Cheeseburger ve Kola

Gurubun diğer gitaristinin lülesi titremeye başlamıştı herhalde. Üniversite son sene, normal hayatını bırakıp bacaklarının arasında fazlalık bulunan her ülke vatandaşının yaptığı gibi ortalıktan bir buçuk yıllığına kaybolma zamanı geliyordu yavaş yavaş.

Unutmuyorum, Ankara Beşevler’de annesiyle oturduğu evinin odasında toplanmış bisküvi, çay eşliğinde müzik çalışması yapıyorduk. Molada konu oraya gelince gurubun bascısı inciyi döktü ağzından.

- Olm deseler ki, ”tamam yapmaktan kurtulacaksın ama dön de ver bu herife”. Ki o herif 110 kilo, kıllı, iğrenç bir herif olsun.
- Bir kere mi?
- Evet bir kere. Ama adam akıllı böyle , saatlerce, kütür kütür..
- Verdim gitti

O günün koşullarında fiyatı buydu demek ki elemanın. Şimdiki aklı, sosyal statüsü olsa aynı cevabı vermez herhalde. Ama herşeyin bir fiyatı olduğuna dair iyi bir örnek bu bence.

Para karşılığı seks yapmanın bir fiyatı var herkes için. Richard Gere’in oynadığı Pretty Woman isimli filmin de konusu bu değil miydi? Yalnız büyük bir abartı var orada. Hatırladığım kadarı ile söz konusu olan rakam bir milyon dolardı. Pöhh demek lazım… Şimdi tam olarak hatırlamıyorum o filmdeki rolüyle Julia Roberts’in sosyal statüsü, ekonomik durumu neydi. Julia Roberts escort olsa geceliğine 300 dolardan fazla vereceğimi zannetmiyorum. Haa yok, normal ev hanımıdır da sosyal bir deney için yapacağız o olayı, sonuçları da buraya bloga yazacağız… O vakit 1000 – 1500 dolar belki… Fantezisi falan var işin…

Tabii Holywood, Las Vegas, Julia Roberts falan uzak bizim gibi normal insanların hayatına. Daha gerçekçi bir kesit almak lazım toplumdan. Benim eve gelen yerel gazetedeki bir haberi örnek verecek olursam;

Bizim mahallenin liseli genç kızları kendilerine içki ve sigara alan kişilerin evlerine gidip oral seks yapıyormuş. Son zamanlarda artmış benzeri olaylar, polisin gözü üzerlerindeymiş.

Türkiye’dekinden farklı olarak içki yalnızca tekel bayiinden alınabiliyor burada. Çok sıkı kimlik kontrolü var ve 20 yaşın altındakilere içki satışı yok. Oysa bu gençler de özellikle hafta sonları ev partilerinde tüketmek üzere içki lazım. Bazıları aklıevveller para kazanmak amacıyla bu karaborsacılığı yaparken, bazıları da tecrübesiz ve ıslak dudaklara değdirebilmek içki çıkarmaya başlamışlar tekelden.

Düşünün her İsveçli bebe doğumundan 18 yaşını doldurana kadar ayda 100 avro civarında bir para alıyor devletten cep harçlığı olarak. Yani genel bir fakirlik, paraya ihtiyaçtan öte, 2 paket sigara veya bir kasa biraya ağzına alan 15 likler var memlekette.

Danimarka’da yapılan bir araştırma bluğ çağındaki erkeklerin % 53 ü, kızların ise % 19 u seksi parayla satın almaya pozitif baktığını gösteriyor. Akabinde kızların % 10 u, erkeklerin ise % 37 si bir hamburger karşılığında seks yapabileceklerini belirtmişler.

Double Cheeseburger ve kola diyorum bu hatun için. Eskiden cuma striptizleri vardı yahu…

Bookmark and Share

26 Yorum Postalanmış

Goddess Artemis 27 February 2009 at 03:53

“Bisküvi ve çay” mı, ıyyyyyyyyyyy!

