Kurmalı Müzik Kutusu

80 asker, yağmurdan korunmak amacıyla, doktrin komutanlığının propaganda için kullandığı yarısı açık anfinin saçakları altına sığındık. Saçaklara çarpan yağmur oradan da Antalya’nın kuru toprağına vuruyor. Yağmur damlalarına 80 askerin 70 kadarının balgamlı tükürüğü de eşlik ediyor. Pislikten ve salgın hastalıktan herkes faranjit. Ben tüküremem. Ömrüm boyunca şöyle derinlemesine bir hıaaarkhhhh tuuuuu yapmışlığım yoktur. Bir kere esprisine deneyeyim dedim, ibne gibi oldu.
Balgamlı tükürüklerin yanında anua da goyanlar bol. Ha bir de sigara dumanı. Türk’ün ağzında emzik gibi o zaten.
Tüm bu olumsuz şartlara rağmen yağmurun sesi harika. Kokusunu da ter ve sigara dumanı arasından hissetmek mümkün.
Anua goyaaanlar ve avradını zikeeenler arasında gözlerimi kırmızı üzerine beyaz harflerle yazılmış ”tek bayrak, tek ülke, tek dil” yazılı tabelaya diktim. Bir ona bakıyorum, bir de ”Türk askerinin dünyanın en iyi kalpli askeri olduğu”na dair bir başka tabelaya. Her iki tabelanın harf toplamının çift sayıya bölünür veya bölünmezliği üzerine bir kısa araştıma üzerindeyim. Sonra da bir tabelanın harf toplamını, öbür tabelanın harf toplamı ile kafadan çarpmaya çalışacağım.
En güzel askerlik anım, günüm bu benim.
İstanbul’da da hava boktan galiba. Yağmur attırır mı bilmiyorum. Yağmuru hep sevdim. En sevdiğim meteoroloji durumu diyebilirim. Hani bir sevgilim vardı ya, Huzuru balina seslerinde arayan. Ben de yağmurun sesinde buluyorum.
Şimdi bir kafede otururken bu ilginç siteyi buldum. Yağmur yok henüz, camdan öyle görünüyor. Ama kulaklığı taktım, öyle yazıyorum. Nefis yağdırıyor. 15 dakikalık, yüksek ses kalitesi ile internetten yağmur. 15 dakika bitince yine başa sarıyor.
Eve vardığımda, bunu yatak odasına düzenek ile kurmayı düşünüyorum. Bunun kokusunu da yapsalar…
Aklınızda bulunsun, bu tip internet siteleri için ‘’single serving sites” tanımlaması yapılıyor. Tek fonksiyona sahip bu siteler, o tek fonksiyonu çok iyi yapmaları ile dikkat çekiyor.
#Dünya kadınlar günü, eşitlik, feminizm konularına girmek istemiyordum ama hadi madem bir askerlik anısıyla da olaya girdim, oradan devam edeyim. Time Magazine diyor ki, Pentagon kaynaklarına göre Amerikan ordusunda görev yapan kadınlar gece tuvalete veya su içmeye kalkmaktan çekiniyorlarmış. Sebep?
Amerikan Mehmetciği, orduda nüfusu % 15 i bulan Ayşegül’ü karargahta, tenhada sıkıştırınca sikiveriyormuş. Yalnızca 2008 yılında 3000 tecavüz şikayeti gelmiş. Dediklerine göre bu rakam, tüm tecavüz vakalarının % 10 ila 20 si arasında. Çoğunlukla şikayetçi olmuyormuş kadınlar.
Hani bizde bir geyik var ya, ”Lan madem eşitsin, gel sen de askerlik yap” diye. Demek Memedimin aklında başka birşey var. Gerçi kırmızı tabela üzerine beyaz harflerle ”kadın er ve erbaşları düzmeyin” diye yazarlarsa bu problemi hallederler kolaylıkla.
# Yazar olsam kitap kapağımı, müzisyen olsam albüm kapağımı tasarlattıracağım yegane artist Trevor Brown. Alice Harikalar Diyarında yakında sinemalara geliyor herhalde. Brown’un Alice temasını işleyen bu iki çalışması ise poster olarak da satışa çıkacak yakında.

Bu posterler gibi 32 değişik çalışmasını barındırdığı, 80 sayfalık kitabı ise 5880 Japon yeni fiyatı ile buradan satın alınabilir.

