Baktın Kurtuluş Yok, Zevk Almaya Bakacaksın

2009-04-28 - 20 Yorum Ivır Zıvır

Eğer bu blog çok odalı bir köşk olsaydı, sürekli kapıların çarptığı, penceredeki tüllerin rüzgarla oynadığı, kötü ruhların usanmadan içerde cirit attığı odası, tecavüz ile ilgili şu posta olurdu. Postanın içeriğinden değil bu. Bir Türk sineması klasiği olan Müjde Ar‘ın kafasının taksinin camına sıkıştırılarak arkadan düzüldüğü video ile Fransız filmi Irréversible daki 9 dakikalık, gerçekçi tecavüz sahnelerinin bulunduğu bu postanın kötü ruhlar tarafından ele geçirilmesiyle alakası yok.

O postayı lanetli kılan oraya düşen ziyaretçiler… Hiçbir kontrolüm yok üzerlerinde. Attıkları can sıkıcı yorumları yayınlamamaktan başka silahım yok. İki türlü pislik insan tipi geliyor oraya. Bunlar ilk defa ziyaretçi olanlar bloga. Birinci grup, google da ”tecavüz”, zorla seks”, ”zorla sikiş” arayarak geliyor. Daha sonra ”off ne güzel sikiyor”, ”ben de böyle siktim” tarzı yorumlar atıyorlar.

İkinci grup yine aynı arama kelimeleri ile geliyor, ama yorum olarak ”sizde Allah korkusu yok mu? Ne biçim müslümansınız?” diye yorum bırakıyorlar. Sanki Monica Belluci ile Müjde Ar‘ı ben düzdüm zorla, blogun sahibi olarak…

Tecavüz hassas konu, erkek olarak çok iyi anlamak mümkün değil gibi. Hani başka çaren yoksa zevk al diyorlar ya… Başıma da gelmedi ama, benim izleyeceğim yol o olurdu. Tabii bu kağıt üzerinde böyle… O an geldiğinde nasıl tepki vereceğimden yine de çok emin değilim. Yine de perişan bir halde eve gelip, duşa girerek kendimi saatlerce ovalayacağımı, sonra da küvete yığılarak hıçkıra hıçkıra ağladığımı düşünemiyorum.

Edgar Degas – Interior Rape (1898)

Geçenlerde Türk basınına da düştü… Avrupa Birliği’ne üye ülkeler arasında yapılan bir araştırmada İsveç kişi başına düşen tecavüz sıralamasında birinci imiş. 100 bin sarı gacının 46 sı düzülüyormuş rızaları olmadan, bu memleketin sakin, sarı kafalı erkekleri tarafından. Sebepleri konusunda bazı teorileri ele almak istiyorum.

1. İsveçli çok alçakgönüllüdür görünüşte. Benim İngilizcem süperdir, nefis şiir yazarım, çok iyi futbol oynarım asla demez. Çok iyi olduğu bir konuda iltifat edin, ”ehh yok canım, idare ediyorum işte” der. Fakat ülkesinin dünyanın en iyi yaşanacak ülkesi olduğu konusunda da bir sabit fikri vardır. O yüzden bu araştırmanın sonuçlarını kimse iplemedi. Onlara göre dünyada vatandaşları hakkında en iyi istatistik tutan ülke İsveç olduğu için, tecavüz kayıtlarının ve istatistiklerinin çok detaylı ve gerçekçi olması sebebiyle bu araştırmada ilk sırayı aldıkları fikrini savunuyorlar. Yani diğer ülkeler iyi istatistik tutup, kayıtlara alamadığı için İsveç’in rakamları yüksek gmrünüyor. Dışardan bakan biri olarak bir nebze doğruluk payı olduğunu söyleyebilirim. Fakat başka faktörler de var..

2. 60 lı ve 70 li yıllarda özgür seksin kalesi olan İsveç’de sonraları feminist hareketin kuvvetlenmesi, sağlam bir lobi kurması ve neredeyse istisnasız meclisteki tüm partilerde kendi sözcülerini konuşlandırmaları ülkede bir takım değişiklikler yarattı.

