Birilerinin Suratına Tükürmek Lazım Ama…

Biraz iddialı bir söylem olacak bazılarınız için ama, din kavramının hayatımdaki karşılığının müzik olduğunu söyleyebilirim. O derece titizim bu konuda. Bu kadar üzerine düştüğüm bir konuda çoktandır da merak ediyorum günümüzde yapılan müzik neden bu kadar kalitesiz, 5 para etmez, boktan diye…

Yüzeysel bakacak olursak 60 ların ve ya 70 lerin müziği günümüzün pop müziğinin atası diyebiliriz. Şarkıların beste formatlarına baktığımızda esasında çok fazla bir farklılık yok. Bunun üzerine günümüz müzisyenlerinin daha teknik, daha eğitimli olduklarını düşünürsek ortaya daha kaliteli yapıtların çıkması gerekmiyor mu? Görünen tam tersi…

Bu kalitesizliğin en baş etmenlerinden biri prodüksüyon. Eldeki tüm tekniği sonun kadar kullanmak istiyor pop müzik endüstrisi. 32 kanal stüdyo ile kaydediliyorsa parçalar tüm kanallar kullanılacak, 6 gitar miksaja girecek, 8 kanal vurmalı çalgılar… Dinlerken üzerimizden tren geçiyormuş hissine kapılmamak mümkün değil.

Tabii tek suçlu prodüksüyon da değil. Her iş alanında olduğu gibi müzikte de sahtekarlık almış başını yürümüş. Kıçın, başın oynasın yeter, iki meme salla, bir de botox çektir ya da karın kası çalış… Aradaki farkı en iyi Hendrix‘i, Paul Simon‘ı ve benzerlerini dinlerken anlayabiliyoruz. Bir anda dank ediyor insanın kafasına… Herkes yaptığı işe hile karıştırıyor, ama onlar değil… Bu kadar basit yani…

Sahtekar olmayanların yapıtları sahne ışıkları, karın kasları, silikon memeler ve arkada 35 kişilik dans gurubu olmadan da insanları etkileyebiliyor. Bir gitar, bir de ses… Tüm gerekli olan bu.

Binlerce defa duyduğunuz bir parçayı, bir de dünyanın ucundaki, bucağındaki sokak müzisyenlerinden dinleyin. Mü-Yap ın veya RIIA nın kanatları altında olmayan, yaptıkları işe telif hakkı istemeyen, müzik icra eden insanlardan bahsediyorum. Sonra kalite karşılaştırmasını kendiniz yaparsınız. Söz konusu parça 1961 de Ben E. King tarafından bestelenmiş. Proje için PlayingForChange‘ a teşekkürler…

Playing For Change Song Around the World – Stand By Me
Uploaded by monsta2d

Bookmark and Share

13 Yorum Postalanmış

Fenasi December 29, 2008 at 4:48 pm

Buraya yazmaya utanmış Toz… ”Seyredince boğazıma birşeyler düğümlendi, çok duygulandım” dedi.

Keza ben de öyle…

Larry December 29, 2008 at 4:55 pm

Kendinle çelişiyorsun Fenasi. Habire savunduğun internetin suçu bu…. Eskiden plağa,kasete,hatta son son CD’ye para verirdik. Kaliteli olana yatırım niye, ne gerek uğraşıp didinmeye, kullanır tabiki teknolojinin herbir nimetini, nasılsa ne yapsan 2 gün sonra mp3 olarak birileri dinleyecek.Ne yaman çelişki bu yahu !.

Fenasi December 29, 2008 at 5:41 pm

@ larry

Anlamadım…

Goddess Artemis December 29, 2008 at 10:14 pm

İşte bu yüzden bloğumun sağ tarafındaki kolonda “Oldies But Goldies” adlı bir köşe var. Bu nedenle, bir sürü podcast yayımladım. İnsanların eski ve iyi olanların değerini anımsamalarını istediğimden.

toz December 30, 2008 at 6:05 pm

gafil avlandım. neden boğazım düğümlendi söyliyeyim.

şuraya bi günün pozisyonu, porno tavsiyeler ve akıl fikirler bulurum diye girdim, aman allahım, en sefil bar gruplarının bile artık söylemediği ropromantik zırıl zırıl bir stand by me!!
libidomuzu tetikleyen fenasi mum ışığı kırmızı gül adamı mı oldu nedir diye korktum.

yine de çok güzel söylüyorlar yahu. bak yine boğazım şey oldu…

Fenasi December 30, 2008 at 6:32 pm

Yahu tabii Toz,
Bilgisayarda gözüküyor 85 GB müzik, bir de taşınabilir diskte var 120 GB kadar. Stand by me yok aralarında bunların.
Yalnız burada olay farklı… Tabii ki kırmızı gül adamı olmadı Fenasi… Çok yaşa emi…

Yorumunun son cümlesi işte, odur olay…

gerard December 30, 2008 at 11:40 pm

ortak bu şarkıyı internetten indirmek mümkün müdür? sırf bu şarkı ve bu klip için para vermeye de razıyım:D

Fenasi December 30, 2008 at 11:50 pm

Gerard,

Firefox da ”Add On” da Download Helper diye bir zımbırtı var. Onu kur, sonra videoyu buradan veya Dailymotion’dan çalıştır. Bir yandan çalışırken öbür yandan videoyu indir.

