Arkadaşlık Sitesi Üyelerine Oral Seks Armağan Ediyor

iPhone’umda bir gariplik var, ekranda pil full gösterdiği halde şak diye kapanıverdi. Tekrar başlatmak istediğimde pilin boşalmış olduğunu anladım. İşte sırf bu iphone’suz kalmam yüzden eve dönerken metro ve otobüs duraklarında dağıtılan bedava gazete metro yu elime almak zorunda kaldım. Bu arada belirteyim, bir süre önce İstanbul’da da dağıtılan ancak ekonomik krizden payını alarak piyasadan çekilen Gaste‘nin arkasında da bu Metro’nun bağlı olduğu kuruluş vardı. İphone aldığımdan beri yolda gazete okumuyorum artık. Bir yılı geçti herhalde. Bir de zaten gazetede okuyacak ne var ki? Asparagas, abartı ve manipule edilmiş haberler dışında.

Bakın mesela, ilk gözüme ilişen haber şu:

Arkadaşlık Sitesi Üyelerine Oral Seks Armağan Ediyor!!!

Haberi iç sayfadan okuyunca görüyorum ki dating.se adlı sitede bir hesabı bulunan 5.sınıf İsveçli porno yıldızı Barbie Swede‘den başkası değil bu ağıza alma aktivitesinin arkasındaki kişi.

Size hatunun kendi sitesinin adresini verdim ama… Şimdi bende bu çift pasaport olayı olduğundan iki ülkeye de az-biraz bağlılık durumu var. Türkiye’nin kötü yönlerini pek deşmem sarıkafaların yanında. Ama aynı şekilde İsveç’in de kötü yönlerini fazla irdelemek istemiyorum size karşı. Açıkcası İsveç gibi bir ülkenin porno yıldızı çıkarıyorum deyip de ortaya ancak Barbie Swede’i atabilmesi utanç verici. Bir de Puma Swede var, ama yağmurdan kaçarken doluya tutulmak olur sizleri ona yönlendirmek.

Barbie Swede denen zat, dating.se deki hesabına 10 bininci maili gönderecek kişiye oral seks armağan ediyor anlayacağınız. Sitenin diğer üyelerinden olan hanım hanımcık kızlarımızdan Sara bunu ”fuhuşla eşdeğer” tutuyor, site üyeleriyle yapılan kısa röportajlardan anlıyorum ki bu görüşünde de yalnız değil. Sara şöyle diyor:

Bu fuhuşun başka bir yolu. Evet, belki para almıyor karşılığında ama 10 bininci kişi kendisini emzirdiğinde bunu aşkından yapmış olmayacak. Oysa ben burada aşkı arıyorum mesela. O yüzden kendimi azgın erkeklerin önüne bir orospu gibi atmıyorum.

Sara’nın ve dünyanın diğer yerlerinde bu tip sitelere üye olup aşkı arayanların aptalın önde gideni olmalarını bir tarafa bırakacak olursak, ve hatta Barbie Swede ve site sahibinin masa altından anlaştıkları ihtimalinin de gözardı edecek bile olsak, burada biz ”normal” insanlar için alınması gereken önemli bir, iki ders var.

Devlet babanın (veya eşitlikten dolayı ”annenin” diyelim) söyleyeceği birşey tabii ki olmuş bu olay üzerine. Şans oyunlarını denetleyen kurulun basın sözcülerinden bir kadın, bunun fuhuş gibi algılanmasına rağmen İsveç yasalarına göre suç teşkil etmediği görüşünü belirtmiş. Canım ülkem İsveç’in, ütopist sosyalizmin verdiği gaz ve feminizm baharatı ile bu bokları pişirip önünüze getirdiği ve defaatle de belirttiğim gibi fuhuşu yasaklamış bir parlamentoya sahip olduğu için daha fazla gürültü çıkacaracaklarını zannediyordum. Ancak bu sefer kendi silahları ile vurulmuşa benziyorlar. Sebep ise şans oyunları denetleme kurulunun basın sözcüsünün demecinde gizli. Kadın diyor ki;

Oral seksin maddi bir değeri olmadığı için kumar veya şans oyunlarının karşılığında verilecek bir mükafat olarak değerlendiremiyoruz.

Oral seksin ”değeri” olmadığından bahseden kadına bakıyorum. Bıraktım oral seksi, herhalde eline en son 1976 yazında almış olmalı. Kılık kıyafetinden de sosyal demokrat partiye oy verdiğini çıkarıyorum ama… Ki öyleyse, cidden de ağza almanın bir değeri olsa bile bundan onun yine haberi olmazdı. Çünkü fuhuşu yasaklayan kanunu getiren de onlar. Dolayısıyla bu iş artık yeraltına ve mafyanın eline indiği ve kamping alanlarında karavanların içinde icra edildiği için tarifelerden de haberleri olmaması doğal.

