Büyük Göğüsler, Pornografi, Erkek Dergileri ve İnternet

Okuduğum blog yazarı bir kız arkadaştan saçma sapan bir soru, ”gerçekten göğüsler çok mu önemli, bu kadar abartacak ne var?”. Soruyu sormasının sebebi blogundaki göğüs üzerine yazdığı yazının ardından aldığı ziyaretçi sayısındaki hissedilir artış. Kısa bir cevap vermek bu soruya, işin kolayına kaçmak olur. Göğüslere seksüel anlamda aperatif olarak bakabiliriz.  İştah açmak için… Erkek milleti kalça, bacak gibi  bölgelerle de çok ilgili olsa da göğüsün ayrı bir yeri var.

Erkeğin içindeki ateşi çakan kibrit olabilir bazen bu süt bezleri. Çok ilkel bir yaklaşım gibi gelse bile göğüs dekoltesi bir kadının erkeğin çiftleşme güdüsüne karşı olumlu işaret vermesi olarak açıklanabilir. Kontra durum ise Avrupa ülkelerinde çoçuklu kadınların bir anda alışveriş merkezinde memelerini çıkarıp emzirmeye başlamalarıdır. Ancak toplum buna yazılı olmayan kurallarla tolerans gösterir. Tıpkı plajlardaki çıplak göğüslülere çoğumuzun bakmadığı gibi.


Feminist bir blog yazarı aklınca erkek dergilerini eleştirecek. Genç kızların bu tarz dergilere soyunmalarının iğrenç ve aşşağılayıcı olduğunu  ifade etmiş.

- Kocaman silikon göğüsler 18 yaşındaki kızlara hiç yakışmıyor…18 yaşında ve güzel olmak varken erkeklere seksi  görünmek için bunları yapmaya değer mi?

Bir kere şunu söylemekte fayda var, seksiliğin göğüs büyüklüğüyle hiçbir alakası yok. Büyük göğüslü kadınların daha fazla seksapelliği var demek koca bir yalan olur. Bir takım insanlar için böyle olduğu doğrudur ancak genelleme kesinlikle yapılamaz. Çoğu insan için boyutlarından ötürü formu, biçimi önemlidir. Varsa eğer yalnızca büyük göğüslerden hoşlanan, bunu bir fetiş olarak görmek daha doğru olur.

Tabii kabul etmek lazım ki büyük göğüs, porno branşında norm haline gelmiştir bugün. En azından Avrupa ve Amerikan yapımlarında bu böyledir. Porno branşı sürekli kendini tekrar ederek bir çıkmazın içine girmiş bulunmakta benim görüşüme göre. Neyin satıp neyin satmadığını bilemez bir durumda branşın geneli. Artık eski paraları kazanmak mümkün değil birkaç istisna dışında.

Tipik bir porno filimde veya herhangi bir erkek dergisinde kızlar hep birbirinin aynı görünüş açısından. Kocaman silikon göğüsler, traşlanmış kukular…Bu kısır döngüyü kırabilecek mekanizmalar maalesef mevcut değil batı dünyasında. Ahlak ve toplum kurallarının baskısında porno tüketicileri yazık ki gizlenmek zorunda. DVD kiralama yerlerinde en köşeye gürünmesin diye koyulan erotik dvd’ler, gazeteciden alırken kapağını göstermeyecek şekilde naylon poşete koyulan dergiler. Dolayısıyla serbest piyasa ekonomisinin nimetlerinden sürekli ürünü geliştirme ve üreticinin tüketiciyle kurduğu yakın ilişkiye bu branş sahip değil.

En son geçen yaz aldım Arena adlı bir erkek dergisi, sırf bu sektörün hangi seviyede olduğuna bakmak için. Kim alır bu dergileri bilmem. Yıl 2008 lütfen!!! Artık pono tüketicisi tamamen internete yönelmiş. Çünkü internet o kadar demokratik ki. Herkesin zevkine göre bir site var. Dikkat edenler bileceklerdir, trend tamamen tüketicinin kendi ürettiği materyali başkalarıyla paylaşmasına kaymakta. Komşunun, senin ürettiğin fotoğraflar, filimler revaçta. Hangi erkek dergisi sana bu imkanı verebiliyor.

Artık yeni nesilin erkek magazinleri var internette. Bunlar Playboy, Maxim veya Arena adını taşımıyor. Onların yerine Graphis, Met-Art, Suicide Girls, 88square var. Bunlara yarınki yazımda değineceğim.


Technorati Tags: , , , ,

Bookmark and Share

5 Yorum Postalanmış

Detharmonic January 26, 2008 at 10:09 am

Beğeni simetri ile ilgilidir, sadece göğüs büyüklüğü ile değil. Kalça bel oranı erkeklerin en çok dikkat ettiği hadisedir. Budur!

Ek olarak hiç sevmem kocaman meme.

ekubio January 27, 2008 at 6:17 am

2.videodaki hatunun göğüsler güzelmiş :) Fazla kocamanı iyi değil bea

analcholic June 12, 2009 at 5:28 pm

Meme boyutunu kadınlar erkeklerden daha çok takıyor kafalarına bence. Bir anket yapılsa Türk erkekleri arasında, %99 oranında boyutu önemli değil yeterki versin bir kere diye bir sonuç çıkacağına da eminim, nefes alsın yeter mottomuzdur.

oflee January 7, 2010 at 7:42 pm

Kusura bakmayın ama öyle tahta gibi memelerden de ben hoşlanmıyorum. Fakat iyice towers (kuleler) şeklinde olanlardan da hiç haz almıyorum. Bir kere meme dediğin avuç içini dolduracak boşluk bırakmıyacak sarkık olmayacak dolgun olacak altına kalem sıkışmayacak.

Büyüklere karşıyım demiştim ama Gianna Michaels, Carmella Bing ve Kristi Klenot bu karşılığın dışında onlara bayılıyorum.

jalabe February 5, 2010 at 8:05 pm

bence en güzeli sade oluşu yani kendin olması hiç oynanmamış tabi birazda bakımlı olması ben şayet öle olmasını isterim

Yorum Postala

Additional comments powered by BackType