Buyur, Ne Dedin ?

Hacı emmiyi uçaktan indirmişler… Pedofiliden şüpheleniliyor… Öbür dünyadan vazgeçip Katolikliği seçseydi başı belaya girmezdi. Malum, ”fa:da” olunca meslek standardı bu.

A olsun, B olsun, C olsun… Bunların dünyanın sorunlarını çözmelerini beklemek hayalcilik olur. Kendi işini kotaramayanlar arasında abesle iştigal çok yaygın bir hastalık. Bkz. Mustafa’nın partisine çarşaflıları üye yapanlar… Bir de Diyanet var… Diyanet buyurdu ki internetten müzik indirmek haram. Telif haklarına riayet dinin gereği imiş. ‘‘Jesus fuckin’ Christ, gimme a break” diyesim var, fetvayı verene.

Bu pazar birinci advent Hristiyan aleminde. İphone a düşen RSS haberlerden bir röportaja da gözüm ilişmese ruhum duymazdı. İsveç kilisesi başpapazı ile röportaj var. Dünyanın çeşitli bölgelerinden ruhban sınıfı davet edilmiş. Bilmemne kilisesinde büyük bir toplantı var. Toplantının amacı iklim sorunu, dünyanın ısınmasına çare bulmak. Bir de başpapaz herkese kucak açıp tek bir kalple ve inançla yapılması gerekenler hakkında ahkam kesmiş. Aklıma ilk gelen kelime Pucko!!! (Pukko – gerzek) oldu… Kısa ve etkili bir kelime. İçinde P ve çift K olması fonetik açıdan sövmeye, küfre uygun kılıyor…

Çevre kirliliğine çareler aramak ve dünya kaynaklarının adaletli kullanımı tabii ki önemli konular. Fakat bu konuyu kilisenin ele almasını anlamak güç. Başpapaz ne demek istiyor? Çarşaflıları partiye yazdıran adamın olayını okuduğum zamanki gibi kilitlendi kafam. Bu din adamları toplandığında hangi tanrıya tapacaklar?

Olayın adı Interfaith Climate Summit. Budistinden tut, hristiyan, müslüman, sikh, taoist ve bir de cadı var. Yok yanlış okumadın, cadı da var… Bir sürü lider, hepsinin yoğurt yiyişi ayrı. Başpapaz yine de herkes karşısındakine sevgiyle yaklaşırsa ortak paydada buluşabileceklerini iddia ediyor. Bu kadar saf olabilir mi insan cidden?

Rolling Stone dergisi yazarlarından şair Steve Turner‘ın dediği gibi,

”Bütün dinlerin temelde benzer olduğuna inanıyoruz. En azından okuduğumuz kaynaklarda böyle yazıyor. Hepsi sevgiye ve iyiliğe inanıyor. Yalnızca yaradılış, günah, cehennem, tanrı ve kurtuluş konularında ayrılıyorlar”

Hangi tanrıya hangi dualarla seslenecekler merak ediyorum. Hepsinde farklı bir tanrı kavramı var. Bir de ev sahibi takım olmanın avantajı baba, oğul ve kutsal ruhta. Zaten kiliseler de içerdikleri anlam itibarı ile bu trio için yapılmış tapınaklar. Demek kiliseyi bu üçü dışında tanrılara da açıyorlar. Bakın cadı bile geliyor. Ya satanistler? Onlara da yer var mı?

Kurtuluş için birbirimize umut vermeliyiz diyor Başpapaz… Doğru… Ama hangi umut? Budizm’e göre kendi nefsine karşı yaptığın mücadele kurtuluşunun anahtarı. Bütün gününü oturarak geçirip, tartıda 250 kilo çeken bir yağ tulumunun nefs ve iradeden bahsetmesini bir kenara koyacak olursak anatema çok da kötü değil esasında. Çevre felaketi ilkönce fakirleri vuracağına göre bu insanların besin, su, adalet gibi kavramlara nefis kontrolü sayesinde uzak durmayı öğrenmeleri faydalı.

