Arı Kovanına Çomak Girdi
Bir toparlama yapıp, konuyu arkada bırakmak gerekiyor. ”Hangi blog yazarı ile seks yapmak istiyorsunuz” konulu mim orada burada bazen hoş, bazen hararetli, bazen de çirkin tartışmalara sebep oldu.
Benden başka mimin hedefi olan veya bulaşanlar küfürlü yorumlara hedef oldu ve hatta ayıplandı…
Bana sorarsanız harika bir mim oldu. Böyle tersine traş ettiğiniz durumlarda toplumun pislikleri de gün ışığına çıkar. Bir nevi turnusol kağıdı gibi gösterir üzerindeki lekeyi.
Esasında çok öyle ulvi, toplumsal bir mesajım da yoktu. Ne dedim?
Fikirlerinden, yazılarından, yazdıklarına verilen iyi veya kötü tepkilere karşı olan duruşundan, onlar bizi farketmiyorken diğer insanlarla olan günlük ilişkilerini şöyle bir gözucuyla takip ettiğimiz ve tüm bunlardan etkilendiğimiz bir blog yazarı ile seks yapmak ister misiniz? İsterseniz bu kim olabilir?
Tabii seks kelimesi çok provokatif. Bilmediğim birşey değildi bu. Binlerce yıllık kurumların sinsi doktrinleri sonucu çıplaklık, insan vücudu, birbirine dokunma, birbirinden zevk alma gibi şeyler son derece ayıp ve günah. Toplumda bir anda istenmeyen, hor görülen kişi olmana sebep verebilecek şeyler.
Ancak, meğerse asıl problem yine de bu olmayacak, camiadaki hatun blogcuların platonik aşıkları, namus koruyucuları, toplumun ahlaki norm koyucuları kuduz köpeklere dönecekmiş…
Yani esasında mim ile ilgili postada bunu da tahmin edip gardımı almıştım. Ancak ilk başta tepki gösteren fakat daha sonra inceliği anlayan başka bir blogcu arkadaşın mekanında olayı daha iyi formule ettiğimi düşünüyorum.
Mimin mağdurları olacak elbet, bunu tahmin ettim, öngördüm. Ancak biraz da amaç buydu.
Bu gerçek hayat. Sevdiğimiz hoşlandığımız kişiler başkalarının da gözü önünde. Düşüncede veya en fazla iltifatta kaldığı sürece problem olmamalı. Erkekler için bir nevi ”sevgilime iltifat eden erkeğe kafa atmama” kızlar içinse ”erkeğime yan gözle bakanı cırmalamama” egzersizleri bunlar.
Düzülmek istemeyen kızlar ”bizim bildiğimiz kızlardan olmadıklarını” belirtirler çok olsa…
Abilere, babalara, erkek arkadaşlara, kız arkadaşlara, hele de komşuya hiç laf düştüğünü zannetmiyorum. Düşmemeli yani, optimal bir toplum yapısında…
Tepkilerin neredeyse istisnasız erkeklerden gelmesi de ilginç.
Bitirirken toplayacak olursam…
Orta Asya ırkı olduğu için Tengrilerinin kendine verdiği penisin boyunu tamamen normal karşılaması gerekirken, bunu kompleks yapıp sonrasında Arab’ın inancını kendine monte edip toplumdaki yerini de sağlamlaştıran Türg Erkeee son yıllarda kendini geliştirip, hürleşen kadınına karşı sidiğiyle revir belirlemeye çalışıyor. Yetmedi uluyor… Olan budur…
Mime katılıp, kaçamak veya dobra yanıt verenlere, okuyanlara, yorumlayanlara, anlayanlara, herkese teşekkür ederim.
Aramızda hiçbir samimiyet ve kayda değer diyalog olmamasına rağmen küt diye havadan düşen bu patavatsız mime medeni ve sıcak bir karşılık veren, sonrasında belki de bu yüzden başı ağrıyan Office Lady (OL) Siminya‘ya ayrı teşekkür ederim.
Wikipedia Office Lady (OL) :
OL stock characters are frequently found in josei manga and anime, often portrayed as attractive, clever, and wistful individuals bored with their jobs, over-pressured by their families, and facing psychological issues.


20 Yorum Postalanmış
“Türg Erkeee son yıllarda kendini geliştirip, hürleşen kadınına karşı sidiğiyle revir belirlemeye çalışıyor. Yetmedi uluyor… Olan budur…”
Hele de bir baska Türk erkee onlar gibi dusunup davranmayinca nasil da sinir oluyorlar.