Atıyorum, sonra grubun neden dağıldığını ya da neden listebaşı olacak parçalar çıkarmadığınızı hissetmek için Oracle olmaya gerek yokmuş! :-p

Fenasi 27 February 2009 at 04:56

Bunda grubun diğer elemanlarının bisküvi ve çayı ağızda karıştırmalarının rolü olduğunu düşünüyorum. Ben hep ilk önce bisküviyi yuttum, ardından çayı yudumladım. Dolayısıyla iğrenç bir grupla kim albüm anlaşması yapar? Haklısın…

Goddess Artemis 27 February 2009 at 05:19

Yine iyiymiş… Çaya bisküviyi banarak yeseydiniz, hele de bunu Eti Cici Bebe bisküvisiyle yapsaydınız, üniversite değil anaokulu son sınıf öğrencisi olduğunuzu düşünecektim ;o)

PURPLEPEOPLECANFEELHOMEEVERYWHERE 27 February 2009 at 08:40

EE NEDEN AMA,BEN EŞŞEK KADARIM HALADA SEVERIM???=)AMA BISKUVIYI BARDAGIN ICINE DUSURUP,MAMA YAPANLARA IFRIT OLURUM…YASASIN BISKUVI VE CAY BIRLIKTELIGI….

NE UCUZ BI ULKEMIŞ ORASI,BURADA ACAYUBUL MAHLUKAT BI TEYZEYE YIGINLA PARA VERMEK ZORUNDASINIZ,İŞLER BÖLE YURUYOR,AMA TABI YURDUM INSANI ÖZEL AMAÇLI TURIZM OLAYINI BASLATTI,ARTIK İSADAMLARINI TAYLANDA YADA MOSKOVAYA GÖNDERIYORLAR,BENCE ARTIK HEPSI ISVECE GELMELI=)
SEVGILER…

Larry 27 February 2009 at 15:25

Ağzımın kenarından akan suları sililiyorum ama play tuşuna basınca yine akıyor meret…

Besim Dönmez 27 February 2009 at 16:20

Raiç düşükmüş… 1 biraya bir daldırma.
Vodkaya sabaha kadar falan :-D

Bulgarda öyle bi sorun olmadığından 18 yaş altı da istediği gibi takılıyo..

Ayrıca, çay ve kurabiye de neden olmasın. Hatta sadece çay bile yeterli..

Larry 27 February 2009 at 17:15

Konumuzla alakalı bir anı da benden:Halen revaçta mı bilmem ama ben Ankara’da okurkene ODTÜ Mimarlık baloları pek bir önem arzederdi. Her zamanki gibi beş parasız günlerden birinde bir arkadaşla baloda çalacak gruptan bir arkadaşa distortion vermek için bedavaya içeri girip ortamı gördük. Ortamı başka bir postada anlatırım ama özellikle Besim’e diyeceğim: Bugün ki İsveç’i biz o günlerden yakalamıştık. Bira kuyruğunda 1 biraya vermeye hazır bir ortamdı diyeyim özetle…Eve döndüğümüzde arkadaşımla kös kös otururken, kalkıp
- Ben, mutfağa gidip tüpgaz borusunu ağzıma alıp intihar edicem demişti, yıkılmıştık ….

Goddess Artemis 27 February 2009 at 17:34

@ PURPLEPEOPLECANFEELHOMEEVERYWHERE:

Kimsenin yeme içme zevkine karışmıyorum. Ancak üniversiteli ve büyük ihtimalle rock yapmaya çalışan bir grubun “çay ve bisküvi” molası vermesi çok komik bence! :o)

Fenasi 27 February 2009 at 17:47

@ Goddess,

Çay ve bisküvi şeker ihtiyacından. Damara eroini basınca insanın kan şekeri düşüyor… Söylettin bana…

Fenasi 27 February 2009 at 17:52

”rock yapmaya çalışan”….

Birgün yediririm bu lafı umarım sana….

sivil itaatsiz 27 February 2009 at 21:22

oraclelar, angelus’da kaldı kuzum.

gerard 27 February 2009 at 22:04

şahsen bu hatuna koca bir hamburger dükkanı bile alırım.

sır 28 February 2009 at 00:29

hmmmmmm… yummy!

Fenasi K. 2 March 2009 at 13:37

Öff bee, sonunda bloga hayat öpücüğü işe yaradı. Cumartesiden beri bir taraflarımız çatladı.

