Dijital Mafya – Devlet & Co.

Digital Age dergisinden Murat Kaya ”dijital porno endüstrisi” adlı yazıyı hazırlarken kendisiyle kurduğumuz email/chat bağlantılı fikir alışverişlerinde ortaya yatırılan konulardan biri de copyright olayına porno endüstrisinin nasıl baktığı idi.

Orada da belirttim, pornografi diğer branşlara göre teknolojiye ve getirdiği yeni şartlara uymaya çok daha açık. Sebebi, branşın ekonomik geleceğini burada görmesi ve akıntıya kürek çekerek zaman kaybetmektense internetteki trendleri yakından takip edip, hatta bazen standartları ve trendleri de kendisinin koyması. Chris Andersson’un ”Long Tail adlı kitabı tüm e ticaretçiler tarafından holy bible vazifesi görmeye başladığından beri pornografide bu felsefeyi kullanarak dükkan açan girişimcileri zaman zaman 5posta.org da deşifre ediyorum.

Copyright konusunu Murat Kaya ile ele aldığımızda karşılaştığım sorulardan biri de kar amacı ile porno materyal üreten şirketlerin video paylaşım sitelerine ve torrentlere nasıl baktığı idi. Özellikle ABD de müzik yapımcıları ve Holywood lobisi önüne geleni internetten müzik, film indirdiği için mahkemelerde süründürürken hiçbir pornografi üreticisinden bu konuda ses çıkmaması bana branşın daha aklıbaşında bir yol çizdiği izlenimi vermişti. Bir de bunun üzerine internet ekonomisinin temel ilkelerine birebir uyan, yaratıcı ve devrimci girişimleri de porno endüstrisinde gördüğüm için bende branşın bu konuda daha liberal ve gerçekçi bir politika izlediği izlenimi vardı. Hala da büyük çapta branşın bu standarda uyduğunu gönül rahatlığı ile söyleyebilirim. Fakat bugün RSS listeme düşen bir haber arada çürük domateslerin de olduğunu gösterdi…

Seyretmediği Hard Core Gay Pornosu için evine fatura gelen yaşlı İngiliz çift buna trajikomik bir örnek oluşturuyor. 60 yaşındaki çift bir avukattan mektup alıyor. Mektupta çiftin internetten Army Fuckers adlı filmi indirdikleri iddia ediliyor.

Avukattan gelen 20 sayfalık mektupta olayı mahkemeye taşımak istemiyorlarsa ödemeleri gereken ücret de yazıyor. İhtiyar çift ise internetten film indirmeyi beceremeyeceklerini kaldı ki ibne pornosu bulup onu indirmelerinin mümkün olmadığını iddia ediyor. Bu çiftin hikayesine benzer hikayeleri sıkça duyacağız. İlk önce Avrupa ve ABD de daha sonra da ülkemizde. Müzik ve film branşı zaten bu mafya metodunu sıkça kullanmaya başladı, korkarım pornografinin tabu ve utanç kaynağı olarak kabul edildiği pekçok toplumda da kötü niyetli şirketler tarafından da bu koz kullanılacaktır. Ancak burada kar amaçlı şirketlere bu imkanı veren hükümetleri suçlamak daha yerinde olur.

Bakın olayın aslı ne?

Bugünlerde batı dünyasında müzik ve film yapımcıları hükümetlere inanılmaz baskı uyguluyor. Birtakım kanun hükümlerini yasaya koymak için. Lobinin çıkartmak istediği kanun, gerekli gördükleri zaman ISP (internet sevice provider) lardan – bizdeki Türk Telekom mesela- özel kişilere ait ip adreslerini istemeye hak kazanmak.