Bireylerden olusan toplumda optimal bireyler yoksa optimal bir toplum beklemek fazla farazi olur. Dolayısıyla bu tur tepkiler sasırtıcı degil hic.
Bu mim en ilginc mimlerden biri oldu bana sorarsan. Verimli de oldu kısmen hatta.
Fenasi,
“John Mortimer’in adını muhtemelen duymamışsınızdır. İngiltere’nin ünlü avukatlarındandı. 1970’lerde birçok büyük ifade özgürlüğü davasının avukatlığını yaptı. Ama romancı olarak daha da ünlüydü. Hayatı ve romanları iç içeydi. Romanlarının kahramanı olan Horace Rumpole, Mortimer gibi avukattı ve ihtisası, onunki gibi, özgürlükleri savunmaktı.
Mortimer, zaman zaman, sırf ifade özgürlüğünü ilgilendirdiği için, inanmadığı davaların da başarılı savunuculuğunu yaptı. Pornografiden nefret ediyordu, mesela. Buna rağmen pornografik olduğu iddiasıyla toplatılan Lady Chatterly’nin Âşığı romanını savundu ve yasağı kaldırttı.
“Özgürlük” dedi, geçen ay 85 yaşında ölen Mortimer, “onaylamadığınız şeyleri başkalarının yapmasına izin vermektir.” (Metin Münir, Milliyet 14.3.2009)
Sanırım güzel anlatıyor, günübirlik küçük dünyalarımızdaki esintileri. Değil mi?
ya fenasi cok acayip. am diyorsun, sik diyorsun, bi irkiliyor. oyle bi sasiriyor ki insanlar “benim sikim var” deyince, sanarsin dunyada gercekten sadece bende var.
moderin, cagdas. laik, ve daha adini sayamadigim bir suru ivir zivirsiniz, ama iste is sekse gelince, hic bilmiyormus gibi davraniyorsunuz. ayip. cok ayip.
bu mim, vallahi şimdiye kadarkiler içerisinde en iyisiydi. “süper bilgiliyim. ama pipim yok.” karizması çekenlerden tut da; “eheh bizden geçti” zartası atanlara kadar her bir kimseyi vurdu. tabii bundandır tüm tepkiler pipili olanlardan geldi. bir nevi “ekmek arazisi” olarak kullanılan sıfır libido makyajlı bloglara çomak sokuldu falan.
fenasi kerim ismini yankılandırıyorum, omuzlarda gezdiriyorum.
Fenasi,
Esas teşekkür sana tersine traş ettiğin için. Sahalarda görmek istediğimiz hareketler bunlar hernekadar ağır abiler, ablalar görmeye dayanamasada.
Mimini Bulgar blogosferinde de yaydım Fenasi.
LOL
Çok keyifli yazılar ortaya çıktı mimlediğim elemanlardan.
Benim mim cevabı biraz tutuk da olsa yavaş yavaş açılıyoruz, içimdeki tutuculuğu kırıyorum yavaştan galiba
Besim gördüm o Bulgar bloglarını… Demek yolumuz birgün Varna’ya Filipe’ye düşse beni sopayla kovalayacak insanlara orada da rastlayacağım.
Hiç belli olmaz o iş. 3-5 tanesi var, senin konuların hastası. İlah bile ilan edebilirler seni
@ EcoTurka,
Amerika’yı yeniden keşfetmiyoruz işte. Senin de örneğini verdiğin gibi özgür toplumun tanımı bir tane.
Bunu ”ama başkalarının hakkına tecavüz etmemek şartıyla” veya ”devlet ve milletin güvenliği için” ya da ”dört tarafımızı saran karanlık güçlere karşı” laflarıyla sulandırırsan yalnızca pisliğe yuva hazırlamış olursun.
Kuralları ve yerleşik yargıları en kolay esnetebileceğin internette bu fırsatı sonuna kadar kullanmak lazım.
Arka arkaya iki güzel yazını da okudum. Hem yorum yapmak hem de mim’e katılmak isterdim ancak o aralarda yaşadığım bir acı ve kimi sıkıntılar buna engel oldu.