Bilemiyorum çok mu avam bir düşünce ama, ülkede kerane olmaması, fuhuşun yasaklanması, bir takım kadın hakları savunucuları tarafından reklam panolarındaki bikinili mankenlere bile yoğun tepkiler gösterilmesi, bu reklamları veren şirketlerin ağır para cezalarına çarptırılması, caddelerde striptiz kulüplerinin reklamlarını yapmak üzere ışıklı tabelalarla dolaşan arabalara molotof kokteyli saldırıları gibi, bir yerde erkek nüfusunun duygularının zorla bastırılmasına karşı bir grup şiddete meyilli erkeğin tepkisi olarak da görmek mümkün bu tecavüz vakalarını.

3. Adını ve titrini kaçırdım televizyon programında, bir İngiliz araştırmacı kadının dediğine göre tecavüz vakaları kadın ve erkek eşitliğinin ileri düzeyde olduğu ülkelerde sıkça görülürmüş. Davranış bilimi bu tarz toplumlarda erkeğin patriyarkal düzeni koruma adına yaptığı bir hareket olarak tanımlıyor tecavüzü. Daha önce birkaç yerde daha duydum bunu. ‘‘Yok öyle birşey” denemeyecek kadar akla yakın… Kadın ve erkeğin toplumun her tabakasında en eşit olduğu ülkenin İsveç olduğu iddiasının altına imzamı atarım.

Pietro Da Cortona – The Rape of the Sabine Women (1627-29)

4. Ülkedeki kanunlar kadının yaptığı tecavüz ihbarında fazla sorguya suale gerek duymadan erkeği mahkum ediyor. Sistem tecavüze uğramanın utanılacak birşey olmadığı sinyalini çok açık verdiği için en ufak tacizden grup tecavüzlere kadar kadınlar toplumu arkalarında hissederek çekinmeden polise başvurabiliyor.

5. Muhakkak bu şikayetlerin, ihbarların büyük bir kısmı gerçek. Ancak adalet sistemi suça maruz kalana (sırf tecavüz değil, tüm şiddet suçlarına) ortak kasadan bir miktar para veriyor. Birkaç vakada bu para için uydurma tecavüz iddiasında bulunulduğu da ortaya çıktı. Bunun dışında kıskançlık ve biten ilişkiyi hazmedemeyen kadınların da elinde bir silah olarak bu kozu bulundurmaları tecavüz ihbarlarının artmasına sebep olabilir.

Bu son teoriyi destekleyecek bir mahkeme kayıdını geçeyim sizlere… 16 yaşındaki bir kız kalabalık bir açık hava partisinde tecavüze uğramış 3 erkek tarafından. Mahkemeden gelen ses kayıtları şöyle:

Sanık tarafının avukatı: Jonas ile niye yattın?
Kız: Onu seviyordum.
Sanık tarafının avukatı: Jonas’ın kardeşi Daniel ile niye yattın?
Kız: Çünkü çok tatlı bir çocuk
Sanık tarafının avukatı: Mikael ile niye yattın peki?
Kız: Çok iyi sevişiyor

Tabii bu herzaman olan birşey değil. Ama böyleleri de yok değil yani.

Tecavüz, fantezide kaldığı şekli ile ayrı bir yerde tabii. Benim şahsi fikrim, samimi olduğum kız arkadaşlarım ve edindiğim partnerlerden yola çıkarak söylüyorum, hiç de azımsanamayacak bir oranda kadınlarda zorla düzülme fantezisinin olduğu. Ama adı üzerinde fantezi bu. ”Ey sokaktaki adam, gel beni sik demiyor hiçbiri.” Hoş, zaten bir başka istatistik tecavüz vakalarının büyük oranda kadının önceden tanıdığı biri tarafından gerçekleştirildiğini kanıtlıyor.

Bookmark and Share

20 Yorum Postalanmış

Larry April 28, 2009 at 9:31 pm

Her ne kadar ciddi bir ton kullanmaya gayret etsen de , boru değil araştırıp yazdım edasını vermeye çalışsan da bu postayı yazarken çok eğlendiğine ve hatta kimi zaman kahkaha attığına , gelecek yorumları düşünüp düşünüp keyiflendiğine eminim. Yorumumu sonra yollarım.

