Bloglar Gezisi Sürüyor

2009-02-04 - 14 Yorum Magazin, Moda

Blog camiasını yakından tanımadaki eksikliğimi gidermek üzere yaptığım ve gelişigüzel olan bu geziden edindiğim izlenimleri sizlerle paylaşmak istiyorum. Son attığım Trevor Brown ve din konulu iki posta bir hayli ağır gelmiş olabilir, şöyle bir camı açıp havalandırmak lazım geliyor ortamı.

Kendi başıma olsam yine beceremezdim, nerden başlayayım, nerelere gideyim?… İyi ki içinizden biri var, sürekli beni blog adresleri ile besliyor. ”Al bak şu var” veya ”bu kız tam sana göre’‘ diyerek bana gönderdiği linkler işimi kolaylaştırdı. İçlerinden çok azını da kendim keşfettim tabii ki.

Bir kere herşeyden önce eleştirici olmadığımı belirteyim. Kendi kendime yapıyorum tabii ki bir eleştirisinin bu blogların. Ama burada sanki bir otoriteymişim gibi vıdı vıdı yapmam çocukça olur. Hatırlıyorum, müzikle uğraştığım, guruplarla beraber çaldığım ilk yıllarda barlara, konserlere gider, kollarımızı göğsümüze kavuşturarak sahnedeki gurubu izlerdik. Amacımız eğlenerek vakit geçirmekten çok, sahnedeki gitaristin, davulcunun yaptığı sıçışları eleştirsel bir gözle değerlendirip, yeri geldiğinde onlarla acımasızca alay etmekti. Düşünüyorum da çok aptalca ve gereksizce bir davranışmış. Haa içimdeki kötü ve gıcık olan tarafım hala yapıyor bunu. Çok zorda kalmadıkça o karakteri ortaya çıkarmayayım diyorum.

Ayrıca elitist olmaya da gerek yok. Herkesin ihtiyacı, beğenisi farklı. Başka bir deyişle ”her popoya göre pipi var”. Yoksa şu satırların da okuyanı var;

Bu benim 2. alyansım. Evlenirken ince klasik alyans almıştım eşimin ısrarı üzere süslü bir şey takamam dediler beyfendi.1. evlilik yıl dönümümüzde Bvlgari alyasla değiştirdik. Ben 3 yıldır çok severek kullanıyorum .Hiç rahatsızlık hissetmiyorum.

Ama ben devasa avize küpelerle uyuyan bir tipim.hiç bir şeyden rahatsız olmam üstelik bu güzellik için olacaksa. Ama eşim 2 hafta sonra götürüp değiştirdi.Rahatsız oldu.Şuanda zaten artık hiç alyans takmıyor. Ama ben çok seviyorum alyansımı

Bloglar illa politika, müzik, şiir, film, cinsellik veya PHP kodları üzerine olmak zorunda değil. Aksine böylesine gündelik, ev hanımının karalama defteri tarzında bloglar da olmalı… Çünkü popo/pipi ilişkisinden ötürü bunlar da bir ihtiyacı karşılıyor.

Şöyle ki, çok beğenerek eve aldığım espresso makinamda binbir değişik kahve çeşitleriyle yaptığım Latte veya capuccinolar tabii sofistike bir zevkin sonucu. Hatta bir kahve çeşidi var. Afrika mı, Güney Amerika mı ne, oradaki bir maymunun özel bir ağacın tepesinde yediği yaprakları midesinde öğütüp, dışkı olarak aşağı düşürmesinden sonra, bunların toplanarak yine çok özel bir kahve çeşidiyle karışımından elde edilen ve kilosu birkaç yüz euro’yu bulan bir kahve de var. Daha sofistike olamazsın yani… Ancak gelgör ki bazen ”instant coffe” dediğimiz ve sıcak suyla direk olarak tozunu karıştırarak içtiğimiz kahvenin dahi ayrı bir keyfi ve lezzeti var. Eğer instant coffe üzerine bir blog olsaydı emin olun takip ederdim. O sebeple…

Sinirlendim ben estetik filan yaptırmadım herkez aynı şeyi söylüyor ama bende estetik yok dedim.