Tao’ya göre ise çok başlılık ve çeşitlilik iyi birşey değil. Tek amaç, o yüce kudrete yakın olmak. İnsanın bir birey olduğunu hatırlatan herşeye karşı mücadele edilmeli.

Cadı Starhawk ise toplantıda konuşma yapacaklardan. Starhawk inanış olarak bir tanrıçaya tapıyor. Hadi oğul ile babayı bir kenara bırakalım. Holy Spirit ne diyecek buna?

Benim aklım bunları almıyor. Anlamaya çalıştıkça da batağa saplanıyorum. İyi niyetimle inanayım diyorum ama herhalde zeka seviyem ve bilgim yeterli gelmiyor. Ya da ”Onların kalbleri mühürlüdür” denildiği gibi, o sınıfa giriyorum.

Yine de bana sorarsanız siz bunlara ”hee – hii” deyin, geçin gidin.

Kulüp üyelerinden Herackles ile Lou Salome
geçen hafta Amsterdam’da buluşmuşlar. Space Cake, mayalanmış buğday, püf-püf… Canım çekti. Deep Purple ile de iyi giderdi . Mobil telefonda  MMS benzeri bir teknolojiye sahip olup, resim yerine mp3 için kullanabilseydik aşağıdaki parçayı Başpapazla Diyanet başkanı Ali Bardakoğlu’na gönderirdim.

I don’t mind just what you say
I never heard you, baby, never heard you anyway.
I don’t care what you do

……………………………

I don’t need you anymore,
I don’t want you, baby, hanging round my door.

Posta ile ilgili resim taraması yaparken Kyros Christian diye bir bebenin fotoğrafına rastladım. Konuyla çok alakası yok ama özellikle Anais ve Pucca istedi diye buraya koyuyorum. Bizim memlekette böylelerine kuzu eti derler…

Bookmark and Share

8 Yorum Postalanmış

deep 28 November 2008 at 21:30

Çok çeşitlilik iyidir. Hepsinin inanışı farklı. İnandıkları tanrılar farklı temel de aynı olsada. Bel ki biri tutturursa dünya kurtular :)

Aslın da bu açıdan bakmamak lazım bu olaylara. Sonuç olarak hiç bi boka yaramasa da sosyal mesaj var işin için de. “Bakın dünya eskisi gibi değil. Artık dinler arası diyolog war. Eskiden birbirimizi öldürüyorduk ama şimdi adam olduk” tarzı mesajlar. Çocuklara iyi örnek oluyorlar. Fazla kafa yormamak lazım böle şeylere.

Çocuğu görünce eski(eski dediğim 2 saat önce saç traşı oldum) saç stilim aklıma geldi. şimdi kısacık. insan biraz garip oluyor ve kafası üşüyor. Pişmanmıyım değilmiyim bilemiyorum. Ama Türkiye de gitmiyor böle şaçlar be.

Fenasi 28 November 2008 at 21:50

Şu mp3 fetvasına verdiğim linkdeki haberin yorumlarını da okuyun. Okuyucunun biri şöyle demiş,

”şarkı dinlemek dinimizce zaten uygun değil. musiki ile eskiden delileri tedavi ediyorlarmış.”

Tatlı Dillim 28 November 2008 at 22:25

şekerim öncelikle merhaba :)