#Düşüncelerimi toparlar toparlamaz bir Fenerbahçe blogu olan Papazın Çayırı‘nda da yazacağım. Çok yazarlı bir blog olan Papazın Çayırı ile şans eseri tanıştım. Üniversiteden sıkı arkadaş olan bir grup insanın aslında çok başka konuları da aralarında tartışırken böyle tek konulu, spesifik bir bloga düşüncelerini dökmeleri çok güzel.
#Futboldan devam edeyim. İtalya Serie A da 2 oyuncu Tanrının adını küfür ile birlikte kullanınca federasyon tarafından cezalandırıldılar. Katoliklerden ve dangalaklardan Tanrı sizleri korusun. Bunların ikisi çok nadir ayrı geziyor zaten.
#Eğiticisini öldüren katil balinanın videosunu seyretmişsinizdir belki. İlkönce ona bir bakalım, sonra İncil’i dinlememenin cezasını gören münafıkların gafletini değerlendirelim.
Bakın İncil’de ne diyormuş. Tıpkı Kuran’da olduğu gibi herşey binlerce yıl öncesinden insanoğluna açıklanmış. Yeni arayışlara yönelmek, tekerleği yeniden icad etmeye çalışmak beyhude.
Eğer bir öküz, erkek veya kadını boynuzlayarak öldürürse bu öküzün taşlanarak öldürülmesi icab eder. Bu öküzün eti de yenmez.Sahibine ceza vermeye gerek yoktur. Exodus 21:28
Yani katil balina Orca’nın taşlanarak öldürülmesi gerekiyor aslında. Yalnız bir ayrıntı daha var. Bu katil balina daha önce de bir öldürme olayına karışmış. Bu ilk vak’ası değil yani. Buna da cevab veriyor kutsal kitab… Anlayana…
Fakat öküz zaten saldırgan ise ve sahibi de buna rağmen önlem almayıp başkasının ölümüne sebep veriyorsa öküz ile beraber sahibini de taşlamak lazımdır.Exodus 21:29
İşte bu yaa…
Neyse, yukardakine ve aşşağıdaki tebasına gerekli, haftalık ayarı verdikten sonra blog dünyası ile bitireyim.
# Hani 16-17yaşında hevi metalci genç müzisyenler vardır. Bunlar diğer amatör grupların konserlerine gidip, en ön sıralarda ellerini göğüslerine kavuşturarak rakip grup ve müzisyenleri ukalaca etüd ederler. Kendileri gitarın akordunu yapamaz ama davulcu şurada sıçtı, gitarın tonu çok tiz, vokalist detone oldu şeklinde yorumları ile mastürbasyon yaparlar. Hah.. onlar işte.. Bunların bir de blog versiyonları var. Adabıyla blog okuyanları tenzih ederim, ama bir de edepsizler var. Bunlara en güzel cevabı Arada Bir Yer adlı blogundaki yazısı ile Sütlükahve veriyor. Hep böyle bir blog yazısının yazılmasını istemişimdir. Bir manifesto gibi dursun bir yerde. Yeri geldikçe referans vermek lazım.
# Barbarella’nın Ellere Servis diye bir blogu var. Seks ve erotizm konulu bloglara link vermekte dikkatli davranmak lazım geldiğini öğrendim. Burası safe ama. Yaş 30 hatunun. Ne demek istedimse? İyi ama, okunur…
Norveç’deki bedava genelevler ve 90 kişilik gönüllü orospu ordusu, google arama sonuçlarına göre bu blogdan başka bir yerde yok. Hayret !!! Böyle bir haberi nasıl atladı Hürriyet ve türevleri?
Ben o olayı başarılı bir şekilde işlediğimi düşünmüştüm yazımla. Pek de öyle olmadığını sonradan anladım. Her ne kadar ”la senin kızkardeşin de orospu olur da ben o zaman seni görürüm” tarzı yorumlar almasam da, konuyu benim iyi anlatamamış olmamdan dolayı ”batının tüketim özgürlüğü sınır tanımıyor arkadaş. seks gibi iki insan arasında aşk sonucu olması gereken güzelim şeyin içini boşalttı bu sistem” minvalinde yorumlar farklı yorumcular tarafından dile getirildi.
Bunlardan kimisinin eline hiç orospu eli değmemişti. Otobüste, metroda yanyana otursalar da farkına varmazlardı. Kimileri ise her türlü insanlık ayıbının işlendiği ülkelerde bizzat dümenin nasıl döndüğüne şahit olmuşa benziyordu. Yine de anlamak için yeterli olur muydu? Öyle olmadığı görülüyor açıkca.
