Ayak ve Ayakkabı Fetişi, Footjob Üzerine…

Ayak fetişi oldukça yaygın bir fetiş olarak gözünüze çarpmıyor mu sizin de? Bir yandan Formspring üzerinden Wincih ısrarla footjob konusunu soruyor, diğer yandan çalıştığı bürodan, iş saatinde benle msn üzerinden konuşan Mr. FeetVeins’in Louboutin ile ilgili attığı linklere ve diğer ayak fetiş sayfalarına maruz kalıyorum. Tahmin edilenin üzerinde sayıda insan ayakları cinsel bir obje olarak görüyor.

Zevkli seçilmiş bir çift topuklu ayakkabının içinde nadide, pespembe, çiçek gibi ayakları kim sevmez? Benim ayakla ilgili fetişim, eğer o da varsa, ayakkabıda başlıyor ve bitiyor. Onda da ayakkabının markasına falan bakmam tabii ki. Nerden takip edeyim ünlü markaları? Yapan var ama… Mesela mr.Feetveins düzenli olarak İsveç’deki Gittigidiyor.com benzeri sitelerden 2. el Loboutin ayakkabılara bakıyor. Ara ara bunları bana da atıyor. Az para değil, 2. el bile olsa. Yalnız buna bütçe ayırsa, her ay bir tane alıp, evine koyacakmış gibi bir his var içimde.

Erkeklerde var bu durum. Adı bende kalsın, aramızdan bir arkadaş iç çamaşırı mağazlarında görüp, beğendiği kadın külotlarını satın alıyor. Bu işi, külotları hediye edecek kız arkadaşı olmadığı dönemlerde de yapıyor. Birkaç fotoğraf attı. Güzel hepsi. Hatta bu külotlar seçilmiş, birbirinden harika kızlara da kurye ile ulaştırıldı. Güya bunlar giyilerek poz verilip, fotoğraflarla geri dönülecekti. Ne oldu bilmiyorum?

Hani geçenlerde kadınların da erkekler kadar seks düşkünü olabilecekleri konusunda bir video üzerine tartıştık ya, aklıma geldi. Kadınlardan böyle uğraşları olan var mı? Spor salonlarının soyunma odalarına gizlice girip, kullanılmış don, çorap yürütmek gibi bir alışkanlığı olan var mı aranızda mesela? Kadınlar da erkekler kadar ‘’sapık” olabiliyor derken kiminle dans ettiğinizin farkında değilsiniz bence.

Bıraktım footjob üzerine olan fetiş, porno sitelerini, YouTube’da bile çok sayıda video var. Videoları da geçelim, bu konuda inanılmaz sayıda blog var, çoğu yabancı menşeili olmak üzere. Kolleksiyonculuğu ve içinde canlı, pembe etler olmadığı halde bu materyalleri satın alan erkekleri bir tarafa bırakalım, çoğunlukla bu videoların ve blogların arkasında kadınlar var. Demek ki ayak fetişinin, ayakların ve içinde bulundukları çorap, ayakkabı gibi materyallerin seks konusundaki potansiyelinin farkında kadınlar da. O zaman aklıma şu geliyor: Bunu kadınlar biliyor, erkekler de zaten delisi. Öyleyse Ugg’u kim dizayn etti? Burada güzel güzel konuşurken konuyu Ugg’a getirmek istemiyordum ama…

Ayaklar hep aynıydı. Ayakkabı modelleri ve çoraplar ise yenileniyor. Peki böyle seksi ayakkabı modellerinin yapılması, envai çeşit naylon çorabın piyasaya çıkması bu fetişi körüklemiş olabilir mi aramızda? Ben pek zannetmiyorum. Ayakların, çorapların ve ayakkabıların bu derece popüler olması internet, pornografi, video ya da bloglarla da açıklanamaz. Oldukça eskiye dayanan kökü var.