Fenasi April 28, 2009 at 10:01 pm

Yok, bunu araştırmadım. Nesini araştırayım? Gazetede okudum, biraz tv ye baktım, gerisini kendi kafama göre salladım.

Larry, senin ruhun kötüymüş abi… Ne yorum gelecek buna? Sanki bilhassa milleti kaşıyorum gibiye getirmişsin. Njet…

Araştırmayı yapan gavur. Fenasi kerim Stockholm’den bildirdi…

cesetizleri April 28, 2009 at 10:10 pm

evet hassas konu. kadınların böyle fantezileri olduğu doğrudur ama psikolojik bir şey. itilip kakılmaya alışık olduğumuz için yumuşak dokunuşlar hoşumuza gitmiyor olabilir. illa zorla olacak bir şeyler.
ama bu fantezi işte.. işin güzel tarafı sevgilinle sıradan bir geceyi güzelleştirmekten ötesi yok.
Gerçek ise bambaşka.
Babasının tecavüzüne uğrayan insanlar var, nasıl hıçkıra hıçkıra ağlayıp banyoda kırklamazsın kendini.
Sıradan bir taciz vakasında bile mal gibi hissediyorsun kendini bildiğin mal. bir vajina iki memeden ibaretsin sen. Ruhun acıların keşfedilmemiş özelliklerin.. hiçbir şey umrunda değil bunu yapanın.
Sen sevgiline bile nazlanan sen, sevgilinin incitmekten korktuğu sen.
Bir arkadaşım önce tecavüz edildi sonra da aynı kişilerce öldürüldü küçüktü öldüğünde. Sevgilisiyle bile birlikte olmamıştı. Sevgilisinin bile incitmekten korktuğuydu.
Sevgilisi hala çeşitli intihar denemeleri yapmakta, sık sık sinir krizi geçirmekte. Hastaneden çıkmıyor adam.
Çok hassas bir konu, çok hem de..

Ege April 28, 2009 at 10:29 pm

Ilginc.

matara April 28, 2009 at 10:42 pm

“zorla sikiş” bunu google’a yazıp aratanlar var ya bravo. ilk gördüğümde gülmekten öldüm neyse benim aklıma takılan şu yazında tecavüzden bahsetmişsin ama erkeğin kadına yaptığı tecavüzle sınırlamışsın burada kimse beni yanlış anlamasın ama kadınların ki kadar olmasada erkeklerinde erkekler tarafından tecavüze uğradığı gerçeği var. nedir bu konu hakkında bir fikrin var mıdır? nedir bunu yapan adamların derdi bu konuda da biraz senin fikrini öğrensek

SarhoşKedi April 28, 2009 at 11:01 pm

Fenası ne zaman buraya düşsem bir saat çıkamıyorum ya, linklere tıkladıkça başka başka başka… kayboluyorum burda :D

H April 28, 2009 at 11:51 pm

Erkeğin erkeğe tecavüzü mü? Şaştım kaldım şimdi. Kadının erkeğe tecavüzünü duymuştum da, bu garip geldi doğrusu. Eşcinsel tecavüzü mü? Eşcinsel erkekler şiddetten uzak olmazlar mı, niye tecavüz? :)

Yıllar önce haberlerde çıkmıştı. 3-5 liseli genç kız bir çobanı bağlayıp tecavüz etmişlerdi. Hatta elini kolunu bağlamakla kalmayıp adamın penisinin ucunu da bağlamışlar ve kangrenden ölümüne sebep olmuşlardı…

matara April 29, 2009 at 10:03 am

yaklaşık 5-6 yıl önce olmuştu 22-23 yaşında bir genç arkadaşları tarafından kaçırılıp etek giydirildi ve şişeye oturtularak resimleri çekildi adam intihar etti. bir başkasında 16-17 yaşalrında bir başkası ise porno izlemeye gittiği evde kendisinden yaşça büyük olan arkadaşı tarafından uyuşturularak tecavüze uğradı annesi yaşça büyük arkadaşı öldürünce olay duyuldu. bunun dışında cezaevlerinde neler olduğu ortada hatta teksasta bir ara beyaz erkekleri hedef alan zenci bir seri tecavüzcü türemişti. bu tür saldırya maruz kalması için eşcinsel olması gerekmiyor bir erkeğin

