kalem giren kedi falan..
Ben en iyisi Naziler hakkında yorum yapiim sadece
herkes önceki postada ve bunda eteğinde ki tüm taşları dökmüş ben de dökeyim..
ısırır mısırır koparır tırsakiliyim olmasa kuku yalayan danua’dan bi tane ben alırdım valla..
Sld, dönüşün adına layık oldu. Nerelerdeydin bunca zamandır?
‘”Hayvanların cinsel istismarı” diye bir söylem, insanları yanlış yönlendirmek olur. Hayvanlarda ahlak anlayışı olmadığı için ”istismar’‘ kelimesi yersiz burada. Bir kere istismara uğrayıp psikolojik olarak kendilerini kötü hissetmeleri için çok kuvvetli bir mental yetiye ve doğruyu yanlıştan kendi iradesiyle ayırabilme özelliğine sahip olmaları gerekmekte.’
Aksi olsaydı bacağımıza tırmanıp debelenen Chihuahua’lar olmazdı zaten.
Ve fakat, bu minval üzere nekrofili’nin durumu daha tartışılır hale gelmiyor mu? Ölü’nün yakınları mı istismar edilmiş oluyor o zaman? Ya da anısına mı?
Haydi hep beraber söylüyoruz;
Tom Petty and the Heartbreakers: Mary Jane’s Last Dance
fenasi tatlım, hep buralardaydım bebeğim bir adım uzağın da hiç olmadım ki devamlı takiptesin.. yoksa sen ensende nefesimi hiç mi hissetmedin aşk olsun
Bu insanın oluşumuyla gelen bir olay aslında neden bukadar tepki görüyor. Kesinlikle pedofiliye karşıyım bu hiç bir şekilde affedilemez. Ama zoofili hayır burda durmak gerekiyor seni koşulsuz olarak mutlu etmeye kendini programlamış bir köpeğin mutlu olmanı sağlaması kadar doğal ne olabilirki.
Tabiki aynı zamanda oda mutlu oluyor. Hayır o mutluluk değil doğal reaksiyon demek, tecavüz edilen kadının vajinasının ıslanmasına da zevk alıyor ondan demek gibi bir şey.
Yorum Postala
Additional comments powered by BackType