Yaaa bu doktorlar estetikli buruna nasıl anlamıyorlar şaşırıyorum.

gibi blog postaları da her türlü insana hitap edebilir. Belki Atom Enerjisi Kurumu’nda daire başkanı olup, eve gelince bu tarz bir blogda günün stresini ve yorgunluğunu atıyorsunuz, ne bileyim…

Bir de kinky ve radikal feminist Eva‘mız var. Aramızdan biri O… Bazen yorumlarını okuyoruz burada. Amsterdam’dan geisha balls, kırbaç, jartiyer, çiftli dildo almasının da ötesinde bas gitar çalması, ve belki de en ilginci Bombay, Brüksel, Graz gibi şehirlerden edindiği izlenimleri paylaşması blogunu cidden takip etmeye değer kılıyor. Blogunun sağ üst kısmından O’na isterseniz sahip olabiliyorsunuz, isterseniz de kölesi oluyorsunuz…

Kadınların modayı yakından takip edip bu konuya özel önem vermesi ilk başta erkeklere gıcık bir durum gibi gelse de, durup düşündüğümüz zaman bize birbirinden güzel ve seksi kıyafet/aksesuarlarla arz-ı endam eyleyen bu melaikelere gereken toleransı göstermemiz gerektiğini düşünüyorum. Moda blogları İsveç’de de çok popüler hatunlar arasında. O yüzden Nil’in blogu bana çok da yabancı gelmedi. Kategorisinde bence çok başarılı, biraz üzerine düşerse iyi paralar kazanacak potansiyel var hatunda. Bana blog tavsiyesi yapan hatundan buldum bu adresi. Bir baktım hafif bir Sasha Grey silueti var Nil’de. Bunu da yorum olarak düştüm bloguna zaten.

Nil’in blogunda yaptığım başka bir buluş ise Melissa. ”The life and style of a 21-year old girl who loves food, fashion, drinking, writing… sex and coffee.” diye bir profil yapmış Melissa kendine. Eeee özelliği ne hatunun diyecek olursanız… Yok bir özelliği, asyalı olmasından öte… Müsaadenizle o kadar iltimas geçeyim, zkinin doğrultusuna giden klasik bir erkek olarak…

they have tighter pussies? – they’ll submit to being tied up and beaten black’n’blue?

diyerek reçeteyi yazmıştı Trevor Brown, hatırlarsanız… İşte benim süslü şırfıntım...

Bitirirken Editor’s Choice tadında, kendi keşfim olan, özellikle de kadın ve homoseksüel okurlar için seçtiğim oldukça niş bir blog tanıtmak istiyorum. Ben çok beğendim, okunacak o kadar şey var ki. İngilizce olan bu blogun ismi, Chirayliq…

Chirayliq is the Uighur word for ‘handsome, pretty, beautiful, attractive’. This blog concerns itself with the handsomeness of Central Asian men, and not only. From the Black Sea to Kamchatka, from the Kara Sea to Himalaya, this is a gallery celebrating the rugged charm of the men from the steppes, mountains, deserts and taigas.

Bir blogun tanıtımı da bu kadar güzel yapılır yani…Blog, Tinet ve Ainur adında iki kızkardeş tarafından yazılıyor. Etnik kökenleri ve kendileri hakkında kısa tanıtıcı bilgi, blogun neden bu kadar başarılı olduğunun da bir göstergesi.

Tinet – after many years of studying not least the Russian language and the cultural history of Russia, the Soviet Union and the Middle East, she has moved to one of the many cities of her dreams (Berlin, Germany) and works as a gun for hire for various publishing companies with typesetting, graphic design, translating and writing, besides drawing comics about funny Russians. She dreams of making big fat richly illustrated coffee table books about the images of Central Asian, Caucasian or Russian men from a cultural historic angle.

Ainur – Ph.D. Candidate of History at the University of Lund, Sweden, who in her research has focused on nationalism, identity and stereotypes, mainly in the context of Finnish views on Swedes. She also draws historically correct comics about the Jazz age in the 1920′s, which also deal with nationalism, identity and stereotypes, in a quite entertaining way.

Tinet and Ainur are sisters, and their ethnic background is as follows: 62.5% Finnish, 25% Mishär Tatar, 12.5% Kale (‘Finnish Gypsy’).

Ne duruyorsunuz? Marş marş!!! CHIRAYLIQ.BLOGSPOT.COM

Bookmark and Share

14 Yorum Postalanmış

SelçukDOLAPCI February 4, 2009 at 4:05 am

“Bloglar illa politika, müzik, şiir, film, cinsellik veya PHP kodları üzerine olmak zorunda değil. Aksine böylesine gündelik, ev hanımının karalama defteri tarzında bloglar da olmalı…”

tamamen katılıyorum… gelişi güzel blog turundan biraz tembellik yaparak faydalandım ama sorun olmaz sanırım.

