Allahaısmarladık
Biraz ani oldu ama, hani halk arasında ”zengin kalkışı” dedikleri tarzda… Uzun bir sene oldu. Arada bir gittik oraya buraya ancak gerçek bir tatil değildi hiçbiri. Ama zamanı geldi, geçici bir süre için de olsa allahaısmarladık demek lazım.

Cokcokalak hoşcakalak…
Postayı okumaya devam etmeden önce medya player a tıklayıverin.
Bugün bir okur mail atmış (biliyorum Hasan, yanlış – elektronik posta- olacak). Şikayetçi olmuş, sık güncellemiyorum blogu diye. Aynı anda ben de ”eyvallah, kalın sağlıcakla” yazısı için hazırlanıyordum. Ona yazdığım cevabı ana hatlarıyla burada da geçeyim….
Blog yazarken işkembeden uydurmamak lazım. Yazacak birşey olması için bazı şeylerin de yaşanmış olması gerekiyor. Bunun içinse vakite ihtiyaç var. İşe gitmek, faturaları ödemek, arkadaşlarla takılmak, kitap okumak, internette dolanmak, başka blogları gezmek, müzik dinlemek, sinemaya gitmek, karı & kız olayları… Bütün bunları yaptıktan sonra çıkabiliyor blog postları. Yoksa sık yazacağım derken kalite düşebiliyor. Bu tarz şeyler olsun istemiyorum blogda. Yazmış olmak için yazılan postalar… Sık postalamamanın nedenlerinden biri bu…
Bir diğer önemli sebep ise özene bezene, emek harcayarak yazdığın postalara bazen yorum düşmüyor. Yorum atılmayan postalar kadar canımı sıkan birşey yok. Çünkü okuyucuyla iletişim olmadığı zaman blog denen şey eksik kalıyor. O yüzden son zamanlarda attığım blog postalarını biraz daha üst tarafta tutarak yorum sayısını fazlalaştırmaya çalışıyorum. Yapay bir yöntem ama… Başka bloglarda sıradan postalar 15-20 yorumu çok rahat bulabiliyor bazen. Ne kadar irite olduğumu siz düşünün artık…
Bunun dışında yazdan sonra yapmak istediğim şeyler de var 5posta ile ilgili. Çok büyük değişiklikler değil ama… Bir blogun doğumu ve gelişimi arasındaki sürede farklılaşmalar, konsantrasyonun farklı alanlara kayması gibi şeyler doğal. Bu okuyucunun verdiği tepkiden çok blogu yazanın yaşadığı değişime bağlı. Yazmanın böyle birşey olduğunu bilmiyordum önceden. Kendi bilmediğin bazı yönlerin de ortaya çıkabiliyor.
Sürekli ampuller yanıyor kafamda. Nasıl daha zengin hale getirebilirim 5posta’yı diye… Bu konuda fikirlerim var. Yazdan sonra bunların ne kadarını uygularım o bilinmez. Okuyucunun da desteklemesi, itmesi, motoru olması lazım bu fikirlerin. Yeni fikirler heyecan veriyor, orası kesin…
Bir de bloga bir aylık bu arayı vermeden önce bazı şeylerin altını çizmek istiyorum. Orada burada sağolsun insanlar 5posta’dan entelektüel seks blogu diye bahsediyor. Bana sorsanız, ”kendine ait 10 adet özelliğini söyle” diye, entelektüellik ilk 20 ye girmez. Bazı konularda bi bok bilip ahkam kesmem, biraz da self destruktif bir yapım olmasının getirisi.

İlk Playstation2 aldığım sene bir arkadaşımla 4 gün eve kapanıp futbol oyunu oynadık. Yalnızca yemek yemek ve uyumak için ara veriyorduk. Tabii ki iyi oldum Pro Evolution adlı bu oyunda zamanla.