1791 de York Dükü evlenecek, kendine hayat arkadaşı olarak bir Prusya prensesi olan Frederica Charlotte Ulrica’yı seçiyor. Yalnız Dükün gönlü ota değil, boka konmuş. Hatun, şimdi günümüzdeki sosyalist partiler içinde görev yapan hatunlara namzet bir hatun. O dönemin işbirlikçi basını kara kara düşünüyor. Nasıl etsek de düşesi yıkasak, yağlasak, halkın gözüne ihtişamlı bir şekilde sunsak? Bula bula bu iş için, düşesin ayaklarını buluyorlar. Ben görmedim çıplak olarak, ama herhalde, küçük ve narin olmalı ki ”aha ! buradan tuttururuz” diye işe girişmiş basın. Bunun için artist James Gillray’in yayınladığı bir eseri kullanmaya karar veriyorlar. Fashionable Contrasts; or The Duchess’ Little Shoe Yielding to the Magnitude of the Duke’s Foot.

Artık bu yayının içeriği mi, yoksa medyanın gazı mı bilemiyorum ama Gillray’ın en başarılı eseri olarak kabul ediliyor bu. Aslında 18. yüzyılda ayakların, ayakkabıların ve ipek çorapların mütemadiyen erotize edilme durumu göze çarpıyor. Mesela, aslen İrlandalı bir şair olan, ancak Harri takma adıyla (ah şu gerçek adını gizleyip rumuzla dolaşanlar) yazdığı Harris List Of Covent Garden Ladies’de 1700 lerin sonlarında, Londradaki fahişelerin onları popüler kılan özelliklerini kağıda dökerken şu satırlara da yer vermiş:

Her leg and foot is particularly graceful, always ornamented with a white silk stocking, and a neat shoe.

Bu konuda tarihi olarak verilebilecek bir başka örnek, takma adı Peg Plunkett ile ”Memoirs of women of pleasure: the whore biography” de yer alan bir başka İrlandalı (yahu bunlar katolik değil mi?) Margaret Leeson. Kadıncağız Markisin biriyle ilişkiye giriyor. Ama sokma – çıkarma yok ilişkide. Yani Markise tilki avında arkadaşları sorsa ‘’sktin mi abi” diye, ”yok yalnızca yiyişiyoruz” diye cevap verecek adamımız. Yiyişiyoruz tanımlamasında da yoğunluk, Peg’in anlattığına göre ayaklarda. Ona da kız arkadaşları soruyor demek ki. ”Seviştiniz mi ?”… Cevabı şöyle oluyor Peg’in:

Henüz değil… Belki de hiç olmayacak bu. Onun yerine markis ayaklarımla oynuyor. Onları eline alıyor, yıkıyor, kuruluyor, kremliyor. Bunu büyük bir zevkle, tüm dünyayı unutmuş bir şekilde, hipnotize olmuşcasına yapıyor. Sanki ayaklarım, dünyada ona bahşedilmiş en değerli varlıklar. Ayaklarımla ilgilenmekten diğer şeylere vakit kalmıyor ki.. Bana bir öpücük bile vermiş değil henüz

Esasında Margaret Leeson’un yaptığı işin metreslik/eskortluk olduğunu belirtmem lazım. Bu mesleği o döenmde icra edenlerin biyografileri ile ilgili bilgileri kısaca burada bulabilirsiniz.

Ayak fetişiziminin tarihçesi, en azından yazılı olanı böyle görünüyor. Asıl benim zevkime uygun olanı, yani ayakkabı fetişine gelirsek… Bunun da babası 18. yüzyıl Fransız romancısı Nicolas Edme Rétif de la Bretonne. Gerçi adama Fransız dersek bize kızabilir . Bretonne olanlar kendilerini biraz ayırıyorlar Fransızlardan. O yıllarda açılım da yok belki Frenk ülkesinde.

Ama bu tarz fetişizmin isim babası demek ile doğru yapıyoruz. Nasıl mazoşim ismini Leopold Von Sacher‘den, sadizm ise Markis De Sade‘den alıyorsa, ayakkabı fetişi de Retifizm diye geçiyor.  Adamımız sokakta gördüğü güzel ayakkabılı kadınları izler ve bu ayakkabıların kopyalarını sipariş edermiş.

İdeal kadını da betimlemekten geri kalmamış hazretleri. Dar bir bel, dolgun göğüsler, erkek elinden küçük eller ve minik ayaklar.

