Eskiye Rağbet

Belli bir zaman dilimine, tarihe, dizayna veya modaya ilgin varsa bir takım materyalleri ilgi çekici buluyor insan. Var bende de bu hastalık işte. Ayıptır söylemesi hafta sonu bir antika fuarında 700 Euro verdim 1961 yılı Danimarka üretimi bir sehpaya. Sakın keriz olduğumu düşünmeyin!!! Danimarka mobilyaları dizayn olarak çok revaçta. Eskisi olsun, yenisi olsun meraklısına geçirmek mümkün bunları.

Sehpayı tamamlasın diye dekor olaraktan bir Engelbert Humperdinck LP aldım. Yanlarına da iki tane küçük formatta 1963 baskısı PinUp dergi attım. Fena da olmadı. Esasında bu tarz şeyler pek almıyorum. Benim asıl merakım tarihi ve politik geçmiş olan eşyalar. Ucuz bunlar genelde, yerini bulursan.

Bir dönem sabahları Josef Stalin eşliğinde uyanıyordum. Estonya’da hediyelik eşyalar satan bir mağazadan aldığım masa saatiydi bu. Küçük ve ucuz görünen bir saat. Tam ortasında da Iosif Vissarionovic Jugaşvili nam – ı diğer Josef Stalin‘in resmi. Ne diyorlar bu tarz şeylere dekorasyon terminolojisinde? Kitchy galiba… İşte öyle birşey…


Cümle içinde kullanalım. Leonid Brejnev has a kitchy style….

SAS havayollarında kabin görevlisi çalışan bir arkadaşım var. Alman – Norveç kırması. Geçen sene Ukraynayı ziyaret etti. Amacı II. dünya savaşında burada ölen dedesinin sembolik mezarını ziyaret etmekti. Gitmişken eskiciden de bir Alman miğferi ve üniforma almayı ihmal etmedi. Evine duvarına astı bunları.

İnsanoğlunda var bu olay. Geçmişteki korkunç, acı veren olayları günlük hayatımıza sembolik bir şekilde getiriyoruz. Benim için kitchy bir sembol olan Stalin li saat, psikolog arkadaşım Litvanyalı Edmundas için farklı şeyler ifade ediyor biliyorum. Stalin döneminde bir gece içersinde Litvanya’nın tüm beyin takımı, profesör, bilim adamı, yazarlar trene bindirilip Sibirya’ya sürüldüğünde babası küçücük bir çocukmuş. Annesiyle de Sibirya da tanışıyor babası.


Gulag adı verilen çalışma kampları, Sibirya…

Yıllar sonra yetişkin yaşlarında kendi ana ve babalarını Sibirya’da gömdükten sonra memlekete dönebiliyorlar. Benimkisi saygısızlık değil tabii. Cool stuff vazifesi görüyor Stalin saati. Dekorasyon, başka bir şeysi yok. Yine de Edmundas beni ziyarete geldiğinde alelacele bir yere tıkıştırırdım bu saati. İhtiyacımız mı var bilmiyorum böyle şeyleri hafife alırmış gibi gözükmeye? Belki psikolojik bir rahatlama yaratıyor insanda. Geçmişe bakıp nanik çekmek gibi bir olay. ”Bakın sapasağlam buradayım, bana hiçbirşey olmaz” diyoruz bir şekilde belki.

Tabii psikolojik sebebini yanısıra bir de estetik zevk meselesi var. Blog okuyucuları arasında vardır muhakkak dizaynır, pazarlamacı, grafiker falan, daha iyi anlayacaklardır. İdeolojleri de bir ürün olarak kabul edelim. Sonuçta kitlelere beğendirilmeleri, yandaş toplamaları ve piyasada egemenlik kurmaları amaç… Bu bağlamda komünizmi düşünürsek mesela… Orak çekiç belli bir marka yaratmada en güzel örnek değil mi? Kimin eseri bu acaba? İdeoloji daha iyi açıklanamazdı. Demokratik Almanya DDR nin de çok güzel bir sembolü var. Adolf Hitler’in Svastikası ise bunlardan hiç aşşağı kalmıyor.

Hatta Motorhead’in bascısı ve solisti Lemmy’ni başı geçenlerde bu yüzden belaya girmişti. Kendisi nazi subay üniforması kolleksiyonu yapıyor. Bunlardan biriyle poz verdiğinde çok eleştirildi. Lemmy ise ”ne yapayım, bende üniforma fetişi var. Tarih boyunca da en güzel üniformalar hep kötülerindi” tarzında bir cevap verdi.