Ezilenin ve emeğin yanında olduğunu söyleyen felsefelerin, öğretilerin, organizasyonların, partilerin, zaman zaman sözcülüğüne soyundukları kitleleri ‘’saf ve salak” yerine koyan söylem ve tavırlar içinde bulunduklarını tarih bize hep gösterdi.
Bu hataları ve hataların doğrularını görebilmek için 9,5 tan 10 a gerek yok, 4,5 tan 5 olsa da yeterli.
Bugün 3 Mart. Dünyadaki Seks İşçilerinin hakları için biraraya geldikleri gün bugün. Fuhuşun yasal, kontrol edilebilir ve fahişenin haklarını koruyan bir çerçevede varolması için ONLY RIGHTS CAN STOP THE WRONGS mottosu ile 3 yıl önce Hindistan’da tam 25,000 fahişe bir festival kapsamında toplandı. Festivali düzenleyen, merkezi Kalküta’da bulunan Durbar Mahila Samanwaya Committee adlı, 50,000 üyeli bir organizasyon. Organizasyonun sitesinde amaçları açıkca ifade edilmiş:
We have been successfully networking among sex workers in India and some other countries, particularly in South and South-East Asia, to foreground the demands for promotion and protection of our rights. Our political objectives are decriminalization of adult prostitution, securing social recognition of sex work as a valid profession and establishing sex workers right to self-determination. We brought together 80000 or more delegates for this seminal meet, the first of its kind in this part of the world. Although our resources are limited, our dreams are unbounded and our enthusiasm is high and commitment unwavering. With your support, we are determined to make this event a grand success. We believe ONLY RIGHTS CAN STOP THE WRONGS.
İzm’lerin küçük taşları bu blogun kaportasına tozlu yollarda vuradursun, benim Dünya Fahişeler Günü’nü kutlamak için sizlere çok iyi bir önerim var.
Bugün kadınlı-erkekli herkes, eşi, sevgilisi, fuckbuddy’si veya local whore u ile yaptığı seks karşılığı bir ödeme yapsın. Ekstra muamelenin bahşişini de vermeyi unutmasın.
Sonra bu aktivizmimizi bloglarda, facebook’da, twitter’da, friendfeed’de uygun bir tag ile tag’layalım. #dahabugunsiktimparasinidaodedim oldukça uzun olurdu. Benim aklıma İngilizce hem pratik hem enternasyonel olduğundan #ipaid4sex2day geldi.
Hep beraber, barikadlara !!!
Gazetelere düşen ”ateist ve liberallerin genele nazaran daha yüksek IQ ya sahip olması” haberi histerik bir şekilde tüketildi, yorumlandı, lanetlendi, kendine pay çıkaranlar oldu.
Tekrarlamayı gereksiz görüyorum tüm bunları. Görüşler, yorumlar farklılık gösterecektir. Böyle bir sonuca kendim 20 sene önce vardığım için, araştırmanın kalitesini ve tatmin edici olup olmadığını kontrol etmedim. Ancak Kanazawa’nın bu çalışması işkembeden sallama bile olsa, çok kısa bir araştırma sonucu forumlardan ve gazetelerin yorumlar kısmından, raporun sonucuna itiraz edenlerin elinde patlayacak bol malzeme elde edilebilir. Çünkü zeka, yokluğu en kolay farkedilen şey.
Araştırmayı çoğunuz gibi ben de bizzat alıp, incelemedim. Ana hatlarını anlamakta zorluk çekecek bir taraf yok ama. Zekanın göstergesi olarak, memeli bir hayvan olan insanın primitiv halini bırakıp, evrimi yaşamının bir parçası haline sokmasını şart koşuyor Kanazawa.
Muhafazakarların en belirgin özelliği olan aile ve toplum değerleri aslında sürü halinde yaşayan hayvanlarda da görülen, evrimin tanımladığı bir özellik. İlkönce kabileni, sürünü, aileni dış tehditlerden koruyacaksın. Bu güdü insanın doğasında var. Burada liberalleri ve ateistleri muhafazkarlardan, dindarlardan ayıran özellik ise, aramızda ırk, cins, kan, din, kültür, genetik bağ vb ayrımı yapmaksızın tüm toplumları, insan gruplarını kendine dert edinen bir empati geliştirmiş olmamız. Bu açıdan bakıldığında, bir liberalin neden hem ateist olup, hem de başörtüsü ile üniversiteye girme hakkının savunuculuğuna soyunduğu veya ülkeye özel şartlarda demokrasiyi değil, evrensel tanımıyla % 100 demokrasiyi yaşadığı topluma empoze etme çabası içinde kendini helak ettiği daha anlaşılabilir olmalı.