Retif aynı zamanda bir teori de katmış literatüre. ”parvum pes, barathrum grande”. Yani küçük ayaklar, ıslak kukuya delalettir. Ayağı küçük olan kadınlar cinselliğe de çok serbest bakan, bugünkü deyimiyle hafifmeşrep kadınlar oluyorlar.

Kadın ayakkabılarnın topukları 17. yüzyıl boyunca hep yükseledururken, tasarımlar da Fransız sarayından esinlenmiş. Broderi ile işlenmiş, boyanmış derilerle, parlak cam ve taşlarla bezenen ayakkabılar Nicolas Edme Rétif için eşşiz görsellikler sunmuş olmalı. Büyük ihtimal, Fransız ihtilali kendisinin bu zevkine turp sıktı.

Nicolas’ın eserleri zamanında anlaşılmamış.. Dışlanmış diyelim, pornografik olarak görüldüğü için. Daha sonra sürrealist akımı tarafından el üstünde tutulmuş. 200 – aşkın kitabı var Nicholas’ın. Bunlardan en ünlüleri Fanchette’s Foot ve hiç sevmediği, en büyük rakibi De Sades’in ünlü eseri Justine’i yermek ve onun üzerinde bir eser koymak için yazdığı Anti-Justine.

Ayakkabılar herzaman ilgimizi çekecek, bazılarımızın bir tarafındaki düğmelerine basacak. Maalesef benim yaşadığım ülke ayakkabı fetişistleri için çok ideal bir ülke değil. İsveç’de hatunlar belli bir modanın peşinden gittiklerinden hepsinin ayaklarında aynı model ayakkabıyı görüyorum. Bir süre sonra sıkıyor bu. Daha büyük problem, bu tarz ayakkabıların yalnızca gece hayatında giyilmesi. Cuma ve cumartesi gecelerine saklanan bu ayakkabıların yerini gündüzleri mevsime göre terlik, babet, sandalet, converse gibi seksapeli son derece düşük şeyler alıyor. Gerçi Champs-Élysées  bulvarında da yürümüşlüğüm var. Fazla bir farkı yoktu. But, when I was in Russia… İşte o zaman başka şeylerden konuşabiliriz. Ancak o tamamen ayrı bir hikaye…

Feetveins.Tumblr.com’da, bolca ayakkabı fotoğrafları ile beraber kendi çektiği fotoğrafları da paylaşıyor bizim oğlan. Hatta bugünün fotoğrafı metroda geçen hafta sonu çekildi. 3 kız oturuyorlar, kikiri, kukuru konuşuyorlar. Kızlardan biri şöyle diyor. ”Snygga killar knullar sämst”. Yani ”yakışıklı herifler sikişmeyi bilmiyor”. Mr. Feetveins kıza dönüyor, ”yanılıyorsun minik kuşum” diyor… Ve iPhone’un çamur gibi fotoğraflar çeken kamerasıyla bu şımarık kızımızı cezalandırıyor.  Aşşağıda verdiğim diğer ayak ve ayakkabı ile ilgili blog adreslerini de ondan aldım.

Juicy Heels
Hottest Heels
The Shoe Girl
Labuena – Estrella
Come Over to the Darkside We Have Candy (ne güzel blog ismi bu böyle)
Highheeled Boy

En sonunda da 5 Posta için bir kullanıcı hesabınız varsa, şifreli bölgeye girip, gözlere layık bir footjob videosu seyretmeniz mümkün. Böyle bir hesabınız yoksa da edinin. Bloga ilk defa gelenler, bana mail atmayın, ”nasıl üye olacağız” diye. Tıkladığınız yerde herşey anlatılıyor. Evet biraz zahmetli bu işler ama… Aileyi ve toplumu müstehcenlikten korumanın bedeli de bu…

[Bu postanın tamamı yalnızca Bold üyeler tarafından okunabilir]. 18 yaşından büyüksen üyelik formunu doldurmak için tıkla. Eğer üye isen buradan giriş yapabilirsin.