Oysa araştırmacı bir gazetecinin hazırladığı tv belgeselinde benim gördüğümü bu kadın kaçırmış. 2009 yılında İsveç’de, bir çalılık arkasında, kolunda artık iğne vuracak damar kalmamış bir crack whore un dişsiz ağzına pipisini sokmak isteyenler yaklaşık 80 avroyu gözden çıkarmalı. Bu narkoman fahişlerin çoğu Made in Sweden… Hem de en az IKEA kadar. Yok ithal mal kullanırım diyorsan Sırp, Rus ve Arnavut mafyasının doğu blokundan kaçırıp, pasaportlarını alıkoyup, darp ederek çalışmaya zorladığı 14-15 yaşındaki kızlar da var. Ama oralara araştırmacı gazetecilerin de kolları ulaşmıyor. Belki de yukardan birileri diyordur, ”aman bunları deşme, bir kanunumuz var harika, dostlar alışverişte görsün, bizde fuhuş yok, istatistiklerin şahane havasını bozma!!!”

Velhasıl var yani bir fiyatı ağza almanın. Esasında bir gariplik de şu; continental fuhuş kuralları (continental breakfast gibi oldu ama) na göre, en azından benim bildiğim kadarı ile böyle ağza almanın fiyatı falan ayrı koyulmuyor. Bir temel hizmet var, ki bu ”fucking & sucking” dir, buna tek bir fiyat, yani flat-rate uygulanır. Gel gelelim ki piyasaya devlet eli ile böyle müdahale olduğunda demek ki işin çivisi çıkıyor.

Bu postadan çıkaracağımız hisseleri sizler için özet olarak maddeleyeyim. Ama önce ev ödevi olarak Berlin’de Türklerin açtığı o çok ünlü Artemis adlı kulübe bir göz atın. Göz atarken de şunu düşünün. 60 lı yılların cinsel özgürlüğünün ve pornografinin merkezlerinden İsveç’de dişsiz bir narkoman ile oral seks yapmanın fiyatı Artemis’e giriş parasıyla aynı. Bu iki ülkenin politikacıları arasında hangisinin halk sağlığına, çalışanların sosyal güvencesine, girişimcinin parasına ve fikrine sahip çıktığını kendi aranızda tartışın.

Sonra yasaklanan şeylerin yeraltına inmesiyle kontrolünün zorlaşması ve mağdur durumda kalanlara devletin yardım elinin ulaşamaması ve en niyahetinde örnek olarak ABD deki içki yasağı esnasında kaçakcıların zengin olması, Türkiye’de 70 li yıllarda döviz alışverişinin suç olması yüzünden de döviz alıp, satan bir sürü işini bilir insanın zengin olmasıyla fuhuş yasağı uygulayan ve bu kanunlarını diğer AB ülkelerine ihraç etmek isteyen İsveç’in insan tüccarları için en karlı iş yapma imkanı olan ülkelerden bir ihaline gelmesi arasındaki ilişkileri bulmaya çalışın.

Bir de şunu şeyediverin bir… ABD gibi ”bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler” in başmerkezinde, hem estetik olarak daha göze hitab eden porno yıldızlarının çıkması, hatta aralarından kafası çalışanların ve yetenekli olanların (Sasha Grey gibi) Holywood’a da sıçrayabilmesi örneğinin karşısında bir de ‘’sözde” kadın haklarının kalesi olmaya çalışan, ama kolay para kazanmayı seçen ”kadın vatandaşları” arasından Puma Swede veya Barbie Swede (bunlar ne sikim milliyetçi isim tercihidir yahu?!) gibi trajik örnekler çıkarmaktan öteye gidemeyen orta sınıf insanlar ülkesini karşı karşıya koyun.

Bu postanın anafikrini oluşturan som cümlem ile beraber Puma Swede’i İsveç milli kıyafetleri içersinde tarifeyi gösterirkenki bir fotoğrafı için üşenmeyip, bloga kullanıcı isminiz ve şifrenizle giriş yapmanız gerekecek. Aşşağıdan…

[Bu postanın tamamı yalnızca Bold üyeler tarafından okunabilir]. 18 yaşından büyüksen üyelik formunu doldurmak için tıkla. Eğer üye isen buradan giriş yapabilirsin.

Bookmark and Share

5 Yorum Postalanmış

vic 13 November 2009 at 18:05

Ben mesleki deformasyon sonucu olacak, olayın müthiş marketin tarafına bakıyorum. Götümüzü yırttığımız seeding operasyonlarına bak, bir de buna bak,.. İlham verici bir post olmuş fenasi,..

Fuckin & suckin olayı flat rate’tir benim bildiğim, mesela bakınız şu örnek: http://www.eskortyagmur.com

ati 14 November 2009 at 19:03

fenasi geri mi dondun? postayı okumadan yazıyorum bunu ama geri donduysen bu bedava oral seksten bile daha iyi bir haber

internet cafee 14 November 2009 at 21:45

özlemişim.

Evli Adam 15 November 2009 at 14:21

the man is back in town.

bu sarı hatunlar çok yapay, pek çirkinler bence. artemis gibi fkk kulüplerle ilgili bir iki şey çiziktirmiştim. fuhuşun yasak olması işleri çetrefilleştiriyor bence de.

http://benevliyim.blogspot.com/2009/10/fkk.html

Tugce Ozel 24 November 2009 at 12:04

Sonunda geldin… :)

Yorum Postala