Akşam 8 de bilgisayarın başına oturup, sabah 6 da kalkabiliyorum. Sırf Klezmer müziği ve kollarını keşfetmek için. ”Abi yak bana bi Klezmer sidi” desen 7-8 tane çıkarırım. Seyşel adalarında hesap nasıl açtırılır, vergi kaçırma yöntemleri üzerine 2 gün internetin altını üstüne getirdiğim oldu. Yurt dışına yakalanmadan büyük meblağ çıkarmak isteyenler özel mail atsın bana…
Birşeye ilgi duyduğum zaman tutkuyla sarılıyorum. Kendimi mahvedene kadar iciğini cıcığını kurcalıyorum. Sevmediğim şeylere konsantrasyonum sıfır. Fatura ödemek sıkıcı bir olay olduğu için elektrik faturamı bile bile ödemiyorum. Faturayı iki defa göndermeleri lazım. Nasıl olsa koskoca elektrik şirketi telefonumu umumi tuvalet duvarlarına pezevenk diye asmaz ya…
İşte bu yapım yüzünden insanlara ”bu herifin aklı fikri o işte mi?’‘ sorusu geliyor. Yok oysa öyle birşey…. Arada bir yazıyor şurda burda ”bir erkek günde şu kadar kere zikişi düşünür” diye. O erkeklerin kaçta kaçı bunu düşünmekten öteye götürüp, ugulamayı veya en azından bu konuyla ilgili konuşmayı seçiyor. Ve bunlardan kaçta kaçı ”bunları bi blogda toplayayım da şeyolsun” diyor? Olay budur yani. Yoksa ortada üç bacakla gezen bir sapık değilim…

Martin De Barros… İsmini vermek lazım…
Bir de konsepti seksist olarak algılayıp yanılanlar var. Tam da yanılıyorlar demeyeyim. Var seksist bir yanı… Ancak bunun açılımını yapmak için biraz bekleyeceğim.
Varsa bir tanrı, yarattığı en güzel yaratık kadın. En azından görsel olarak… Onu aşşağılamak bir yana dursun, her ortamda erkekle eşdeğer kılmak en çok yapmayı isteyeceğim şey… Yalnızca bunu yaparken erkeğin aşşağıya çekilmesi yerine, kadının erkekle aynı hizaya getirilmesi gerektiğini düşünüyorum.

Kariyer ve iş hayatı bağlamında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı uğraşsın bunlarla. Adalet Bakanlığı üzerine düşenleri yapsın kadının aile kurumu içinde hakkını alabilmesi için. Diyanet İşleri gerekli fetvaları versin, paltoyla denize girmekten kurtarsınlar kadınları. Meclis, kadın milletvekili sayısını erkek milletvekiline eşit yapmaya gayret etsin.
Bütün bu eğlenceli ve ulvi görevleri devletin ve hükümetin işinin ehli olan kadrolarına bırakırken, ben de kadının cinsel özgürlüğünü bir erkek kadar, hatta ondan daha fazla yaşayabilmesi için burada bu sıkıcı görevi ifa edeyim.
Amaç budur arkadaşlar. Varsa mesajı kaçıran?…


31 Yorum Postalanmış
Fenasi hocam o kadar düzgün ifadeler kullanmışsın ki anlıyorum seni. Sadece blog oluşsun diye yazılanlar (Tam şuan da 2 saat olmak üzere bir konu üzerine bir şeyler araştırıyorum ama hala somut bir veriye ulaşamadım.), yorumsuz kalan konular ve karşılarında taşşak başlıkara yazılan en az konu adar taşşak yorumlar.. (Ben de yapmışımdır farkında olmadan “yok yapmadım” diyemem o yüzden o yüzden kusursuz görmüyorum kendimi.) vb. tüm yazdıklarında yanındayım.
Zamana ihtiyaç var ise ondan bol neyimiz yok ki. Ben bu vereceğin arayı değil de tekrar yazmaya başlayacağın zaman 5posta’ya daha da bir yakın olacağımı düşünüyorum. Bak keyfine beklerim hocam.
Saygılar,
Taylan.
Geç farkettim valla 5posta’yı. Anamurlu doktorun fotograflarını burdan bulmuştum, sonra blogu gezdim çok hoşuma gitti. Özellikle seksi yaşamayı bırak, konuşmayı bile tabu sayan birçok insandan sıkılmıştım, çok eğlenceli, samimi yazılar gördüm, Bookmark’ımda ilk sırada 5posta şu anda.