kızma darılma gücenme ama sana darıldım biraz. eşcinsel bi hristiyanım ve dinle ilgili konuşmaktan gerçekten nefret ediyorum. ama diye devam edeceği çok belli sözümde şunu belirtmek isterim, baba oğul kutsal ruh üç tanrı değil, tek tanrının üç farklı yönü ki bu 99 sıfata çok az da olsa benzerlik gösterbilir anlaman açısından ama elbette çok farklı, zaten asla islamla kıyaslamam yapmam. canım haklısın böyle bir toplantı zaten garip ve anlaşılmaz, ne niyetle yapıldığı da önemsiz bence. gereksiz görünen bu yazıyla umarım canını sıkmamışımdır. şunu da belirteyim biz de ara sıra hristiyanlıkla ilgili espriler yaparız ama işte ne bileyim, umarım birazcık anlaşılabilmişimdir. kesinlikle çok kırıcı bir yazı değildi ama sanırım ben saat 23 bilmem kaç itibariyle kırıldım sanırım, idare et işte
ayh ilk yorumumda yazıdğıma bak umarım hıı?? diye geçiştirirsin. iyi ki varsın diyerek bitirsem tatlı bitirmiş olur muyum :)

deep 28 November 2008 at 23:15

Haber yorumları ayrı bir klasman zaten. Konuyla alakasız 3. sınıf çocuğu ağzıyla yorum yapıyorlar. “İnternete ücret karşılığı bağlanıyorsak her türlü materyali indirmemiz normaldir” Gülermisin ağlar mısın. Ya beyin yok ya da gerçekten 3. sınıf çocuğu.

Korsan konusun da fikrimse şu; Bir tarafta 15 liraya satılan bir film. Diğer tarafta 2 liraya satılan. İkiside aynı film. Şimdi ben enayimiyim 2 liralık dururken 15 liralığı alıcak. Emeğe saygı maygı demeyin şimdi. A.satim insanlar günlük 15-20 liraya çalışırken gidip bir film/albüme 10-15 lira para vermez. İndirin kardeşim korsan fiyatına sürümden kazanın.

buzcevheri 29 November 2008 at 00:22

Diyanet fetvası da komikmiş.Türk Delekom’un parmağı vardır kesin. Eee video ve müzik indirme platformu falan kurdular ya. =) Lavuk oğlu lavuklar. Sonra Diyanet falan nedir yahu? Laik denilen bir ülkede devletin dini kurumu olur muymuş? Bir de ilginçtir dünyadaki tek dinsiz ülke Türkiye’dir. Aman neyse ben buraya kafa dağıtmaya geliyorum, girmeyeyim böyle mevzulara.

Tanıdığım konuştuğum çok gay arkadaş var. Görseldeki eleman da hemen belli ediyor kendini. Yahu neden bütün gayler bu tarz pozlar verir onu anlamam. Bir de bunların “lubunya dili” denen kendi aralarında konuştukları argo bir dil var ki evlere şenliktir. Gay bir arkadaş kız arkadaşımın yanında gelmiş “similya but” falan diyor dedim ne diyor bu? Bir de şen kahkahalar atıyor anlamadıkça. Sonra kendi aralarında “En K” benim diye tartışmaları evlere şenlik. En kaliteli Gay benim anlamında yanlış olmasın. Neyse böyle de bilgilendirici bir yorum oldu ha. Merak edenler lubunya diline şuradan bakabilirler.

