Az Kalsın Lüleden Yiyorlardı Bizi

Eşşek sahibine geri iade edilince Kadı’nın huzurunda yapılan ”eşşeğimiz çalındı” şikayetinin de bir ehemmiyeti kalmadı. Herkes mutlu, ortam süper, arkadaşlık harika… Zaten tahmin etmiştim blogger’a erişim yasağının uzun sürmeyeceğini. Bazıları yiyemeyecekleri birşeyin altına yattılar. Sigorta orada attı…

Problem, kanun koyucuların, çağın ve halkın küçük ama nispeten zeki bir bölümünden daha geride olmalarından kaynaklanıyor. TCK da maddeler var. Bunlara karşı gelirsen ipini çekiyor adalet sistemi. Kanunlar halk için olması gerekirken, teba’ya göre yapılan ve vatandaşını kontrol edip özgürlüğünü kısıtlamaya yönelik yasalar karın ağrısı yaratıyor.

Kanunlar sırf ülkemizde değil, dünyanın her yerinde bir adım arkadan geliyor. Vatandaşı rahat ettirmen gerekirken, sıkarsan böyle sonuçlar doğuyor. Yoksa dünyanın en yüksek vergilerini koyup bunları kuruşu kuruşuna almakla övünen İsveç bile, duble muhasebe ve ayda bir evin banyo küvetinde ıslatılıp hamur haline getirilen asıl muhasebe kayıtlarıyla başedemiyor. (Şöminede yakarsan çok duman yapıyor).

Bu blogger olayında başkaldırının ve isyanın dozu düşecektir. İdare edenler iyi bir stratejiyle işi fazla uzatmadı. Yoksa insanlar cidden bazı yasaklara karşı topyekün bir hareket başlatabilirdi. Denediler, yokladılar bir… Yatakta da sormadan, hazırlamadan kız arkadaşının lülesine parmakla hafif hafif değdirmeler yapan erkekler vardır. Yılışıktır bunlar… Adam gibi olayı önceden tartışarak mutabakatla bu işi yapmak varken, akıllarınca yoklarlar. Bakalım ah-ıh diyecek mi? Demezse, vur kamaşullahı otobana!!! Allahtan sizin bildiğiniz kızlardan değilmiş blogcular. Şimdilik önden ve oralla devam. Fırsatını bulunca bir daha deneyecektir yılışık adam.

Tepkinin uzamadan kesilip hakların istenildiği şekilde geri alınmamasının iyi bir yönü var. Çünkü çoğu blogcuda yanlış bir düşünce yapısı hakimdi.

Efendim kanunlara karşı gelen bloglar kapatılsın, ama bizim günahımız ne? Kurunun yanında yaş da yandı…

Plana göre, kanuna karşı gelmeyen blogların yanında bir de kurtarılabilirse YouTube kurtarılacaktı. Oysa YouTube Türkiye’deki kanunların pekçoğuna karşı geliyor. Bir kere erotik içerik var, Atatürk’e küfür var, bölücü propaganda var, dine hakaret var. Ama eğlenceli, hoş klipler ve Memati de var demek ki, insanlar tüm bunlara rağmen Youtube diye tutturmuş.

You’lardan veya Tube’lardan biri açılacaksa bu ilk başta YouPorn olmalı. YouTube direk olarak TCK da yıllardır yeri bulunan maddelere karşı gelirken YouPorn, açma kapama şalterinin başındaki herifin ahlaki değer ve inançlarına endekslenmiş. Bir devlet toplumda bazı yaptırımları uygularken kanun ve yasalardan güç almalı. Yoksa idari kadronun ahlaki inançları kanun yapımına etki etmemeli.

Devlet denilen aparat, her daim hantal ve yeniliklerden ürken yapısı ile, internetin getirdiği düşünce ve ifade özgürlüğüne karşı ayak sürümede kendisiyle çelişmiyor. Aksine tutarlı ve kendinden beklenen bir davranış sergiliyor.

Asıl acı olan, sivil toplumda kendi sözünü az veya çok bir insan kitlesine dinletme şansı bulmuş blogcuların ”aman şu an blogum online ya, gerisi skimde değil” tarzında bir tavır takınmış olmaları. Evet bloglar yasaklanmasın, ama pornografi varsa yasaklanabilir… YouTube geri gelsin… Xtube yerinde kalsın…

Blog camiası kendini sol, entellektüel veya ileri görüşlü diye tanımlayacaktır genelinde. Ülkenin kanun yapıcıları ise muhafazkar, ahlakçı, maneviyata önem veren bir güruh. Olaylara, insanlara, dünyaya bakarken Kemalist, Ülkücü, Kürtçü, Selametçi, Refahçı, solcu, sağcı kimliğiyle bakan insanların ülkesi Türkiye. Liberal bakış açısından da anladıkları tekşey ”dönek” diye isimlendirdikleri üç beş gazeteci.