Her iki yazı için de [Monoteizmin Kadına Olan Nefreti ve Türk Blogosferinde Ahlak Erozyonu] beynine ve eline sağlık! Bu yazıları ahlaksızlıkla niteleyen ve hatta rahatsız olma hakkını kendinde görebilen gerzeklere, anladıkları lisandan seslenmek istiyorum: Siktir git, bi çay koy ya! ;o)
Fenasi ben bir şey merak ettim bilmiyorum ne kadar doğru ama, üniversite yaşlarında erkekler seks konusunda ne kadar özgürse, iş hayatına atıldıktan ya da mezuniyetten sonra ki sosyal çevreleri içerisinde bir muhafazakârlaşmaya gidiyorlar. Bunun tam tersi olarak da üniversitede muhafazakâr takılan dişi nesli, iş hayatında ve gerektirdiği sosyal çevrede, üniversitedeki erkekler gibi, seks konusunda daha özgür davranıyorlar.
Nedendir acep?
Sanırım ben hala anlayamadım sen birini veya biri başkasını mimleyince nolduğunu. En sevdiğim insan tipidir aklından geçeni paylaşanı , öbür türlüsü yorar beni. Sana da allah razı olsun demek varken bunca yorum niye ?
Normal hayatta konuşkan değilim, burda hem uzatıyorum hem de ukalalık yapıyorum…
@ Antepian,
Hah iyi özetledin. Erkek üniversitede kuku bulucam diye özgür seksin propagandasını yapıyor. Yaş ilerleyip hatunu kapınca kukuya mühür takmaya çalışıyor.
Genç kız üniversitedeyken kendine öğretilen ”aman kendini sktirtme uluorta” şeklinde kuruluyor aile ve çevre tarafından.
Yaşı ve aklı erince ”ulan ben keriz miyim, niye yıllarca kukuma beton döktürmüş gibi dolaştım” diyerek açılıyor.
Sağolasın üstad.
Oradan bu kadar hassas mı görünüyorum fenasi? Sen dememişmiydin şiirsel değil, melankolik değil evet değilim =)
Herkes gibi ilk başta gelen tepkilere kızdıysamda üstüne bir gece uyuyunca geçip gitti, sabah yine hayatla hulohop oynadık ben kazandım =)
Beni tanımayan yazılarımı okumayan şu olayın penceresinden bakınca beni; alıngan, sünepe,korkak sanabilir,evet eziğim ama ezik pozisyonunda kamufle olmayı sevdiğim için öyle takılıyorum yoksa ben ne kuvvetli bir domuzum bir bilseler
Neyse be yaptık,ettik, pişman değiliz, bizi ayıran eller utansın, sabuhaaaa
Birde seni dün gece rüyamda gördüm ama sanıldığı gibi değil yo yo yo yo açıklayabilirim bi dinleyin dinleyin beni.
Sen barış mançoymuşun ben arkadaşın eşşek, yok tamam tamam doğrusu sen barış mançoymuşun bir kitap yazmışsın, yarışmaya katılmışsın, ben kitaptaki yazıyı okumaya çalışıyordum sende bir pencere kenarında uyuyordun böylede boktan bir rüyaydı yani, bu çalkantılı ilişki üzerine görülebilecek en işe yaramaz rüyaydı vesselam
modemime ruslar sızdı yada telekomcular beni izliyor veya ethernetime karınca girdi bi bişey var netimde yardım!!
porno hikayesi vardı bi zamanla nooldu? yazan mı çıkmadı, proje mi iptal?
@ Office Lady,
Ne bileyim ben? Sinirlenince kafa atan bir adam değilim, yazınca da anlamıyor bazı odunlar. İnsan kendini çaresiz hissedince içinde bir öfke kabarması yaşıyor.
Şu Barış Manço olayı Pucca’dan çıktı. Alakası yok. delinin kuyuya attığı taşı çıkarmak zor oluyor sonra.
Bir de, ben de rüya mı gördüm bilmiyorum. Bir folklor grubun mu var senin?
Karışmaya başladı artık herşey. blog, twitter, RSS, günlük hayat… Tatile ihtiyacım var.
Uğrarsam İstanbul’a, bir kahve içeriz…
@ Mim,
Çok sevgili Toz’un lafına güvenilmez bir arkadaşı yazmıştı hikayeyi. Okudum, beğendim, yayınlayalım istedim. Fakat adam yan çizdi, gak guk etti…
Neyse sinirlendim, tuttum, ben yazdım bu sefer bir tane. Yayınlayayım diyorum en kısa zamanda. Daha düzeltmem gereken yerleri var. Bolca şiddet ve şey içeriyor. Ananelerimize ve TCK ya uygun hale getirmem lazım.
Çok yakında burada…
eva hikayesine kıllanmadım değil. Mimleselerdi beni ben Fenasi diyecektim. Ve Goddess Artemis:) hazır çaylar, uşaklarımız hazırlamışlar:)
Yorum Postala
Additional comments powered by BackType