Bookmark and Share

39 Yorum Postalanmış

özge gürçay 3 February 2010 at 19:43

37 numara kücük müdür acaba? =) bu arada isvec icin üzüldüm:/ Bilseydim oraya gelirdim topuklu ayakkabı oranını arttırmaya :P

teoman vatansever 3 February 2010 at 19:59

:))

doLOres 3 February 2010 at 22:21

Fenasi canım Rusya fln diyosun ama şöyle de bir durum var 7tepe İstanbulda o servet harcadıgın high-heel’leri ancak 1 kere giyersin 2. seferde çöpe=)

mert mert 4 February 2010 at 00:58

fenasi babetlerin seksapel i düşük demişsin.babetler tam aksine o ayak parmaklarının göründüğü muhteşem seksi ayakkabılardır bence.babetli ayakları incelemeni tavsiye ederim ve hakkında bi yazı yazarsan sevinirim :)

bezginbekir 4 February 2010 at 03:31

Come Over to the Darkside We Have Candy’de ki yawruyu çok kıskansam da karda buzda o topuklarla düşüp kafasını yarmamasını diliyorum.

sır 4 February 2010 at 12:37

Benim sevgilimde var ayak fetişi. Her sevişmede ayaklarım en az bir kez alete dokunmazsa, araya alıp okşamazsa canı rahat etmiyor. Ya da farklı pozisyonlarda ayaklarımı ellerinin arasında okşamaktan fena halde haz alıyor. Henüz sokaktakilerin resmini çekecek düzeye gelmedi sanırım. Ama gelebilir, rekabet gücüm yüksek. 36 numara minicik ayakklarım ve seksi topuklularım var.

barbieater 4 February 2010 at 13:08

ayak çok ilginç bir organ. şekil itibariyle göğüs dekoltesi gibi hipnoza sokabiliyor. biz değerli ayak fetişleri baharın gelmesini dört gözle beklerken bir ilginç tespit daha yapasım geldi. illaki bayan ayağı değil. açıkta ayak ilginç bir şey. seyretmek acaip bir şekilde kitleyici. illaki seksüel olarak bakmamak lazım. mesela erkek ayağı na da bakıyorum dışarıda. kategorize ediyorum ayak çeşitlerini. yazın sanayi sitelerinde sandalet giymiş nasırlı koca parmaklı usta ayağından, parmak arası giymiş şişman adam ayağına kadar hepsi ilginç.
bu arada kadınlarda var mı bu fetiş? başka bir kadın ayağına veya erkek ayağına karşı bir ilgi?

Korhan 4 February 2010 at 23:15

Çok fazla alt metin barındıran bir fetiştir.Bazısı kesinlikle dokunmadan,okşamadan boşalamaz hatta içine girmekten daa çok az alır.Bu ileri boyutu ve mistress a doğru bir adım. Ben gibiler önsevişmede mesela göğüslere ne kadar takılırsam onlara da o kadar ama kesinlikle cinsel uyarıcı. Herkes küçük sevecek diye kuralda yok bazıları Petek Dinçöz’ün 42 numara ayaklarına da bayılabilir.Bana estetik gelen 36-37 arası mesela.Çorap gibi aksesuarlar yan görseller ama mutlaka istiyoruz. Petek demişken genelde Ebru Akel Türkiye’nin en güzel ayaklı kadını kabul edilir mesela.O değil kendimi makale yazar gibi hissettim.Öyle işte güzeldir ayak fetişi :)

hasan hasan 6 February 2010 at 14:06

ugg çıktı footjob bozuldu.

şey 6 February 2010 at 18:12

ayaklarımı ve ellerimi beğenir her erkek bana tuhaf geliyor, iltifata yeltendiklerinde; “ayaktır eldir neymiş bu kadar” diyorum. ne lüzum..

nastenka 6 February 2010 at 19:05

Ben bir keresinde atlet yürütmüştüm, ama küçükken. 11-12 yaşlarında… komşu abi vardı. Misafirliğe gitmiştik. Komşu abiye aşıktım ben. Terli kirli atletini yürütmüştüm. Yine imkanım olsa böyle takıntılı olduğum birinin atletini yürütürüm, ama don işi bana göre değil malesef.

Sammy Antepian 6 February 2010 at 19:17

İlk olarak, kimsenin bir eşyasını yürütmüş değilim ama yıllardır ilk sevgilimin iç çamaşırını çantamın gizli gözünde saklayarak ve gittiğim her yere götürerek sapıklığın farklı bir ucunda baya bir yol katetmiş oluyorum sanırım.