PuCCa February 4, 2009 at 5:41 am

ahaha rica ederim fenasicim.. dersini iyi çalışmışsın :ppP

gwen + cats February 4, 2009 at 10:47 am

ah ah yine birkaç blog kapanacak senin yüzünden. ortada üstü kapalı bir iltifat(!) dahi olsa söz konusu iltifatı yönelten sen olduğun için alınıyor insanlar. sonuçta blogu açınca meme var, popo var, sex yazıyor alenen…

Besim Dönmez February 4, 2009 at 11:09 am

Verdiğin blog önerileri iyi alternatif gezindiğim blogosfer açısından.
Özellikle müstesnaişler ve çıraylıq’ı ilginç buldum.
5posta’yı iyi bir alternatif olarak işaretlemeliyim tabi :8

Fenasi February 4, 2009 at 1:23 pm

Çok ilginç şeyler oldu bugün… Çıraylıq’ın linkini Twitter’in değişik bir İsveçli versiyonu olan bloggy’de verdim bugün, ”klasik erkek tipinden bıkan kadınlar için” başlığı ile.

Bayağı yorum geldi, ilk defa mesajlaştığım insanlar yorum gönderdi. İçlerinden bir tanesi üşenmemiş Ainur’un çalışmalarını araştırmış internette. Bu linkleri bulup benim mesajımın altında postaladı. Çok ilginç, buyrun bakın…

http://historia.ainurin.net/
http://goldenbirdsings.blogspot.com

Aynurcuk da Lund’da oturuyormuş. Acaba???? Hatta …..
Abla, kardeş beraber, aynı anda???

Fenasi February 4, 2009 at 1:40 pm

Ainur’un İlk linkindeki bu postaya yorumlarıyla özellikle bakın.

http://historia.ainurin.net/2009/01/16/katibim/#comments

”Katibim”in Eartha Kitt versiyonunu mutlaka dinleyin. Yabancı gözüyle Türkiye’nin tadına doyum olmuyor.

İnternet dediğimiz bu sosyal araç kuşkusuz insanlık tarihinin en büyük buluşlarından biri. Nereden girdik, nereden çıktık, nerede bitecek bu bilinmez…

Larry February 4, 2009 at 1:44 pm

Ne menem bir hal almış bu blog olayı meğer. PuCCa Günlük hariç uzun upuzun yazan yok. O ne ya bir ayak kokusu uğruna yazmışta yazmış. Bakalım nereye kadar inat edeceğim senin ve PuCCa’nın harici düzenli takip etmeye. Şubat geldi nerde kaldı senin sosyal tesis ?

Besim Dönmez February 4, 2009 at 1:45 pm

Ben açıkçası etkilendim ablalardan. Fiziksel olarak olmasa da yazdıkları epey ilginç ve içi dolu hayat vaziyetleri..

PuCCa February 4, 2009 at 4:24 pm

yaa evet fenasi aç artık şu şeyini.. valla param bitti, sosyal hayatımda bitti..
klubunu açta bir havamızı bulalım beybi..
yaa benim kadar uzun yazan yok larry bey ama benim kadar da izleyicisi olan yok naber :P pP

Fenasi K. February 4, 2009 at 6:38 pm

@ Gwen + cats,
Kimin açıp kimin kapatacağını bilemiyorsun. Aşk ve nefret arasında, ”rock n’ roll rebel” olmak ile çeyiz insanı olmak arasında bu kadar ince bir çizgi varken blogosfer sürprizlere gebe… Kapatanlar açarlar da aynı zamanda. Açmayanlar aranmaz, herkesin yeri dolar…

@ Pucca ve Larry
Sosyal kulübü sanayiye verdim yapılıyor. Çok yakında…

gwen + cats February 4, 2009 at 6:48 pm

ben uzun yazamıyorum ya. yazsam da okuyan yok zaten. aç kapa artema yapsam bi halta yarar mı? (6)

eva February 5, 2009 at 8:07 am

Lund’da bir arkadaşım var çağırıp duruyor, ne zamandır gitmedim İsveç’e, hatunlar hoşuma gittim, arkadaş olasım geldi, ama arkadaşlarımla sevişmeyi çok seviyorum ben ya, ehehehe:)

eva February 5, 2009 at 8:09 am

bu arada mersi Fenasi Bey, dur bak yeni açılıyorum, daha neler yazacağım. Pucca da bir numara bence, hastasıyım:)
Aklımda bir soru işareti var yalnız, aynı gazetede çalışmış olabilir miyiz acaba diye???

kelebek September 23, 2010 at 8:00 am

biraz kararsızım.

Yorum Postala

Additional comments powered by BackType