Yani örnek olarak, Mü-Yap kullandığı teknik araçlarla Sezen Aksu’nun bilmemne albümününün belirli bir ip adres tarafından indirildiğini tesbit ettiği anda bu kişinin kimliğini ve adresini Türk Telekom’dan isteme yetisine sahip olacak. Bu pekçok ülkede polisin bile sahip olmadığı bir hak… Daha sonra bu bilgilerle Mü-Yap ın avukatları bu kişinin evine bir mektup gönderiyor. Bu mektupta müzik yapımcısının ve artistin maddi kaybı keyfi bir hesaplama ile tesbit edilip bu rakam kişiden isteniyor. Aksi takdirde iş mahkemeye götürülmekle tehdit ediliyor.

Örneğin Danimarka’da böyle bir kanun yürürlükte. Bu sebeple pekçok çocuklu aile avukatlardan mektup alıyor. Bir genç kendisine gelen böyle bir mektupla keyfi olarak 20 bin Euro ödemesi (10 gün içersinde), aksi halde iş mahkemeye gittiği takdirde bu paranın üzerine bir de mahkeme masrafları ödemesi gerektiği söylenerek tehdit edildi. Tabii ululararası müzik lobisinin pahalı avukatlarına karşı böyle bir davayı kazanma şansınız hiç yok. Olay, çocuğun intihar ederek yaşamına son vermesiyle sonuçlandı.

Tabii ki bunu bir kazanç kapısı olarak görmeye başlayanlar da olacaktı. Kim ister mahkemeye porno film indirdi diye çıkmak. İleriki günlerde ortaya çıkacağına inandığım mafya için bu ortam politikacı eliyle sağlanmış oldu böylece.

İsveçli politikacılar bugünlerde benzer bir kanun tasarısı hazırladı. Blogculardan inanılmaz tepki geldi. Organize bir kampanya başlatıldı. Benim de dahil olduğum ve parlamenter sistemde yer alan Piratpartiet (korsan parti) konuyu tüm medya kanallarında deşifre etmek üzere yoğun bir kampanya başlattı. Büyük bir ihtimalle engelleyeceğiz bu kanunun çıkışını. 2 milyon 200 bin kişiyiz, düzenli olarak müzik ve film indiriyoruz. İktidar partisine kayıtlı tüm üye sayısı 53 bin civarındayken Facebook’da kanun karşıtı ”Stoppa IPRED’‘ adlı gurup 56 bin üyeye ulaştı.

Neden anlattım tüm bunları? Çok da umurunuzda mı gayr-i safi milli hasıla bilmem kaç dolarken, işten çıkarmalar ortalığı sarıp, şirketler birer birer iflas ederken?

Genç nesil, kültür, internet maalesef bu satırları okuyanların gündeminde yalnızca. Türban, konut kredisi, laiklik zaten verilen oylarla işinin ehli insanlara ihale edilmiş. En çok reyting i de o konular aldığı için politikacının seninle kaybedecek vakti yok. Yalnız yeri gelip te Mü-Yap bastırdığı zaman yukarda anlattığıma benzer kanunu çıkarmak için kolları sıvayacaklar. Bir takım ön hazırlıklar var. İmeem‘e ulaşım engelli, The Piratebay daha önce engellendi.

Türkiye hem yasakları hem de yenilikleri geriden takip eden bir ülke. O yüzden modern dünyada ve ekonomide şirketler yeni trendlere ve gelişen teknolojiye göre kendini yenileyip piyasanın ihtiyacına cevap vermesi gerekirken,  devletin piyasaya el koyup bir takım aracılara monopol ve ayrıcalıklar sağlayarak kendi üzerinden zengin etmesi Türk hükümetlerinin geleneksel, klasik kontrolcü, anti demokratik ve çağdışı karakterlerine daha çok uyacaktır. Çok sevecekler bu fikirleri…

Bookmark and Share

10 Yorum Postalanmış

mikiriki November 30, 2008 at 8:35 pm

Telif haklarıyla direkt alakalı değil ama geçenlerde Tayyip “Youtube a ben giriyorum sizde girin” dedikten sonra internet sansürü hakkında yeni bir yasatasarısı yaptıyor olduklarını söylemiş. Açıkçası tayyibin böyle bişey söylemesi beni şaşırttı.