Ayak konusunda ise yıllar evvel Hürriyet Gazetesi’nin pazar ekinde jinekologlarla yapılan röportajlar yayınlanıyordu, orada okuduğuma göre vajina ile haddinden fazla bir şekilde haşır neşir olan bu zavallı jinekolog denilen doktor grubu tahrik edici vücut parçası olarak görece kapalı kalan ayaklara yöneliyorlarmış bir süre sonra. Bu da fanteziden öte bilimsel bir anekdot olarak düşülsün.

bilog 6 February 2010 at 23:17

Ayak fetişlerinin sekse doymuş, her şeyi yaşamış insanlar olduğunu düşünürüm hep. O kadar deneyim yaşamış ki bi de ayağı deneyeyim demişler sanki. Ayak fetişlerini anlayamadığıma göre o noktaya hala gelemedim yorumu yapabilirim kendim için :/

Bir de yazıyı okurken gördüğüm, bir ablamızın partnerini anlatırken “ayaklarımı kremliyor okuşuyor” demesi bana ayaklarını leğende yıkatan eski tip (hala vardır tabi) türk erkeklerini hatırlattı. Onlara da kadınlara footjob yaptırdıkları için bir nevi ayak fetişti diyebiliriz hani.

Yazıdaki “Ayağı küçük olan kadınlar cinselliğe de çok serbest bakan, bugünkü deyimiyle hafifmeşrep kadınlar oluyorlar.” cümlesi ise kadınlara bakış açımı an itibariyle değiştirdi.

madafaka 6 February 2010 at 23:47

Şu babet olayına takıldım ben. Sana nasıl geliyor bilemem tabii de Fenasi biraderim, o babetler benim aklımı alabiliyor. Ayağa ve babete göre farklılık gösterir bir “parametre” tabii bu. Şöyle 37-38 numara beyaz bir ayak, parmak başlangıçlarını açıkta bırakarak kahverengi yahut sarı bir babetin içine girdiğinde beynim ambale oluyor. Fareli köyün faresi gibi geziyorum peşinden. Ayak fetişim falan da yok halbuse.

Astarte 7 February 2010 at 15:26

Topuklu çizme ve topuklu ayakkabı hastası olan bır hatun olarak babet giymeye başlayacagım ilanen duyurulur. Ugg’lardan nefret ederim, düz ayakkabı giyeceksem ya spor ayakkabı, ya bot giyerim. 38 – 39 numara ayaklarımla babetlerin yüzüne bile bakmam hatta çok rahatsız bulurum ve itici bulurum. Ama bu kadar muhabbetin üzerine tez zamanda babet alınıp denenecek. Birde flip flop ve diğer benzerleri hakkında düşünceleri duysam süper olurdu.
Bu arada bende erkeklerin ayaklarına bakarım, etli yuvarlak hatlı olanlardansa kemikli olanları severim, büyüklüğü farketmez. Onların ayaklarını sadece yazın terliklerle görme şansımız olduğundan mıdır nedir kadın ayak fetişisti olmak zor zanaattir. Kadınların çoğunun aksine erkeklerin topukları hep daha kusursuzdur, bence erkeklerin en estetik bölgesidir ayaklarıdır.

Fenasi 7 February 2010 at 15:47

@ astarte und madafaka,

daha yeni bir japon liseli videosu gördüm. Babet konusunda belki bir düşünce değişikliğine gidebilirim. Evet giyiniz… Hatta Astarte hanım, neden o çizme ve ayakkabılarınızla, hatta babetlerinizle çektiğiniz fotoğrafları bize göndermiyorsunuz? Israrla bekliyorum.