heavymetal April 29, 2009 at 11:06 am

İsveçli değilim ama bu haberi ilk okuduğumda bende “başarılı istatistik çalışmaları” sebebiyle böyle bir sonuç alındığını düşünmüştüm. Hala da öyle düşünüyorum.
Bir iş için araştırma yapmak için stockholm’de bir istatistik kurumuna gitmiştim zamanında ağzım açık kalmıştı. Şaka değil ciddi bir istatistik bilgi çalışması yapılıyor isveç’de.
Çünkü herşey kayıt altında. Kayıt altında derken vergi anlamında söylemiyorum sadece. Her şeyi kastediyorum. Ne kazandınız, nereye harcadınız, kimlerle yaşıyorsunuz, sağlık durumunuz, çalışma durumunuz, kumar oynama alışkanlıklarınız, eğlence alışkanlıklarınız vs vs. “Big Brother”ın en iyi çalıştığı ülkedir isveç (bence). Sistem sizi dört yanınızdan sarmıştır ve siz bu sistemin bilgisi dışında hiç bir şey yapamazsınız. Yaptığınızı zannediyorsanız sistem müsade ediyordur -şimdilik-.

Konuya gelirsek, fenasi’nin tespitleri çok yerinde hepsine katılıyorum. Feminist hareketlerin isveç’de en çok kadınlara zarar verdiğini düşünüyorum. Hep verdiğim bir örneği yine anlatayım; isveç’in mükemmel bir yaz gecesi, günlerden cumartesi, tüm gençler sokaklarda, içenler, dağıtanlar… benzin almak için uğradığımız bir istasyonda kasada bir kız. Ama şöyle böyle değil bebek gibi. Alın Türkiye ye getirin. Bir haftada magazin basının hedefi olur, playboylar peşinde maymun olur. Öyle birşey. Ne yapıyor? Bir cumartesi gecesi (hatta sabaha karşı 4-5 suları) benzincide kasada çalışıyor. Öteki tramvay makinistliği yapıyor… Al sana eşitlik tepe tepe kullan…

Tecavüz fantazisi enteresan bir konu. Erkeklere sorsanız bir çoğu “yok abi olurmu öyle şey” der ama hepsinin aklında, fantazilerinin bir kısmında tecavüz olduğuna eminim. Erkeğin doğasını yada hayvansı çoğalma içgüdüsünü düşünecek olursak tecavüz fantazisi çok da uzak değil. Yaşadığınız yer, aldığınız eğitim, kültür durumunuz, toplumsal baskılar vb. durumlar sizin tecavüze (veya herhangi bir şiddet olgusuna) karşı bakış ve davranışınız değiştirecektir. Hadi bir anket açalım. Suçlanmayacağınızı ve yaşananların hiçbir şekilde dışarı çıkmayacağını bilseniz ve sesiz sakin bir evde bir hatunla birlikte bir hafta geçirseniz, “insanlcıl!” yollarla birlikte olamayacağınızı da bilseniz tecavüzü düşünür ve hatta uygularmısınız?

Kadınlardaki tecavüz fantazisi biraz daha garip doğrusu. Ahmet Altan’ın “Geceyarısı Şarkıları” isimli kitabında kadınları anlatan bir bölüm vardı. Kelimesi kelimesine hatırlamıyorum ama “Hepsinin aklında bir yerlerle eli kırbaçlı bir erkek vardır. Ama kırbaç ortaya çıkınca kaçacak delik ararlar” diyordu. Çok doğru bir tespit, hayal etmekle uygulama arasında kadınlar sizi şaşırtabilir.

Neyse yaz yaz bitmiyor, konu zor yazacak çok şey var, zaman yok.

arzu April 29, 2009 at 2:09 pm

senin mimledim.

