Kadın, Erkek Kadar Sekse Düşkün mü? Pazartesi kuşağı # 7
# Kadın ve erkek kıyaslamalarından pek hoşlanmıyorum ama bu sefer işi video ile görsel olarak da işleyince eğlenceli birşey çıkmış ortaya. Konu, kadının da erkeğin skine olduğu kadar kukusuna düşkün olup, olmadığı…
Cinsel özgürlüğü kazanmak üzerine sözcülük yapan kadınların sık sık dillendirdikleri şey bu. Erkekler de aslında olayın bu şekilde olmasından son derece kazançlı çıkabilirlerdi. İlk etapta bu onların kulağına hoş gelebilir. Sonrasında evli, nişanlı bir adam sevdiceğinin de yoldan geçen karşı cins hakkında ne düşüneceği kafasına dank ettiğinde, toplumlarda kan gövdeyi götürürdü. Şükür ki, Allah-u Tealla bizleri farklı yaratmış, durum öyle değil… İşte ispatı:
# Yine hazır kadın ve erkek olarak açılmışken konu: Bilimadamları diyor ki, erkeklik kromozomu olarak da bilinen Y kromozomu insanda bilinen genetik kodun evriminden çok daha hızlı bir şekilde evrime uğruyor. Yani işerken tuvaletin kapağını kaldırmayı öğrenmeden, Universum’un en mükemmel yaratıkları olmaya doğru gidiyoruz diye tercüme edebilir miyiz bu araştırmayı?
# Üniversite ilk sınıftayken, yaz tatilinde çalışmak üzere Ankara’da açılan ilk sexshop’a iş için başvurduğumu hatırlıyorum. Görüşmeden sonra işe alındım. Peder beye yaz planlarımı açıklayınca neredeyse tavana hopladı adamcağız. ”xxxx beyin oğlu takma yarrak satıyor” dedirtmem diyerek beni vazgeçirmek için elinden geleni yaptı. Fleshlight o zamanlar çıkmamıştı galiba. O yüzden takma yarrak konusunda haklıydı. Bense işverenin bana görüşmede anlattığı (ya da vaad ettiği) o Çankaya’nın sosyete hanımlarına veya yabancı büyükelçi hanımlarının evlerine yapacağım özel paket teslimatlarını düşündüğümden vazgeçmeye niyetim yoktu. İşin sonunu başka zaman anlatırım. (Bu arada görüyorsunuz değil mi? Peder bey takma yarrak satmamı istemedi. Ancak yıllar sonra oğlu olan ben, eski Osmanlı topraklarında, Buda ile Peşte şehrini ayıran ırmağın bir yamacındaki şatoda, al yanaklı, gül dudaklı melaikeleri eşşek sudan gelesiye kamçılayan gavurun safhında yer alıyorum. Neymiş? Olacak ile öleceğe çare yokmuş…)
Ama o yıllardan bu yıllara ülkemizde ne değişti ona bir bakalım. Seks Shoplar, Ankara’nın yeni açılan lüks alışveriş merkezi Karum gibi yerlerden, ancak arabayla geçerken Melih’in her tarafa yaptırdığı o alt ve üst otoyolların kenarında, asla duramayacağın yerlerde, üst katlarda, kapalı ve tozlu panjurların önüne asılmış, beyaz üzerine kırmızı beze ”erotik ürünler” yazan işyerlerine döndü.
Bu esnada metruk barakada, kutsal değeri inek olan Hindistan’da, ülkenin ilk gay, lezbiyen ve transa olanlara hizmet veren ”Pride Shop” u açılmış.
# Ünlü usta Nobuyishi Araki’ye çok, ama çok iyi kulak verelim. Fotoğrafın hemen altında yapalım bu işi…

Şöyle diyor:
A photographer who doesn’t photograph women is no photographer, or only a third-rate one. Meeting a woman anywhere teaches you more about the world than reading Balzac. Whether it be a wife, a woman encountered by happenstance, or a prostitute, she will teach you about the world. In fact I build my life on meeting women and I have hardly read a book since primary school.