Hatta uzun zamandır blog yapma düşüncemi de bir devinime sokmayı planlıyorum yakın zamanda. Fakat blog konusunda çok araştırmacı gazeteci stiline karşıyım, akla ilk gelenler olmasa da, doktora tezi gibi de yazılmamalı bence, en azından benimki öyle olacak. İçimi boşaltmam yetecek sanırım.
Neyse, senin gibi bir adamı tanımak güzel.
Görüşmek üzere…
ikinize de teşekkürler. En hızlı yorum alan blog postası olarak tarihe geçti…
Yok bazen böyle hislere kapılıyorum da. Esasında kesinlikle sklemeyen bi yapım var. Fakat bir şeye emek verip, vakit geçtikçe insanın gözünde değeri artıyor. O zaman da yanlış anlaşılmalar sinirlendiriyor beni.
Ben cidden de hastayım galiba. Saat 01.30 bavulu hazırlamak yerine lak lak yapıyorum…
fenasi beyy “Okuyucunun da desteklemesi, itmesi, motoru olması lazım.” yazmışsın; lezbiyenleri ve gay’leri de aman boşlama, sakın ihmal etme derim, bizden iyi motor mu bulacaksın yahu :p
Çok yaşa Gaykedi
Kimseyi unutmak yok, söz…
”Bey” i bırak dedim sana
güle güle fenasi…
Ara vermek iyidir. Kimi yazar, kimi süslenir, bir başkası sürekli gevezelik eder, diğeri ya kıyafetlerini ve imajını, ötekisini evinin dekorasyonunu değiştirmek suretiyle kendisini ifade eder. İletişim dediğimiz halt aslında içimizin dışa aksetmesi, kilerin boşaldığını gördüğümüzde yemek yapmak için markete gidip bir şeyler almak zorundayız, alışveriş yapacak paramız yoksa önce bir yerlerden üç beş kuruş bulmak gerek.
Yorum konusu çok çelişkili: Götünü kaldırıp yalakalık yapmak için yazmıyorum, ama genel bağlamda postlara yazılan yorumlar bir kaç başlıkta sınıflandırılabilir:
1- Postu atan kişiye laf sokmak, 2- Metin içeriğinde eksik kalmış noktaları tamamlamak, 3- “Ay harika yazmışsın, bayıldım valla” şeklinde kırıtıp şeker kız/iyi çocuk pozları takınmak.
İlk maddeyi geçelim, bu blog ve içeriği ile ilgili olarak sana laf sokacak tipler zaten gerek görsel içerik, gerekse senin yaklaşımından yılandan kaçar gibi uzak duran tipler- az sayıda istisna olabilir o kadar.
Metin içeriğinde eksik noktaları bulup eklemeler, şerhler vs. yapmak için en az senin kadar bilmesi/yaşaması ve ayrıca bundan da emin/kendisine güvenmesi gerekir kişinin. Oscar Wilde “Eleştirmen, yaratıcıdan üstündür” der.
Üçüncü maddeye değinmeyeceğim bile.
En kıytırık blogların en saçma postlarına yazılan onlarca yorumun yanında, emek ve zaman harcadığın bu metinlere gelen yorumları nicelik olarak ele aldığını okuyunca- lütfen bağışla bunu yazacağım için- hayal kırıklığına uğradım. Gönlünün ve gururunun okşanmasına bu kadar ihtiyaç duyuyorsan, içtenlikle söylemek isterim ki Kafam Çok Karışık gibi, Gaykedi gibi, Goddess Artemis gibi, Gregor, Pucca, Virgilius ve daha pek çok kişi gibi bir fenomensin blog dünyasında. Bu blogu özel kılan sadece üç beş resim veya video değil. Internette zibil gibi onlar. Sen bir “boşluk dolduransın.”
Uzun bir yorum oldu, refresh olup yeni yazılarında dönmen dileğiyle.
“paka!”