Yalnız bu baskıcı zorbaların hepsinde bir felsefe, altyapı ve estetik var. İdeolojilerini başarıyla temsil eden bu insanların hiçbiri de boş adam değil. Bir dönem Tiflis rasathanesinde meteorolog olarak da çalışan Stalin romantik şiirler yazıyordu mesela. Ayrıca bilmemne gölünde yetişen bir çeşit balıkla ilgili basılmış bilimsel bir eseri de var. Adolf Hitler’in resim sanatı ile ilgili olduğunu biliyoruz… Altyapı böyle olunca semboller de orak çekiç veya gamalı haç oluyor tabii… Tırışkadan değil yani.

Günümüzde ise aynı kaliteyi bulmak mümkün değil tiranlarda. Bush deyince kovboy çizmesi ve maymun bakışlı bir insandan başka birşey gelemiyor aklıma. Bush’un dostu, diğer bir tiran ise saç sakal birbirine girmiş bir biçimde mağaralarda elinde Kalaşnikof dolaşıyor. Gelin ülkemize, bir tane renkli kişiliği olan bir tiranımız yok. Dudak üstü bıyık, gri takım elbise… Gelebildikleri estetik anlayış daha öteye gidemiyor. Eserleri de ona göre tabii…


Mesela kullanmak istiyorum bilgisayarımda masa üstü resmi olarak…. Çünkü çağdışı, baskıcı ve küf kokan bir zihniyeti canlandırıyor. Çok cool… Yani bugün siz bunu böyle görmeseniz bile ilerde bu çok cool birşey olarak anılacak, belki posterleri yapılıp duvarlara asılacak, tişört olarak basılacak. O yüzden rica ediyorum düzeltsinler, biraz daha stil katsınlar. Biraz renk, biraz grafik öge, yeni bir tipografi. Şerefsizim, ne DDR amblemi, ne orak çekiç, ne de gamalı haç… Yanına yaklaşamazlar…

Bookmark and Share

16 Yorum Postalanmış

mischa October 8, 2008 at 6:20 am

Fenasi, senden moda, stil, tasarım odaklı daha çok posta bekliyoruz. Güzel yorumların var, zevkle okudum yazını. Şu Danimarka üretimi sehpayı da merak ettik, bi fotoğrafını çekip koysan da görsek ;)

apache October 8, 2008 at 8:59 am

BISURRU SORU :
Butun blog uyeleri birbirini tanıyor mu ?
Tanışma nasıl organize ediliyor ?
Şartları nelerdir?
Yok eğer tanımıyorsa , Mischa neden çoğul takılar kullanıyor veya kimleri temsilen çoğul takılar kullanıyor?
Fenasi’nin bugun yazdığı güncenin içeriğinin 5posta blog’u ile ne alakası var?
En tepede “Erotik sanat” diyor . Bu Danimarkalı sehpa erotik sanat sayılabilecek birşey mi?

apache October 8, 2008 at 9:19 am

Fenasinin aldğını tahmin ettiğim kahve sehpalarından örnekleri http://5posta.ning.com/ adresinde görebilirsin Mischa…

Furfur October 8, 2008 at 11:37 am

Soyvetler birliği özellikle, orak-çekiç’i şuan bile markalarından kullanamadığından daha iyi kullanmıştır. Rusya şuan tasarım konusunda çok geri kalmışsa da eskiden yaptıkları propaganda afişleri harika ve çoktan yenilenip duvarlarda yerlerini almaya başladı.

Eski $eylere meraklı biri olarak bende Rusya’dan, askerlirin eskiden kullandıkları badge denilen $eyi almı$tım, nedense ayrı bi değeri var gözümde.
http://img80.imageshack.us/my.php?image=badgexm3.jpg

Fenasi K. October 8, 2008 at 3:59 pm

Apache @ Sorularına cevap:
- Bütün blog üyeleri diye birşey yok. Çünkü üyelik sistemiyok. Eğer sosyal tesislerden bahsediyorsan daha orayı ele almadım. Ama oraya üye olanların birbirleriyle tanışmaları sağlanabilir belki.

- Mischa nın çoğul takıları kullanması Türkçe’nin kullanım şeklinden ileri geliyordur büyük bir ihtimalle. Ayrıca insan belirli bloglarda gidip geldikçe okuyucular ve yazarlar arasında ister istemez bir tanışıklık duygusu doğuyor. Bkz. Deborah, LSD ve Bobo mesela… Ben şahsen bu blogun takipçilerinden yalnızca iki kişiyle gerçek hayatta da tanışıyorum…

- Bu postanın 5posta ile şöyle alakası var. Rock and roll life style diyorum. Bunun içine sokabiliriz mesela. Ayrıca doğu blokuna olan merakım yalnız gacılardan dolayı değil. jakuzi, şampanya, kızlar derken arada bir yahudi mahallesinde bir barda oturup tütsülenmiş balık ve vodka çekmek de buna dahil.
5posta olsun, diğer bloglar olsun, etable olmuş medyaların arasında alternatif sunup, yaşam şansı bulabilmelerinin ancak ve ancak düşünce ve ifade özgürlüğünün temini ve korunması ile oluyor. Türkiye2de karaborsa bu. Bunun bilincinde hareket edip çoğu zaman blogun içeriğini kanunlara uygun hale getirmeye ister istemez çabalıyorum. Bunu yaparken daha fazla özgürlüğü dilenerek değil, bu özgürlükleri başkaldırarak en doğal hakkıymış gibi savunacak kamuoyu yaratmak da lazım. Odun kafa çok memlekette, anlatımın her yolunu denemek lazım.