Berk Gıksay 12 February 2010 at 01:48

Ergenliğin ilk zamanlarında ben de fetiş takılırdım,güzel kadınların güzel ayakalrını düşünmek inanılmaz heyecan verirdi bana,yalamak,dokunmak,emmek vs… Zamanla bu tutkum azaldı ve neredeyse kayboldu,öyle ki ergenlikte görsem heyecandan çıldıracağım ayaklara sahip kız arkadaşım,gayet de bakımlı,eskiden olsa elimden,ağzımdan,sitimden ayırmazdım ama onca zamandır beraberiz özellikle okşamadım bile yani garip ve üzücü bir şekilde geçti bendeki bu tutku,ben çok mutluydum fetiş olmaktan…
Kadınlardaki ayak algısına gelince,beyinde vajinayı yöneten bölümün hemen yanındadır ayakları kontrol eden kısım,adlarını hatırlayamıyorum şu an,işte bu sebepten kadınların ayakları kadınlara vajinalrını çağrıştırır ve çoğuna da bu yüzden zevk verir ayak olayları,tüm bu topuklu ayakkabılar,süslü çoraplar,çeşit çeşit terlikler,bakımlar… hepsi kadının kukusuna gösterdiği özeni yansıtmaktadır.

Restorer Architect 16 February 2010 at 21:49

Bir kadının en itici bölgesi olan ayak, oldum olası iğrenç gelir, çalışma yapan arkadaşlarımın yinede emeğine sağlık…

5 Posta 4 February 2010 at 06:43

wincih o kadar zorladı ki beni Formspring’de… Bu onu susturur..

This comment was originally posted on FriendFeed

özge gürçay 3 February 2010 at 19:44

pörfek rispek.

This comment was originally posted on FriendFeed

Acharad Sami ✂┄┄ 4 February 2010 at 07:09

Aslında bilinçaltı çağrışım kapsamında şu karikatür durumu iyi açıklıyor : http://www.joe-ks.com/archives_aug2002/Thong4U.jpg /// Thong tipi halhalların/sandletlerin yaygınlığı (thong panty çoraplar bile üretilmiş varın düşünün) veya yanyana konmuş iki tane topuğun kalçayı çağrıştırması da benzeri sonucu doğurabilir. (Cevizin beyne benziyor, bu yüzden beyne faydalıdır diyen Halk Hekimleri gibi oldu bu gerçi) Ki birçok footjob öncesinde ya topuklara ya da parmaklara üşüşüyor yiyişen koçyiğitler :D

This comment was originally posted on FriendFeed

wincih (FF MİKSERİ) 4 February 2010 at 09:38

Abi ne o ya altı üstü 2 soru sordum birini yannız çok boktan sormuşum harbi. :)

This comment was originally posted on FriendFeed

wincih (FF MİKSERİ) 4 February 2010 at 09:38

Abi ne o ya altı üstü 2 soru sordum birini yannız çok boktan sormuşum harbi. :) BU arada yazı için klavyene sağlık.

This comment was originally posted on FriendFeed

özge gürçay 3 February 2010 at 22:41

Ya bu arada o arkadas buradan biri mi? Şu iç çamaşırı manyağı olan? :) Yoksa bloggerlardan mı? Takdir ettim vallahi, böyle erkekler lazım, sevgilisine ic camasırı alan! :)

This comment was originally posted on FriendFeed

kandanadam 3 February 2010 at 22:43

ayak tanrısı var mı ben ona bi bakayım. dinimi değiştiriyorum.

This comment was originally posted on FriendFeed

wincih (FF MİKSERİ) 3 February 2010 at 23:01

@Özge bebeem sen bennen evlen sana agent provocateur den hisse bilem alırım. :P

This comment was originally posted on FriendFeed

ErroricaSalt 3 February 2010 at 23:11

Harvey Nichols’a bakın provacateur için orda süper seyler var ahah ben de paso orayı tanıtıyorum duyan da komisyon alıyorum sanacak ama yok öyle bisey tabi.

This comment was originally posted on FriendFeed

ErroricaSalt 4 February 2010 at 10:12

Konuya gelince de topuklu ayakkabıdan sarap içilmesi sonra ayağın bir güzel sevilmesi falan bunlar hos seyler

This comment was originally posted on FriendFeed

wincih (FF MİKSERİ) 4 February 2010 at 10:15

@Erroricasalt Ahahahhaha iyiymiş. :)

This comment was originally posted on FriendFeed

gadnokopele 4 February 2010 at 02:20

beni kategorize etme.

