Dummkopf Bono – Paracıklar Gidiyor, YaÅŸ İlerliyor
İki ÅŸeye küfrettirmezler sizi İrlanda’da. Biri Papa diÄŸeri de Bono. Rock müzik tarihinde stillerini sevsek de sevmesek de etkilerini yadsıyamayacağımız U2 grubunun solisti Bono…
İrlandalılar’ın bu iki kutsal deÄŸerinden başında komik kukuleta taşıyanı su katılmamış bir idiot olduÄŸundan onu konu dışı bırakıyorum. (Büyük bir ihtimalle bu satır sonrası İrlanda’da yargılanmam gerekebilirdi). Ama Bono arada bir akıllı bir çift kelime eden bir insandı. ÇoÄŸumuz onu sesini duyuramayan, ezilen insanların yanında görmeye alıştık. Her ne kadar ben bu duyarlı sanatçı manevralarının birçoÄŸunun PR numarası olduÄŸunu düşünsem de en azından görünürde de olsa adaletin ve vicdanın yanında yer alan insanları taÅŸlamak çoÄŸu zaman gereksiz.
1983 de albüm çıktığında ben olayları anlamayacak kadar küçüktüm. Ancak 72 de İngilizlerin Derry’de halkın üzerine ateÅŸ açıp katliam yapmalarını konu alan Sunday Bloody Sunday‘i belki çıktıktan 10 sene sonra üniversitede dinlerken kafamıza kazıyacaktı Bono.
80 lerin başında İngiltere gibi bir ülkede bile bunları dile getirmek yürek istiyordu. Bobby Sands daha birkaç sene önce açlık grevinde ölmüş, Demir Leydi Margareth Thatcher ise hem ülkesinde hem de Avrupa’da kendini arkadan esen rüzgarlara vermiÅŸ, yelkeni istediÄŸi yöne çeviriyordu.
Zaman deÄŸiÅŸiyor, insanlar deÄŸiÅŸiyor, bazı ÅŸeylerin bitmesi bazı ÅŸeylerin de baÅŸlaması gereken anlar var demek ki. Son yıllarda artık iyi müzik çıkaramamanın verdiÄŸi iç rahatsızlık ve çaptan düşen rock yıldızı kimliÄŸi yavaşça öne çıkmaya baÅŸladı Bono’da. Senil demens diyorlar (Türkçesini bilmiyorum), genelde ihtiyarlarda görünen bir hastalık. YaÅŸlılığa baÄŸlı bunama diyeceÄŸim. Saçma sapan konuÅŸuyorsun, ne dediÄŸini bilmez bir halde zırvalıyorsun, kiÅŸilik deÄŸiÅŸimi ve entelektüel fonksiyonların zayıflaması vs. Ama onun için erken henüz.. Tabii belki de Rock yıldızlığının top olduÄŸu zamanlarda ne gibi sentetik uyuÅŸturucular kullandığına da baÄŸlı bu. Bkz. Ozzy Osbourne…
Bono New York Times’ta misafir köşe yazarı olarak aÄŸzından inci taneleri döküyor. Çin’in interneti sansürlemek konusundaki çabasından batının ders çıkarıp kendine uyarlaması konusunda otoriteleri göreve çağırıyor.
Hem İsveç Korsan partisine olan angajmanım hem de bu blogun yazarı olarak araÅŸtırmaya çalıştığım konularda sürekli karşıma çıkan saÄŸcı, dindar, lobist, Amerikan organizasyonlarının aÄŸzı ile konuÅŸmaktan geri kalmıyor bu ”devrimci ve özgürlükçü” ihtiyar İrlandalı.
”Biz bir postahane gibiyiz. Bizim üzerimizden yapılan haberleÅŸmelerin içeriÄŸine burnumuzu sokup, insanların özel hayatına karışmaya hakkımız yok” diyen internet hizmet saÄŸlayıcılarına şöyle sallıyor Bono :
Biz PTT gibi çalışıyoruz diyorlar. Kim biliyor o saman renkli zarfın içinde ne olduÄŸunu? Biz biliyoruz… Amerika’nın çocuk pornografisini durdurmaktaki o takdire ÅŸayan çabası ve yöntemleri, Çin’in internet aktivistlerini durdurmadaki baÅŸarısı bize izleyeceÄŸimiz yolu gösteriyor. O zarfın içinde ne olduÄŸunu görmek mümkün…
Tüm makale Bono’nun gelecek 10 yılda görmeyi umut ettiÄŸi aktivite ve deÄŸiÅŸimlerin sıralamasını içeriyor. Müzik endüstrisinin korsan paylaşımla mücadelede hüsrana uÄŸradığını, ancak film endüstrisinin güçlü lobisi sayesinde gerekli yaptırımları hükümetlere uygulatarak internet üzerinde bir kontol mekanizmasının kurulmasını ve bunun da kreatif endüstriyi destekleyeceÄŸi görüşünde.