Bir de şöyle bir durum var. Millet daha sık yaz diye baskı yapıyor. Hergün gag, squirting, anal, fisting, mature, teen, prego yazdığını düşün. İnsanın psikolojisi bozulabilir. Bu tarz postalar emniyet subapı vazifesi de görüyor. Çıldırmayayım diye…

Son olarak, danimarkalı sehpa erotik sanat değil :) Normal bir sehpa, ağaçtan, 60 yılların dizaynı köşeleri ayakları falan değişik yani. herkes sevmez belki. 60 ların dizaynı beni çekiyor. Arabalar, gitarlar, kartpostallar, plak kapakları, kıyafetler… Etrafımda anlamlı, bir hikayesi olan güzel şeyler görmek istiyorum. Kadın olsun, mobilya olsun…

mischa October 8, 2008 at 7:45 pm

sen bana biraz sabit fikirli ve gocunan bi tip gibi geldin apache!

apache October 8, 2008 at 9:19 pm

Bilakis, hiç sandığın gibi değilim, inan. Çok okurum ama çok bilirim diye gocunmam . Sabit fikirli olmayı ise buluğ çağı sonrası bıraktım, 20 yıl kadar oldu. Burası yeri değil ama yine de nerden ve nasıl bu iki saptamaya vardığını merak ettim doğrusu ?!? Önyargılı, tahammülsüz ve sabırsız birisi olmanın etkisi var mıdır sence ?

Bu vesile ile
- Fenasi ” etable” yi hangi manada kullandın ?

Fenasi K. October 8, 2008 at 11:16 pm

Etable olmuş, oturmuş, kendine yer edinmiş, işleri tıkırında giden, toplum tarafından kabul görmüş, popüler manasında kullandım

mischa October 9, 2008 at 5:42 am

burasının yeri olmadığını nihayet idrak edebilmene sevindim.

sld October 10, 2008 at 1:59 pm

fenasi,tatlım,LSD değil SLD.

Fenasi K. October 10, 2008 at 4:04 pm

Biliyorum, bu daha çok yakışıyor sana… SLD is my LSD …

sld October 10, 2008 at 5:24 pm

fenasi,sen nasıl istersen öyle olsun.

fenasi is my fenasi(k)ben de böyle istiyorum.

apache October 10, 2008 at 8:10 pm

Mischacıım, bilmezmisin ben azılı bir femdom tutkunu biriyim ve sen bööle sertleştikçe ben daha bir azıyorum. Hayır bileydim en ufak şeyde bööle yapacağını daha çok üzerine giderdim. Sen “burasının yeri olmadığını nihayet idrak edebilmene sevindim.” derken seni hayal etmeye çalışıyorum karşımdaymışsın gibi…

apache October 10, 2008 at 8:12 pm

Fenasi blog homepage’e sosyal tesisler için hazır bir link koysan ve aynı şekilde sosyal tesislerde blog’a …her seferinde uzun uzun yazmasak adresleri..

mischa October 11, 2008 at 7:50 am

aferin sana ;)

apache October 12, 2008 at 1:03 am

deneyimle sabittir ve iddia ediyorum; önleri açılsın, fırsat verilsin her kadının içinde keşfedilmeyi bekleyen dominant bir yan vardır. Bu arada kusura bakıyormusun fenasi kendi aramızda konuşuyoruz ama derside dinliyorum…mesela bu Palin’e dış politika konusunda bilgisiz-deneyimsiz olduğu söylenince savunma olarak :
-evimin penceresinden Rusya görünüyor ama !
diye cevap verince ertesi gün gazetelerde bunun astronot kıyafeti giymiş bir resminin üstüne :
-evimin penceresinden ay görünüyor, ben bir astronot olabilirim .
diye yazmışlar.
Şaka gibi bir kadın veya Amerika gerçekten özgürlükler ülkesi ki başkan yardımcısı adayına bile istedikleri gibi geçiriyorlar diyelim seni desteklemek adına.
Larry’nin işi bittikten sonra, Peter Acworth aynı gacıyı alıp bir public disgrace çekse daha süper olur ama 3000$’a yaparmı bilmem?!?

Yorum Postala

Additional comments powered by BackType