Bu pazartesi bu kadar. Soul Train de güzel, hepsini palylist’ime aldım. Ancak pazartesi postalarında, önüme çıkan, alışılagelmişin dışında, değişik müzik videolarına yer vereyim diyorum. Bugünkü, esasında çok uzun zaman önce yayınladığım bir video. Olsun… Tibet pop müziğinden bir örnek.


21 Yorum Postalanmış
kadın ve erkek arasında sekse düşkünlük açısından bir fark yok aslında. sadece çoğu erkek bu konuda çoğu kadından daha sabırsız ve de daha açık sözlü, bu da onları alıcı konumuna getiriyor ve kadınlarda bunu kullanıyor.
Kadınlar erkekler kadar düşkün mü.. Bastırılmışlık vs.. Özellikle bizim toplumda seksi “görev” olarak gören bir kadın ne kadar düşkün olabilir ki?Seks Türkiye de çoğu kadın için tabuyken..
Kendime indirgersem, bir erkek kadar düşkün müyüm? Tartışılır. Duygusal bir bağ olmadan sadece acayip çekici gelen bir erkekle birlikte olma aşamasına geçmediğimden sanırım onlar kadar düşkün değilim.Yani “kendini” kontrol etmekle alakalıda olabilir.
Öte yandan video cidden ironik bir şekilde güzel açıklamış, striptiz yapan dal taşak açıkta gezen bir erkek şahsen çekici gelmiyor. Estetik değil bir kere.
Video’yu izledikten sonra pek aynı olduğumuzu savunamayacağım, haklısınız.
Ancak önermede bir hata var bence: “…erkekler kadar düşkünler midir?” diye comparative bir soru sorup ondan sonra da erkeklerin hoşlandığı ve azdığı kareleri videoya koymak ne kadar doğrudur?
Demek istediğim belki de sizin bakış açınız ve sizin zevk aldığınız unsurlarla örtüşmüyordur bizim azgınlığımız. (Ama evet videodaki görüntülere göre değiliz…)
Neden bu kadar ciddi aldım ki konuyu
videoyu sonradan izledim. buna rağmen fikrim değişmedi. sekse düşkünlük ayrı tahrik olduğumuz durumlar ayrı.
Adam vidyoda ne demiş, “we want to fuck everything that moves, at all times”. Bunun ötesi var mı abicim. Eğer kriterimiz buysa, yok, erkekler kadar düşkün değiliz sekse. Fenasi yeni kriterlerle gelirse ayrıca tartışırız icabında.
Elbette farklıyız…
Bunu bilim yıllar önce kanıtlamışken hala bunu sorgulamak yanlış.
Arkadaşımdan gelen “erkeklerin kadınlardan ricaları” isimli bir yazıda şuna benzer bir cümle vardı:
“-Sekse bu kadar düşkün olmamızı yargılamayın, siz ayda birkaç yüz kere yumurtlarken biz günde milyonlarcasını üretiyoruz…”
Doğru veya yanlış tartışılır ancak yaradılış… Kahretsin
Tahminimce, aramızda “Secretary” filmini izleyenler vardır. Tuvalette gerçekleşen bir mastürbasyon (Maggie Gyllenhaal) olayı vardı hani… İşte o sahne, sekse, kadınların da erkekler kadar düşkün olduğunu hatırlatıyor bana… Sanki o tuvalette bir erkek olsaymış, aynı şekilde davranırmış gibi geliyor…
Yine de kadınlar, ne yapıyorlarsa, biraz, gözden uzak yapıyorlar. Sanki, komik bir duruma düşmekten ya da başkalarının, kendileri hakkında neler düşüneceğinden, diyeceğinden, erkeklere oranla daha çok çekiniyorlar. Belki de bize, ne kadar güçlü olduklarını göstermektir amaçları. (Olmadıklarını iddia etmiyorum.)