Similya: penis
But: büyük

larry 29 November 2008 at 00:25

Ya Fenasi, neden deşiyorsun bu konularıda gaza getiriyorsun bizleri. Bugün Cuma, bul 2 gacı git Opera Bar’da takıl yahu allah allah ……..Son dönemde arttı bu dinler birliği tarzı laflar ve toplantılar. Söylemek istediğim -kusmak istediğim diyelim- çok şey var, gözümden yaş gelene kadar bademciği kaşıyacağım ( Bu eylemin telif hakkı PuCCa’ya aittir, o sebeple credit:PuCCa )
Uyuyorsak ve uyanmaya vaktimiz yoksa bunu kendisine görev edinen akil insanlardan biridir benim için Doğu Perinçek ve paranoyaları, Nostradamus’un günümüz versiyonu birisidir benim için. Ruhban sınıfı taifesi toplanınca altında bir bit yeniği aranması gerektiğini ondan öğrendim. Ekümenik sıfatı almak için kıçını yırtan, nur yüzlü Bartholomeos amcanın neden kıçını yırttığını öğrendiğim günden beri de trafiğin sıkıştığı anlarda ( 6 yıl önce başladı bende tavsiye ederim.) düşünmeye başladım. Vardığım realite özetle ayakta durma ve varlığını idame çabası. Misal senin yazdığın o iklim toplantısının ardında yatan esas ve bence kötü niyetli amaç
- “Bakın biz burdayız, sizin dert ettiğiniz konular bizi de geriyor ”
dan başka birşey gütmüyor. Neden ? , çünki güç kaybettiklerinin farkındalar ve biraz daha boşlarlarsa iyicene ipin ucunun kaçacağının farkında olmayacak kadar aptal da değiller. Ha işin içine Budist-cadı ekleyerek olayın farkında olanları aldatmaya veya ben işi uzattığımda bana
-” Öyle deme Larry bak Budist ve cadı da aldık, buna ne diyeceksin ha ? ha? ha? ha? cevap ver ha?”
diyerek bana
- harbiden ya bunlarda var , yoksa gerçekten iklim değişikliğiyle mi kafayı bozmuş bunlar ?!?!?!
dedirtmek istiyorlar.
İnadım inat, nur yüzlü Bartholomeos amca veya şer yüzlü Benedict amca ve ordularına diyeceğim şu :
- Elbet , siz de farkındasınız size gönülden bağlı milyarlar olduğunun ve daha çoğunu kandırmak isteme hakkınız da var AMMA bu AMMA önemli işte; !ötünüz yemiyor artık benim gibi insanları engizisyonlarda öldürmeye, her şeye rağmen beni bulmak isteseniz ve Allah’a sorsanız yerimi o bile bulamaz benim ip’mi. Bir de herkese hoşgörü göstermeniz gerektiği öğretilmiyor mu size ?….Hadi canlarım hadi anca gidersiniz ….
Bu dangalaklarla ve dangalaklarıyla ilgili yazmanın sonu yok, başkalarının yorumlarına da yer kalsın bu kadar kusmak yetti bana.

Fenasi 29 November 2008 at 02:52

@ Tatlı Dillim,
Takip edip bugüne kadar yorum yazmadığına göre bir yerde iyi bir şeye vesile olmuş.

İnsanların inançları konusunda hassas olduklarını biliyorum, kimseyi de inancı yüzünden rencide etmek istemem.

Ancak burada bana olabilecek en kötü şey birşeyleri yazarken onu, bunu kırıyor muyum diye düşünüp elimi korkak alıştırmam olur. Böyle bir emniyet sübabı, kendi kendime sansür kullanmak istemiyorum. Ama tabii ki seni üzdüğüm için üzüldüm.

Bir an duruşu değiştirip, homoseksüellik karşıtı birşey yazsam inandırıcılığımı yitirirdim gözünüzde zannedersem. Kendi içimde tutarlılığımı yitirmek olurdu bu.

Aynı şekilde bu postanın içeriği de iyi, kötü, yanlış veya doğru belirli bir düşünce yapısının ürünüdür. Ve bu düşünce kendi içinde çelişmiyor da… Tıpkı homoseksüelliğin aleyhinde bir yazının burada çıkma ihtimalinin düşük olması gibi.

Sırf bu konu tabu diye dokunmamazlık edemem. Kaldı ki tabunun ne olduğunu bilmediğimden bunu kaldırmak için ekstra bir çaba da göstermiyorum. Her konu, her şekliyle konuşulabilir, tartışılabilir ve uygulanabilir. Temel prensibim bu olduğu için ikirciklenmeler yaşamıyorum içimde. Elimi korkak alıştırtmayın benim…

Chucky 9 December 2008 at 02:16

ya abi napıcan aslında bilion mu ölünce o kalabalıkta gördün cennet tabelasını götüm götüm yanaşıcan. hepimiz kardeş diilmiyis a.k. :] neyse geik bi yana
yazıyı gerçekten çok beğendim. deep in söylediklerine katılıorum.

Yorum Postala