Kendi varoluşunda, default olarak bünyesine aldığı değerleri yıkıp, yerine mantık, bilgi ve etik ile yoğurduğu, insan yapısı değerleri alma çabasıdır bu. Belki tüm bu çabalara, insan neslinin gelecekteki versiyonunun bir prototipini yaratma çabası olarak da bakabiliriz. Homo Sapiens Futuriensis diye adlandıralım biz bu prototipi.
Kendine verilenle yetinmeyen, aileden ve toplumdan gelen hazır dogmalara teslim olmayan homo sapiens futuriensis, çok doğal olarak hayata ateist bir bakış açısı ile bakacaktır. Şimşek, ateş, deprem, yağmur veya ölümden sonra hayat’ın arkasındaki sebep-sonuç ilişkilerini arama çabası, Kro Magnon insanından beri hep aynı kırmızı çizgiyi takip etti. Kim diyebilir ki, Homo Sapiens’in Manitu, Göktengri ve Allah’a olan inançları, bu inançlara olan ihtiyaçları, birbirinden farklıydı?
Bu ‘‘inanmak” trendi de hiç şüphesiz Homo Sapiens Futuriensis‘in ”öğrenmek, bilmek” trendi ile yer değiştirecek. Prototip bunun üzerine çalışıyor.
Kanazawa’nın araştırmasında bir başka nokta daha var, üzerinde durulması gereken. Yukarıda yazdıklarıma paralel olarak,
Homo Sapiens’in erkek olanı, evrim sürecinde kendi payına düşen ”predator” rolünü de terkedebilecek mi?
Yani hayatı boyunca mümkün olduğu kadar çok dişiyi dölleme isteğinden, sürekli yenilik ve heyecan arama güdüsünden vazgeçirebilecek mi kendini?
Tüm bildiklerime dayanarak yaptığım tahminler bana, Homo Sapiens Futuriensis’in insanlığın OS (işletim sistemi) ni hazırlayıp, işletime soktuktan sonra, bir ”update” olarak bunu da getireceğini söylüyor.
Bu ”update” deki tek problem, predator’un bu güdüsünün ardından giderken yaptığı buluşları, yazdığı romanları, sert mermerden oyduğu heykelleri, keşfettiği kıtaları bir kazaya uğratmamak.
Bugün dahi bu çabanın gitmek istediği yolu ve meyvelerini ikili ilişkilerde görmek mümkün. Homo Sapiens Futuriensis elinde tuttuğu en güçlü silahını, yani beynini ve iletişim kabiliyetini kullanarak, birlikte yaşamın en önemli elementlerinden olan ihtiraslı, doyurucu bir seks için eşine bilincinin derinliklerinde yaşadığı fantezilerini açmayı başarabiliğinde ihanetlere, aldatmalara gerek kalmıyor.
Ateizm ve liberallikten yüksek puan alırım. Predator olmaktan vazgeçme konusunda ise cidden çabalarım var. En azından reçeteyi biliyorum. Ahhh, kimse mükemmel değil ki !!! 9,5 dan 10 olsun.
# Pazartesi notlarına okur mektubu/sorusu ile başlayayım:
Saygılar sevgiler öncelikle.. bir sene kadar önce nette gezinirken popüler porno sitelerin birinde (alexa.ya göre baya baya TR top100 listesinde derecesi var bu sitenin bu arada) bir videoda şöyle bir manzarayla karşılaştım.. Japon videosu tabiki kendisi..
Küçük bir kız dükkanın arkasına alınır çalmak üzereyken enselendiği seyler gösterilir tutanakmı tutayım yoksa seni skeyimmi gibi bi olay gelişir ve gerisi malum :/ hatta bazı videolarda kıza annesi çağırttırılıp annesiyle kızına anda tecavüz ediliyor. Gözlerime cidden inanamadım bugünde rasladım bu videoardan birine linkide buyrun bakın
http://www.xvideos.com/video238463/shopliftingschoolgirlsforcedto_sex
sormak istediğim (daha önce bahsettiniz ya da kaçırdımmı bilemiyorm) asya ahlakı anlayışı, öğretisi farklı hatta çok farklı biliyorum ama bu sorular kafamı inanılmaz derecede mesgul ediyor yardım ederseniz bu konuda bi yazı yazarsanız cidden inanılmaz sevinicem.