Devamını merakla bekleyeceğim. Geç farketmiştim ve yakından takip ediyorum blogunuzu. Teşekkür ederim tüm içerik için
akşama repertuarımı takdim edeceğim hatuna; ne tür varyasyonlar katabilir, hangi hinlikler servis edilebilir diye, epeydir boşladığın cuma striptizlerinden bir adet bulmayı umarken,pek haklı ve sitemkar postana rastlamak, seni haklı bulmamı zorlaştırmadıysa da, taçlandırmak niyetine şöyle baba bir striptiz koyup öyle gidiverseydin sana hotiboti adasından ki gizli hesabımdan, parayı bizzat teslim etmesi için latin bir bebekte kuryeleyebilirdim..:)
lakin..olan olmuş..tanrı denen pek yüce şahıs nazlanmayacaksa..dönüşün grup seks tadında olsun..karnaval ateşleriyle bekleyeceğiz seni..amin…duydun mu tanrı efendi
iyidik böyle yahu..
görüşmek üzere!.
ilham perileri eksik olmasin.
beklemedeyiz.
nihayetinde hayatta hakikaten konusacak kadar onemli ve degerli kac sey var?
daha atilacak cok postalar var gibime geliyor.
@ Sturmgewehr,
Nitelik muhakkak çok daha önemli nicelikten. O konuda tartışmaya hiç gerek bile yok. Bir şeyi değerlendirebilmek içinse bir miktar niceliğe gerek var. Nicelik olmalı ki çok seslilik de olsun, orada kaliteden ve bir tartışma ortamından bahsetmek sözkonusu olabilir. Mesela Feminizm ile ilgili bir postada eleştirdiğim çalışmanın sahibine pas attım. Bloguna link vererek yaprım bunu. Gördüğünü tahmin ediyorum, ancak katılım gelmedi. En çok yorum alan postalardan biriydi o. Bütünüyle çok memnunum kendi yazımdan ve okuyucunun katılımından. Birtek eksik kalan karşıt görüş oldu. O da olsaydı harika olacaktı.
Benim benzinim gururumun okşanması değil. Tabii ki o da çok hoş bir duygu. Ancak yazılanların bir takım kesimleri de rahatsız edebilmesi lazım. Yoksa körlerle sağırların birbirini ağırladığı bir ortam olur.
Buraya bir yorum attım ama yok oldu…:(
bu çıkarsa pes etmeden yine yazacağım:(
(Hay allah..çıktı..O ilk uzun yorumum ne güzeldi halbuki,olsun,yine yazıyorum…..)
Fenasi,aşkım
Ben yokum diyemi bu sitem:)
Ben geldim sen gidiyorsun öylemi…öyle olsun…kafanı iyi bir dinle gel…hakkındır…Ben geleli 1 hafta 3 gün oldu(şafak sayıyorum:P)ancak girdim bloguna(bir bursa kaçamağı,iş-mal alımı bilirsinya)ilk yorumumu yazıp diğer postalarına göz atacağım….göz atacağım ne demek…yalayıp yutacağım:)..Ama yine de “DeBoRaH yoksa bende yokum…5 postayı yakarım,yakar ve giderim”"demeni anlıyorum…:P
Şaka bir yana ara mola her zaman iyidir…bu arada çok verimli bir moda haftası oldu Fenasi…ama dediğin gibi almanlar modadan hakkaten zerre kadar anlamıyorlar….rusada ver inciği boncuğu,daya pulu simi yaldızı…oda tamam…yinede az emek verip az uğraşmadık eşşoğlusularla:)…
Okuyucularınla ilgili yaptığın sitemi (ne kadar haklıda olsan)sana yakıştıramadım(banada patlama oldumu…zaten seni çok özledim…damardan girdim artık kızmazsın:D)
Senin çok okuyucun var ama yorum yazmamalarının tek nedeni burada görünmek istememeleri gibime geliyor…Bence böyle yani…Uyduruk maillerle adlarla gelmek istemiyorlar belki…okuyup çıkıyorlar bence….Yorum herşeymi…Yazmadığım için pek bimiyorum ama…Bazen evet…Okunduğunu onaylandığını paylaşıldığını bilmek adına evet….O açıdan haklısın…ama buraya gelipte gözleri açık kaç okuyan vardır kimbilir….hele bulupta seni takip etmemek mümkün değil yani…bu konuları seviyeyi bozmadan adam gibi kaliteyi düşürmeden tabusuz ve tüm açıklığıyla:)yazan kaç doğru dürüst adam var ki….değilmi…
Şimdi sana güle güle:)Bana cevap yazacak vaktin olurmu acaba bilmiyorum…….
yinede ….birgün….bir yerde…seninle…mutlaka….yollarımız keşisecek…Biliyorum…inanıyorum…istiyorum…
Sevgilerle…DeBoRaH…
Ve elbette seni seven……
hoşgeldin deborah tatlım:)seni özlemiştim…
Deborah’a katılıyorum okuyucu yorumları konusunda…Ben de okumama rağmen aynı kaygılarla yorum yazmıyordum ama burdayız yani…
Esenlikler ve iyi tatiller!