Bunların hepsi bir genelleme içeryor ve ben genellemelere karşıyım. O kadar düşkün olmayan erkek de tanıyorum, bundan fazla düşkün kadın da biliyorum. Acaba diyorum, konu seks olunca genellemelerden çıkıp karşımızdaki kişiyi nev-i şahsına münsahır bir birey olarak alıp ona göre davransak işler kolaylaşır mı? Çünkü sonuçlar insanı şaşırtabilir. Bu durumun erkeklerin tahrik olduğu durumlar kadınların tahrik olduğu durumalr diye bir ayrımı da yok. Ben bir kadını striptiz yaparken izleyince tahrik oluyorum, bir erkeği izlerken estetik gelmediği için uyarılmıyorum. Ama gel gör ki aynı erkek uzun düzgün bacaklara sahipse boxerla evin içinde dolaştığında on kaplan gücünde üzerine atlayıp deli gibi becermek istiyorum. Kendi ilişkimden biliyorum, ben 3 kere isterken adam birle yetiniyor. E şimdi nasıl açıklayacaz bu durumu? Gelin genellemeyelim derim ben. Doğalar farklı önce kadın erkek olarak, sonra her kadın bir diğer kadından her erkek bir diğer erkekten farklı. Genel olarak okuması zevkli bir konu hafif ama pratikte her daim geçer akçe değil derim ben.
Bir de Fenasi üstad ve saygıdeğer first class maniac Nobuyishi Araki’yi bu postanda nihayet anmış olmandan duyduğum memnuniyeti nasıl dile getireceğimi bilemedim doğrusu. Ne masum foto o öyle… Ben de bulmuştum çok masum bir fotosunu, kadın giyinikti bile. Lakin ne zordur değil mi bu kadar masum bir foto bulmak Araki’den? Yüzümde bir gülümse keyifli bakıyorum fotoya. YAd ediyorum tek tek diğer fotolarını. Radikal bir seçimle de koy buraya. Çizigisi iyice belli olsun.
@sır
Onun için, şahsen, böyle bir genelleme yapmaktan çekinmedim…
Sanırım burada bulunmamızın sebebi, sekse biraz düşkün olmamız.
@fark park
sadece sekse düşkün olmakla alakalı değil burası, seksin anlatılmasına da düşkün olmakla alakalı. görseliyle, yazısıyla seksi çok yönlü alan bir şeye ihtiyaç duymak. bunu da genellemeyelim bence. sekse düşkün olup burada olmak istemeycek insanlar da olabilir. biz sekse düşkün insanlar kümesinin bir alt kümesinden ibaretiz ancak. neyse tamam çok uzatmayacağım. isteyen istediği gibi genelleyebilir tabi, ben sadece naçizane fikrimi söyledim.
@sır
Anlattıklarından pek bir şey anlamadım, affet.
Benim yorumum, seksi ne kadar sevdiğimizden ziyade, bunun dışavurumuyla alakalıydı.
Kadınların, bunu, erkekler kadar yapmadığı ya da yapmak istemediği ortada. Ha, sen öyle yapmıyor olabilirsin ama bu, yine de görülen gerçeği değiştirmeyecektir…
Yoksa ben üç isterim, o bir, diğeri beş ister dersek işin içinden çıkamayız zaten…
yaz tatilini, iş yerini, müşterilerini, başına gelenleri, neler oldu neler bitti merak ettim. Yazsana lütfen. Çok heyecanlı. Çok müstesna bir işmiş gerçekten tebrik ederim:)
başlığa cevap vereceğim:
evet, vuruşmak sevişmek düzüşmek istiyorum.
kukumu geniş düzlüklere salmak, yedi yirmi dört orgazm olmak istiyorum.
fakat eğer orgazm olamasaydım bu kadar ateşli olur muydum? olmazdım.
problem kadının kafasının rahat olması…
sonra… koy götüne rahvan gitsin.
kadın, erkek kadar sekse düşkündür.
hangi kadın? ben. ve seks hayatını detaylıca dinlediğim onlarca hemcinsim. erkeklerle aradaki tek fark düşüncenin eyleme geçmesi sırasında oluşan engeller listesi erkeklerden binlerce defa daha fazladır.