Bir yandan bizlere, o eski Bono olduğunu yutturmaya çalışması da gözden kaçmıyor. Kendini düşünmüyor St. Bono. Genç sanatçıların hayatlarını kazanabilmelerini kendine dert edinmiş.
the young, fledgling songwriters who can’t live off ticket and T-shirt sales like the least sympathetic among us
Oh… Ne kadar asil bir davranış. St. Bono genç müzisyenlerin hamisi. Lafı da onlara bırakmıyor. Onların iyiliÄŸi için, onlara raÄŸmen genç grupların en önemli reklam, tanıtım kanallarını kapatmakta ısrarlı.
İrlanda halkı için kutsal dedik ama, orada da kalplere bir çizik atmışa benziyor ihtiyar. Bu kriz ortamında ekonomi İrlanda’da da iyi gitmiyor. Petrol ve kömür fiyatlarındaki ani ve yüksek artış yüzünden pekçok insan evini doÄŸru düzgün ısıtamıyor, banka çalışanları Avrupa’da en alt tabaka iÅŸi kabul edilen Mc Donalds‘a iÅŸ baÅŸvurularında bulunuyor.
O yüzden hükümet telif hakkı gelirleri dahil pekçok baÅŸka gelirlere koyulan vergi muafiyetini kaldırıp, tavanı 250,000 avro olarak belirleyince bizimki çareyi ÅŸirketini Hollanda’ya taşımakta buldu. Zira U2 nun royalities üzerinden geliri yılda 2,5 milyon avroyu buluyor.
İyice bir düşünün, son yıllarda dinlemeye deÄŸer ne çıkardı U2? Tabii zevk meselesi diyecek çoÄŸu insan, ama bence gerçek ÅŸu ki Joshua Tree’den sonra yalnızca fabrikasyon albüm çıkarıp, kıçının üzerine oturarak para kazanmayı hayal eden ihtiyar bir rock yıldızından baÅŸka birÅŸey deÄŸil Bono. Bir sürü dosya paylaşımı yapan insan biliyorum, kimse U2 albümleri indirmiyor. Dosya paylaşımına karşı çıkan sanatçıların çoÄŸu ya albümleri torrentlerde paylaşılmayan yıldızı sönmüş artistler ya da artık o kadar büyümüşler ki bizim bildiÄŸimiz sanatçı/grup tanımlamalarının ötesinde artık birer medya ÅŸirketi olmuÅŸlar. Yapılanmaları böyle. Metallica, Madonna, Prince gibi.
Hepsiyle beraber Bono’nun da cehennemin dibine kadar yolu var, boktan müziÄŸi ile…
Dipnot:
Sizlere belki sizlerin de farkettiÄŸiniz bir detayın sırrını vereyim. Ne zaman internet kontrolü ve sanat eserlerinin izinsiz kullanımı konusu geçse, çocuk pornografisinin de araya sıkıştırıldığını farkettiniz mi? Bu tesadüf deÄŸil. Danimarka Anti-Pirat bürosunun avukatlarından Johan Schlüter‘in kendi aÄŸzından :
Birgün gelecek tüm interneti kapsayan devasa bir filtreyi kullanmaya başlayacağız. Bunun çalışmalarını Ifpi ve MPA ile beraber yapıyoruz şu anda. Bunun yanında sürekli internette çocuk pornografisini takip ediyoruz. Bunu politikacılara filtrelemenin işe yaradığını göstermek için yapıyoruz. Çocuk pornografisi onların anlayabildiği, kavrayabildiği, seçmenleri önünde puan kazanabilecekleri bir sorun.

10 Yorum Postalanmış
senil demens – bunama diyebilirsin :)
bono’nun yavsak olduunu nihayet biri yuksek sesle soyledi. helal!
çin meselesini ÅŸimdi okudum çok etkilendim. u2 pop albümünde türkiye’de kaybedilen fehmi tosunla birlikte çin’de mahkum olan wei jingsheng’i hatırla demiyor muydu? bono zaten döt oÄŸlanı olmuÅŸtu tam olmuÅŸ ÅŸimdi. darısı aung san suu kyi’ye ÅŸarkı adadıktan sonra myanmar’daki cuntanın çocuk pornosuna olan yaklaşımını övmesine diyelim o zaman.
bu arada sunday bloody sunday ne müthiÅŸ ÅŸarkıdır. aklıma gelmiÅŸken bono’nun şövalyelik ünvanının da olduÄŸunu hatırlatayım.