This comment was originally posted on FriendFeed

morkeci 4 February 2010 at 13:37

leziz..yazı :) el,ayak güzel şeyler ama aslını unutup dünyayı bunların çevresinde döndürünce..yani.. ne gerek var :))

This comment was originally posted on FriendFeed

deniz 4 February 2010 at 03:35

bu muydu sana göndereyim dediğin video? koment yapıcaktım ama komentleri açmaya çalışınca, can not open page diyor bana gene senin site. neyse, diyeceğim şuydu ki o renkli ayakkabılı ayaklar çok güzelmiş bir. videodaki ayaklar çirkinmiş, ayakkabılar da salı pazarından gibi duruyor, iki. ayak fetişizmi olayına pek kafam basmıyor zira başka hiçbir organı görünce bu kadar deliye dönen bi kitle yok. yani meme mesela …seveni çok da, meme gördü diye manyaklaşmıyor insanlar. ayak fetişistleri direkt heyecanlanıyor filan, biraz obsesif bi ilgi nedense ayaklara. hani seversin anlarım da takıntı boyutu enteresan, bu üç. ben foot jobu sadece kadının ayağını öpmek ve biraz daha ötesi filan olarak düşünmüştüm, ayakların böyle kullanılabileceği aklıma gelmemişti. çok kolay kontrol edilebilen objeler değil ya, e bölge de hassas, sakat (tehlikeli manasında) geliyordu bana fikir olarak, demek mümkünmüş, bu dört. bunun sonu genetik modifikasyona gider, peşinen söliim bu da beş :)

This comment was originally posted on FriendFeed

Acharad Sami ✂┄┄ 4 February 2010 at 14:39

Deniz, o tip kullanım, özellikle muhafazakar sevgililer arasında çok yaygın. (Ki esmer türbanlıların ekseriyetinde, oje sürülmese bile pediküre çok dikkat edildiğini gördüm – namaz abdestinden ayrıca özel bir bakım durumu bu-) Bir de hem bu kadar meydanda, hem bu kadar tanıdık hem de bu kadar sembolize olmuş başka bir uzuv yok.

This comment was originally posted on FriendFeed

Acharad Sami ✂┄┄ 4 February 2010 at 03:39

Deniz, o tip kullanım, özellikle muhafazakar sevgililer arasında çok yaygın. Bir de hem bu kadar meydanda, hem bu kadar tanıdık hem de bu kadar sembolize olmuş başka bir uzuv yok.

This comment was originally posted on FriendFeed

deniz 4 February 2010 at 03:42

Evet doğru haklısın… Hem müstehcenlik taşıyor, hem de dekolte giyinenden muhafazakar giyinenine herkeste görmek mümkün. Mantıklı, evet…

This comment was originally posted on FriendFeed

5 Posta 4 February 2010 at 14:57

wiki’de de birşeyler yazıyor ama onları yazıma almadım. ayak fetişi en fazla rastlanılan fetiş. Bir de ilginç olarak, dünyada cinsel yollarla geçen büyük hastalıkların çıktığı dönemlerde bu fetişe olan eğilim artıyor. Ayak fetişisti ünlüler arasında Elvis Presley, Andy Warhol, Tommy Lee, Jay Leno, jack Black, Marilyn Manson var…. http://en.wikipedia.org/wiki/Foot_fetishism

This comment was originally posted on FriendFeed

senem 5 February 2010 at 09:54

harika bir yazı,bayıldım,sensin

This comment was originally posted on FriendFeed

insane 5 February 2010 at 10:42

Ya sondaki videoyu izlerken baygınlık geçirecektim. Tamam şu tabanı kırmızı yüksek ökçeli ayakkabılar ve ince bacaklar ile ayaklar çok güzel görünüyor, hatta sevişme esnasında biraz ilgi gösterilip öpülür yalanır bile belki ama videodaki olay nedir, can dayanmaz, nasıl rahatsız pozisyonlar onlar öyle… Sevgiliye de iç çamaşırı alacaksan gerçekten Agent’dan alacaksın ama onun da fiyatlar fahiş. Victorias’dan ise yalnızca manken alınır, malları seksi değil.

This comment was originally posted on FriendFeed

Şenay Şen 6 February 2010 at 11:25

ayaklar, ayakkabılar… bunlar güzel şeyler.

This comment was originally posted on FriendFeed

Yorum Postala