Bu parçanın orjinali veya versiyonları için de Toz ablana rica edeceksin. Kendisinde külliyatı var…O sana bir CD ye yakacak, Larry de copyright ski çiğnerek yakılmış bu CD yi sana kurye olarak yetiştirecek.

Mutlu dinlemeler…

toz December 31, 2008 at 2:10 am

fenasi,
devamında ne var? ahtapotlarla zikişen japonların yanına some where over the rainbow, deep throat görselinin kenarına aint no sunshine mu?
yoksa bu, 31i emmanueller, bo derekli bolerolar eşliğinde keşfetmiş bir kuşağın saklayamadığı romantik yaklaşımları mı?

toz January 2, 2009 at 7:44 pm

sayın cem akkılıç,
sen… sen…bir betonkafasın.
evet evet, bi betonkafa.

bak ne diyeceğim; savaşa gitsene sen. sayfana geren kurmay’ın logosunu yapıştırmısın hazır. hem şiddete bahanen olur, saldırganlık dürtülerinin nette fışkırtmazsın.

dilekçe yazıyor musun cem betonkafa? savcılık? türk ordusu? canım laikler?? sevgili atatürk? burda çok fena insanlar var, kapatın onları… ha haa

toz January 2, 2009 at 8:02 pm

sayın savcılarım, canım ordum, sevgili atatürk,

burda beş posta diye çok ahlaksız bi site var.
ayıp ayıp şeyler söyledikleri yetmez gibi atatürkümüze laf bile ediyorlar, tövbe tövbe.
ben de günde 15 posta girip bakıyorum. bu ırz düşkünleri cahiller ne yapıyor diye bakıyorum, vallahi 31 amaçlı değil..
hemen kapatın burayı. imza kampanyası ve osuruktan protesto düzenleyelim. başörtüsünden, akeğpe den bile daha tehlikeli bu siteyi ve utanmaz yazarlarını durduralım paşam.
saygılar.

Fenasi January 2, 2009 at 9:11 pm

Cem,

Daha önce de yazdım. Bugüne kadar hiçbir yoruma sansür koyma gibi bir hareketin içinde olmadım. Fakat alakasız postaların altına alakasız yorumlar attığın için son yorumunu yayınlamadım.

Ayrıca yayınlanmayan yorumunun altına eklediğin bir blogun linkinden ve yazdıklarından kendi bloglarının tanıtımını yapma isteğin olduğu hissine kapıldım.

İnan ki emek verdiğin bloglarına ve inandığın fikirlerine yapabileceğin en büyük kötülük şurada böyle bir tarz ve davranışın içinde olman. İyi bir reklam olmazdı senin adına o yorumu yayınlamak. Biraz sakinleşirsen sen de böyle olduğunu göreceksin.

Şikayet ve kapattırma konusuna gelince;
Bir suç unsuru taşıdığını zannetmiyorum blogun. Konuyu yasalar, ahlak, din veya Atatürk’ün ötesinde, yalnız ve yalnız herkesin fikir ve düşüncesini özgürce yayma, insanların da bir takım fikir, düşünce ve enformasyona sansüre uğramadan ulaşması ilkesiyle baktığım için bunun dışındaki düşünceyi de anlamam mümkün değil.

Şunu söyleyebilirim, bundan 80 yıl önce hilafeti kaldırıp, cumhuriyeti kurabilen, kadına seçme ve seçilme hakkını veren zihniyet 80 yıl sonra burayı kapatmaya çalışanları bünyesinde barındırmazdı.

Sakin ol, fikirlerini kavgayla değil, insanlarla konuşarak yayabilirsin.

Bundan sonra yapacağın diğer konularla ilgili (blog postaları) her türlü aklıbaşında yorumu benim fikrime zıt da olsa yayınlayacağımın garantisini verebilirim. Tıpkı diğer okurlara verdiğim gibi. Aksi takdirde benim evimde benim misafirlerime küfreden insanlara müsamaha göstermeyeceğimi çok açık ve net olarak belirteyim.

Diğer okurlar da bir süre bu konuda kendilerini tutup yorum yazmasalar iyi olur. Bu son söz olsun….

Not: Bundan sonra tüm yorumlar onaydan geçiyor. Kırıcı, aşşağılayıcı, mantıksız her türlü yorumu siliyorum…

Fenasi K. January 2, 2009 at 9:35 pm

İş biraz komik hal almaya başladı… Ama cevap hakkını kullan tabii

1- Pucca ve Gerrard’ın ayrı insanlar olduğunun garantisini veririm.

2- Senin blogunun ve kitapların yorumunu yapan Gerard değil bendim. Herhalde o hırsla okurken yanlış algıladın.

Orada demek istediğim, kendince canla başla birşeyler yapmaya çalışan Cem Akkılıç bütün kredisini niye gidip başka yerlerde ona buna laf giydirmeye çalışarak yitiriyor…

Neyse pek önemli değil… Ama biraz daha uzatırsan cidden artık kabak tadı verecek.

Bak bu postada adamın biri orjinal bir projeye imza atmış. Boktan bir parça yetenekli sokak müzisyenleri tarafından dünyanın dört bir yanında seslendirilmiş. Ben yalnızca bunu anlatan bir posta attım. Şu altında tartışılanlara bak!!!

Tamam artık…

Yorum Postala

Additional comments powered by BackType