Yok anacım senin takıntılı olduÄŸun konular var, ne dense vız geliyor sana. Sana gaz veren 3-5 kiÅŸiyi bulman yetiyor sana…
Çocuk pornosunun yayınını durdurmaktan önce çocuk istismarı durdurulsa? Sansüre harcanan çabanın onda biri çocuk pornosunu çeken, yapan ve internete yayanlara uygulansa? Sansürün istismarı engellemediği anlaşılsa?
-sa, -sa, -sa…
Ne güzel olur.
Yazidan: “But we know from America’s noble effort to stop child pornography, not to mention China’s ignoble effort to suppress online dissent, that it’s perfectly possible to track content.”
Iyi “cevirmissin” su kismini Fenasi: “Çin’in internet aktivistlerini durdurmadaki baÅŸarısı”. Bono hazretleri, ‘not to mention’ dedin de niye bahsettin o zaman diye sormuyorlar bile boyle iste.
Adam dosya araklamanin yaraticilarini ve rantcilarini guzelce anlatmis ve araklamaya karsi formulu de “dikkat!” diyerek seslendirmis: dosya boyutu. Bakalim baska nerelerde ayni atesin dumanini gorecegiz.
Bono’nun yazisi, marketin alicilari icin o kadar iyi bir sekilde sunulmus ki bunu tek basina yazmadigi ve suphe yok ki menajerlerinin market temsilcileriyle ve NYT ile planladigi cok asikar. Sadece bu “ignoble” cabasini alip, bunun yardimiyla Bono’nun aktivitelerine geriye dogru bakinca butun savurduklarinin da ozde asil bir yerden cikmadigini dusunmemem biraz avanaklik olur. “PR numaralari” dolu cuvalindan sizan cop suyu gibi.
Yuzunden hemen hic cikarmadigi o renkli gozluklerine de gicik oldugumu itiraf etmeliyim. Maskeli balonun maskeleri.
@ larry,
Gülme ÅŸimdi… İnsanın hayatında belli bir dönem geliyor, ”toplumsal sorumluluk” gibi bir olayın içine girme ihtiyacı seziyorsun. Çünkü bazı ÅŸeyler diÄŸerlerinden daha fazla gözüne batıyor. Bir yerde oturup mızmızlık yapmak var, bir de böyle milletin beynini skmek var. Hazır burası okunuyorken ben de biraz doktrin yapayım.
Özgür Uçkan var, bu konuya yıllarını vermiÅŸ. BT Haber’de 160 yazı yazmış adam http://www.bthaber.com.tr/?p=1194
Ama bir de ÅŸu var, iyi dinle: Türkiye Korsan partisi’nin bir wiki sayfası var. Adamın biri kendini kayıt ettiriyor bu wikiye. Sonra içeri girip ÅŸunu yazıyor: ”Köyünüze dönün a.q.” BaÅŸka bir maddenin altında espri yapıyor eÅŸÅŸeÄŸin sıpası. Korsan parti’nin hedefleri maddesinin altında ”Vapur hatlarını haraca baÄŸlamak” yazıyor.
Bazı ÅŸeyleri birbirinden ayıranlar yanlış yapıyor. Millet artık karısını, kocasını, seks partnerini, arkadaşını internetten buluyor, entelektüel veya geyik paylaşımlarını internetten yapıyor. Bazen pazartesileri ÅŸu veya bu siteyi, blogu tavsiye ediyorum. Bunlar Aydın DoÄŸan’ın veya bilmem kimin yaptığı borazanvari yayınlara benzemiyor. Hem oralarda yazan kiÅŸilere adam gibi karşıt görüşün varsa, eklemek istediÄŸin varsa yazarsın, hem de beÄŸenmiyorsan ona bakarak daha iyisini yaparsın. Seni pasif bir tüketici olmaktan aktif bir birey olmaya döndüren deÄŸiÅŸimler bunlar.
Bu ortamı çok iyi korumamaız lazım. Bugüne kadar politikacıların cahillikleri, bu iÅŸten anlamamaları bize bu özgürlüğü verdi. Åžimdi baktılar, bu aleyhlerine olan bir geliÅŸme, bu sefer tutup bir ”hale, yola sokmaya” çalışıyorlar. Bu ortamı kaybedersek çok ÅŸey kaybederiz.
Bono bir ara Türkiye’yi protesto ediyor konser vermeyeceÄŸini söylüyordu.
Ben Depeche Mode’u tavsiye ederim.
Mükemmel bi’ yazı mükemmel bi’ analiz… eline benine saÄŸlık…
beynine yani :)
Yorum Postala