twitter’a başlarken aklımda bi soru vardı: bir kadın günde kaç defa seks düşünür.
istediğim gibi yazamadım ama yanıtım net: çoook defa. en azından bi saatte 3 defa. en azından.
peki kaçı eyleme geçiyo? çook azı.
keşke seks için kalkmış sik ve ıslak kuku her zaman yeterli olsa. olmuyor işte.
kafadaki bin türlü tilkiyi, toplum beni arkadan itiyo düşünsel engebeleri geçtim. daha somut engellerden söz ediyorum.
kadın bloglarından bin kere yazıldı çizildi ama sağlam klişedir: kadının seks istemesi için hazırlanması gerekir.
susam sokaklı pamuklu don, uzamış kuku kılları, sıkıcı bi sivilce ya da son zamanlarda alınan 2 kilo en ıslak kukuları bile naza gark eder.
biraz toz ablalık yapayım, bu başlangıç seviyesinde seks yapan kadınlarda geçerli.
zaman ve tecrübeyle, atatürk baskılı don giysen, kuku kıllarını örülecek kıvamda uzatsan bile, bi kere kaldırdığın sikin imanı olmadığını öğreniyorsun.
sora bakalım kim kimin libidosunu dövüyor.
fenasicim, bu postta özel bi durum seziyorum. sorun net. cevabın ortada, erkekler daha düşkün sonucuna varmışsın. ama aslında öyle olmadığını da biliyosun. bu oyun güzel. açık etmeyelim.
ben de iyice saçmaladım. gerçekleri yazayım bari. genellikle ne diyorum; ‘istemiyorum, zorlama, bağlama, libidom düşük, şaplak istemiyorum, yapma, boğazım acıyo… ‘
her kadın duskun degil bence..bazıları olabilir.
seksin hiç bir şey ifade etmediği kadınlar var. biliyorum
sıkıcı bi film gibi. bu ızdırap ne zaman bitecek modunda, geçmez-bitmez zaman süreci.
al kendini de seyini de ittirip git dememek zor çok zor.
toz apla sana hep aynı şeyi diyorum ben ama elimde değil.
toz apla gibi 100 hatun daha olsa memleket çiçek gibi olur.
atatürk baskılı don demek. hahah.
hangi kadın, hangi erkek . hangi ülkede , hangi toplulukta?
arkadaşlar… ben evliyim ve üç tane de sevgilim var… ve emin olun 3 sevgiliminde sevgilileri vardır. kadın iyi seks yapan erkeği unutamaz.üstelik iyi seks yapan erkek bulmak, iyi seks yapan kadından daha zordur. çünkü kadının fizyolojik ve psikolojik bir rahatlığa da ihtiyacı yoktur sevişmek için. şimdi size bir soru; ortalama bir erkek hayatında kaç kadınla beraber olur? misal diyelim 20 olsun. peki nüfusumuz nasıl ? neredeyse bir kadına bir erkek düşüyor. stratejik soru şu; biz diğer 19 kadını yurtdışından mı getirtiyoruz? hayır hepimiz birbirimizin bacısını, karısını ve sairesini düdüklüyoruz. ve bu kadınlar istemeden olmuyor… kısacası herkes herkesi düdüklüyor
Eğer böyle düşünüyorsan tek eşlilikten yana olacaksın avukat,3 tane sevgilin olmayacak. Çünkü böyle konuşuyorsan ve bu bacımız yengemiz diyorsan sen garip bir adamsın. Bunu konuşuyorsan bacımız yengemiz diyorsan, sen bir doktora görün dostum foruma falan yazma…
bu konuyu biiyle tartışırken bana bi örnek verdi. siz kaç yumurta yumurtluyosunuz ayda bir. biz kaç yumurta atıryouz günde milyonlarca.(iddalı bi beydi) o bunu erkeklerin sekse daha düşkün olduklarının kanıtı olarak görüyordu.ama bence yeterli değl.kim kimin ne hisettiğini nerden bileblrlr ki. zira bu kadın ve erkek olarak de değişmez insandan insana değişir.
Yorum Postala
Additional comments powered by BackType