larry November 30, 2008 at 9:27 pm

Yıllar önce gittiğim bir eğitimdeki eğitmen Microsoft gerçekten istese bir yazılımla Windows’un crack kullanılmasının önüne geçebileceğini ama yaptıkları araştırma ve istatistikler de crack kullanıcılarının kendilerine yetecek kadar miktarının(rakamları hatırlamıyorum) akabinde orjinal yazılım satın aldığını gördükleri için duruma yeterince müdahale etmeye gerek görmediklerini söylemişti. Film/müzik v.b. yapımcıların veya eser sahiplerinde benzer bir durum olmadığını tahmin ediyorum. Peki sorun nasıl çözülecek ? , işte orda ikilem yaşıyorum. Farkındayım , son yıllarda “korsan” la ilgili yapılan beyin yıkamalarının etkisiyle bunu düşündüğümün ama bir yerden de vicdan muhasebesi yapmama engel olamıyorum: Kendim veya aileden /yakın çevreden birisi bir eser yaratsa ve akabinde herkesin serbestçe download ettiğini görsem/duysam içim cız eder gibime geliyor. Hatta , misal Leonardo da Vinci’nin Mona Lisa’sının replikasına ne tepki veriyorsak , bu konuda da sınırlar olması gerekmez mi ? Gördüğün gibi ikilem yaşıyorum ve bir bilenden beni kurtarmasını istiyorum. Stoppa IPRED ama nereye kadar Stoppa IPRED. Hiç sınır olmamalı mı ve nedir bu işin sınırı ?

larry November 30, 2008 at 9:32 pm

Bu arada bağlantı yoğunluğu sebebiyle blog’una girmek-okumak ve yorum yollamak için saatler harcadım. Bu derece beğenilen – takip edilen bir blog yarattığın için tebrik etmek istedim. Darısı tüm diğer blogcuların başına. Senin bu blogun korsanı-aynısı-benzeri çıksa ne tepki verirdin ?

Fenasi K. November 30, 2008 at 10:22 pm

@ Larry,

Postaları editörde yazıp, fotoğrafları falan koyduktan sonra ”Publish” tuşuna bastığım andan itibaren bu fikirler benim malım olmaktan çıkıyor.

Tabii ki fikir, düşüncenin başlangıcı benim. Bunları wordpress adlı bedava, başkalarının geliştirdiği, kafa patlatığı bir sistemin üzerinde taşıyorum. Postalara görsel hava katan resimlerin ve videoların çoğu benim çektiğim şeyler değil. Bende yalnızca fikir var, diğer ögeler başkalarından. Dünyada çoğu icat böyle. Olan şeyleri kullanarak, birleştirerek, kendi fikirlerinle karıştırarak yeni şeyler yaratıyorsun.

Eğer başka bir vatandaş buradaki fikir ve malzemelerden başka bir konsept yaratır da ortaya çıkarsa bu tarz konulardan hoşlanan sizler için iyi bir hizmet olur. Ayrıca belirli bir sektör oluşmaya başlamış olur ki bu da benim işime gelir. Bir sokakta tek başına bir bar fazla iş yapmaz. O yüzden barlar sokağı dediğimiz yerler dünyanın her yerinde var. En iyi eğlence orada… İşini iyi kurmuş dükkanlar da en çok orada para ediyor, müşteri en çok orada eğleniyor.

Yok böyle değil de çalıntı içerikten bahsediyorsak… Bir sitenin tüm değeri google da edindiği yerle bağlantılı. Google sırf içeriğe göre indekslemiyor. Diğer sitelerden aldığın bağlantılara da önem veriyor. Kopya edilerek oluşturulmuş bir sitenin çok fazla bağlantı alma ihtimali yok. Ayrıca bu indeksleme sistemi gün geçtikçe geliştiriliyor hile yapanların aleyhine.

Kopyalamaktaki amaç para kazanmak veya kendine kredi sağlamaksa hoş değil tabii.

