Eski Alışkanlıkları Bırak, Çağa Ayak Uydur
Yapılan bir araştırma İsveç’de 2 milyon kişinin internetten müzik veya film indirdiğini ortaya koydu. Kimse skindirik bir cd nin içindeki 14 parçanın yalnızca 3 ünü beğendiği halde 20 Euro verip almak zorunda değil. Bu konuda dünyada büyük bir değişim yaşanıyor. Oysa Türkiye’de copyright veya nam-ı diğer telif hakları hakettiğinden çok daha az yer alıyor gündemde.
Kültürün ve sanatın yayılmasının önündeki en büyük engel telif hakları. Bu konuya ben çok önem veriyorum, daha önce bazı blog postalarımda da bahsettim. Daha sık tekrarlayıp, gelişmelerden insanları haberdar edip onları angaje ederek bir kamuoyu oluşturulmasının gerekliliği kaçınılmaz.
Yasanın bir köşesinde yazıyor zannedersem; telif haklarına aykırı yayın yapan, bu yayınları kaynak gösteren siteler suç işliyor. Kanunun pekçok maddesi gibi bu da çağın oldukça gerisinde. O yüzden bu zokayı yutmak yerine, yavaş yavaş ve edebiyle bir başkaldırı yapmanın zamanıdır. Çünkü kanun yapanlar gavurla işbirliği yaparak kendi vatandaşına zulmetmekte. Sanıyor musunuz ki kanunyapıcı Amerikan lobisinin veya Mü-Yap’ın sözünü dinlemek yerine üniversitede okuyan genç bir vatandaşını düşünecek. EMI, Sony, U2 ve Metallica’nın sözü sizden daha fazla geçiyor Türk politikacısına. Yoksa The Pirate Bay’ e yapılan filtrelemeyi izah etmek mümkün değil.

The Pirate Bay sanal alemde bulup bulabileceğiniz en büyük kütüphane. Aklınıza, hayalinize gelmeyecek tarzda ve çeşitlerde müzik, film, pdf dosyalar, kitaplar, programlar…. Hepsi mevcut ve de ücretsiz… Kullanmanız, dinlemeniz, seyretmeniz, öğrenmeniz için… Bu site devlet tarafından erişimine engel koyulmuş durumda. Zannetmeyin ki bu yasağı koyanlar The Pirate Bay in ne olduğunu biliyorlar, bittorent tekniğinin nasıl çalıştığını anlıyorlar. Peki nasıl oluyor da bu yasak koyuluyor. Plak şirketlerinden telefon geliyor, ”hopla” diyorlar, bizim kanunyapıcılar da soruyor ”ne kadar yükseğe?” diye. Bu kadar basit…
Kültür ve sanatın mainstream olmayan kanadının yayılmasında en büyük rolü hiç kuşkusuz internet oynuyor. Madonna, U2, Metallica, Prince gibi artistler ekonomik olarak en büyük darbeyi yerken Itzhak Perlman, Apparatschik ve hatta Scarlett Johansson bundan kendilerine avantaj yaratmayı biliyorlar.
Sanatçı Nasıl Para Kazanacak…
Özellikle de müzik endüstrisi büyük savaş veriyor, The Pirate Bay ve temsil ettiği felsefeye karşı. ”Siz bir cd ye 20 Euro vermezseniz o artist nasıl para kazanacak, üretmeye devam edecek? Sanatı ve kültürü öldürüyorsunuz” diyor EMI, Madonna (esasında o da bir plak şirketi) ve diğerleri… Bunlar daha önce de Kazaa ve D++ gibi hizmetere takmıştı.
Bu kafayla ölmeye mahkum bunlar. Bir kere bunun altını çizelim…. Ancak strateji değiştirip, kafayı kullanırlarsa bu dünyada müzikseverlerle beraber varolup para kazanmaya devam edebilirler. Tek yapmaları gereken biraz gözlerini açmaları…

Amerikalı Bigchampagne adlı firma bunu farkedenlerden biri mesela. Bu şirketin yaptığı internet üzerinden yapılan ”illegal” müzik ve film indirme olayının haritasını çıkarmak. Tüm dünyada bunu takip ediyorlar. Hangi artistin hangi albümü en çok hangi ülkede indiriliyor? Bunu bilgiyi istatistiki bir şekilde topluyorlar. Aranızda reklam ve pazarlama branşında çalışanlar bunun ne demek olduğunu daha iyi anlayacaklardır. Bu inanılmaz değerli bir bilgi… Her pazarlamacının ağzının suyunu akıtacak bilgiler bunlar. Özellikle de artistin ekmek parasını cd lerden değil de konserlerden çıkardığı bugünlerde…
Sagopa Kaymer‘in bağlı bulunduğu plak şirketi Bigchampagne‘ye bir ücret ödüyor diyelim . Karşılığında, hangi illerde Sagopa’nın albümünün en fazla download edildiğini soruyor? Zonguldak, haftada 1500 download ile birinci sırada olsun. Ayrıca Zonguldak’ta tüm zamanlarda en fazla download edilen artist de Athena olsun mesela… Sagopa ve Athena’nın beraber çıkacağı bir konser çok iyi kar bırakacaktır plak şirketine. Bu tarz modeller üzerine çalışırlarsa yarışta var olurlar. Aksi halde yokolmaya mahkumlar…
Şu an Piratebay’dan Rolling Stones‘un 10 albümünü birden indiriyorum. Bir yandan da Dailymotion’da Mick Jagger‘dan Old Habits Die Hard çalıyor. Postaya adını verdi. O zaman bu parçayı ölüm döşeğindeki plak şirketlerine adamak boynumuzun borcu oldu.


1 Yorum Postalanmış
Bu postayı attıktan hemen sonra Blogger’in kapatıldığını öğrendim. Yakında açılacağını tahmin etsem de çok kızgın olduğumu söylemek isterim.
Yorum Postala
Additional comments powered by BackType