Bazen bilindiğinden emin olduğum şeyleri tekrarlamakta fayda var demek ki. Videodaki kızın yaşı kesinlikle 18 den büyük. Japonya da 18 yaşından küçükleri pornografi branşında illegal olarak değerlendiriyor. Her ülkenin kendi uygulamalarından öte uluslararası kanunlar var bu konularda. İşin ahlaki, kanuni yönünü bir tarafa bırakacak bile olsak, ticari üretilen filmlerde prodüksüyon şirketlerinin amacı mümkün olduğu kadar çok kullanıcıya ulaşmak. 18 yaşında küçük modeller ile bunu başarmaları mümkün olmadığı gibi başlarına da büyük bela alırlar.
Ancak fanteziyi kullanmak, gıdıklamak serbest tabii. O yüzden yaşı büyük, ancak fiziki özelikleri veya kullanılan kılık kıyafetler, makyaj ile daha küçük gösteren kişileri pornografide kullanmak da oldukça yaygın bir yöntem.
İşin legal olma kısmı böyle. Asya – Japonya olayına gelince onu da tekrarlayayım; batıdaki ve bizdeki yaş, yaş sınırlarına bakış açısı oralarda daha farklı. Bu da çok normal. Çünkü bizim günlük hayatta cinselliğe dair normlarımız istesek de istemesek de çoğunlukla dinsel ve toplumsal kökenli. Bu iki cephede de bizden çok farklı olan kültürlerin farklı normları olması şaşılası değil.
Pornografik değil ama erotizme malzeme olarak 18 yaş altı Japonya’da oldukça sık kullanılan bir tema. Japanese Bikini Idols, Gravure Idols dediğimiz türde, yaş sınırı 12 ye kadar inebiliyor. Bu fotoğraf ve videolarda kızlar tamamen çıplak değil, bikini ile pozlar veriyor. Ana sayfa itibarı ile çok da aşırı, explicit olmayan bir site, mesela şu:
# Hazır bu erotik & pornografik sitelerden başlamışken, her hafta gözüme çarpan bir siteyi burada kısaca tanıtayım diyorum. İlki Tits, Ass & Ammo. Bizdeki at, avrat, silah üçlemesinin yankee versiyonu. Göt, meme & kurşun diye tercüme edebiliriz belki.

Taraf gazetesinin her lafı geçtiğinde ağzınızdan köpükler saçıyorsanız, yeraltı madenlerimizde pis batının gözü olduğunu düşünüyorsanız, ülkenin jeopolitik durumu gereği demokrasiyi kendimize has bir biçimde uygulamamız gerektiği yönünde fikirleriniz varsa bu site sizler için.
# Klavye delikanlıları olarak sokakta söyleyince zopa yiyeceğimiz şeyleri internette rahatca tartışabiliyoruz. Geçenlerde uyuşturucular/keyif verici maddeler üzerine üzerine bir tartışma vardı. Bu tartışmaları yaparken, kendi bloglarımıza taşırken biraz dikkatli olmak durumundayız. Zira 5651 adını verdiğimiz yasanın gözünde, bu maddelerin kullanımını propage eden bir role soyunmamız gerekiyor.
Bazılarınıza sosyal medya tartışmaları uzun, gereksiz geliyor olabilir. Evet, çer-çöp çok oluyor. ama aslında biraz tecrübe kazanınca aradan kazanımları çıkarmanın yollarını öğreniyorsunuz. Bu tartışma esnasında atılan bir linki buraya almak istedim. Utah Üniversitesine bağlı Genetic Science Learning Center‘in hazırladığı eğitici ve öğretici Mouse Party adlı animasyon, çeşitli uyarıcıların beynimizdeki hangi merkezleri, nasıl etkilediğine dair açıklamalar yapıyor.
# Kolombiyalı kokain kaçakcısı, barsaklarındaki torbalar patlayınca mortu çekiyor. Otopsi fotoğrafları başka bir yerde yayınlanmamış. Burada pdf şekli ile hem olay anlatılıyor, hem de fotoğraflar veriliyor.
# Fransız fotoğrafcı Frederic Fontenoy nasıl çalıştığını ve modellerine dair bir video çalışmasını sitesi FredericFontenoy.com a koymuş.
Son Atılan Yorumlar