Sonunda kablosuz internet kullanacağım bir yer buldum Bodrum’da. Yoksa internet kafelerde Anti-Porn diye bir şey var, giremiyorsun siteye. Arada bir girip yorumları onaylamak lazım, yoksa insanlar buranın başıboş kaldığını zannedebilir.
Deborah da dönmüş demek. Çoğu insan tatilde bu mevsimde tabii. İstatistiklerden de anlamıştım. Sürekli geri dönen okuyucuların ötesinde google dan gelen de az. Yaz vakti kim girecek internete? Ortalık cıvır cıvır kaynıyor. Gerçi ben Türklerin yoğun olduğu bir sitedeyim bu sene aktivite olayım sıfıra yakın. Çok yorulmuşum bütün sene boyunca. Hiçbirşey yapmamak acaip iyi geldi.
Yorum kısmını çok takmayın… Demek istediğim, bazı kendi ilgilendiğim konularda tartışma açmak niyetinde yazıyorum bazen. Ama zorla da güzellik olmaz. Okuyucunun da igisini çekmesi lazım. Ya da tartışmaya heves uyandıracak bir şey olması gerekiyor.
Aklıma gelen konuları bir yere karalıyorum, yazmak üzere. Bayağı konu varmış. Bazen kaynağın kurumamasına ben de şaşıyorum. Belki hepsi yazmaya değer değil. Aralarından ayıklamak lazım. Taa geçen seneden bir yerlere karaladıklarım da var. Ele almadım daha onları bile.
Blog olayı çok vakit almıyor esasında. Normalde kendi başına veya arkadaşlarınla konuşacağın konuları burada karalıyorsun. Konuyla ilgili resimler bulmak zor değil, müzik ise zaten sürekli çalıyor. Kendi dinlediklerimi serpiştiriyorum oraya buraya. Ancak diğer işlerim falan birleşince bayağı bir iş oluyor yani…
Bir sekretere ihtiyacım olacak galiba. ”Kurumumuzda çalışmak ister misiniz?” tarzında bir postayla eleman alımına başlayabilirim tatilden sonra…
tez zamanda geri dön fenasi, bekliyoruz bu arada sunuda söylemem lazim, bu blog sld ve deborahsiz olmuyor.
SLD sen yazınca farkettimki ben de seni özlemişim tatlım….Fakat Fenasinin ısrarla sana LSD diyesim geliyor,LSD yap demesine hiç aldırmıyorsun…hayret ediyorum…Fenasi bana öl dese ölürdüm çoktan…lbette yalandı:P
BOBO yorumuma mutlaka bir şey yazacağını nasıl tahmin ettim sence:)…
Bizim yorumlarımızda(yada kendi adıma konuşayım) senin değerlendirmelerin olmadan olmuyor….Her yorum yazışımda Fenasiyle aramızdaki lirizm aklıma geliyor:P:)…. Senide özlemişim….
Ben artık buradayım…Yorumlarımla Fenasiyi bayıltacaktım fakat o molada….Biz kendi kendimize takılalım burada…Nede olsa fenasinin blog bizim blogdur…Ve blogum olmadığı içinde Fenasinin blogu bana kaz görünüyor…Bir blog açarsam(ki bu moda üzerine olmayacaktır)Fenasiyi tahtından indiririm…:P..
Cinselliğe kadın gözüyle bakış…..Tabusuz…..(sakın yaz diye gaz vermeyin ben kullanıcı değil sadece okuyucuyum:P)
Vallahi Fenasi Bey, Sn.Fenasi ve bilimum eklerle,
Sizin sayfayi bir kiz arkadastan duydum, geldim, gordum ve begendim! Birkac defa da yazilari okudum ama okuzlukten not birakmadim.
Simdi Stockholm falan deyince eski gunler aklima geldi. Sizin simdi bir de “congestion charge” olayi cikmis; artik oyle her dakka her yere cart diye giremiyormussunuz arabayla.