Dünyaları orada bitiyor çünkü… Başımızı boktan o yüzden mi çıkaramıyoruz?

Dipnot: Bu tarz yazılar fazla tutulmuyor, beğenenler ise link vermekten kaçınıyor, kaynak 5posta diye. Ayrıca bu blogun içeriğiyle de çok fazla örtüşmüyor belki. Uzun zamandır düşünüyorum bir blog daha açıp açmamak için. Bçyle birşey olursa medya, e-ticaret, internet trendleri, telif hakları, bloglar, internet ve demokrasi gibi konularda yazacağım. Bu konulara ilgi duyanlara kendi bakış açımdan yaklaşımlar getireceğim. Firefox sürümlerine yer vermeyeceğim…

Bookmark and Share

3 Yorum Postalanmış

fast forward October 29, 2008 at 10:42 pm

başka blog açma fenasi.

böyle sansürdü, politikaydı, telif haklarıydı başkasının ne dediği hiç ilgimi çekmiyor. herkes basit klişeleri evirip çevirip yumurtluyor.

bir burası var özgün bulduğum sen de buranın özüyle oynamayı düşünüyormuşsun.

bırak altında am sik göt resimleri bulunsun yazdıklarının. ne önemi var ? link veremesinler. buradaki am sik götün arkasında duramayacak adam buradan ne alabilir ki ?

o adamı ateşlesen ne olur ? o adamlar dün çağlayandaydı, bugün fener alayında ama martta yine ampule vuracaklar mührü. muhafazakarlık da değil ha dertleri, o kadar sindirilmişler ki aminoasit olmuşlar artık.

senin kaliteli protein alman lazım =)

Fenasi October 30, 2008 at 12:12 am

Çok açık olamamışım Fast Forward,

Buranın özüyle oynama gibi birşey yok. Haa devran değişir, başımıza değişik tipte adamlar gelir de ortam daha serbest olursa gazın pedalına biraz daha basacağım. O kadar… İtirazın olacağını zannetmiyorum…

Şöyle bir olay var; Bilmiyorum okurların yaş ortalaması nedir? Apache Sosyal kulüpte belirtmiş 37 olduğunu. 18 de var 38 de burada. Zannedersem 18 ila 28 arasında insanlar biraz daha heyecanlı ve kolay sonuca gitmeyi ister bir yapıda oluyor.

Bizim gibi 30 plus’larda olay değişik. Bir taraftan ekonomiyi oturtup hayatını belli bir raya koymuşsan başka şeylerin peşinde koşma ihtiyacı hissediyor insan. Havyar, jakuzi, pussy bir yere kadar…

İlgilendiğin bir konu varsa, o konuda kalıcı olarak ne bırakabilirim’in peşinde koşuyor insan.

5posta’ya başlama sebebim, bu tarzda yerli olsun, yabancı olsun bir yayını bulamadım hiçbir yerde. Bazısında o var, bu yok, öbüründe hepsi var, şu yok… Anlayacağın ilgi duyduğum bir alanda kendi kafama göre bir olay yaratayım dedim. Senin için okumak zevkliyse benim için yazmak daha da zevkli. Bir blogu yürütmek sırf yazmakla sınırlı kalmıyor. Dizayn, teknik altyapı, amatör çapta da olsa pazarlaması vesaire. Her tarakta biraz bez gerektiren bir olay. İşi çok, ama zevkli…

Postanın altındaki dipnotta saydığım şeyler de işime ve ilgi alanıma giriyor. O konularda da istediğim yayını bulamıyorum. Var yani kafamda, bunu da yapayım diye… Mesela bunun da ötesinde amatör olsun yarı veya tam profesyonel olsun müzisyenlere hitap edecek bir web projem var kafamda. Sıra ne zaman gelir bilmiyorum?

Şimdi abi şu var. Bir şeyi orjinal olarak yaparsan, isteyerek ve kendini vererek girersen o olaya bir de sürekli kestirme yolları kollamayıp gerekli zamanı verirsen projeye, takdir edilip kullanılmaması için hiçbir sebep yok. İster yemek pişirme sitesi olsun, ister at zikini sevenler derneğinin web sitesi olsun… Muhakkak okuyucusu olur.

Tekrar söyleyeyim, 5posta değişmiyor hiçbir şekilde.

Volkan Özçelik October 30, 2008 at 7:31 am

>Asıl acı olan, sivil toplumda kendi sözünü az veya çok
>bir insan kitlesine dinletme şansı bulmuş blogcuların
>”aman şu an blogum online ya, gerisi skimde değil”
>tarzında bir tavır takınmış olmaları.

O zaman herkesi öncelikle buraya:
http://www.fikribol.com/donkisot/?p=111

ardından da “sansüre sansür” e-posta grubuna
http://groups.google.com/group/sansuresansurhareketi

davet etmek gerekmez mi.

Bence gerekir.

Evet, evet gerekir ;)

Yorum Postala

Additional comments powered by BackType