Anais April 29, 2009 at 3:27 pm

Evin benziyo mu buna harbiden Fenasi?

http://birdenbire.blogspot.com/2009/04/mim-evin.html#links

hisli-man April 29, 2009 at 4:00 pm

Metin içinde yapılan tespitlere tamamen katılıyorum.Batı tipi gelişmiş toplumlarda güç kavgalarına ve erkeğin güç(iktidarını) korumanın yolu tecavüzü kullandığı tespit edilmiş durumda.Filmi izleyenler hatırlayacaktır burada kadına anal yoldan tecavüz edilmektedir.Kadını güçsüzleştirmenin yolunun onu aşağılayarak yapmanın yolu.Adam da zaten bir loser.Orta üst sınıftan bir kadına karşı elde edebileceği gücü ancak bu yolla sağlayabiliyor .
Ayrıca,insanların kendilerini gerçekleştirmek ve anlatabilmek için çok fazla zaman harcayıp çok fazla tanımlarla kendilerini kıstlayıp cinselliklerine zaman ayıramamaları ve cinselliğin normal olmaktan çıkmasıda etken diye düşünüyorum.
Bizim gibi araya sıkışmış toplumlarda cinsellik hem çok yakın hem de çok uzak olduğu için ve cinsel yaklaşımlarda ve isteğin dışavurumunda ne yapılması gerektiği iyi bilinmediği için en kısa yol tecavüz olarak ortaya çıkıyor.
Uzakdoğu toplumlarında ise kadının erkek iktidarını tanımaması ve onunla güç paylaşımına girmesi diye bir şey zaten sözkonusu değil.2 yıl yaşadığım ve aralarında sürekli gidip geldiğim Çin,Japonya ve Tayland’da feministlere iyi gözle bakmazlardı ve cinsellik toplumda kişilerin o kadar doğal hakkı olarak görülüyor ve yaşanıyor ki tecavüz ancak fantezi ya da kişilik sorunu olann kişilerin yapacağı eylem olarak görülüyor.

Fenasi April 30, 2009 at 7:10 am

@ Anais,

Yok öyle değil evim oradaki gibi. Benim evin yapım yılı 1981. O yıllarda fonksiyonalite daha önde, ayrıca hep işaret ediyorum İsveç demokratik bir komünist diktatörlük olduğu için Arzu’nun tarif ettiği gibi böyle açık, ferah evler özellikle 90 ların sonlarına kadar yapılmadı. Arzu’nun o miminin geri kalanını da onun blogunda açıklayayım…

@ Hisli-man, (müslümandan mı geliyor?)

Konuya dönecek olursak… Araştırmanın medyaya ve bloglara yansıyan kısmında okuyucular tarafından didik didik edildi bu konu.

KOnuya uzak olduğum için postada yazarken kaçırmışım. Pekçok boşanmış erkek de eski karıları tarafından ihbar ediliyormuş tecavüz ettiler diye. Amacın çocukların vekaletini tamamen almak, babayla çocuğun ilişkisibi koparmak olduğunu söylüyorlar.

Alın size başka bir istatistik.

200,000 çocuk babasını ayda 4 defa veya daha az görüyor. (Boşanmış çiftler)
40,000 çocuk babasını hiç görmüyor.

Bir başka istatistik Norveç’den.

Ülkedeki tecavüz vakalarının % 65 i yabancılar tarafından gerçekleştiriliyor. kesin rakam yok elimde, kafadan sallıyorum ama yabancıların nüfusa oranının % 10 olduğunu tahmin ediyorum Norveç’de.

İsveç’de kendisi veya anne/babasından birisi ya da her ikisi yurtdışında doğanların nüfusa oranı % 20. Tecavüzde de aşşağı yukarı Norveç’deki gibi % 65 çıkması büyük olasılık.

Politik olarak ”correct” olmadığı için böyle bir araştırma yapılmamış, yapılmışsa da sonuçları açıklanmıyor.

Tecavüz vakalarında Kuzey Afrikalılar, Orta Doğulular ve Güney Amerikalılar ve Balkan kökenliler başı çekiyor…

Fenasi April 30, 2009 at 7:27 am

@ matara,

O konuda bir bilgim yok, başından geçen tanıdığım biri de yok…

vladeslaus April 30, 2009 at 9:13 am

………………

vic April 30, 2009 at 12:26 pm

Kişilerin, bireysel olarak iktidar şovu yapmak için (kime, kendilerine?) tecavüz edebileceklerini anlıyorum, empati de kurabiliyorum hatta bu heriflerle,.. Sizi öküz gibi süren bir kadın patronunuz olsa, “bunu altıma alıp çatır çatır sikip aklını başına getirmek var da…” diyebilirsiniz, bunu anlarım.