Bir de çok önemli bir nokta var. Müzik ve filmin kopyalanması massive bir şekilde yapılıyorsa ve bundan ticari amaç güdülüyorsa kesinlikle üzerine gidilmeli. Ancak sen kendin kullanmak için veya bir arkadaşına hediye olarak CD ye yakmak için indiriyorsan problem yok bunda. Ama indirdim Gogol Bordello, 500 tane kopyaladım, arka sokakta satıyorum. Bu olmaz…

Suomi Tyttöjen November 30, 2008 at 11:16 pm

indirdiğim içeriği izleyip,üzerine birde “kim indirdi la bunu” diye benim adresime kadar elde edip parasını benden istemeleri fikri beni çileden çıkartmaya yetti.bunu düşünmedim değil ama bu kadarda ileriye gidemiyeceklerini düşündüm.türkiye de bile kayda değer tepkiler çıkar diye tahmin ediyorum böyle birşey olursa.veya bununla ilgili yasa geçer,bizim sivrilerde “haa intirnet için miş,yasal olsun iyi iyi ohh buuda biz kontrol idelim ” diye geçirirler ,arabasında çaldığı cd deki mp3 ü bile bu şekilde elde ettiğinden bihaber abiler ablalarda iyi birşey oldu sanar ya en fazla bu içimi yakıyor.

larry November 30, 2008 at 11:59 pm

@Fenasi,
İlk 4 paragrafta vermek istediğin mesaj oldukça tatminkar…ama son paragraftan şunu mu anlamalıyım : Gogol Bordello’yu ben 500 tane indirip satarsam sınırı aşıyorum ama 500 beher kişi indirirse sorun ve sınır yok ?!?! Eğer, Piratpartiet de kampanyalarında aynı tema üzerinden hareket ediyorsa savunduğunu kabul ettirmesi zor bence ?!? veya daha tatminkar bir cevabı var mı bu “sınır”ın diye sorayım. Sanma ki Mü-yap’ın avukatıyım veya avukatlığına soyundum, sadece bilmediğim bir şeyi öğrenme isteği benimki. Ben de ne bulursam sevdiğim indiriyorum ama birgün Mü-yap’ın avukatı bana da 10 gün içinde 20.ooo avro öde derse ona cevap vermekte yardımcı olacak 3-5 kelime yeter bana.

Fenasi December 1, 2008 at 2:06 pm

Bakın filmin The Piratebay daki çıklamasında ne diyor?

”Well made film. A group of handsome European uncut young men on a farm in Russia during World War II are accosted by German soldiers. Nasty sex ensues – lotsa sucking, licking, fucking.”

AVI format. About 800 megs

İnterneti seviyorum…

mert December 2, 2008 at 10:47 am

Fenesai suicidegirls sitesinde ne var ne yok bannerını koymuşsunda biraz bize bilgi versen oyle girsek belki ucretli uye oluruz.suicidegirls i tanıtan bir posta istiyorum duy sesimi!

gerard December 6, 2008 at 12:08 am

bu meselenin aslı şu olabilir. internette IP’nizi değiştiren programlar var. bunlar rapid indirmek için de kullanılıyor. mesela şimdi hollandada bir ilden interente bağlanırken 5 dakika sonra mesela izlandadan bağlanıyor görünüyorsunuz. yaşlı çiftin başına da bu gelmiş olabilir. IP kurbanı olmuş olabilirler:D

Fenasi December 6, 2008 at 3:03 am

Büyük bir ihtimalle senin dediğin gibi Gerard. Ya da kablosuz internet bağlantısı şifreyle korunmamış, aradan komşular indirmiş filmi.

Olayda üç taraf var:
1- İnternet kullanıcısı
2- Mafya yöntemleri ile para kazanmak isteyen sermaye sahipleri
3- Teknolojiden ve dolayısıyla yukarıdaki senin ve benim açıklamamdan anlayacak teknik donanımdan yoksun politikacılar ve yaptıkları kanunlar.

Additional comments powered by BackType