Neyse efendim, seyinize kuvvet diyeyim! Siz kuvvetlendikce bize de nes`e-i muhabbet kaynagi oluyor zira!
sevgili bobo, sen bizim için iyi bir taraftarsın canımmmmmm sğl…eksik olma
deborah tatlım,fenasiyi asla kulak arkası inan yapmam ama öyle uzaktan uzağa da SLD değil LSD ol demekle de olmuyor.nezaman kulağıma ‘LSD olmanı istiyorum’diye fısıldarsa ozaman olurum:)) beni anlıyorsundur umarım…
fenasiii, 5 postayı bize emanet ettin tatile çıktın gözün arkada kalmasın eğlenmene bak sen.buralar asayiş berkemal…
fenasigillerden SLD.
Seni anlamaz olurmuyum hiç sld
Fakat dur ,yavaş ol tatlım…
Fenasi önce benim kulağıma ‘DeBoRaH aşkım,lütfen sld ye söyle lsd olsun’desin,bende sana ileteyim…
(fenasi bunları okuduğunda egosu tavan yapacak ne kadar eğlenecek bi düşün ve tabii boboda eğlenecek)
Heyy bobo nerdesin?
Fenasigillerden DeBoRaH:)
@ Herackles,
Araba kullanmıyorum, o yüzden beni etkilemez bu deli dumrul vergisi. Gerçi o kadar da pahalı değil, giriş ve çıkış 10 kr, yani 2 YTL falan. Çevrecilere de o kadar kıyak olsun.
@ Deborah ve SLD, milleti korkutmayın ben burada yokken…
Korkutmak mı?Eh yani AŞŞKolsun Fenasi…Mileti ancak eğlendiririz biz..Sen keyfine bak….
Anlaşılan biz fenasiye yaranamıyoruz deborah…
baksana bizi, milleti korkutmakla suçluyor.ne yani biz 5 postanın şeytanlarımıyız ki millet bizden korksun.
olsak olsak, hoş, alımlı,seksi bir okadar sekste güçlü melekleri oluruz:))
Bu arada Fenasi sen tatile çıktın çıkalı değiştin yavrucuğum.düşünüyorum da sana ‘eve geri dön’ büyüsümü yaptırsam…
sen ne dersin deborah?
fenasicim bazen böyle ara vermek lazımdır, iyi böyle iyi.
Keşkem zamanında yorum yazsaymışım. Tembelim napim. Gitme, bizi çük gibi ortada bırakma.
sld,tatlım,başka büyüler lazım bu Fenasiye…
Eve geri dön büyüsü artı kendine gel artık büyüsü artı bahtsız bedeviyi çük gibi ortada bırakma büyüsü artı wolkancaya bakma sen,bu ara uzun oldu kes artık büyüsü artı yeter gari bu ne tatiliymiş,tatili erken kesme büyüsü artı sld ile DeBoRaHa yanaşma,yanaşıp ayrılamama büyüsü:))))
Hayır bişey değil,bu adam yokken internetede giresim gelmiyor:(
Herşey Fenasiymiş ,Fenasi herşeymiş canımmm….
Bobo söz sende,sen ne diyorsun…..
Hey Bobo dedik….
İyi tamam bende gidiyorum….
Fenasi gelene kadar bana da ara…..
Evsahibi evde yok,biz paspasın bekleyeceğiz diye üstünde rezil olduk…
Boş sayfaya yaz yaz nereye kadar….
Sld yürü tatlım gidelim…..
Hadi be artık dön be abicim.
Değilmi ya Çağlar…2 gün sonra tam 1 ay olacak….E pes fenasi ya…Birşey söyle….Merhaba yada ne haber gibi…..
Zaten bana sataşan neşem Bobocumda yok…sld de firarda….Canım hepten sıkkın….Yok gelmeyeceğim bir daha….Her allahaısmarladıkı görünce fena oluyorum…
Boynu bükük DeBoRaH
(
not:yorum tarihleri de yanlış…Herkes on july 17thde yazmış görünüyor….
Geldim, birazdan fişi takıp motoru çalıştırıyorum.
Yorum Postala
Additional comments powered by BackType