Ama şu 3. madde var ya, o iş yaş arkadaşım. Patriyarkal düzeni koruma adına toplumsal bir bilinç düzeyi yaratmak, bunu da harekete sistematik tecavüz ile dökmek,.. O iş olmaz yani.

Herhangi bir alandaki basamaklarda kendinden üstte bir kadını sikip aklını başına getirmeyi hayal etmeyi anlarım, ama bunu erkek egemen toplumun şerefi adına yapan bir bilinç oluştuğunu anlamam, anlayamam,..

Fenasi April 30, 2009 at 4:09 pm

@ Vic,

Dün okuduğum bazı makalelerden aldığım bilgiyle konuyu azıcık daha deşeyim. 3 üncü maddeyi hazmetmeye yardımı olur belki.

Araştırmayı yapan Liz Kelly, Professor of Sexualised Violence at London Metropolitan University, raporun adı, Rape: the forgotten issue?

Konuya vakıf olanların dediğine göre Kelly 30 yıldır kadına ve çocuğa karşı erkek şiddeti üzerine araştımalar yapıyor. Extreme feminist olarak biliniyor bazı çevrelerce. Ve hatta bu rapor da feminist lobinin siparişi olarak değerlendiriliyor.

Patriyarkal düzenin tehlikede olduğunu anlayıp, kadına tecavüz etmek sosyal bir epidemi değil. Zaten davranış bozukluğu olan bazı kişilerde görülen bir olay. Ben bu tezi çeşitli dönemler, çeşitli tartışmalar eşliğinde duydum. Doğruluğu tabii ki her tez gibi tartışma götürür.

Benim görüşüm tezin akla, mantığa yakın olduğu şeklinde. İyi bir gözlemci olduğumu düşünüyorum ve 13 yıldır içinde yaşadığım bu ataerkil toplum yapısını kırmayı en fazla başarabilmiş ülkede böyle bir tezin doğru olabileceğine kanaatim var. Haa o tez aşırı feministlerden gelmiş veya başka bir cepheden, beni çok fazla enterese etmiyor.

Seni en çok böyle bir ihtimalin varolması rahatsız etmiş olmalı… Ki bu da anlaşılır. Eşitlik mücadelesi kanunlarda ve sistemde yapılan değişiklerle kazanıldığında (bu bile çok zor ve uzun bir yol) zaferi beraberce kutlayalım derken bir grubun kapıldığı panik sonucu işi şiddete dökmesi olarak görebiliriz. öyle baktığın zaman mantıklı gelmesi lazım… Gibime geliyor…

elif May 1, 2009 at 3:32 am

Fantazi kurmak baska, gercek baska. Korku filmlerine gidiyoruz ama gercekten arkamiza elinde bicak olan bir manyak dussun istemeyiz.

Hayatimda hic tecavuze ugramadim ama Turkiye’de bolca taciz edilmisligim, toplu tasimalarda, hatta sokaklarda ellenmisligim vardir. Acaip birsey, insan herifin sapkinligina verse, ustune alinmamaya calissa da birkac gun etkisinden kurtulamiyor. Tecavuz edilmek cok daha zor atlatilan birsey olsa gerek. Dunyanin sonu degil, bogazimi canli canli keseceklerine tecavuz etsinler. Ama Cetin Altan karnin tokken aclik grevine baslamak kolaydir demis. :o ) Kurtulus yoksa zevk alacaksin diyenlerin de karni tok olmali. Ama dedim ya, fantazi baska birsey.

http://www.elifsavas.com/blog

vic May 1, 2009 at 1:09 pm

Tabii ki “tecavüz yoluyla devrim yamak” gibi toplumsal bir bilinç oluştuğunu düşünmedim. Ancak kişisel rahatsızlıkların (ki tecavüz bu, rahatsız olmak lazım yeltenmek için bana göre) yanında sosyolojik bir takım değişikliklerin buna sübliminal bazda meyil veriyor oluşu rahatsız etti beni,.. Evet, bu ihtimal rahatsız etti gerçekten,..

serpangelus May 7, 2009 at 1:52 pm

ya doğuda hayvanlara tecavüz edilmesine ne diceksiniz??

Yorum Postala

Additional comments powered by BackType