Sizce de artık biraz daha hızlı çalışmıyor mu alet?

gerard 2 March 2009 at 17:18

fenasi bir an geri dönmeyeceksin diye korktum:D

yahu nerede bizim sosyal tesis

Suomi Tyttöjen 2 March 2009 at 20:28

@gerard

adam sitenin anasıyla uğraşıyor,sen kızıyla teyzesinide katalım bi mature,teenage grup yapalım diyorsun :D

FeetVeins 2 March 2009 at 21:16

bir an o engin bilgilerine bir daha ulaşamicaz diye harbiden tırstık… 1 guy 1 cuptaki durum daha vahim tabii… o kadar abartmadık. Siten daha hızlı çalışıyor, beğendim…

gerard 2 March 2009 at 21:59

@Suomi

sen de haklısın. lakin içimdeki sosyal tesis arzusu o kadar güçlü ki rasyonel düşünmemi engelliyor

Larry 3 March 2009 at 00:15

Yanlış hatırlamıyorsam Fenasi biryerde yeni sosyal tesis paylaşımının alışılagelmişin dışında 10% er kişi, 90% dişi kişi olacağını söylemişti…Gerard’ın irrasyonel halini normal karşılamak lazım.

madafaka 3 March 2009 at 00:25

Bir de şu Redlight District’e gözünü kırpmadan kıyan insanları yeren yazı istiyoruz. Kulakta bulunsun.

Fenasi K. 3 March 2009 at 00:39

Beyler, bayanlar,
5posta yeni tasarım olsun, sosyal tesis olsun son aşamalardayız.

Bu işler inanın kolay değil, yaptıkça işin içinden iş çıkıyor. Mesela farketmediniz ama 5posta ayda 14 dolarlık otel sunucudan, 120 dolarlık kendi sunucusuna geçti bu pazar günü. Biraz daha optimizasyon olacak. Hem daha hızlı, hem daha güvenli.

Sosyal ağ, ning dekine nazaran daha fonksiyonlu. It’s too good to be true but, video chat fonksiyonu da koymaya çalışıyorum. Artık aylık kuaför masrafını ödediğiniz takdirde Pucca sizlere kamera karşısında marifetlerini gösterecek. Sistem altyapısı ile neredeyse hazır, grafik tasarımı biraz daha vakit alacak.

Herşey çok güzel olacak…

sır 3 March 2009 at 17:16

niyeti olan allem eder kallem eder video chat için imkanını bulur fenasi… üzme sen tatlı canını!

gerard 4 March 2009 at 00:56

larry sen beni güldürdün allah da seni güldürdün. tabi üyelerin büyük çoğunluğunun dişi olması harika birşey olurdu. bu tek başına irrasyonel olmama sebep. ancak esas sebep şu, bir keresinde Pucca yeni sosyal tesisisn açılışını çıplak pozları ile yapacak demiştik, ondan şey ettiydim…

pichoscosama 9 August 2009 at 16:32

1 milyon doları veren Riçırd Giır değil, Rabırt Redfırt idi. Film ahlaksız teklif idi. http://tr.wikipedia.org/wiki/Ahlaks%C4%B1z_Teklif_%28film%29 Filmde Demi Muur’(l)a bir gece geçirmek için kocasına 1 milyon dolar öneriyordu.

Preti Wumın’da ise hafta sonu için ödenen para 5 – 10 bin dolarcıktı.

gerard 10 August 2009 at 22:30

fenasi, fark ettim ki bizim hala bir sosyal tesisimiz yok. sanırım açmaktan vazgeçtin. muhabbeti keyifli oluyordu halbuki. neyse canın sağolsun

Fenasi 11 August 2009 at 01:48

@ Gerard,

İşin doğrusu kendi çapımda hatırı sayılır bir masraf edip, teknik platformu kurdum. Fakat huylu adamım, bazı detaylara kafayı taktığım için bir türlü yayına geçmiyorum.

Bir de eskiden bizim sosyal kulüp varken yoktu bu FriendFeed veya Twitter falan. Şimdi bunlar gırla gidiyor. Dolayısıyla aynı ihtiyaç var mı, ilgi görür mü bilemiyorum. Kafam biraz karışık o konuda… Yani sözümü tutmak için inan çaba gösterdim, yaptım.. Ama böyle düşüncelerim var, o yüzden geçmiyorum yayına…

Yorum Postala